T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/246 Esas - 2024/271
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/246 Esas
KARAR NO : 2024/271
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/04/2022
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin ortağı/yöneticisi olduğu ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.; 2008 yılında ... idaresindeki "Bitlis Rahva 3. Etap 512 Adet Konut ve Ticaret Merkezi ile Adaiçi, Genel Altyapı ve Çevre Düzenlemesi İnşaatı" işini yüklendiğini,
bu işle ilgili olarak davalı tarafın ...Ticari (Kızılay) Şubesi ile müvekkilin ortağı/ yöneticisi olduğu ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. arasında 28.03.2008 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, aynı zamanda davalı banka tarafından Şirket lehine kesin teminat mektupları düzenlendiğini, bu ve diğer nedenlerle işbu dava (...Ticari-Kızılay Şubesinin işlerinden kaynaklanması nedeni ile) HMK
gereğince Sayın Mahkeme nezdinde açıldığını, bu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçların güvencesi olarak davalı banka tarafından müvekkiline ait 4 daire üzerinde birinci derecede ipotek kurulduğunu, davalı tarafından kanuna aykırı olarak satışa onay verildiğini, davalı tarafından verilen onayın haklı bir nedeni olmayıp, verilen muvafakatin ticari hayat uygulamalarına, hakkaniyete, kanuna, hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu, bu davranışın müvekkilin ciddi zararına yol açtığını, bu onayın davalının satıştan önce İcra Müdürlüğüne sunduğu kendi yazısına aykırı olduğunu, davalının müvekkilinden nakdi alacağı olmamasına karşın satışa neden muvafakat verdiğini, parayı neden tahsil ettiğini ve neden taraflarına ödeme yapmadığını açıklaması gerektiğini ancak davalı tarafın herhangi bir bilgilendirmede bulunmadığını, söz konusu kredinin muaccel olmayan bir krediye ilişkin olup müvekkilinin ve
ortağı/yöneticisi olduğu şirketin davalıya hiçbir nakdi kredi borcunun bulunmadığını, gayri nakdi kredi borçlarının da muaccel olmadığını, ayrıca teminat mektuplarından kaynaklanan bir borç ve riskin halen bulunmadığını, diğer yandan davalının sözleşmeye ve taraflar arasındaki ilişkiye aykırı olarak nakde çevrilmesine muvafakat ettiği ipotekli taşınmazın satışı sonucunda elde ettiği nakit parayı nezdinde tutmasının hukuka aykırı olduğunu, bununla birlikte davalının satış bedelini kar payı olmadan faizsiz olarak nezdinde tutmasının da hukuka aykırı olup müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, diğer üç taşınmazın üzerindeki ipotekler nedeniyle değerinin çok altında satılmış olup düşük bedelle yapılan satışlardan kaynaklanan zararın da davalı tarafından karşılanması gerektiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle müvekkilin taşınmazının hukuka aykırı bir şekilde/ herhangi bir gerekçe olmadan satışına onay verilmiş ve satışın kesinleştirilmiş olması nedeniyle hukuka aykırı satılan taşınmaz bedelinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek dava tarihinden itibaren, bu talebin herhangi bir nedenle kabul edilmemesi halinde müvekkilin taşınmazının hukuka aykırı bir şekilde/ herhangi bir gerekçe olmadan satışına onay verilmiş ve satışın kesinleştirilmiş olması nedeniyle ihale bedelinin denkleştirme yapılmak suretiyle satış tarihinden itibaren, bu talebin herhangi bir nedenle kabul edilmemesi halinde ise, satış bedelinin müvekkile ödenmeyerek, nemalandırılmadan tutulmuş/ tutuluyor olması, müvekkile iade edilmemiş olması nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu ve devam eden zararımızın fiil tarihinden itibaren, ticari avans faizi ve diğer nemalarıyla birlikte şimdilik 250.000,00.-TL olarak tarafımıza ödenmesini, ayrıca hukuka aykırı eylemler nedeniyle, müvekkilin diğer 3 taşınmazının da düşük bedelle satılmasına sebebiyet verilmiş olması nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu zarar olarak 25.000,00.-TLnin dava tarihinden itibaren olmak üzere şimdilik toplam 275.000,00.- TL zararın/alacağın (işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olması ve müvekkilin açıklanan bu zararlarının bilirkişi incelemesi ile tespit edilebilecek olması nedeniyle, bilirkişi incelemesinden sonra talebimizi artırma hakkımız saklı kalmak kaydıyla) her bir alacak kalemi için belirtilen tarihlerden başlamak üzere ticari avans faizi ve diğer nemalarıyla birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili dilekçesinde özetle, Davacının İcra İflas Kanunu uyarınca verilmesi gereken muvafakatin satıştan sonra değil önce verilmesi gerektiğine dair iddiaları müvekkil bankaya karşı ileri süremeyeceğini, satıştan sonra muvafakat alınmasının Yargıtayın yerleşik içtihatları uyarınca ihalenin iptali sebeplerinden biri olmadığını, davacının, müvekkili banka tarafından verilen muvafakatte yazılı 300.000 TL'yi, 2010 yılında müvekkil banka tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesine göre belirlendiğini, davacının taşınmaz ekspertiz bedelinin ve rayiç bedelinin, ihalenin yapıldığı günkü koşulların çok altında kaldığını iddia ettiğine göre ...26. İcra Müdürlüğünce yaptırılan taşınmaz kıymet takdirine itiraz edip etmediğinin araştırılmasını talep ettiklerini, davacının dosyaya sunduğu Yargıtay kararlarının dava konusu olayla ilgisi olmadığını, zira söz konusu Yargıtay kararlarında, nakde çevrilmemiş teminat mektuplarına dayanarak takip yapılmasının mümkün olmadığı; ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilmek için alacağın muaccel olması gerektiğinin belirtildiğini, davacının müvekkil banka nezdinde teminat mektuplarından kaynaklanan riski bulunmadığı iddiası ise tamamen gerçeğe aykırı olduğunu, davacının taşınmaz satışından elde edilen bedelin müvekkil banka nezdinde kar payı olmadan tutulduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının diğer üç taşınmazını değerinin altında satmak zorunda kalması nedeniyle uğradığı zararı müvekkil bankadan talep ve tahsil etmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın 19.07.2013 tarihinde ihale yoluyla satılması, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği tüm maddi vaka ve olguların 2013 yılından bu yana bilgisi dahilinde olması karşısında, müvekkil bankaya husumet yöneltmek için 9 yıl beklemesinin hayatın olağan akışına aykırı olup, davacının müvekkil bankadan haksız kazanç elde etmeye çalıştığının göstergesi olduğunu, açıklanan nedenlerle; hukuki mesnetten yoksun, hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
-...2. İcra Müdürlüğünün 2012/3988 esas sayılı dosyası,
-Bilirkişi raporu
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak davasıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, İhalenin neticesi ve feshi:
Madde 134 – (Değişik: 18/2/1965-538/63 md.)
İcra dairesi tarafından taşınmaz kendisine ihale edilen alıcı o taşınmazın mülkiyetini iktisap etmiş olur. (Ek cümle: 17/7/2003-4949/38 md.) İhale kesinleşinceye kadar taşınmazın ne şekilde muhafaza ve idare edileceği icra dairesi tarafından kararlaştırılır. (Ek cümleler:24/11/2021-7343/27 md.) İhale alıcısının talebi üzerine icra dairesi, satışı yapılan taşınmazda kira sözleşmesine bağlı olarak oturan kişiye kira bedelini, diğer hâllerde ise taşınmazı kullanan kişiye bilirkişi marifetiyle tespit edilen aylık kullanım bedelini icra dairesine yatırmasını emreder. İlgili, ihtara rağmen kirayı veya belirlenen bedeli icra dairesine yatırmazsa hakkında 356 ncı madde hükmü kıyasen uygulanır. Bu şekilde depo edilen bedel, ihalenin sonucuna göre hak sahibine ödenir.
(Değişik ikinci fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshini, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 281 inci maddesinde yazılı sebepler de dâhil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikâyet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler. İlgililerin ihale yapıldığı ana kadar cereyan eden muamelelerdeki yolsuzluklara en geç ihale günü ıttıla peyda ettiği kabul edilir.
(Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebi, ihale bedeli üzerinden nispi harca tabidir. Bu harcın yarısı talepte bulunulurken peşin olarak yatırılmak zorundadır. Talebin kabulü hâlinde bu harç başka bir kimseye yüklenmez ve istem hâlinde iade edilir. Talebin reddi hâlinde ise alınan bu harç iade edilmez ve harcın kalan kısmı ihalenin feshini isteyenden tahsil edilir.
(Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) Satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ile sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişilerce yapılan ihalenin feshi talebinde, talepte bulunulurken, ilgili kişilerin muhtemel zararına karşılık olmak üzere ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat gösterilmesi şarttır. Talebin reddine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bir ay içinde genel hükümlere göre tazminat davasının açılmaması hâlinde hükmedilen para cezasının 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca tahsili için durum mahkemece tahsil dairesine bildirilir. Tahsil dairesi alınan teminattan, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde para cezasını tahsil etmezse talep hâlinde teminat ilgilisine iade edilir.
(Ek fıkra:24/11/2021-7343/27 md.) İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesi talep tarihinden itibaren yirmi gün içinde duruşma yapar ve taraflar gelmeseler bile icap eden kararı verir. Ancak ihalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebilir. İcra mahkemesi;
1. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri ile pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler dışında kalan kişilerce talep edilmesi nedeniyle,
2. Satış isteyen alacaklı, borçlu, mahcuzun resmî sicilinde kayıtlı olan ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalan kişiler bakımından feragat nedeniyle,
3. İşin esasına girerek, talebin reddine karar verirse ihalenin feshini talep edeni feshi istenen ihale bedelinin yüzde onuna kadar para cezasına mahkûm eder., hükümlerini haizdir.
Dosyamız arasına banka kayıtları ve ihale dosyası alınıp, bilirkişi marifetiyle incelenmiştir. Davaya konu taşınmazın değerinin satış tarihi itibariyle tahmini 540.000.TL olacağı bilirkişi marifetiyle belirlenmiştir. Dava konusu taşınmaz 420.000.TL üzerinden ihaleye çıkarıldığı, davacının kıymet takdir raporuna itiraz etmeyerek taşınmazın muhammen bedelini kesinleştirdiği, ihalenin feshi davası açtığı, açılan davada bankanın muvafakatine ilişkin herhangi bir iddiasının bulunmadığı, davanın yerel mahkeme tarafından aşağıdaki şekilde değerlendirildiği,
Davacı-borçlu vekili, işlemlerden 11/12/2013 tarihinde haberdar olduklarını beyanla ihalenin usulüne uygun yapılmadığı şikayetinde bulunmuş ise de; gayrimenkul satış ilanının daha önceden icra emri ve kıymet takdiri raporunun da tebliğ edildiği adreste, davacı-borçlunun işyerinde daimi çalışana 29/05/2013 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ihalenin 19/07/2013 tarihinde yapıldığı, iş bu şikayet başvurusunun ise 7 günlük yasal süre geçtikten sonra 18/12/2013 tarihide açıldığı anlaşıldığından süresinde açılmayan davanın reddine, davanın esasına girilmediğinden davacı aleyhine para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.,
Davacının dava konusu taşınmaza ilişkin ihalen feshi davasının reddedildiği, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 04.02.2014 tarih 2014/14769 E. Ve 2014/17152 K. Sayılı kararı ile onanarak ret kararının kesinleştiği, davacı tarafından Cumhuriyet Savcılığına yapılan suç duyurusunda aynı gerekçelerle reddedildiği, dava konusu taşınmazın ipotek senedinde borçlunun doğmuş ve doğacak borçlarına karşı verilmiş olduğu, teminat mektubunun nakte çevrilmesi ve komisyonlarının doğacak borç kapsamında bulunduğu, ihale bedeli olarak gelen paranın vadeli hesapta kar payı ile nemalandırıldığı anlaşıldığından, davacının herhangi bir hak kaybı olmadığı anlaşılmakla açık ve ayrıntılı 15.01.2024 bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddi kararı vermek gerekmiştir. Teminat mektupları ve çek yapraklarının iadesi, herhangi bir başkaca borcun bulunmaması halinde vadeli hesaptaki bedelin kar payı neması ile birlikte ödenmesine,
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
Katılma hesabında bulunan kar payının davacıya ödenmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, 4.696,32 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.268,72 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.560-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 43.250,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
6-Gider avansı ve delil avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15.05.2024