T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/262 Esas - 2024/232
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/262 Esas
KARAR NO : 2024/232
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/07/2018
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/06/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili Vakıf ve ...Havacılık Vakfına bağlı şirketler olması dolayısıyla müvekkili şirketlerin, Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün denetimine tabi olduğunu, Vakıflar Genel Müdürlüğünün müvekkili ...Havacılık Vakfını ve Vakfa bağlı tüm şirketleri denetlemesi neticesinde 29.04.2016 tarih 01 sayılı denetim raporun hazırlandığını, raporun sonuç ve kanaat bölümünde, davalıların şirketleri ve dolayısıyla vakfı zarara uğrattığının tespit edilerek bu zararın tahsil edilmesinin istendiğini, bu davanın konusunun dava dışı ...Teknik Uçak Bakım Hizmetleri A.Ş şirketinde ödenen performans primleri olduğunu, her bir davalının kendisinin yönetim kurulu üyesi olduğu dönemde personele ödenen primlerden sorumlu olduğunu, her bir yönetim kurulu üyesinin, kusur oranının ne kadar olduğu, müvekkil şirketin uğradığı zarar ve bu doğrultuda her bir davalının sorumluluk miktarın bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerinin uğradığı zarar olan şimdilik 3.015.969,46 TL’nin prim adı altında yapılan ödemelerin ödendiği andan itibaren işletilecek avans faizi ile farklılaştırılmış teselsül hükümlerine göre, değişen dönemlerdeki değişen miktarlardaki sorumluluk oranlarına göre, aynı zamanda prim ödemelerinden beraber sorumlu iseler müşterek ve müteselsil sorumluluk hükümlerine göre de davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Osman Yıldırım savunmasında özetle; her ne kadar davacının dava dilekçesinde birtakım imzasız onaysız belgelere dayanmış olsa da, HMK gereği illiyet bağını kuracak şekilde açıklama getiremediğini, davacının huzurdaki davayı, ... 17.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/486 E sayılı dosyası üzerinden açtığını ve kararın henüz kesinleşmediğini, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasının dava şartı olduğunu, davacının, dava şartı arabuluculuk sürecini karar kesinleşmeden başlattığını, bu nedenle usul hükümlerine aykırılık gereği davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkilinin adı geçen dönemde, davacı vakfın iştiraki olan şirketlerde SGK'lı olarak çalıştığını ve İş Kanunu gereği ücret aldığını, Vakıflar Genel Müdürlüğü müfettişlerinin, SGK mevzuatı sebebiyle ödenen ücreti ve İş Kanunu hükümlerine göre müvekkile ödenen primi, hatalı olarak şirket zararı gibi gösterdiğini, bu iddianın asılsız olduğunu, bu durumu davacıların bilmekte olup, davacıların buna uygun olarak gerekli evrak ile birlikte Vakıflar Genel Müdürlüğüne itiraz ettiğini, bu nedenle İş Mahkemelerinin görevli olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, TBK 82.maddesi gereği 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkilinin şirketlerde müdürlük yapmadığını, ...Vakfı şirketlerin kurucu ortağı olduğunu, ...Vakfının yönetim kurulu başkanlığını belli bir dönem (2010-2015) müvekkilinin yaptığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, davacının ve davacının bağlı olduğu vakfın, üniversite ve şirketlerin müvekkil aleyhine çok sayıda dava açtığını, bu nedenle davacı tarafa disiplin cezası verilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Faruk Volkan Yılmazer vekili savunmasında özetle; Davacının dava dilekçesinde dava konusu ile ilgisi olmayan ve hatalı bilgiler bulunan bir rapor sunduğunu, konu edilen primlerin iyi niyetle şirketin gelişimini hızlandırmak amacıyla piyasa şartlarının çok gerisinde maaşlarla çalışan kişilere verildiğini, prim verme eylemi ile hissedarların ve alacaklıların zarara uğramadığını, raporun tamamlandığı tarihlerde şirketin hiçbir kredisinin temerrüde düşmediğini, davacının şirketlerin prim dağıtılmasına yönelik yönetim kurulu kararı almadığı iddiasının doğru olmadığını, tüm primlerin vakıf ve şirket yönetim kurullarından alınan onaylar çerçevesinde mevzuata uygun ve yerinde verilen primler olduğunu, ayrıca primlerin bir de brüt olarak yazılarak iki katı gösterilmeye çalışıldığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın ilk olarak açıldığı ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/282 Esas, 2020/433 Karar sayılı ilamı ile ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/273 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/273 Esas, 2021/188 Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin 2020/477 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, Mahkememizin 2020/477 Esas sayılı dosyasının 07.04.2022 tarihli celsesi 3 nolu ara kararı ile birleşen ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/282 Esas sayılı dosyası tefrik edilerek 2022/262 Esasına kaydı yapılmıştır.
