T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/26 Esas - 2022/708
T.C.
ANKARATÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİKARAR
ESAS NO: 2022/26 Esas
KARAR NO: 2022/708
HAKİM: ...
KATİP:..
DAVACI..
VEKİLİ: Av. ..
DAVALI:...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/01/2022
KARAR TARİHİ: 26/10/2022
KARAR YAZIM TARİHİ: 27/10/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA
Davacı vekilinin Mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile davacı vekili tarafından verilen 12.01.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı arasında 15.06.2020 ve 20.08.2019 tarihli iki adet satış sözleşmesinin imzalandığını, sözleşmeler gereğince davalı taraf sözleşmede belirlenen birim fiyat üzerinden toplamda (5.000-5.000) 10.000 metre Andezit Bordür taşı ve (20.000*10.000) 25.000 m2 Andezit Döşeme taşını satmayı taahhüt ettiğini, müvekkilinin ise toplamda (300.000--300.000) 600.000-TL ödemeyi taahhüt ettiğini, bu iki sözleşmeye göre tarafların; -Andezit Bordür Taşı (15 x 25 x50) ürününü birim fiyatı 39.00 TL * KDV bedeli ile 10.000 m. -Andezit Döşeme Taşı (4 x 30xsb) ürünün birim fiyatı 36.00 TL * KDV bedeli ile 20.000m2 üzerinden satılacağı hususunda anlaştıklarını, sözleşmenin 4-4) numaralı hükmünün; — 4. Maddede 2 çeşit malzemenin birim fiyatları verilmiştir. Bu birim fiyatlarını taraflar karşılıklı olarak kabul etmiştir." şeklinde olduğunu, müvekkili tarafından 55.000 TL nakit/600.000 TL çek keşide edilerek karşı tarafa ödendiğini, dolayısıyla müvekkilinin sözleşmeden doğan borçlarını karşı tarafa tam olarak ifa ettiğini, ancak davalı tarafın edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, sözleşmeye göre birim fiyatları 36,00 TL* kdv ve 39.00 TL* kdv olan ürünlerin bedeline ilişkin kestiği bir faturada 769 m2 andezit bordür için birim fiyatı 80,00 TL *kdv ve 542m2 andezit döşeme taşı için 80,00-TL*4 kdv olarak düzenlendiğini, sözleşmede mutabık kalındığını, açıkça belirttiği miktar üzerinden işlem yapılmadığını, müvekkilinin iradesi olmadan tek taraflı olarak ürünün birim fiyatının arttırıldığı için ortaya eksik ifanın çıktığını ve bu eksik kısım ifa edilmediğinden sözleşme konusu ürünlerin başka bir firmadan satın almak mecburiyetinde kalındığını, — buna ilişkin faturanın dosyaya sunulduğunu, — mevcut durumda sözleşme koşullarına göre müvekkilinin ödemiş olduğu 71.608,00 TL'nin karşılığında karşı taraftan herhangi bir mal alınmadığını, takibin başlatıldığını ancak karşı tarafin itiraz ettiğini, karşı tarafın tacir olması sebebiyle TTK 18/2 gereği "basiretli bir tacir gibi" davranmakla yükümlü olduğunu, müvekkilinin — ücretini ödediği ancak kendisine teslim edilmeyen kısımdan “sözleşmeden dönme" seçimlik hakkını kullandığını, davalının temerrüde düştüğünü ve 71,608.00 TL'yi iade etmesi gerektiğini, taraflar arasında yapılan sözleşmelerin TTK gereği ticari iş niteliğinde olduğunu, davalının takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle; itirazın iptaline, takibin devamına,71.608,00 TL nin avans faizi ile birlikte geri ödenmesine, davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talebi ile iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
SAVUNMA
Davalı vekili tarafından verilen 18.02.2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı şirket arasında iki adet satış sözleşmesinin imzalandığını, davacı şirketin sözleşmenin miktar kısımlarına ait iddialarını kabul etmediklerini, sözleşmede satışı taahhüt edilen miktarların incelendiğinde teslimi taahhüt edilen malın karşılığının 600.000,00 TL olmadığını, ve bahse konu 300.000,00 TL'lik ödemelerin avans ödemelerine ait olduğunu, sözleşmenin toplam bedelini göstermediğini, müvekkilinin sözleşmeler kapsamında toplamda 10.000 metre Andezit Bordür Taşı ile 30.000 m? Andezit Döşeme Taşı satmayı taahhüt ettiğini ve ve tüm hazırlıklarını buna göre planladığını, davacı şirket vekilinin dava dilekçesinde her ne kadar "Bu sözleşmeler gereği müvekkil şirket tarafından 55.000 TL nakit/ 600.000 TL çek keşide edilerek karşı tarafa ödenmiş ve dolayısıyla müvekkil şirket sözleşmeden doğan borçlarını karşı tarafa tam olarak ifa etmiştir" ifadelerine yer vermişse de konu avans ödemeleri olmadığını, dolayısıyla borcun tam olarak ifa etmesinden bahsedilemeyeceğini, sözleşmelerin 6-2. maddelerinde yer alan "Alıcının sevkiyat hızına göre, satıcıya verilen ara ödemeler aynı şekilde devam edecektir. Sevkiyata bu şekilde devam edilecektir." ifadelerinden de anlaşılacağı üzere davacı şirketin borcu yalnızca yukarıda değinilen avans çeklerinin olmadığını, davacı şirketin hiçbir şekilde ara ödeme gerçekleştirmediğini ve sevkiyatı engellediğini, müvekkilinin sevkiyatlar neticesinde davacı şirkete 21.240,00 TL, 21.240.00 TL, 21.240,00 TL, 10.262.46 TL, 165.484.38 TL, 123.758.40 TL, 209.607.00 TL ve 77.313.60 TL olmak üzere toplamda 650.145,84 TL'lik fatura kestiğini, davacı şirketin ise 600.000,00 TL çek keşidesi ve 55.000,00 TL nakit ödemesi yaptığını, müvekkil şirket yetkililerinin davacı şirket yetkilileri ile sözleşmelerdeki birim fiyatlarının gerek pandemi koşulları gerekse de günümüz ekonomik koşullarının oluşturduğu sözleşmenin ilgili maddesinde yazılan mücbir sebepler dolayısıyla maliyetleri dahi karşılamadığından ve bu fiyatlardan ürün tedarik edemeyeceğinden bahisle davacı şirket yetkilileri ile defalarca görüşmelerin yapıldığını, görüşmeler neticesinde bahse konu 123.758.40 TL'lik faturasının; satışı kararlaştırılan ürünlerin birim fiyatlarının 80,00 TL 4 KDV şeklinde kabul edilmesi ile oluşturulduğunu, tarafların bu konuda mutabık kaldıklarını, davacı şirketin itiraz yahut ihtarının olmadığını, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan Suzan Tüysüz tarafından kesilen 03.12.2021 tarihli faturadan da görüleceği üzere davacı şirket 65.00 TL * KDV birim fiyatla ürün tedarik etmeye başladığını, sözleşmede belirtilen birim fiyatlarının maliyetleri karşılamadığı ve sevkiyatın imkansız hale geldiğini davacı şirket de kabul etmiş olduğunu, sözleşmelerin 4-3. maddesinde "malzemenin tamtamını alıcı satıcıdan almayı taahhüt etmiştir" ve sözleşmelerin 10-1. maddelerinde "Alıcı satıcın izni olmadan işi bir başkasına devir edemez "denildiğini, sözleşmeye aykırı davranan tarafın davacı şirket olduğunu, müvekkilinin 29.10.2020 tarihinde 240 metre bazlı bordür taşını davacı şirkete göndermişse de gönderilen bu malların davacı şirket tarafından teslim alınmadığı ilgili sevk irsaliyesiyle ortada olduğunu, müvekkilinin zararının meydana geldiğini, sözleşmeden dönme hakkı ile ilgili müvekkiline şirkete herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, davacı şirket tarafından hem siparişler verilmemiş ve hem de ara ödemelerin yapılmadığını, müvekkilinin mağduriyeti ile zararının oluştuğuna dair davacı şirkete 09.11.2021 tarihli ihtarname keşide edildiğini, davacı şirket de bilmektedir ki sözleşmede belirlenen birim fiyatlardan mal tedariki imkansız olduğunu, davacının dava dışı firmalarla yapmış olduğu anlaşmaların, sözleşmelerde belirtilen birim fiyatlarının kat ve kat üstünde olduğunu, açıklanan sebeplerle; davanın reddi ile takibin iptaline, icra ve inkar tazminatının reddine, iddia olunan alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; Ticari satımdan kaynaklı alacak nedeniyle itirazın iptaline ilişkindir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu "a) İtirazın iptali 1)Madde 67 –
(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988-3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.(2)
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." hükümlerini haizdir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu "MADDE 207- Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.
Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler.
Durum ve koşullara göre belirlenmesi mümkün olan bedel, kararlaştırılmış bedel hükmündedir.
...
MADDE 212- Satıcının temerrüdü hâlinde, borçlunun temerrüdüne ilişkin genel hükümler uygulanır." hükümlerini haizdir.
Dosyamız arasına taraflar arasında imzalanan, 20.08.2019 ve 15.06.2020 tarihli satım sözleşmeleri, faturalar, BA ve BS formları alınıp, incelenmiştir.
Davalı husumet ve zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarında bulunmuştur.
Taraflar arasında sözleşme bulunduğu, tarafların ticari şirket olduğu, faaliyet alanlarıyla ilgili sözleşme yapmış oldukları, sözleşmeyi serbest iradeleri ile imzaladıkları, sözleşmenin tarafı oldukları anlaşıldığından husumet itirazının reddi gerekmiştir. Zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazları değerlendirilmiş, dava konusu alacağın satım sözleşmesinden kaynaklandığı, 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğu anlaşılmakla zamanaşımı ve hak düşürücü süre itiraz/def'inin reddi gerekmiştir.
Davalının mücbir sebep iddiası incelenmiş, sözleşme süresinin imza tarihinden itibaren 2 aylık kısa bir süre içinde edimin yerine getirilmesi taahhüt edildiğinden edimini yerine getirmesine engel herhangi bir mücbir sebebin olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mücbir sebep iddiasının reddi gerekmiştir.
Sözleşmeler incelendiğinde davalı satıcının 2 aylık süre zarfında edimini yerine getireceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmelerdeki davalının edimini süresinde yerine getirip getirmediği, sözleşmeden kaynaklı alacak durumu bilirkişi marifetiyle incelenmiştir.
23/05/2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle, taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tasdik ettirilip, işlendiği, birbiri (kendi içinde ayrı ayrı) ile uyumlu olduğu, HMK ve TTK'ya uygun olduğu, taraflar arasında yazılı iki adet sözleşmenin dosyasında mevcut olduğu, davaya konu - fatura ve fatura içeriklerine davacı şirketin 8 günlük yasal süresi içerisinde bir itirazının olduğunu gösterir herhangi bir belgeye dosyasında rastlanmadığı gibi yukarıda 16 ncı maddede ayrıntılı olarak arz ve izah edildiği üzere taraflarca ilgili vergi dairesine gerekli bildirimlerin yapılarak mal ve hizmetin alışverişine ait çapraz kontrolün sağlanmış olunduğu, yukarıda 19 ve 21 inci maddelerde ayrıntılı olarak arz ve izah edildiği üzere tarafların yevmiye defterinde kayıtlı 10.04.2021 tarihi itibariyle bakiye borç/alacak 129.217,94 TL (0,02TL lik bir fark ile)miktarının bir biri ile uyumlu olduğu, ancak;... esas sayılı dosyasında kayıtlı 20.08.2019 tarihli sözleşmeye aykırılık sebebine bağlı/bakiyeli 71.608,00 TL bedelli asıl alacak miktarının, tarafların muavin defter cari hesabında kayıtlı tarafımızca tespit edilen bulgular ile teyidinin yapılamadığından, taraflar arasındaki alacak borç durumu hakkında açıkça bir değerlendirmenin yapılamadığı, " şeklinde kanaat bildirmiştir.
Taraflar arasında satım sözleşmesinin bulunması, sözleşmenin 2 ay gibi kısa bir sürede edimi yerine getirme taahhüdünü içermesi, davacının bedel ödeme edimini yerine getirdiğinin anlaşılması, davalının sözleşme kapsamında edimini yerine getirmemesi, sözleşme hükümlerinin her iki tarafı bağlaması, sözleşme hükümlerinin taraflar arasında kanun hükmünde olması, tarafların tacir olmaları, basiretli tacir gibi davranmalarının gerektiği, 2 aylık süre zarfında sözleşme edimini yerine getirmeyi engelleyici mücbir sebebin bulunmaması, sözleşmede belirlenen edimlerin davalı tarafından yerine getirilmediğinin bilirkişi raporuyla sabit olduğu anlaşılmakla, açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Alacak likit olmakla icra inkar tazminatına da hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 57.609,96-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağı takip tarihinden itibaren yıllık % 9 yasal faiz uygulanmasına,
Takip çıkışının %20'si olan 11.521,99-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.935,34-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 864,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.070,49-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 9.218,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 864,85-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 945,55TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 2.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 132,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.132,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.715,64-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı ... Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde ve taraflar hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara İADESİNE,
-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin 1.056.TL'sinin davalıdan kalan 264.TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/10/2022
Katip ...
Hakim ..
BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR