T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/674 Esas - 2024/444
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/674
KARAR NO : 2024/444
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2019
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 02/08/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.Davacı vekili iddiasında özetle; Davacı ile davalı arasında ... ... ... bölgelerinde yapılacak inşaat işleri ile ilgili muhtelif zamanlarda kamu ihale sözleşmeleri yapıldığını, bu sözleşmeler kapsamında çok sayıda bankadan teminat mektupları alınarak davalı idareye verildiğini, müflis şirketin yetkililerinin ve ortaklarının da şahsi kefaletleri alınarak mallar üzerine ipotek ve rehinler konduğunu, işlerden birinin kesin kabulünün yapıldığını, birinin kesin kabul dilekçesinin verildiğini ve hatta kesin kabul teminat gününe 39 gün kalmışken, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 01.06.2009 tarih ve 2008/721 E. ve 2009/265 K. sayılı kararıyla davacı şirketin iflasına karar verildiğini ve tasfiyenin ... İflas Müdürlüğü 2009/16 sayılı iflas dosyası ile devam ettiğini, davalı tarafın, bu iflası gerekçe göstererek hukuka aykırı biçimde sözleşmeleri feshettiğini, teminat mektuplarını irat kaydederek nakde çevirdiğini, teminat mektuplarının nakde çevrilmesine ilişkin olarak; Edirne İpsala 1. etap 304 konut ve sosyal donatısı ada içi ve genel alt yapı ve çevre düzenlemesi inşaatı ile ilgili açılan ihalenin müflis davacı tarafından yüklenilerek taraflar arasında 06.07.2006 tarihli kamu ihale sözleşmesi imzalandığını, teminat mektupları verilerek işe başlandığını, müflis şirketin 20.07.2008 tarihinde işi bitirdiğini ve aynı tarihte geçici kabul işleminin yapıldığını, sözleşme gereği geçici kabul sonrası teminatın yarısının iade edilmesi gerekirken başvuru yapılmasına rağmen iade edilmediğini, geçici kabul sonrası teminat sürecinde işin % 97,41 oranındayken müflis şirketin talebi ve idarenin onayıyla geri kalan işlerin tamamlanması işinin başka bir firmaya verildiğini, bu esnada müflis şirket hakkında verilen iflas kararının davalıya bildirilmesi üzerine davalının kesin onay tarihine 39 gün kala bitirilmiş olan işin feshine ve 07.07.2009 tarihinde teminatların tamamının irat kaydedilmesine karar verdiğini, bu karar üzerine davalı aleyhine ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/53 esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını ve mahkemenin 17.03.2016 tarih ve 2016/150 K. Sayılı kararı ile 787.765,63-TL'nin 07.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline kararı verildiğini, Manisa Turgutlu 384 konut ve 24 derslikli ilköğretim okulu, ticaret merkezi ve ada içi altyapı, genel altyapı ve çevre düzenleme işine ilişkin olarak; işbu iş için açılan kamu ihalesinin müflis davacı ile Bozbey İnşaat İnş. Tur. San. Tic. A.Ş. iş ortaklı tarafından yüklenilerek taraflar arasında 01.08.2006 tarihli kamu ihale sözleşmesi imzalandığını, teminatlar verilerek işe başlandığını, iş ortağı Bozbey İnşaat hakkında 01.12.2008 tarihinde iflas kararı verildiğini bunun üzerine davacı şirketin işi tek başına üstlendiğini, yüklenilen işin 27.10.2007 tarihinde işin bitirildiğini ve 26.03.2008 tarihinde geçici kabul işleminin yapıldığını, sözleşme gereği geçici kabul sonrası teminatın yarısının iade edilmesi gerekirken başvuru yapılmasına rağmen iade edilmediğini, geçici kabul sonrası teminat sürecinde işin %97,85 oranındayken müflis şirketin 04.05.2009 tarihli talebi ile müşavir firma tarafından 16.06.2009 tarihinde kesin kabul başvurusu yapıldığını, ancak önce davacı şirketin iflasına karar verildiğinden işin feshine ve 07.07.2009 tarihinde teminatların tamamının irat kaydedilmesine karar verdiğini, bu karar üzerine davalı aleyhine ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/52 esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını ve Mahkemenin 11.02.2015 tarih ve 2015/81 K. sayılı kararı ile 565.025,00- TL'nin ıslah tarihi olan 25.11.