Tarafların dayandıkları tüm deliller, sözleşme konusu işlere ilişkin kayıtlar getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava, davalının dava dışı ...Teknik Uçak Bakım Hizmetleri A.Ş'nin Yönetim Kurulunda davacı şirketleri temsili sırasında çalışanlara prim ödemesine yönelik alınan karar dolayısıyla davacıların uğradığı zararın tazmini taleplidir.
Tarafların dayandıkları tüm deliller, sözleşme konusu işlere ilişkin kayıtlar getirtilmiş, Mali Müşavir, Sektör Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinden oluşan heyetin yaptığı inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur.
Bilirkişi heyetinin hükme esas alınan 05.01.2024 tarihli raporunda; " Dava dışı ...Teknik Uçak Bakım Hizmetleri A.Ş ve davacı şirketlerin dava dışı ...Vakfına bağlı şirketler olduğu,
sektörel uygulama bakımından, sektördeki büyük firmalarda çalışanların ücret politikalarına göre çoğu büyük firma
(Yılda 12 maaş + 4 ikramiye olmak üzere 16 maaş) ve Prim olanakları sunduğu, diğer firmaların
yüksek maaş ve prim imkanları bulunduğu,
sektördeki aynı sınıf işleri yapan diğer kişilerin gelirleri ile çalışanların gelirlerinin karşılaştırmasından dolayı çalışanların ücret açısından tatmin olmama, çalışanları elinde tutabilme,
motivasyonu ve memnuniyeti arttırma gibi sebeplerden dolayı böyle bir ödeme yapılmış olabileceği, çalışanların iş sözleşmeleri incelendiğinde özel şartlar Bölümünde; “İşverenin,
işçilerin bir bölümüne veya tümüne sözleşme gereği olmaksızın, teşvik amaçlı olarak yapacağı
süreklilik arz etmeyen nakdi aynı ödemeler, işçiler bakımından kazanılmış hak niteliğinde olmayıp,
tekrarlanacağı anlamına gelmeyeceği ifade edilmektedir. Çalışanlara kardan pay ayrılabilmesi için iş
sözleşmelerine ve ortaklık esas sözleşmesine hüküm konulabileceği gibi, bu yönde genel kurul kararı
alınması ile de çalışanlara kardan pay verilebilmesi mümkün olacaktır. İş sözleşmesinde veya ortaklık
esas sözleşmesinde temettü dağıtımına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamış olsa dahi, genel
kurul yıllık safi kardan bir kısmının çalışanlara verilmesine karar verebilecektir.” şeklinde geçtiği, mali yönden yapılan incelemede; Dava dışı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, Davacı şirketin “Performans Primi” ödemesi yapıldığı 2012 yılında 335.892,22 TL tutarında , 2013 yılında 1.005.235,06 TL tutarında, 2014 yılında 20.367.272,49 TL tutarında , 2015 yılında 9.979.170,62 TL tutarında zarar ettiği, davacı şirket tarafından incelemeye sunulan ticari defter ve ücret bordrolarının incelenmesinde, şirket çalışanlarına 2012,2013,2014,2015 yıllarında kar elde etmemesine ve zarar
etmesine rağmen net olarak toplam 88.775,32 TL “Performans Primi” adı altında ödeme yapıldığı,
bunun dışında şirket çalışanlarına 2013,2014,2015 yıllarında net olarak toplam 2.109.820,05 TL tutarında “Lisans, Şef, Dil Tazminatı, Onaylayıcı, Destek, Mühendis Farkı. Büyük Uçak, Makam Tazminatı, Sürekli Çalışan” gibi ek ödemeler yapıldığı ya da herhangi bir ad altında ödeme yapıldığı halde “Performans Ödemesi” yapılmış gibi gösterildiği, yapılan bu ödemelerin “Performans Primi” niteliğinde olmadığı, çalışanların özel durumlarına göre maaşın bir eki şeklinde ödendiği, mahkemece dava dışı ...Teknik Uçak Bakım Hizmetleri A.Ş.’nin zarar
ettiği dönemde personeline prim ödemesinin şirket zararı olarak kabul edilmesi halinde ise
zararın 88.775,32.TL’dan ibaret olacağı,
zararın 64.330,00 TL.'den davalı .... ... ... ’in sorumlu olup olmayacağı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu" belirtilmiştir.
