T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2020/629 Esas - 2023/46
T.C.TÜRK MİLLETİ ADINAANKARAGEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/629 Esas
KARAR NO: 2023/46
HAKİM: ..
KATİP: ..
DAVACI : ..
VEKİLİ: Av. ..
DAVALILAR : 1- .
2-...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR : 3-.....
...
DAVA: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/12/2020
KARAR TARİHİ: 23/01/2023
G.K.YAZILDIĞI TARİH : 22.02.2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalılar ..... arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, davalı her iki firmanın temsil ve yönetiminin yine davalılardan Adem, Erkan, Hayrullah ve Mustafa Karaaytu tarafından sağlandığını, davalı... ticari ilişkiden doğan borçlarını ödemediklerini, icra takipleri açıldığını ve takiplerin tamamının kıymetli evraka dayalı olduğunu, borçlu....den alacağın tahsili için her tür icra takip işlemi yapılmasına rağmen alacaklarının tahsil edilemediğini, bir kısım kıymetli evrakta davalı gerçek kişiler ....nun cirolarının bulunması nedeniyle icra takibi işlemi yapılmış olmasına rağmen alacaklarının tahsil edilemediğini, icra takipleri esnasında davalı gerçek kişilerce davalı ......'nin kurulduğunu, ticari ilişkilerin bu şirket üzerinden devam ettirildiği ve faal olduğunun anlaşıldığını, davalı tüzel kişilerin ortak özelliklerinin bulunduğunu, aynı alanda ticari faaliyette bulunulduğunu, aynı portföy ile ticaret yapıldığını, kazançlarının diğer gerçek kişi davalilarda gizlendiğini, davalı.... isimli ürünlerini kullandığını, Web sayfalarında aynı ticari tarihi sahiplendiğini, birbirlerinin envanterinde olan makinelerin kullanıldığını, aynı referanslara atıf yaptıklarını, aynı işçileri çalıştırdıklarını, davalı .....'nde çalışan işçileri.... üzerinde bildirildiğini, davalı....'nin tek ortağı ve yetkilisinin daval....kurduklarının öğrenildiğini, gerçek kisi davalıların “Dürüst Davranma” yükümüne uymadıklarını, “Hakkını Kötüye Kullandıklarını”, ticaretlerini tüzel kişilik perdesi arkasına sakladıklarını, bir şirketi batırıp diğerini kurduklarını, davalı gerçek kişilerin mal varlıkları ile davalı şirketlerin mal varlıklarının iç içe geçtiğini, davalı gerçek kişilerin davalı şirketlerin mal varlıklarına el koyduklarını, davalı gerçek kişilerin tamamının davalı şirketlerin görünürde veya gizli ortağı olduğunu, ticaretin davalı şirketlerin aracı kılınarak yapıldığını, ticaretin külfetlerinin bu şirketlere yükletildiğini, nimetlerinin ise davalı gerçek kişilere aktarıldığını, davalı gerçek kişilerin aynı ticari organizasyonun üyesi olduğunu, davalıların birliktelik içinde ticari borçları tahsilsiz bırakmak amacıyla hareket ettiğini, bu nedenlerle tüm davalıların davalı .....'nin borçlarından sorumlu olması gerektiğini, davanın kabulünü, fazlasına dair haklarının saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın iddia etmiş olduğu kesinleşmiş icra takiplerinin mevcut olması halinde ciro silsilesinde var olan kişilerden tahsil yoluna gidilmesi gerektiğini, müvekkilin işbu borçtan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, müvekkil şirketin diğer şirketlerle bağı bulunmadığını, müvekkil şirketin yetkilisinin ... olduğunu, diğer şirket yetkilileri ile akrabalık ilişkisi olmasının şirketler arasındaki organik bağı kanıtlayacak nitelikte olmadığını, davacı ile borçlu olduğu iddia edilen ...isimli firmalar arasında nasıl bir ticari ilişki bulunduğu, senetlere karşılık borçların ödenip ödenmediği, alacak miktarının neye dayanarak tespit edildiği hususlarının açıklanmadığını, aralarındaki cari hesaba ilişkin dökümün dosyaya sunulmadığını, bu hususta itiraz hakkını saklı tuttuklarını, davanın reddini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar adına usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara iştirak etmemişlerdir.
DELİLLER
-Ticaret Sicil Kayıtları
-Ticari defter ve kayıtlar
-Mali Müşavir Bilirkişi Kök ve Ek raporu: Mali Müşavir bilirkişi 31.12.2022 tarihli kök raporda özetle; Davacı taraf ticari defterlerinin tetkikinde; davacının, davalı ..... ile ticari ilişkilerinin olmadığı, davalının, ..... ile 2013 takvim yılında ticari ilişkiye başladığı, 2014 yılından itibaren ticari ilişkinin hızlandığının tespit edildiği, ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıdan 17/12/2020 dava tarihi itibariyle; Alınan Çekler Hesabından 66.000,00TL, Alacak Senetleri Hesabından 78.000,00TL, Alıcılar Hesabından 1.634.564,37 TL, Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabından 389.974,00TL olmak üzere toplam 2.168,538,37TL alacaklı olduğu, davacının davalıya keşide ettiği faturaları ve kendisine iade edilen faturaları BA-BS Formları ile beyan ettiği, ticari defter kayıtlarının BA-BS formları ile uyumlu olduğu belirtilmiştir.
Bilirkişi Ek raporunda özetle; Davalı üç firmanın faaliyet konusunun aynı olduğu, ortaklarının akraba olduğu,... oğlu olduğu, davalı üç firmanın en az ikisinde çalıştığı tespit edilen işçi sayısının 34 olarak tespit edildiği belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava , ticari satımdan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekilince açılan dava ile; davacı ile davalılardan .... arasında ticari ilişki mevcut olmakla birlikte, diğer davalı her iki firmanın da temsil ve yönetiminin yine davalı gerçek kişilerden .... tarafından sağlandığını, davalı....ün ticari ilişkiden doğan borcunu ödemediğini, her tür icra takip işlemi yapılmasına rağmen alacaklarının tahsil edilemediğini, icra takipleri esnasında davalı gerçek kişilerce davalı .....'nin kurulduğunu, ticari ilişkilerin bu şirket üzerinden devam ettirildiğini ve faal olduğunun anlaşıldığını, davalı tüzel kişilerin ortak özelliklerinin bulunduğunu, aynı alanda ticari faaliyette bulunulduğunu, aynı portföy ile ticaret yapıldığını, davalı.... isimli ürünlerini kullandığını, Web sayfalarında aynı ticari tarihi sahiplendiğini, birbirlerinin envanterinde olan makinelerin kullanıldığını, aynı referanslara atıf yaptıklarını, aynı işçileri çalıştırdıklarını, davalı.....'nde çalışan işçilerin ...na davalı ... üzerinden bildirildiğini, davalı .....'nin tek ortağı ve yetkilisinin davalı ....'nun oğulları ... olduğunu, gerçek kisi davalıların “Dürüst Davranma” yükümüne uymadıklarını, “Hakkını Kötüye Kullandıklarını”, ticaretlerini tüzel kişilik perdesi arkasına sakladıklarını, bir şirketi batırıp diğerini kurduklarını, davalı gerçek kişilerin mal varlıkları ile davalı şirketlerin mal varlıklarının iç içe geçtiğini, davalı gerçek kişilerin aynı ticari organizasyonun üyesi olduğunu, davalıların birliktelik içinde ticari borçları tahsilsiz bırakmak amacıyla hareket ettiğini, ileri sürerek şimdilik 100.000,00TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış,... kayıtları ve ticaret sicil müdürlüğü kayıtları dosya içerisine getirtilmiş, ticari defterlerin mahkememize ibrazı için taraflara ibraz emri çıkarılmış, yalnızca davacı tarafça defter ibraz emri yerine getirilmekle, davacı defterleri üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle bilirkişiden rapor alınmıştır.
Mali Müşavir bilirkişi raporu dosya kapsamına ve denetime elverişli olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;
..... Yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış ve ticari defter ibraz emri gereği yerine getirilmemiş olmakla davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
... İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve... sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır. Buna göre davacı kural olarak akdi ilişkinin varlığını ve malın teslim edildiğini, davalı-alıcı taraf ise bedelin ödendiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır.
Faturaya konu malın davalıya teslim edildiği hususunda ispat yükünün kural olarak davacı üzerinde olduğu anlaşılmakla birlikte, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda belirtildiği üzere, davalının, davacı tarafından düzenlenen faturaları BA formaları ile vergi dairesine beyan etmiş olduğu, davacı tarafça da BS formları ve defter kayıtlarının BA formları ile uyumlu olduğu, davacı defterlerinin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu anlaşılmaktadır. Bu hale göre, eldeki davada ispat yükü davalı-alıcı tarafa ait olup, davalı taraf malların bedelinin ödendiği yazılı delille ispatlamak durumundadır.
Dosya kapsamına uygun olmakla hükme esas alınan Mali Müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor içeriğine göre; davacı şirket ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan 2.168,538,37TL alacaklı olduğu, davacının akti ilişkiyi ve fatura bedelinin ödenmediği iddiasını HMK 222 maddesi uyarınca ticari defter delili ile kanıtlamış olduğu anlaşılmakla bu davalı yönünden davanın taleple bağlı kalınarak kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.
Davalılar .... ve ... yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı vekilince açılan dava ile davalı şirketler yönünden tüzel kişilik perdesinin aralanması suretiyle sorumluluklarına dair karar verilmesi istenmekte olup bu nedenle öncelikle tüzel kişi perdesinin aralanması kurumunun irdelenmesi gerekmektedir.
Öğreti ve uygulamada kabul edilen tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi; bazı şartların varlığı hâlinde, tüzel kişilik ve mal ayrılığı ilkesi dikkate alınmadan, mevcut tüzel kişiliğin arkasına saklanan gerçek veya tüzel kişinin borçtan sorumlu tutulmasını ifade etmektedir.
Hemen belirtmek gerekir ki; öğreti ve uygulamada özellikle vurgulandığı üzere; mal varlığının bağımsızlığı ve sınırlı sorumluluk ilkelerinin istisnası olan tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisi ancak istisnai ve sınırlı durumlarda titizlikle uygulanması gereken bir teoridir. Bu nedenle istisnai bir teori olduğundan mümkün olduğunca dar yorumlanmalı ve bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır.
Zira tüzel kişilik perdesinin aralanması, tüzel kişilerin borçlarından dolayı başkalarının sorumlu tutulamayacağı ilkesinin, özellikle şirketlerin sadece sermayeleri ile sorumlu olacakları ve tüzel kişilerin borçlarından dolayı ortakların sorumlu tutulamayacağı kuralının önemli bir istisnasını teşkil etmektedir (....
Öğreti ve uygulamada Tüzel Kişilik Perdesi’nin Aralanması’nın genel olarak 3 değişik durumda mümkün olabileceği ifade edilmektedir.
Birinci durum, perdenin düz aralanması olarak ifade edilen şirketin borcu için şirkete ilave olarak ortakların da borçtan sorumlu tutulmasıdır.
İkinci durum, perdenin ters çevrilerek aralanması olarak ifade edilen ortağın borcu için ortağın yanında şirketin de borçtan sorumlu tutulmasıdır.
Nihayet üçüncü durum ise perdenin çapraz aralanması olarak ifade edilen, borçlu şirketin yanında aynı ana şirkete bağlı bir kardeş şirketin sorumluluğu cihetine gidilmesidir . Perdenin çapraz aralanması sadece ana ve kardeş şirket için değil, aynı zamanda grup veya holding sistemi içinde yer alan kardeş şirketler arasında da söz konusu olmaktadır (....
Hukuken iki farklı tüzel kişilik gibi görünen bu şirketler aslında özdeştir, alacaklılardan mal kaçırmak ya da sorumluluktan kurtulmak amacıyla kötü niyetli olarak iki farklı tüzel kişilik gibi kurulmuştur. Ayrıca bunların üretim, pazarlama ve ihracat faaliyetleri birbirini tamamlayıcı nitelikte olup, şirketler aslında tek ve aynı iktisadi işletmeye vücut vermektedir.
Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasına benzeyen bir başka kavram, Organik Bağ kavramıdır. Tüzel kişilik perdesinin çapraz aralanmasında olduğu gibi organik bağ kavramında da bir tüzel kişinin borçlarından bir başka tüzel kişinin sorumluluğuna gidilmektedir. Bu hâliyle organik bağ kavramının da kaynağını TMK’nin 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı oluşturmaktadır
Şirketler arasında organik bağ olup olmadığı; şirketlerin adreslerinin aynı olması, ortaklık yapılarının ve yönetim kurullarının benzer olması veya temsilcilerinin aynı olması, faaliyet alanları, hisse devirleri, muvazaalı işlemler gibi hususlar ve somut olayın özellikleri de gözetilerek tespit edilebilir.
Yukarıda yer alan açıklamalar ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde;
Davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları ve anılan şirketlerde çalışan kişilere ait ... kayıtları dosya içerisine getirtilmek suretiyle yapılan değerlendirmede; Az yukarıda açıklanan gerekçe ile hakkındaki davanın kabulüne dair karar verilen ...i'nin ortaklık yapısının, .... Bakımından ortaklık yapısının; tek ortak ... şeklinde olup, şirketin idaresi ve temsil yetkisinin ...'ya ait olduğu, davalı ....'nin ortaklık yapısının tek ortak ... olup, şirketin idaresi ve temsil yetkisinin...'ya ait olduğu, dosya kapsamında bulunan nüfus kayıt örneklerinin tetkikinde; davalı üç şirketin ortaklarının akraba oldukları, . kayıtlarına göre, davalı üç firmada çalıştığı tespit edilen işçi sayısının 34 olarak tespit edildiği, web sitelerinde yer alan ortak hususların 3.kişiler nezdinde oluşturduğu algı dikkate alındığında davalı ... arasında organik bağ bulunduğu ve davalı ...'nin borcundan dolayı davalıların da sorumlu tutulması gerektiği kanaatine varılmakla bu davalılar yönünden de davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.
Davalı gerçek kişiler yönünden yapılan değerlendirmede ise;
Davacı vekilince açılan dava ile davalı gerçek kişiler yönünden de alacağın tahsiline dair karar verilmesi gerektiği zira gerçek kisi davalıların “Dürüst Davranma” yükümüne uymadıkları, “Hakkını Kötüye Kullandıkları”, ticaretlerini tüzel kişilik perdesi arkasına sakladıkları, bir şirketi batırıp diğerini kurdukları, davalı gerçek kişilerin mal varlıkları ile davalı şirketlerin mal varlıklarının iç içe geçtiği, davalı gerçek kişilerin davalı şirketlerin mal varlıklarına el koydukları, davalı gerçek kişilerin tamamının davalı şirketlerin görünürde veya gizli ortağı olduğu savunulmuş ise de, bu iddiaların dosya kapsamına göre ispatlanmamış olduğu anlaşılmakla, gerçek kişi davalılar yönünden davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davalılar .... hakkındaki davanın KABULÜNE,
Taleple bağlı kalınarak 100.000,00 TL'nın davalılar .....’den dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline davacıya verilmesine,
2-Gerçek kişi davalılar....... hakkındaki davanın REDDİNE,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 6.831,00 harç'tan davacı tarafça peşin ödenen 1.707,75 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.123,25 TL'nin davalılar ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı vekille temsil olunduğundan AAÜT gereğince hesaplanan 16.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ....'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Gerçek kişi davalılar vekile temsil edilmemiş olmakla gerçek kişi davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından haklarında davanın reddine karar verilen gerçek kişiler yönünden yapılan yargılama giderlerinin mahsubundan sonra bakiye kalan yargılama giderlerinden, başvuru harcı 54,40 TL, tebligat-müzekkere ücreti, bilirkişi masrafı 583,71 TL olmak üzere toplam 638,11 TL yargılama gideri ile 1.707,75TL peşin harç giderinin davalılar ...den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
7-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.440,00 TL'nin davalılar ....'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/01/2023
Katip ... Hakim...
E-imzalıdır E-imzalıdır