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline kararı verildiğini, Balıkesir Manyas 1. Bölge 264 adet konut ile ada içi altyapı ve çevre düzenleme işine ilişkin olarak; işbu iş kapsamında açılan kamu ihalesinin müflis davacı tarafından yüklenilerek taraflar arasında 02.05.2005 tarihli kamu ihale sözleşmesi imzalandığını, teminatlar verilerek işe başlandığını, müflis şirketin 20.07.2008 tarihinde işi bitirdiğini ve aynı tarihte geçici kabul işleminin yapıldığını, sözleşme gereği geçici kabul sonrası teminatın yarısının iade edilmesi gerekirken başvuru yapılmasına rağmen iade edilmediğini, geçici kabul sonrası 29.07.2007 tarihinde kesin kabulün de yapıldığını, müflis şirket hakkında verilen iflas kararının davalıya bildirilmesi üzerine davalının bitirilmiş olan işin feshine ve 07.07.2009 tarihinde teminatların tamamının irat kaydedilmesine karar verdiğini, bu karar üzerine davalı aleyhine ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2012/27 esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını ve Mahkemenin 11.07.2014 tarih ve 2014/408 K. sayılı kararı ile 517.300,00-TL'nin 07.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline kararı verildiğini, bankalar tarafından yapılan işlemlere ilişkin olarak; teminat mektuplarının yarısının iade edilmemesi sebebiyle müflis şirket vekili Av. Mehmet Emin Keleş tarafından 22.04.2008 tarihinde davalı İdareye ihtarname gönderildiğini ve bu ihtarnamenin 24.04.2008 tarihinde davalı idareye ulaştığını, davalı İdarenin bu ihtarnameye herhangi bir cevap vermediği gibi teminat mektuplarını da iade etmediğini, davalının teminat mektupları bedellerini bankalardan tazmin etmesi üzerine bankaların bu mektup bedellerini tahsil edebilmek için teminat mektubu karşılığı verilen ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluna gittiğini, ipotek/rehin listesi taşınmazların gerçek değerlerinde satılmış olması durumunda bankaya olan borcun tamamen ödenebileceğini ancak %40 oranında bedelle satıldıkları ve temerrüt faizleri çok yüksek olduğundan dosyalarda bakiye borcu kaldığını, bankaların bu alacakları için kefillerin malvarlıklarını araştırdıklarını, hatta daha sonra bu alacaklarını da Varlık Yönetim şirketlerine temlik ederek kar etmeye devam ettiklerini, gönderilen ihtarnameye rağmen teminat mektuplarının iade edilmemesinden dolayı şirketin iflasa sürüklendiğini, ayrıca bu sebeple SGK ve vergi borçlarının zamanında ödenememesi nedeniyle ceza ve faizler çıktığını, iflas eden şirketin iflas masasına toplam 28.339.370,19-TL alacak kaydedildiğini, TOKİ tarafından sözleşmelerin haksız feshi sonrası yapılan işlemlere ilişkin, hukuka aykırı fesihlerden dolayı el konulan ya da mahsup edilen hakediş alacakları kadar munzam zararın doğduğunu, uğranılan munzam zararlara ilişkin olarak; taşınmazların paraya çevrilmesinden doğan, fesih sonrası kalan işlerin hukuka aykırı ihalelerinden dolayı uğranılan, SGK ve vergi borçları/alacakları bakımından uğranılan ve bankaların alacaklarını varlık yönetim şirketlerine devretmesinden kaynaklanan munzam zararlar olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalının haksız ve hukuka aykırı uygulamaları nedeniyle müflis şirketin uğramış olduğu şimdilik 500.000,00-TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili savunmasında özetle; Dava konusu işlemlerde müvekkili İdarenin kusurundan ve temerrüdünden bahsetmenin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde belirtilen bazı icra dosyaları ve satım sözleşmelerinin mahiyetinin, miktarlarının ve satılan taşınmaz ve hisselerin neden satışa konu olduğunun davalı taraf tarafından bilinmediğini, aksi yönde bir mahkeme kararı, tedbir vesaire bulunmadığı sürece müflis şirket ile idare arasında akdedilen sözleşmenin feshi ve feshin doğal neticesi olarak teminatın irat kaydına ilişkin hükümlerin, 2004/7384 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı, Yapım İşleri Şartnamesi ve sair yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda davalının fesih prosedürünü sonuna kadar takip edip neticelendirme yükümlülüğünün olduğunu, iflasın teminat bedellerinin yarısının ödenmemesine bağlanmasının hukuka aykırı olduğunu, teminat mektupları tazmin ya da iade yoluyla son bulduğu gerçekliği karşısında davalının teminat mektubu tazmininden sorumlu olmadığını, teminatların yarısının iadesi konusunda davalıya intikal eden bir talebin olmadığını, idare alacağının bulunup bulunmadığının da ancak işin kesin hesabının yapılması ile tespit edilecek bir durum olduğunu savunarak, davanın esastan reddini talep etmiştir.
3. Deliller: Tarafların dayandıkları tüm deliller, icra dosyaları, tapu kayıtları, araç tescil kayıtları ve taraflar arasındaki ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/27 E. Sayılı dosyası, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/53 E. Sayılı dosyası, ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/52 E. Sayılı dosyası getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
4.Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, 6098 sayılı TBK.'nun 122. Maddesine dayalı aşkın (munzam) zararın tazmini taleplidir.
Davacı, Balıkesir Manyas, Edirne İpsala, Manisa Turgutlu ve Antalya Çıplaklı
bölgelerinde yapılacak inşaat işleri ile ilgili davalı ile muhtelif zamanlarda kamu ihale
sözleşmeleri yapıldığını, bu sözleşmeler kapsamında çok sayıda bankadan teminat mektupları
alınarak davalı idareye verildiğini, müflis şirketin yetkililerinin ve ortaklarının da şahsi
kefaletleri alınarak mallar üzerine ipotek ve rehinler konulduğunu, yüklenilen işlerden birinin kesin
kabulünün yapıldığını, birinin kesin kabul dilekçesinin verildiğini ve hatta kesin kabul teminat
gününe 39 gün kalmışken davacı hakkında ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 11.06.2009 tarih
ve 2008/721 E. ve 2009/265 K. sayılı kararıyla davacı Çakarlar şirketinin iflasına karar
verildiğini ve tasfiyenin devam ettiğini,
davalı tarafın iflası gerekçe göstererek, haksız olarak sözleşmeleri feshederek, teminatları irat kaydettiğini, bu nedenle davacı şirketin borçlarını ödeyemediğini, ipotekli taşınmazlarının, icra yoluyla piyasa değerinin çok altında satıldığını,
... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/239 E., ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin
2012/27 E. ve ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/53 E. sayılı dosyalarıyla irat
kaydedilen teminat mektupları bedellerinin tahsiline karar verilmiş ise de, taşınmazların icra
kanalıyla satılmış olması, fesih sonrası işlerin üçüncü kişilere ihale edilmesi nedeniyle
hakedişlerden mahrum kalınması, vergi dairelerinin stopaj iadelerini mahsup etmemesi nedenleriyle faizle karşılanmayan munzam zararın söz konusu olduğu iddiasıyla munzam zararın davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı ise, 4735 sayılı Kanunun 17. 20. ve 22. maddeleri ile, yüklenicinin iflası halinde
sözleşmenin feshedilerek teminatlarının irat kaydedileceğinin açıkça düzenlendiğini, bu
konuda İdarenin takdir yetkisinin bulunmadığını, davacının munzam zararına dayanak
gösterdiği vakıalar ile İdarenin sözleşmeyi feshederek teminatları irat kaydetmesi arasında
illiyet bağı olmadığını, mahkeme kararları uyarınca davacının alacağını avans faizi ile birlikte
tahsil ettiğini, iflas sonucunda davacının, bankalara akdi faiz yerine yasal faiz ödediğini ve bu
suretle fayda sağladığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Buna göre, taraflar arasında, davacının sözleşmenin feshi sebebi ile temerrüt faizi ile karşılanmayan zararının oluşup oluşmadığı konusunda ihtilaf olduğu anlaşıldı.
Dava konusuna ilişkin yasal düzenlemenin yer aldığı 6098 sayılı TBK.'nun "Aşkın Zarar" başlıklı 122. maddesinde; "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlüdür.
Temerrüt faizini aşan zarar miktarı görülmekte olan davada belirlenebiliyorsa, davacının istemi üzerine hâkim, esas hakkında karar verirken bu zararın miktarına da hükmeder." düzenleme yer almaktadır.
Nitelikli Hesaplama Uzmanı, İnşaat Mühendisi ve Mali Müşavirden oluşan bilirkişi heyetinin hükme esas alınan 03.04.2024 tarihli raporunda özetle;
" Dava değerinin 500.000,00-
TL. Olduğu, davacı yanca, davalı İdareden 2.412.625,24-TL. net faiz tahsil edilmiş olduğu, müflis Çakarlar Ltd. Şti. hakkında iflas kararı verilerek, tüm borçlarının muaccel hâle
gelmesi ile, davalı İdarece teminatlarının irat kaydedilmesi arasında doğrudan illiyet
bağı olduğuna dair dosya kapsamında bir kayıt olmadığı,
bu nedenle davacı yanca, davalının kusuruyla ve tahsil edilen faizi aşan miktarda zarara
uğranıldığına ilişkin bir sonuca varmanın mümkün olmadığı" belirtilmiştir.
Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı açtığı davada munzam zararının tazminini istemiştir. Para borçlarında borçlunun temerrüdü sebebiyle alacaklının zararının karşılanması için temerrüt faizi düzenlenmiştir. Götürü tazminat mahiyetindeki temerrüt faizi, alacaklının zararını tamamen karşılamaya yetmemesi halinde, alacaklının zararının temerrüt faizinden fazla olması halinde, munzam zararının tazminini isteyebilir. Aşkın (munzam) zarar, para borcunun ifasında borçlunun kusuruyla temerrüde düşmesi nedeniyle alacaklı nezdinde ortaya çıkan zararın temerrüt faiziyle karşılanamaması hâlinde söz konusu olan bir zarar olup bu zarar, borçlunun temerrüdü ile borcun ödendiği tarih aralığındaki dönemi kapsamaktadır. Bu bağlamda aşkın (munzam) zarar alacaklısı, TBK’nın 122. maddesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunabilmesi için öncelikle kaynağı ne olursa olsun evvela bir alacağı olduğunu, borçlunun temerrütte bulunduğunu, illiyet bağını
ve bu alacağını tahsil edememesinden veya geç ödeme yapılmasından doğan ve duruma göre
malvarlığında azalma veya engellenen kazançlardan oluşan zararını kanıtlamak
durumundadır. Aşkın (munzam) zararın talebinde varlığı iddia olunan zararın, yine alacaklı tarafından yasal ispat vasıtalarıyla somut, inanılır ve açık bir biçimde ispatlaması gerekir. Başka bir anlatımla alacaklı tarafça aşkın (munzam) zarar olgusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 194. maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırılarak ileri sürülen iddianın ispatı için gerekli tüm deliller somut olarak ortaya konulmalıdır. Bu itibarla salt ülkenin ve piyasanın içinde bulunduğu ekonomik olumsuzluklardan olan enflasyon, yüksek faiz, para değerindeki düşüş gibi olgulara dayalı olarak ileri sürülen aşkın (munzam) zarar talebi, alacaklının bu sebeple zarara uğradığını açık ve somut bir biçimde iddia ve ispat etmediği müddetçe, TBK’nın 122. maddesi kapsamında aşkın (munzam) zararın kanıtı olarak ileri sürülemez ve anılan şartlar sebebiyle ortaya çıkan olumsuzluklar alacaklı zararı olarak kabul edilemez. Dolayısıyla TBK’nın 122. maddesinde karşılanması öngörülen faizi aşan aşkın zararın, genel ekonomik olumsuzlukların (ülkede cari enflasyon oranı, yüksek ve değişken döviz kurları, mevduat faizleri, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma) dışında davacının durumuna özgü somut vakıalarla ispatlanması gerekir. (HGK., 2021/12-938 Esas, 2022/401 Karar, 29.03.2022 Tarihli kararında belirtildiği gibi)
Dosya kapsamında bulunan kayıtlara göre; ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/381 E. sayılı dosyasının, Karşıyaka 1.
İcra Dairesinin 2021/850 E. sayılı dosyasıyla takibe konu edildiği,
Davacının; 787.765,63-TL. asıl alacak, 1.254.317,14-TL. takip öncesi faiz, 146.657,52-
TL. takip sonrası işlemiş faiz olmak üzere, toplam 1.400.974,66-TL. faiz tahsil ettiği,
Tahsil edilen faizin %2’si cezaevi harcı olarak kesilmekle, 07.03.2022 tarihinde
1.372.955,17-TL. net faiz tahsil etmiş olduğu,
... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/27 E. sayılı dosyasının, ... 4. İcra
Dairesinin 2014/17147 E. sayılı dosyasıyla takibe konu edildiği,
Davacının; 517.300,00-TL. asıl alacak, 415.498,19-TL. takip öncesi faiz, 63.751,42-
TL. takip sonrası işlemiş faiz olmak üzere, toplam 479.249,61-TL. faiz tahsil ettiği, Tahsil edilen faizin %2’si cezaevi harcı olarak kesilmekle, 29.12.2015 tarihinde
469.664,62-TL. net faiz tahsil etmiş olduğu,
... 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/ E. sayılı dosyasının, Karşıyaka 4. İcra
Dairesinin 2020/3577 E. sayılı dosyasıyla takibe konu edildiği, Davacının; 615.025-TL. toplam asıl alacak, 550.728,32-TL. takip öncesi faiz,
30.909,89-TL. takip sonrası işlemiş faiz olmak üzere, toplam 581.638,21-TL. faiz tahsil
ettiği,
tahsil edilen faizin %2’si cezaevi harcı olarak kesilmekle, 08.03.2021 tarihinde
570.005,45-TL. net faiz tahsil etmiş olduğu, toplam 2.412.625,24-TL. net faiz tahsil ettiği anlaşılmıştır.
Davacı müflis Çakarlar Ltd. Şti.’nin 13.10.2006 tarihinde açmış
olduğu ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/721 Esas sayılı dosyasıyla iflasın ertelenmesi
talebinde bulunmuş, 11.06.2009 tarihli kararla da iflasına karar verilmiştir. İflasla
birlikte, müflisin tüm borçları muaccel hâle gelmiştir. Davacı yanca, piyasa değerinden
düşük fiyata satıldığı ifade edilen taşınmazlardan bir kısmının, iflas kararından sonra satılmış
olduğu, davacı şirketin iflas erteleme talebinde bulunduğu
13/10/2006 tarihi ile Yargıtay’ca iflas erteleme kararının bozulmasına karar verildiği,
21/02/2008 tarihi arasında “takip yasağı”nın devam ettiği, davacı/yüklenici
hakkında iflas kararı verilmesi ile, teminatlarının irat kaydedilmesi arasında doğrudan illiyet
bağı olduğuna dair dosyaya delil sunulmadığı, bu nedenle iflas tarihinden sonra satılan gayrimenkuller ile
dava konusu sözleşmelerin yürütülmesi (geçici kabul öncesi) sırasında satılan gayrimenkullerin, davalı İdarenin teminatları irat kaydetmesinden önceki döneme
ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Buna göre davacı taraf, müflis Çakarlar Ltd. Şti. hakkında iflas kararı verilerek, tüm borçlarının muaccel hâle
gelmesi ile davalı İdarece teminatlarının irat kaydedilmesi arasında doğrudan illiyet
bağı olduğunu ve davalı İdareden tahsil ettiği 2.412.625,24-TL. net faizi aşan zararının varlığını ispatlayamaması sebebi açılan davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harcın, 8.538,75 TL peşin harçtan düşümü ile artan 8.111,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 500.000,00 TL üzerinden takdir edilen 76.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.