Somut olayda, iddia, savunma ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı taraf, davacıların ortağı dava dışı ...Teknik Uçak Bakım Hizmetleri A.Ş.'de, şirketin kar elde etmemesine rağmen personele prim ödemek suretiyle oluştuğu iddia edilen şirket zararının anılan şirkette davacıları temsilen müdürler kurulu üyesi olarak görev yapan davalılardan tahsilini talep etmiş, davalı taraf ise iddiaları kabul etmeyerek davanın reddini istemiştir.
Dosyaya sunulan kayıtlar ve bilirkişi incelemesinde yapılan tespitlere göre; Davacı şirketlerin ve dava dışı ...Teknik Uçak Bakım Hizmetleri A.Ş.'nin dava dışı ...Havacılık Vakfı'na bağlı şirketler olduğu, şirketin çalışanlarına vermiş olduğu performans primlerinin ödeme tarihleri itibariyle dava dışı şirketin “Performans Primi” ödemesi yapıldığı 2012 yılında 335.892,22 TL tutarında , 2013 yılında 1.005.235,06 TL tutarında, 2014 yılında 20.367.272,49 TL tutarında , 2015 yılında 9.979.170,62 TL tutarında zarar ettiği, şirket çalışanlarına 2012,2013,2014,2015 yıllarında zarar
etmesine rağmen net olarak toplam 88.775,32 TL “Performans Primi” adı altında ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vakıf Yönetim Kurulu'nun 25.05.2012 tarih 6 sayılı toplantısında, “...Havacılık Vakfı tarafından kurulmuş ya da kurulacak şirketler ile doğrudan ya da yan kuruluşları yolu ile iştirak olduğu personellerine elde edilen kar oranına bağlı olarak genel ve/veya gelişme sağlanan alanlarda performans prim sisteminin oluşturulması, onaylanması ve ödemelerin yapılması genel başkanın yetkili kılınması” şeklinde karar aldığı görülmüştür. Alınan kararın dava dışı ...Teknik Uçak Bakım Hizmetleri A.Ş. açısından bağlayıcı olabilmesi için davacı vakıf anılan şirketin hakim ortağı olduğundan istediği kararı çıkartabileceğinden- prensip olarak anılan kararın dava dışı şirket genel kurulunca veya yönetim kurulunca da alınması gerekmekle birlikte, davalının davacı vakfi temsilen dava dışı şirkette müdürler kurulu üyesi olduğundan, dava dışı şirketin vakfa bağlı bir şirket olması nedeniyle vakıf politikasından haberdar olduğunun kabulü gerekir.
Yargıtay içtihatları uyarınca, zararın doğrudan ortağın şahsında doğması halinde ortağın kendisi için talep edebileceği, zararın doğrudan ortağın şahsında doğmayıp ortağı dolaylı etkilemesi halinde zarar şirketin zararı olacağından bu halde ise ancak şirkete ödenmek üzere zararın tazminini talep edebileceği kabul edilmektedir. Davacı vekillerine, dava dışı ...Teknik Uçak Bakım Hizmetleri A.Ş.’ne dava konusu zarara yönelik yaptığı ödemeye ilişkin kayıtlarını sunması için kesin süre verilmesine rağmen, davacı taraf ödemeye ilişkin kayıtları sunamamıştır.
Somut olayda, davacı şirketler, ortağı olduğu dava dışı ...Teknik Uçak Bakım Hizmetleri A.Ş.'de personele prim dağıtılması ile oluştuğunu iddia ettiği zararın tazminini bizzat kendisi için talep etmesine rağmen, doğrudan zararını ispat edememiştir. Dava dışı şirketin personeline ödenen performans prim tutarının makul olduğu, dava dışı vakıf yönetim kurulu kararına da uygun olması nedeniyle prim ödemesinden kaynaklı bir şirket zararı tespit edilememiştir. Sektörel açıdan bilirkişi raporundaki değerlendirmede de belirtildiği üzere, sektördeki büyük firmalarda çalışanların ücret politikalarına göre çoğu büyük firma
(Yılda 12 maaş + 4 ikramiye olmak üzere 16 maaş) ve prim imkanları sunduğu, sektördeki aynı sınıf işleri yapan diğer kişilerin gelirleri ile çalışanların gelirlerinin karşılaştırmasından dolayı çalışanların ücret açısından tatmin olması, çalışanları elinde tutabilme,
motivasyonu ve memnuniyeti arttırma gibi sebeplerden dolayı böyle bir ödeme yapılmış olmasının sektörel açıdan yerinde olması, personele ödenen performans priminin makul olması, vakıf yönetim kurulu kararına da uygun olması sebebi ile açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının dava dosyasında peşin alınan 51.505,22 TL harçtan mahsubu ile artan 51.077,62 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacılar tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir edilen 288.798,47 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalılara ödenmesine,
5-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.400,000-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Gider avansı ve delil avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.