T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/120 Esas
KARAR NO : 2025/195
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/02/2022
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Türkiye genelinde elektrik tedarik hizmeti faaliyetini yürüttüğünü, müvekkili ile davalı arasında 01/07/2020 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalıya elektrik tedarik edildiğini, ancak davalının sözleşme hükümlerine aykırı davranışları nedeniyle sözleşmenin davalının kusuru sebebiyle fesih edilmek zorunda kalındığını, müvekkili şirketin ciddi bir zarara uğradığını davalı tarafın borçlarını ödemediğini, başlatılan icra takibine ise kötü niyetli ve hukuki mesnetten yoksun bir şekilde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlunun ... ... ... E. sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkilininborçlu olduğu iddia edilen ve davacı tarafından öne sürülen 08.09.2021, 09.10.2021, 13.11.2021 ve 18.12.2020 tarihlerinde davalı müvekkiline herhangi bir hizmet, elektrik kullanımı sağlanmadığını, zira müvekkilinin pandemi döneminde çalışması ve fabrika faaliyetinin bulunmadığını, ispat yükünün davacı yan üzerinde olup fatura konusu işin yapıldığının ispatlanması gerektiğini, davacı tarafın dosyaya sunduğu faturaların yargıtay içtihatları kapsamında hükme esas teşkil etmediğini, inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, beyanla davanın reddine karar verilerek, icra takip bedelinin %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Ticari defter ve kayıtlar
-Tarafların ba/bs formları,
-Fatura,
-Takip Dosyası,
-Bilirkişi Raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya konu ... .... ... .) sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı şirket olduğu, takibin 85,04-TL (7571 nolu fatura) asıl alacağı, 9.508,61 TL (7570 nolu fatura) asıl alacağı, 92,91-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.686,56-TL alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip olarak başlatıldığı, ödeme emrinin davalı şirkete tebliği üzerine borçlunun vekili aracılığıyla ödeme emrine süresinde itiraz edildiği ve davacı tarafından eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Takipte borcun sebebinin "18/12/2020 tarihli KLA2020000007570-7571 NOLU FATURA ALACAĞI 9.593,65 TL" şeklinde belirtildiği görülmüştür.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi bakımından, davalı yan tarafından yerinde inceleme talebiyle bildirilen adresin yargı çevremiz dışında(izmir) olması nedeniyle talimat yoluyla mali müşavir ve elektrik mühendisi bilirkişilerden rapor alınmış 25/04/2024 tarihli talimat bilirkişi raporunda özetle: " Davalı ...ve Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Pazarlama Ltd.Şti. tarafından 2020-2021 yılına ait elektronik yasal defterlerinin ibraz edilmediği... İncelemenin icra dosyası ve dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile sınırlı kaldığı ...taraflar arasında 01.07.2020 tarihinde “Elektrik Satış Sözleşmesi' düzenlendiği...Davalı şirketin İzmir/Selçuk ilçesinde bulunan fabrikasında biri orta gerilimden enerji alan (tesisat no:24801343), diğeri alçak gerilim şebekesinden enerji alan (tesisat no: 24815444) iki ayrı aboneliği bulunduğu, Davaya konu faturalara göre, ilgili aylarda davalının işyerinin kapalı olması sebebiyle davacının davalıya aktif elektrik enerjisi tedarik etmediği, buna karşılık davalının ölçü sisteminde bulunan sabit kondansatör gruplarının devrede kalmış olması sebebiyle dağıtım sistemine izin verilen sınırların dışında kapasitif reaktif elektrik enerjisi verildiği yada trafoların sabit kondansatör grubu olmadığından şebekeden endüktif reaktif enerji çekildiği, bu reaktif elektrik enerjisinin ...Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından okunarak davacıya bildirildiği ve davacı tarafından fatura edilerek davalıya gönderildiğinin anlaşıldığı,...Abonelerin faaliyeti durdurması halinde trafoların elektrik şebeke bağlantısının tümüyle kapatılması (ayırıcıdan trafonun enerjisinin kesilmesi) gerektiği, aksi halde trafonun şebekeden çekeceği endüktif reaktif enerji yada ölçü sisteminde bulunan kondansatörlerin büyük seçilmiş olması sebebiyle şebekeye verilecek kapasitif reaktif enerji için sayacın bu reaktif enerjiyi kaydetmesi yüzünden, bunun bedelinin fatura edilmesi gerekeceği, Davaya konu olayda da davalı şirketin faaliyetini durdurduğu halde işletmesinde bulunan aboneliklerinin tümüyle enerjisinin kesilmediği, bu yüzden şebekeden çekilen endüktif reaktif enerji yada şebekeye verilen kapasitif reaktif enerji için fatura tahakkuk ettirildiğinin anlaşıldığı Davaya konu faturalardaki reaktif enerji bedelinin davacı şirketin uhdesinde kalmadığı, tahsil edildikten sonra ...Elektrik Dağıtım A.Ş.'ne aktarılmak durumunda olunduğu, Davacı yanca düzenlenen ve işbu davaya esas icra takibine konu edilen 18.12.2020 tarihli KLA2020000007570no.lu 9.508,61-TL ve 18.12.2020 tarihli KLA2020000007571 no.lu 85,04-TL tutarındaki elektrik faturalarının; ...Elektrik Dağıtım A.Ş. tarafından okunan sayaç endeks değerlerine ve EPDK tarafından yayımlanan Ulusal tarifelerdeki reaktif enerji birim fiyatlarına göre hesaplanmış olup bu konudaki mevzuata uygun olduğu, Tüm bu hususlar ışığında yapılan hesaplamalar sonucunda, davalının takip tarihi itibariyle toplam borcunun; Asıl Alacak olarak ; 9.593,65 TL, İşlemiş Faiz olarak 247,70 TL, Toplam ;9.841,35 TL olacağı, Ancak hukuki ve nihai yorumun takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacının işbu davaya esas Merkezi Takip Sisteminin 2021/142742 Esas sayılı dosyasında 19.01.2021 takip tarihi itibari ile davalı yandan talep edebileceği tutarın taleple bağlılık ilkesi gereğince 9.686,56-TL tutarında olacağı " hususları bildirilmiştir.
Talimat yoluyla alınan rapor akabinde davacı yan defter ve kayıtları da incelenerek uyuşmazlık hakkında rapor tanzimi hususunda yargı çevremiz içerisinde görevlendirilen mali müşavir ve elektrik mühendisi bilirkişiler tarafından birlikte tanzim edilen 23/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "...Faturaların Kasım 2020 döneminde düzenlendiği, ancak reaktif bedellerin Ekim 2020 dönemine ait olduğu, davalı şirket beyanlarında fatura dönemlerinde faaliyetin durdurulduğu bilgisi verilmiş olduğu, dolayısıyla ticarethanede aktif makine kullanımının olmayacağı ve kondansatörlerin devreye girmeyeceği, sistem kullanılmadığında ise reaktif enerji tüketimleri ay sonunda faturaya yansıdığı ve/veya dava dışı ...'ın davacıya 1 ay geç bildirim yapmış olması sonucunda Ekim 2020 dönemine ait reaktif enerji tüketiminin Kasım 2020 döneminde fatura edilmiş olduğu, reaktif tüketimlerin birim bedellerinde ve toplam tutarlarında maddi hata bulunmadığı, Ekim 2020 dönemine ait faturalar dosya kapsamında yer almadığından davaya konu faturalara yansıyan reaktif tüketimlerin, Ekim 2020 aktif tüketim/ reaktif tüketim oranının doğruluğunun kontrol edilemediği, dava dışı ... .... .... arafından davalı şirket tesisatlarına (Tesisat No: 24801343 ve 2481544) ait 2020 yılına ait tüketim ekstrelerinin dosyaya sunulması gerektiği, Yine kontrol sağlayabilmek için davacı şirket tarafından Ekim 2020 faturalarının dosyaya sunulması gerektiği" hususları belirtilmiştir.
Değinilen raporun sonuç kısmının 7 ve 8 nolu bentlerinde tüketim oranının doğrulunun tespiti ve sağlıklı hesaplama yapılabilmesi için bir kısım bilgi-belgenin dosyaya kazandırılması talebinde bulunulduğu görülmekle bilirkişilerce belirtilen bilgi belgeler dava dışı ...'dan temin edilerek ek rapor alınmıştır.
24/01/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "...
Dosya kapsamında mevcut belgeler ve sözleşmenin 5. Maddesinde belirlenen gecikme faizi oranı “%TRLIBOR (yıllık)+ %25 (yıllık)“ oran ile yapılan hesaplamalar ve maddi hataların düzeltilmesi sonucunda; defter kayıtlarında yapılan hesaplamaya göre Davaya konu 28.12.2020 tarihli ve KLA202000007570 nolu fatura ile 28.12.2020 tarihli ve KLA202000007571 nolu faturanın davaya konu takip rakamının 6.272,08 TL. olması gerektiği, 28.12.2020 tarihi ile 19.01.2021 takip tarihi arasındaki sözleşme faizi olan %42,25 oranından yapılan hesaplama ile 159,72 TL. faiz ilave edildiğinde davaya konu tutarın 6.431,80 TL. olması gerektiği" hususları belirtilmiştir.
Eldeki dava faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, itirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan ve davaya konu icra takibi faturaya dayalı başlatıldığından incelemenin takip konusu fatura kapsamında yapılması gerekir.(Yargıtay 19. HD. 2015/18199E., 2016/7679K.)
Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcıya aittir. Fatura düzenlenmesi, tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz.( Y. 19 HD. 2016/7819E., 2017/2738K., Y. 19HD. 2014/12574E., 2014/16692K.)
Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir.
Yine 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, usulüne uygun tutulmuş defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere;
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.
İşin/malın bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz.
Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Aynı yönde açıklamalar için bkz. Y. 23 HD. 2015/4576 E., 2016/621 K., 10.02.2016 T.)
Anlatılanlar ışığında somut olay ele alındığında; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosyadaki tüm deliller doğrultusunda taraflar arasında 01.07.2020 tarihinde “Elektrik Satış Sözleşmesi' akdedildiği, takibe konu alacağın davalıya ait tesiste tüketilen enerji bedeli ve geçmiş dönem ödenmeyen faturalara uygulanan gecikme faizine ilişkin olduğu, davalı tarafından fatura dönemlerinde elektrik kullanımı sağlanmadığı savunulmuş ise de, bilirkişi raporları uyarınca davaya konu olayda davalı şirketin faaliyetini durdurduğu halde işletmesinde bulunan aboneliklerinin tümüyle enerjisinin kesilmediği, bu yüzden şebekeden çekilen endüktif reaktif enerji yada şebekeye verilen kapasitif reaktif enerji için fatura tahakkuk ettirildiğinin anlaşıldığı, bu itibarla hükme esas alınan bilirkişi ek raporu doğrultusunda davacının bakiye alacak tutarının 6.272,08 TL(asıl alacak) olarak hesaplandığı, ihtilafa konu hizmetin ve alacağın varlığının davacı tarafından sözleşme, defter kayıtları ve tüketim endeksleri ile ispatlandığı bu nedenle raporda hesaplanan tutar kadar alacağın sübut bulduğu anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar kapsamında ve hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca davacı tarafından 6.272,08 TL asıl alacak talep edilebileceği anlaşılmış, yine sözleşmede ve faturalarda son ödeme tarihleri için kesin vade kararlaştırıldığı gözetilerek işlemiş faiz istemi yerinde görülmüş ve davacının 159,72 TL işlemiş faiz talep edebileceği bununla birlikte takipte daha düşük tutarda işlemiş faiz talep edildiğinden, taleple bağlı kalınarak 92.91 TL işlemiş faizin hüküm altına alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Yine alacağın likit olduğu nazara alınarak kabul edilen alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Diğer yandan dava dilekçesinde harca esas değerin 72.141,38 TL olarak gösterildiği ve dava açılırken bu tutar üzerinden peşin nispi harç yatırıldığı akabinde davacı vekilinin 19/02/2022 tarihli dilekçesinde özetle, harca esas değerin sehven 72.141,38 TL olarak yazıldığı, davaya konu takip dosyasının kapak hesabında borç miktarının 13.107,35 TL olduğu, davayı bu değere ıslah etme zorunluluklarının hasıl olduğu beyan edilmiştir.
Kavram olarak ıslah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir (6100 sayılı Kanun md. 176) Islahın konusu tarafların yaptıkları kendi usul işlemleridir. Taraflar ıslahla, dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu ve talep sonucunu değiştirebilirler.
Diğer yandan maddi hata düzeltimi ise ıslah kavramından farklı olup 6100 sayılı HMK'nın 183. Maddesi çerçevesinde; Tarafların dava dosyasında bulunan belgelerdeki açık yazı ve hesap hatalarını karar verilinceye kadar düzeltebilme imkanı mevcuttur, bu tür hataların düzletilmesi için ıslaha başvurulmasına ihtiyaç bulunmamaktadır.
Davacı vekilinin 19/02/2022 tarihli dilekçesine konu işlemin teknik anlamda ıslah işlemi olmayıp maddi hata düzeltimi niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere itirazın iptali davasında istem takibin devamını sağlamaya yönelik olup alacak miktarı bu bakımdan takibe konu edilen tutar (talep ile) sınırlıdır. Bu bakımdan dava dilekçesinde dava değerinin 72.141,38 TL olarak gösterilmesi hususunun maddi hata niteliğinde olduğu ve maddi hata düzeltiminin ıslaha gerek olmaksızın yapılabileceği nazara alınarak dava değeri davaya konu takip çıkış tutarına göre(9.686,56 TL) belirlenmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ...Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi 2021/28696 Esas (Eski ...33. İcra D. 2021/28696 E.) sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen İPTALİ ile, takibin 6.272,08 TL asıl alacak, 92,91 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.364,99 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ödeme emrinde belirtilen şekilde faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kabul edilen alacağın (6.364,99-TL'nin), %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Reddedilen kısım yönünden davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 635,36-TL'den mahsubu ile fazla 19,96-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak 6.364,99-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak 3.321,57-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından harç masrafı olarak yapılan (iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 615,40 TL Harç masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 624,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.624,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 10.266,94-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320-TL'nin davanın kabul oranına göre 867,37-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 452,63-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
10-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma), 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2025
Katip ... Hakim ...
E-İmzalıdır E-İmzalıdır