T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARATÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2021/546 Esas
KARAR NO: 2022/388
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ... -
VEKİLİ: Av. ... - [...
DAVALI: ... - ...
...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan (İtrazın İptali)
DAVA TARİHİ: 22/09/2021
KARAR TARİHİ: 25/05/2022
KARAR YAZIM TARİHİ: 26/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA
Davacı vekili, 22.09.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile diğer borçlular.... arasında imzalanan sözleşme gereği kedi kullandırıldığını, bu krediye davalı borçlunun kefil sıfatı ile imzası bulunduğunu, diğer borçlu... hakkında yine ... E. sayılı dosyasından rehinin paraya çevrilmesi takibi yapıldığını, borçlu davalı aleyhine ise ... E. sayılı dosyasından müvekkili banka alacağının tahsili amacı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini ve icra müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olup müvekkili bankanın alacağını tahsil etmesini zorlaştırmak amacını taşıdığını, likit alacağın tahsilini imkânsızlaştırmak, geciktirmek niyetiyle yapılmış haksız bir itiraz söz konusu olması sebebiyle davalıların asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, davalının haksız itirazı üzerine duran takibin devamını sağlamak için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, açıkladıkları hususlar ve re'sen gözetilecek nedenlerle; haklı davanın kabul edilerek itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminata hükmolunmasını, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin idaresinin dava dışı .... da olan...nin sigortalı çalışanıyken dava dışı ... ...ı'nın müvekkiline "benim piyasaya borçlarım ve vergi borçlarım var" diyerek müvekkili adına bir şirket almayı, maaşını almaya devam edeceğini ve akabinde de alacakları ihalelerden pay vereceğini, bir süre sonra da ortaklık kurabilecekleri vaadi ve oluşturduğu güven duygusu ile müvekkiline...'yi satın aldırttığını, dava dışı ....'nın bu aşamadan sonra müvekkilini sürekli olarak ...Şube çalışanı ...'a yönlendirerek kredi çekmesi konusunda yardımcı olacağını beyan ettiğini ve şüphelinin de müvekkilinin her isteğini olumlu karşıladığını, dava dışı .... ile birlikte hareket eden davacı çalışanı...'ın üzerinde rehin bulunan ve dava dışı .... oğlu ...'nin şirketi olan ... adına kayıtlı otobüse 1.500.000,00 TL kredi çıkarttığını, kredinin ödeneceği zaman şube müdürünün rehini fark etmesi üzerine öncelikle rehin borcunun kapatılmasının şart koşulduğundan bu kredinin çekilemediğini, akabinde ... ve oğlu diğer ...'nin müvekkili üzerinde kurdukları baskı ve telkinler ile .... Belediyesi'nde bir araç olduğunu aracın belediyeden aylık 15.000,00 TL kira geliri olduğunu bu aracı almanın çok iyi olacağını beyan ettiklerini ve aracın ruhsat fotokopisi ile yine müvekkilini Neslihan'ın yanına göndererek araca 300.000,00 TL kredi kullandırttıklarını, bu kredi alınırken müvekkiline "aracı alırız kalan para ile senedi öder ve elimizde kalan para ile de ihaleye katılırız" telkininde bulunduklarını, beyan edilen aracın alımı için...e giden dava dışı ....nın bu aracı aldığını ve müvekkilinin de bu aracın alımı için önce dava dışı ... ...'ya ve sonrasında ise şüphelinin şoförü ... ...'e vekaletname verdiğini, bu aracın alımı biraz gecikince ...'in müvekkilini arayarak "ben araç sahibini durduramıyorum burada tefeciden para alıyor aracı alıyorum sen yarın parayı çıkart" diyerek müvekkilini aradığını ve ertesi gün müvekkilinin parayı satıcının hesabına gönderdiğini, bir süre sonra ...'in müvekkilini arayarak "hesaba para gelecek o parayı acilen ...'nin şirket hesabına gönder onlar tefecinin ödemesini yapacaklar" dediğini, Müvekkilinin de bu talimata uyup ve gelen parayı ...'nin şirket hesabına aktardığını, bu işlemlerden sonra İzmir Belediyesinde kiralık olduğu bildirilen aracın kira bedelleri gelmeyince müvekkilinin bir şüpheye kapıldığını ve yaptığı araştırmada aracın pert olduğu, aslında hiç bir zaman belediyede kiralık olarak çalışmadığını, İzmir'den ...ya çekici vasıtasıyla geldiğini, hesaba gelen ve şüpheli ...'nin şirket hesabına gönderilen paranın aslında araç sahibi tarafından fazla ödeme iadesi olarak gönderilen bir para olduğunu tespit ettiğini ve aslında dolandırıldığını anladığını, banka görevlisi ...ın gerekli inceleme ve araştırma yapmadan şüpheli ... ile olan yakınlığı dolayısıyla tüm talepleri onaylamasının,...in tüm bu organizenin başı olması ve yine dolandırıcılık yolu ile elde ettiği paraları oğlu diğer ...'nin şirketine aktarması ve bu işlemlerde şoförü ...in kendisine yardım etmesi ve bu bağlamda müvekkilinin davacı banka çalışanı da dahil olmak üzere organize dolandırıcılık işlemlerine maruz kaldığını, tüm bunlardan dolayı şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve dosya ... S. No ile soruşturmanın devam ettiğini, itibar müessesi olan bankaların, bu vasıfları nedeniyle gerekli bilgi ve tecrübelerinin varlığı hususunda kendilerine duyulan güveni boşa çıkarmamaları gerektiğini ve bu sebeple sübjektif kıstasın bankalar hakkında uygulanamayacağını, zira devletin diploma veya ruhsat vermek için aradığı şartların, vekalet için gerekli sübjektif vasıfların varlığı konusunda özel hukuka yansıyan bir garanti niteliği taşıdığını, bu nedenle bankaların basiretli tacir gibi objektif ölçüye göre özenle hareket etmeleri gerektiğini, öte yandan örf ve adetlerin bilinmesi ve uygulanması konusunda bankaların müşterileri karşısında –bir sektör olarak- tartışılmaz üstünlükleri olduğunu, zira TK.2/2’ye göre bir ticaret ‘‘şubesine’’ –örneğin bankacılık dalına- mahsus olan ticari örf ve adetin, umumi olanlara tercih olunduğunu, bu özel ticari örf ve adeti hem belirleyen hem de en iyi uygulayanların, şüphesiz bizzat bankalar olduğunu, doktrinin ağırlıklı görüşüyle de desteklenen bankaların tabiatı itibariyle kişilerin hak ve menfaatlerini koruması, güven kurumu olmasının bankalara ağırlaştırılmış özen yükümlülüğünü doğurduğunu, 3. Kişilerin hak ve menfaatlerinin araştırmalı ve sorgulaması gerektiğini, bu bağlamda müvekkiline pert kaydı olan bir araç üzerine "ki tüm kayıtları görme yetisine sahip olup" kredi kullandıran ve borç altına sokan bankanın yukarıda belirttikleri yükümlülüklere aykırı hareket ettiği açık olup bu bağlamda itirazlarında haksız olduğunu söylemenin son derece yersiz olduğunu, arz ve izah ettikleri nedenler ve sayın makamca resen göz önüne alınacak diğer nedenlerden dolayı haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile davacının %20 tazminata mahkum edilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu "Madde 67 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/37 md.)
(Değişik fıkra.... md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır." hükümlerini haizdir.
Dosyamız arasına icra dosyası, kredi sözleşmesi, ihtarname alınıp, incelenmiştir. Davacı ile dava dışı...arasında 11.01.2021 tarihinde 1.500.000.TL tutarında genel kredi sözleşmesi imzalanmış, davalı tarafından da şirket ortağı olarak müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatıyla genel kredi sözleşmesi 1.650.000.TL limitli olarak imzalanmıştır. Davalı sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Dava dışı şirkete 13.01.2021 tarihinde 300.000.TL tutarlı ticari kredi kullandırılmıştır. Kredinin ödenmemesi üzerine .. Noterliği'nin 09.07.2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilmiş, 3 günlük süre verilmiş, ihtarname 13.07.2021 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir.
Kefalete ilişkin inceleme yapılmış, davalı tarafından şirket ortağı olarak, müteselsil ve kredi limiti belirtilerek el yazısı ile sözleşme imzalanmıştır. Müteselsil kefalet geçerlidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu "MADDE 586- Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girmeyi kabul etmişse alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir." hükümlerini haizdir.
Davalı her ne kadar kredi teminatına alınan rehinli aracın pert kayıtlı olduğunu ileri sürmüşse de kullandırılan krediyi kendisi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. 6098 sayılı TBK 581 vd maddelerinde düzenlenen kefalet müessesesi ve özellikle 586 madde müteselsil kefilin sorumluluğunu düzenlemiştir. Buna göre alacaklı kredinin teminatlarına başvurmadan müteselsil kefile başvurabilir. Burada müteselsil kefil teminatlara başvurulmadığını ya da teminatlara ilişkin def'iyi kanunen ileri süremez, alacaklı asıl borçluya başvurmadan dahi müteselsil kefil hakkında takip işlemi yapabilir. Davalı tarafından pert kayıtlı aracın teminata verildiği, bu nedenle zarara uğradığı iddiası davacı açısından geçerli değildir, zira dava dışı rehin veren kişi aracı ayıplı olarak teminata vermiştir, oluşan zarardan pert kayıtlı aracı kredi teminatına veren kimse sorumludur. Davalının dava dışı ... hakkında herhangi bir suç duyurusu da bulunulmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle davalının iddiasının reddi gerekmiştir.
Borcun varlığı ve miktarı konusunda bilirkişiden rapor alınmış,
08/02/2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle, " akdedilen 11.01.2021 tarihli 1.500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu ...'ne takip konusu edilen 1004 ek nolu 300.000,00 TL tutarlı 48 ay taksitli ticari kredinin 13.01.2021 tarihinde kullandırıldığı, dava dışı şirket tarafından kredinin 12.02.2021 ve 12.03.2021 vadeli 1 ve 2. Taksit ödemelerinin yapılmaması üzerinde davacı bankanın kredi bakiye borcunu 15.03.2021 tarihinde TOA (tahsili olanaksız alacaklar) hesaplarına aktardığı ve dava dışı şirkete ödeme yapması için 180 günlük süreç tanıdıkları ancak bu süreçte ödenmeyen 1 ve 2. taksitlerin yanı sıra vadeleri gelen 12.04.2021, 12.05.2021 ve 12.06.2021 tarihli 3, 4 ve 5.taksitlerin de ödenmemesi üzerine kredi asıl borçlusu şirket ile davalı ... aleyhine 09.07.2021 tarihinde kredi hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek, toplam 334.637,94 TL'ye baliğ olan alacağın sözleşme hükümleri gereğince tamamen ödenerek tasfiye edileceği tarihe kadar %23,40 temerrüt faiz oranı üzerinden işleyecek faiz, bsmv, kkdf, masraf ve her türlü sair ferileriyle birlikte en geç 3 gün içinde ödenmesi ödenmesi, aksi takdirde haklarında yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, ekstrelerde ödeme için verilen süre zarfında yapılmış bir tahsilat kaydı olmadığı, 11.01.2021 tarihli 1.500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi'nin, ... tarafından toplam 1.650.000,00 TL kefalet tutarı üzerinden kefil beyanı kısmına el yazısı ile ad-soyad, TC kimlik no, adres, kefalet tarihi, kefalet türüne "müteselsil", kefil olunan miktarın rakam ve yazı ile yazılarak kefaleten imzalandığı, ...'in, 18.12.2020 tarih ve ...sayılı ... Gazetesi'nin 152.sayfasında asıl borçlu ZC İ...nin tek ortağı olduğu tespit edildiğinden 11.01.2021 tarihinde verilen kefalete eş muvafakatinin alınmasına 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun "eşin rızası" ile ilgili 584. Maddesi ve Ek fıkra: .... / m.77'ye göre gerek olmadığının tespit edildiği, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun kefaletle ilgili 581, 583, 586 vd. kanun hükümleri ve sözleşme düzenlemeleri gereğince, toplam 1.650.000,00 TL miktarlı olarak verilen kefaletin; kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususlarının kabul edilerek kefilin el yazısı ile yazılmak sureti ile imza tarihindeki 6098 sy. Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olarak tesis edildiğinin Sayın Mahkeme'nizin takdirinde olduğu, Davacı banka tarafından, dava dışı asıl borçlu şirket ve davalı kefile keşide edilen ... Noterliği'nin 09.07.2021 tarihli İhtarnamesi'nin, tebliğ şerhlerinin incelenmesinden dava dışı asıl borçlu şirkete ve davalı kefile 13.07.2021 tarihinde tebliğ edildiği tespitleri ile ihtarnamede ödeme için verilen 3 günlük sürenin 16.07.2021 Cuma günü hitamı ile dava dışı şirketin ve davalı kefilin 19.07.2021 Pazartesi günü temerrüte düştüğünün hesaplandığı, Taraflar arasındaki Sözleşme'nin, Madde 4- Faiz, Temerrüt Faizi, Vergi ve Masraflar, Komisyon başlıklı maddesi altında, gecikmeye düşen taksit ödemeleri için akdi ve cari faiz oranlarından yüksek olanın dikkate alınarak azami %50 fazlası üzerinden gecikme faizi ve temerrüde düşülmesi halinde de akdi ve cari faiz oranlarından yüksek olanın dikkate alınarak azami %100 fazlası üzerinden temerrüt faizi talep edileceğinin kararlaştırıldığı; Takip tarihi itibariyle davacı bankanın uyguladığı/cari faiz oranının %18 olarak güncellendiği ve cari faiz oranının %30 fazlası oranından %18+%18x30/100=%23,40 temerrüt faizi talep edildiği, söz konusu oranın taraflar arasında imza altına alınarak kabul edilen sözleşme düzenlemelerine göre daha düşük olduğu ve mevzuata uygun olduğu kanaatine varılarak gecikme faiz oranı/temerrüt faiz oranı uygulama tarihleri dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, Davacı banka tarafından, davalı ... aleyhine ...Esas sayılı dosyası üzerinden 13.08.2021 tarihinde; 354.284,05 TL toplam alacağın ödenmesi talebi ile ilamsız takip başlatıldığı, davalının vekili aracılığı ile 25.08.2021 tarihinde "...ilgili banka ve diğer şahıslar tarafından müvekkili dolandırılmak suretiyle kredi çekilmiş ve borçlandırılmış olduğundan, borca, asıl ve ferilerinin tamamına" itirazlarını sunarak takibin durdurulmasını talep ettiği, ...Dairesi'nin 26.08.2021 tarihli Karar Tensip Tutanağı ile itirazın süresinde olduğu gerekçesi ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verdiği, Davacı bankanın, ... Esas sayılı dosyasından davalı kefil ...'ten olan alacağı 13.08.2021 takip tarihi itibariyle; 311.397,08 TL Asıl Alacak 30.563,62 TL Takip Öncesi İşlemiş Faiz + 1.528,18 TL BSMV 343.488,88 TL olarak hesaplanmakta olup, toplam alacağın 311.397,08 TL olan asıl alacak kısmının takip tarihinden tamamen tahsil tarihine kadar %23,40 temerrüt faiz oranı üzerinden işleyecek faiz (Genel Kredi Sözleşmesi'nin Madde 4- Faiz, Temerrüt Faizi, Vergi ve Masraflar, Komisyon başlıklı maddesinin D fıkrası uyarınca) değişen oranlarda ve faizin %5 gider vergisi birlikte talep edilebileceği, davacının icra inkar tazminatı talebine ilişkin değerlendirmenin İİK 67/2 gereğince Sayın Mahkeme'nizin takdirinde olduğu, " şeklinde kanaat bildirmiştir.
Davalı tarafından kredi kullanmak için genel kredi sözleşmesi imzalandığı, borcun taksit tarihi geldiği halde ödenmediği, davacı tarafından ödenmesi için ihtarname keşide edildiği, buna rağmen borcun ödenmediği, icra takibi başlatıldığı, borcun bilirkişi marifetiyle hesaplandığı, bilirkişi raporunun açık ve ayrıntılı bulunması nedeniyle hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu, bilirkişi raporundaki hesaplama ve faiz oranı üzerinden davanın kısmen kabulü gerekmiştir.
Alacak likit olmakla icar inkar tazminatına da hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 311.397,08-Tl asıl alacak, 30.563,62-TL işlemiş faiz 1.528,18-TL BSMV olmak üzere 343.488,88-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar %23,40 temerrüt faizi ve %5 BSMV uygulanmasına,
Takip çıkışının %20'si olan 68.697,77-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 23.463,73-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 4.278,87-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 19.184,86-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 32.494,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 4.278,87-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 4.338,17TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davacı tarafından yapılan; 1.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 72,10-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.072,10-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.039,43-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ...Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/05/2022
Katip ...
Hakim ...
BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR