T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
...
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : 2020/233
KARAR NO : 2025/161
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/06/2020
KARAR TARİHİ : 27/02/2025
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 23/03/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili iddiasında özetle; Davalı tarafından, müvekkil şirket aleyhine borçlu olduğu iddiasıyla ... .... ... ... .... ... Esas sayılı dosyasında icra takiplerinin iptaline, davalının başlattığı takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibe konu asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ve dava konusu icra dosyalarına dayanak çeklerden dolayı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili savunmasında özetle; Davacı tarafın kötüniyetli olarak bu dava konusuyla benzer pek çok dava ikame ettiğini, tüm borçlu olduğu dosyalarda aynı işlemi yaparak hukuka aykırı menfaat elde etme çabasında olduğunu, davacı şirket ile davalı müvekkili arasında aynı konuda... ... ... ... ... ... Esas sayılı derdest dava olduğunu, davacı şirket vekilinin çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığını iddiasının doğru olmadığını, imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunu, açılan davanın bir menfi tespit davası olduğunu ve menfi tespit davasında kural olarak hukuki ilişkinin varlığını ispatının alacaklıya düşmekte olduğunu, borcun dayanağının çek olduğunu, senette bedel kaydının mevcut olması hâlinde ispat yükünün kaydın aksini savunan tarafa ait olduğunu, çek ile ortaya çıkan borç ilişkisinin asıl ilişkiden mücerret olup, asıl ilişkide ki bağ ortadan kalksa bile kıymetli evraktan kaynaklı borç sona ermeyeceğini belirterek, haksız ve kötü niyetli davanın reddine, %20 icra inkâr tazminatı ile takip konusu alacağın %10’u oranında para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, İİK.'nin 72. Maddesine dayalı olarak, icra takibine dayanak olan çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti talepli menfi tespit davasıdır.
Tarafların dayandığı tüm deliller, icra dosyaları getirtilmiş, davacı imza inkarında bulunduğundan, davacı şirket yetkilisinin mahkeme huzurunda yazı ve imza örnekleri alınmış, imza incelemesine esas davacı şirket yetkilinin imzalarının bulunduğu belge asılları getirtilmiş, Jandarma Kriminal ve Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinden takibe dayanak çeklerdeki imzaya yönelik rapor aldırılmıştır.
... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 16/03/2021 tarihli cevabi yazısında; 29/03/2012 tarihi itibari ile davacı şirketi temsile yetkili kişinin ... olduğu bildirilmiştir.
Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğünden alınan 19/02/2024 raporda; "İnceleme konusu çeklerin ön yüzünde keşideci hanesinde MHM Yavuz İnşaat adına atılı imzalarla, ...'un mukayese imzaları karşılaştırıldığında, bu kişinin eli ürünü olup olmadığı konusunda kanaat edinilemediği" belirtilmiştir.
Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinin 03/12/2024 tarihli raporunda; "İnceleme konusu çeklerde atılı keşideci imzalarının teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'un eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği" belirtilmiştir.
Konuya ilişkin 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun "Menfi tesbit ve istirdat davaları" başlıklı 72. maddesinde;
"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
(Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda tüm deliller ve yasal düzenleme birlikte değerlendirildiğinde; Dosyamız davacısı şirket tarafından açılan davada, dosyamız davalısı tarafından, davacı aleyhine başlatılan icra takibine dayanak olan çeklerdeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı iddiası ile borçlu olmadığının tespiti istenilmiş, davalı alacaklı ise, imza inkarının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Menfi tespit davasında, genel ispat kuralının tersine, davacı borçlu, davalı alacaklıya borçlu olmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ettiğinden, alacaklı olduğunu ispat külfeti davalı alacaklıdadır. Davalı alacaklı alacağın varlığını ve miktarını ispatla yükümlüdür. Borçlu takibe dayanak çeklerdeki imzayı inkar etmiştir. Takibe, dolayısıyla alacağa dayanak çeklerdeki imzanın davacı borçluya ait olduğunu ispat yükü davalı alacaklıdadır. Gerek Jandarma Kriminal Laboratuvar Müdürlüğünden ve gerekse Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinden alınan raporlarda; takibe dayanak çeklerin ön yüzünde keşideci hanesinde MHM Yavuz İnşaat adına atılı imzaların, keşide tarihinde davacı şirket yetkilisi ...'un eli ürünü olduğu konusunda kanaat edinilemediği belirtilmiştir. Davalı taraf, dava konusu çeklerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunu ispatlayamadığından davanın kabulüne ve takibe dayanak çeklerden dolayı, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davacı icra takibi dolayısıyla kötü niyet tazminatı talep etmiştir. İİK.'nin 72/5. Maddesine göre tazminata hükmedilebilmesi için, "borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun" davacı borçlu tarafında ispatlanması gerekir. Dosya kapsamına göre icra takibinin kötü niyetle yapıldığı davacı tarafından ispatlanamamıştır. Kriminal incelemeler sonucu düzenlenen raporlarda kesin olarak çeklerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilememiştir. Bu sebeple davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava tazminat talebi dışında tam kabul olduğundan, yargılama gideri ve vekalet ücreti buna göre hükme bağlanmıştır.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın kısmen kabulü ile;
a)Davacının ... 29. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1835 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak olan ... Bahçelievler/... Şubesine ait, 7480333 seri numaralı, keşidecisi MHM YAVUZ İNŞAAT, lehdarı ... olan, 31/01/2019 keşide tarihli, 150.000 TL bedelli çekten dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
b)Davacının ... 29. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3283 Esas sayılı dosyasında takibe dayanak olan ... Bahçelievler/... Şubesine ait, 7480338 seri numaralı, keşidecisi MHM YAVUZ İNŞAAT, lehdarı ... olan, 28/02/2019 keşide tarihli, 150.000 TL bedelli çekten dolayı davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Takibin haksız ve kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından, davacının tazminat talebinin REDDİNE
3-Kabul edilen 327.388,88 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 22.363,93 TL karar ve ilam harcından 5.590,99 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 16.772,94 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvuru harcı, 5.590,99 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.645,39 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 5.154,11 TL tebligat gideri, 5.600,00 TL ATK rapor gideri olmak üzere toplam 10.754,11 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 327.388,88 TL üzerinden takdir edilen 52.382,22 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan ...
E imzalıdır
Üye ...
E imzalıdır
Üye ...
E imzalıdır
Katip ...
E imzalıdır