T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
...
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/197
KARAR NO : 2025/205
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit Davası
DAVA TARİHİ : 20/03/2022
KARAR TARİHİ : 13/03/2025
G.K.YAZILDIĞI TARİH : 09/04/2025
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA :
Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili takibe konu senedinde aralarında bulunduğu 12 adet olduğunu hatırladığı senetleri, araba alması için 1 yıllık tüketici kredisi çekeceğini söyleyen akrabası ...'a verdiğini, kredi çıkmayınca ...'un senetleri imha ettiğini bildirdiğini, senetlerin daha sonradan doldurularak icra takibi yapıldığını, senetlerin icraya konulmadan önce ...adına aynı vekil tarafından takip yapılarak müvekkile bir kısım senetlerin alacaklı vekilince verilerek başka senet kalmadığına bahisle ... 25. ... .... .... sayılı takip dosyasını kapattığını, müvekkilin ödeme yapıp hacizlerin kaldırılması üzerine vekil tarafından davalı/alacaklı ... adına dava konusu senedin icraya konulduğunu ve icra müdürlüğünün 2020/1200 sayılı takip dosyasına konulan senet, bono numarası ile aynı olduğunu, lehdar ...'un vefat ettiğini, takip alacaklısı lehdarın imzası olmayan bir senedi elinde bulundurarak icraya konulduğunu, meşru lehdar olmadığını, ... .... .... sayılı takip dosyası nedeniyle lehdarın imzanın sahte olduğundan, davalının meşru olmadığını belirterek, icra takibine konu bonodan dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitini ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı vekili savunmasında özetle; Dava konusu olan icra takibine dayanak olan senet incelendiğinde müvekkilin hamil konumunda olduğunun görüleceğini, müvekkilin bu senet ilişkisinde iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu, davacı tarafın verdiği senet ile ödemeyi kabul ettiği borçtan tamamen kurtulmak amacıyla haksız olarak davayı açtığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, icra takibine dayanak yapılan bonodan dolayı takip alacaklısına borçlu olmadığının tespiti davasıdır.
Tarafların dayandığı tüm deliller, bu kapsamda icra dosyası getirtilmiş, imzasının sahteliği iddia edilen dava dışı müteveffa ...'un imza incelemesine esas imza örnekleri getirtilmiş, dava konusu bonodaki imzanın lehdara ait olup olmadığı konusunda İstanbul Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmıştır.
... .... ... ... ... ... tarihli raporunda; Dava konusu senedin arka sayfasında yer alan 1. Cirodaki ... adına atılan imzanın, ...'a ait olduğu belirtilmiştir.
Dava konusuna ilişkin 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 72. Maddesindeki düzenlemede;
"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
(Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur."
Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; İcra takibi borçlusu olan dosyamız davacısının, kendi imzasına ve bononun kendisi tarafından tanzim edildiğine yönelik inkarı bulunmaksızın, bono lehdarı ...'a ait olan ilk cirodaki imzanın, sahte olduğu iddiası ile takip alacaklısı davalının meşru hamil olmadığını iddiası ile davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. İstanbul Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığının 10/10/2024 tarihli raporu ile dava konusu senedin arka sayfasında yer alan 1. Cirodaki lehdar ... adına atılan imzanın, bu kişiye ait olduğu anlaşılmıştır. Takip alacaklısının meşru hamil olmadığı iddiası başkaca delille de ispatlanamamıştır. Bu sebeple davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir. Yargılama sırasında verilen ve uygulanan ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından, davalı alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının dava dosyasında alınan 80,70 TL peşin, 15.916 TL tamamlama harcından toplam 15.996,7 TL'den mahsubu ile artan 15.381,3 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 144.224,63 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
6-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan ...
E imzalıdır
Üye ...
E imzalıdır
Üye ...
E imzalıdır
Katip ...
E imzalıdır