T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/257 Esas - 2024/634
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/257 Esas
KARAR NO : 2024/634
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/04/2021
KARAR TARİHİ : 08/11/2024
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 26/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12.11.2018 günü davalı
...’ ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile kaldırımda olan ve
husumeti bulunan kişilerin üzerine aracı kasten sürdüğünü, olayla ilgisi olmayan müvekkilinin
o sırada kaldırımda bulunmasından ötürü, müvekkiline çarptığını, kazada müvekkilinin ağır
şekilde yaralandığını, olayda, kaldırımda duran müvekkilinin hiçbir kusuru yokken, aracı ile
müvekkilinin ve diğer kişilerin üzerine aracı kasten süren ...’ ın %100 kusurlu
olduğunu, zihinsel engelli olan müvekkilinin, 2 gün hastanede müşahede altına alındığını, bu
sebeple geçici iş göremez hale geldiğini, müvekkiline çarpan ... plakalı aracın malikinin
... olduğunu, aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin Quick
Sigorta Aş. Tarafından hazırlandığını, hem ...'ın hem de aracın zorunlu mali
sorumluluk sigortasını yapan ...Sigorta Aş. söz konusu zarardan müteselsilen sorumlu
olduğunu, müvekkilinin maddi anlamdaki kayıplarının telafisini teminen, davalı sigorta şirketine
13/11/2019 tarihli istem yazısı gönderildiğin fakat olumlu bir cevap verilmediğini, olaya
istinaden ...Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasıyla kovuşturmanın devam
ettiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, trafik kazasında bedensel zarar
nedeniyle, 6100 sayılı Yasa'nın 107. Maddesine göre belirlenecek Maddi tazminat tutarının
sürücü ve işleten yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden limiti aşmamak üzere
temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsiline karar
verilmesini istemiştir.
Davalı ...Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde
müvekkili ...Sigorta A.Ş.ye başvuru yapıldığını belirtmiş olsa da bu başvurunun usulüne
uygun bir başvuru olmaması nedeni ile başvurucu davacı vekilinden eksik olan evrak talep
edildiğini ancak tamamlanmadığını, müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmamış
olduğundan dava şartı noksanlığından davanın usulden reddi gerektiğini, ZMSS poliçelerinin,
işletenin KTK’nin 85/1. maddesine göre sorumluluğunun karşılanmasını sağlamak üzere
yapıldığını, sigortanın kapsamının, işletilme halindeki motorlu araçların neden oldukları trafik
kazasından doğan zararlar olduğunu, işletilme halinde olmayan araçların neden olduğu
zararlarda veya KTK’nin 85/1. maddesinden başka hükümlerde belirtilen sorumluluk hallerinde
sigortacının sorumluluğu bulunmadığını, dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere gerçekleşen
olayın sigortalı aracın Karayolunda trafikte seyri, işletim halinde olması halinde gerçekleşmiş bir
olay olmadığından zorlama bir yorum ile müvekkili sigorta şirketinin sorumlu tutulmasının
kabulünün mümkün olmadığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası meblağ sigortası olmayıp
zarar sigortası olduğundan, davacı tarafın uğradığını iddia ettiği zararları ispat etmesi
gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin sorumluluğunun
trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, daimi ve geçici iş gücü iddiası ile her ne kadar talepte bulunmuş ise de, davacın hem kaza
öncesi durumu, hem de ... 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1032 Esas sayılı ilamında
açıkça belirtildiği üzere kendi işlerini dahi yapacak güce sahip olmadığı tespit edilmiş iken, bu
yönde bir talepte bulunulmasının kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maddi kayıplara neden olabilecek ve iş gücü kaybına neden olabilecek nitelikte bir
ameliyat veya cerrahi operasyon geçirmediğini, taburcu edildiğinin ertesi günü normal hayatına
devam ettiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkillerine yönelik açılan
söz konusu olay ile ilgili ceza dosyasının henüz kesinleşmediğini, müvekkillerin kasti olarak
davacıya araba ile çarpmasının söz konusu olmadığını, toplanacak deliller ve ilgili mevzuat
kapsamında Sayın Mahkemece kusur raporu alınması taleplerinin olduğunu, müvekkilinin
aleyhine bir kusur tespit edilmesi halinde TBK m.52'e göre davacının müterafik kusuru ve diğer
davalının kusuru oranında ve durumun gereği ve hakkaniyet ölçüsünde indirim yapılması
gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER
Adli Tıp raporları,
Ceza dosyası ,bilirkişi raporları,
Sed evrakları ,sigorta evrakları
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davanın trafik kazasından kaynaklanan ve davalılar ZMMS sigorta şirketi ile araç sürücüsü ve araç sahibine karşı açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın kusur oranı, zararın varlığı ve türü, tazminatın miktarı, davalının temerrüte düşüp düşmediği, temerrütün başlangıç tarihi temerrütü faizinin türüne ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ...Asliye Ceza Mahkeemsine ait 2019/665 e sayılı dosyanın uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 14/12/2024 tarihli kusur bilirkişisi raporunda sonuç bölümünde özetle ;
Vasi altındaki kısıtlı yaya Oktay ŞENOL; dava konusu yaralandığı olayda Tamamen Kusursuz Olduğu. Davalılardan ..., olaya karışan 06 AĞC 03 plakalı Renault marka özel aracın, maliki ve işleteni olması sıfatıyla diğer davalı sürücüsünün Kusuru Oranında Kusursuz Sorumluluğunun olup, sürücü belgesiz sürücüsü olan diğer davalı ...' İse meydana getirdiği dava konusu davacı ve dava dişi 1- den fazla yaralanmalı ve maddi hasarlı İZRAR' a, bağlı olayda Tamamen % 100 Oranında Kusurlu Olduğu ilişkin değerlendirmede bulunulmuştur.
Mahkememizce dosya arasına davacı hakkında aldırılan Hacettepe üniversitesi Adli Tıp Ana bilim Dalı Başkanlığının 15/05/2023 tarihli maluliyet raporuna göre ;
12/11/2018 tarihli trafik kazasına bağlı kişinin tüm vücut özür oranının *% 23(yirmiüç)olduğu, sürekli olduğu ve sekel halini aldı
Kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin 2(iki)ay olduğu,
Tıbbi iyileşme süresinin 6 aya (altıaya kadar uzayabileceği kanaatinde olduğumuzu bildirir Adli Tıp Kurulu dosya arasına aldırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 27/01/2023 tarihli hesap bilirkişisi raporunda sonuç bölümünde özetle;
Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talep edip edemeyeceği konusunda hukuki değerlendirme ve takdir hakkı Sayın Mahkeme' ye ait olmak üzere davacının geçici iş göremezlik tazminatı 11.456,95-TL olarak hesaplanmıştır. Davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 725.308,61 TL olarak hesaplanmıştır. ... plakalı araç için düzenlenen, 06/07/2018 — 06/07/2019 tarihlerini kapsayan poliçede kişi başına ölüm/sakatlık teminatının 360.000,00-TL, kişi başına sağlık giderleri teminatının 360.000,00 TL olduğu, tespit edilmiştir. Şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.
Mahkememizce aldırılan 11/12 /2023 tarihli hesap bilirkişisi ek raporunda sonuç bölümünde özetle;
Davacı, 12/11/2018 kaza tarihinden itibaren 6 ay süre ile 12/05/2019 tarihine kadar geçici olarak iş göremez olduğundan, geçici iş göremezlik tazminatı 10.369,14-TL olarak hesaplanmıştır. Sayın Mahkeme' nin görevlendirmesi doğrultusunda; Sayın Mahkemece davacının 6 aylık geçici iş göremezlik süresi boyunca 9623 kalıcı maluliyeti oranında, daha fazla efor sarf ederek günlük hayatını devam ettireceği gözetilerek efor tazminatına karar verilmesi halinde; efor tazminatı 2.384,90 TL olarak hesaplanmıştır. Kök raportarihi 27/01/2023 olup, 1 Temmuz 2023 yılından itibaren geçerli olacak yeni asgari ücreti net 11 Bin 402 TL olarak belirlenmiştir. Hukuki değerlendirme ve takdir hakkı Sayın Mahkeme' ye ait olmak üzere, bilinen en son asgari ücret verisi esas alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 881.304,39 TL olarak hesaplanmıştır. Şeklinde değerlendirmede bulunulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 24/04/2024 tarihli hesap bilirkişisi ek raporunda sonuç bölümünde özetle;
27/01/2023 tarihli kök raporda yer verilen “... Bölge Adliye Mahkemesinin konuya ilişkin bir kararında “davacının zihinsel engelli olduğunun belirtildiği nazara alındığında, kısıtlı davacının kısıtlanma nedenine göre de, davacı kaza tarihinde kısıtlı olup olup gelir getiren bir işte çalışacağı düşünülemeyeceğinden ve bu dönemde çalışarak gelir elde edebilmesi fiilen ve hukuken mümkün olmadığından davacının tedavi müddeti boyunca mahrum kaldığı herhangi bir kazancının olmadığı, davacının kaza tarihinde çalışarak gelir elde ettiğine dair dosya kapsamında bir iddia ve delil de bulunmadığı, dolayısıyla mahkemece davacının geçici işgöremezlik zararı oluşmadığı” belirtilmiş, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin hesaplamalar “Davacının geçici iş göremezlik tazminatı talep edip edemeyeceği konusunda hukuki değerlendirme ve takdir hakkı Sayın Mahkeme' ye ait olmak üzere," yapılmıştır
.«Sayın Mahkemenin 25/09/2023 tarihli ara kararına göre Davacı için efor tazminatı hesaplaması yapılmak suretiyle (... BAM 26 HD'ne ait 2019/2403 E. ve 2022/521 K.) ve taraf itirazlarını karşılayacak şekilde ek raporu n istenilmesine,” karar verilmiş olup, efor tazminatına ilişkin hesaplamalar Sayın Mahkeme' nin görevlendirmesi doğrultusunda yapılmıştır.
Davacı, 12/11/2018 kaza tarihinden itibaren 6 ay süre ile 12/05/2019 tarihine kadar geçici olarak iş göremez olduğundan, geçici iş göremezlik tazminatı 10.369,14-TL olarak hesaplanmıştır. Sayın Mahkeme' nin görevlendirmesi doğrultusunda; Sayın Mahkemece davacının 6 aylık geçici iş göremezlik süresi boyunca %23 kalıcı maluliyeti oranında, daha fazla efor sarf ederek günlük hayatını devam ettireceği gözetilerek efor tazminatına karar verilmesi halinde; efor tazminatı 2.384,90 TL olarak hesaplanmıştır. 1 Ocak 2024 yılından itibaren geçerli olacak yeni asgari ücreti net 17.002,12 TL olarak belirlenmiştir. Hukuki değerlendirme ve takdir hakkı Sayın Mahkeme' ye ait olmak üzere, bilinen en son asgari ücret verisi esas alınarak yapılan hesaplamalar sonucunda davacının sürekli iş göremezlik tazminatı 1.402.585,60 TL olarak hesaplanmıştır. «... plakalı araç için düzenlenen, 06/07/2018 — 06/07/2019 tarihlerini kapsayan poliçede kişi başına ölüm/sakatlık teminatının 360.000,00-TL, kişi başına sağlık giderleri teminatının 360.000,00 TL olduğu, tespit edilmiştir. Şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.
Davacı vekilince talep artırım dilekçesi sunulduğu, davalılara tebliğ edildiği, davalı ...Sigorta vekili ile davalılar ... ve ... vekilince talep artırım dilekçesine yönelik beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuş olduğu anlaşıldı.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
KTK'nın 96. maddesi hükmüne göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir. Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.
Garameten ödeme ilkesine ilişkin ifade edilen hususlar da dikkate alındığında, ölenin birden çok hak sahibinin bulunması ve tüm hak sahipleri için hesaplanan toplam tazminatın davalının düzenlediği poliçedeki teminat limitini aştığı gözetilerek garame hesabı yapılmak suretiyle davacıların hak kazanacağı tazminat miktarının belirlenmesi gerekmektedir.
Öte yandan davalı sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olmasına göre; hükmolunan tazminatın sigorta bedelini geçmesi halinde KTK’nın 96.maddesi ve Sigorta Genel Şartlarının B.2 maddesi 5. fıkrası gereğince, trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tamamından değil, sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumludur.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre davadan önce yapılmış ödeme bulunması halinde ödeme tarihi itibariyle davalı tarafça gerçekleştirilen ödemelerin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir. Bunun için, ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödenen miktarın karşılaştırılması ve ödemenin yeterli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Ödemenin yeterli bulunması halinde davanın reddine karar verilmeli, şayet ödemenin yetersiz olduğu anlaşılırsa, bu kez karar tarihine en yakın veriler dikkate alınarak tazminat hesaplanmalı ve zarar ile yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davalı tarafından yapılan ödemeye, hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre için yasal faiz uygulanarak (güncelleme), hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir.
Zararı tazmin sorumlusunun tespiti yönünde ise; bilindiği üzere; 2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K. Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur. İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde; “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup, önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi ise; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hâkimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şartı aranmakta ise de sözleşmenin noter aracılığıyla yapılması şartı aranmamaktadır.
Haksız eylem nedeniyle bedensel zarara uğrayan şahsın, koşulları mevcut ise tazminat isteminde bulunması mümkün olup davaya konu olayda yaralanma meydana geldiğinden, davacının manevi tazminatı talep etmesi mümkündür..
Davacının manevi tazminat istemi TBK’nın 56. maddesine dayanmakta olup, bu maddeye göre belirlenecek tazminatın zarara uğrayanda bir giderim duygusu yaratması gerektiği açıktır. Ancak tazminat belirlenirken sadece zarara uğrayan yönünden bakılmayıp, karşı taraf açısından da değerlendirme yapılmalıdır. Bu nitelikte bir tazminat miktarı ise, tarafların kusur oranına, ekonomik ve sosyal durumlarına, duyulan acıya, olay tarihindeki paranın satın alma gücüne vb. gibi verilere göre belirlenebilecektir. Tüm bu kriterlere göre belirlenecek tazminat -aynı anda- tarafların ikisini de memnun etmese dahi, adil olacağı için, hukuk tarafından kabul edilen ve uygulanan sistem haline gelmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Dava konusu olayda, kazanın meydana geliş şekli, davacının yaralanmasının niteliği, daimi maluliyet oranı, iyileşme süresi, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki (2018) paranın alım gücü ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde davacı lehine manevi tazminata hükmedilerek Davacının davasının Kabulü ile ; -10.369,14 TL Geçici iş göremezlik tazminatı, 1.402.585,60 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.412.954,74 TL toplam maddi tazminat alacağının davalılar ... ve ... yönünden 12/11/2018 olay tarihinden , sigorta şirketi yönünden 26/11/20219 temerrüt tarihinden (yasal poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine , -Davacının Manevi Tazminat talebinin Kabulü ile ; Toplam 100.000,00 TL Manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden 12/11/2018 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ İLE ;
-10.369,14 TL Geçici iş göremezlik tazminatı, 1.402.585,60 TL Sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 1.412.954,74 TL toplam maddi tazminat alacağının davalılar ... ve ... yönünden 12/11/2018 olay tarihinden , sigorta şirketi yönünden 26/11/20219 temerrüt tarihinden (yasal poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere ) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ,
-Davacının Manevi Tazminat talebinin Kabulü ile ; Toplam 100.000,00 TL Manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden 12/11/2018 olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 96.519,14-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 5.167,50-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 91.351,64-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 209.814,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 358,63-TL Peşin/nisbi Harcı, 4.808,87-TL Islah Harcı, 3.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 653,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.380,55TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalıların karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/11/2024
BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR