T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/29 Esas - 2024/274
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/29
KARAR NO : 2024/274
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/01/2022
KARAR TARİHİ : 16/05/2024
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 16/06/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili iddiasında özetle; ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/7625 Esas sayılı dosyasında, 16/08/2007 düzenleme tarihli, 19/12/2019 vade tarihli 11.500.000 USD miktarlı, lehtarı ..., hamili ... olan bonoya dayalı olarak müvekkili şirket aleyhine takip başlatıldığını, takibe dayanak bononun müvekkili şirket tarafından düzenlenmediğini, yapılan takibin haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, müvekkili şirketin davalılara herhangi bir borcu bulunmadığını, davalılar ile ticari ilişkisinin olmadığını, takibin akabinde suç duyurusunda bulunduklarını ve davalılar hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/132829 soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, ... 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/347 Esas sayılı dosyası ile imzaya ve borca itiraz edildiğini, taraflar arasında daha önce açılan davalar sebebi ile husumet bulunduğunu, takibe dayanak bononun sahte olduğunu belirterek, ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/7625 Esas sayılı dosyasında takibe konu bonodan dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili savunmasında özetle; Müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, borçlu şirketi tanımadığını, bononun sebepten mücerret olduğunu, Adli Tıptan aldırılan raporda bonodaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun belirlendiğini, ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada müvekkilinin taraf olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili savunmasında özetle; Müvekkili ile davacı şirketin ticari ilişkilerinin olduğunu, yapılan iş karşılığı bononun düzenlendiğini, ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyanın taraflar arasındaki ticari ilişkinin delili olduğunu, müvekkilinin yıllardır güven ilişkisi ile yaptığı işlemleri ile elinde yazılı çok fazla çek-senet olmasına rağmen şimdiye kadar hiç bir belgeyi takibe koymadıklarını, davacı şirketin ödeme niyetinde olmaması ve diğer davalının borcunu istemesi neticesinde mecbur kaldığını, Adli Tıptan aldırılan raporda bonodaki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun belirlendiğini, davacı şirket yetkilisi ...'ın, müvekkilinden aldığı paraları belgelemek için dava konusu bonoyu düzenleyerek verdiğini belirterek, davanın reddine hükmedilmesini talep etmiştir.
Tarafların dayandıkları tüm deliller, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/47 Esas sayılı dosyası, ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/138 Esas sayılı dosyası, ... 4. İcra Mahkemesinin 2021/347 Esas sayılı dosyası ve ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/7625 Esas sayılı dosyası getirtilmiştir.
... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/7625 Esas sayılı dosyasında; Dosyamız davalısı ... tarafından, dosyamız davacısı hakkında, dava konusu 1.500.000,00 USD Miktarlı 16/08/2007 Tanzim Tarihli,19/12/2019 Vade Tarihli Bonoya dayalı olarak, Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır.
Dosyamız davacısı şirketin müşteki, dosyamız davalılarının sanık olarak yer aldığı ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/47 Esas sayılı dosyasında verilen 2023/395 Karar sayılı ve 13.12.2023 tarihli kararda; " Sanıklardan ... ve ...'ın kendi iddialarına göre uzun yıllar emlakçılık sektöründe birlikte ortak iş yaptıkları, zaman zaman bu konuda yetkili olan kişilere arsaları ile ilgili plan işleri yaptırdıkları, 2000'li yılların başında katılan ...'ın Büyükşehir Belediyesinden aldığı bir plan işini gerçekleştirdiği ancak daha sonra bu planın iptal edildiği, sanıklar ... ve ...'ın bu iptal nedeniyle zarara uğradıklarını iddia edip 2012 yılında ... ve şirketi aleyhine alacak davası açtıkları ancak davanın mahkemece reddedilip kesinleştiği, bu olayla nedeniyle sanıklar ... ve ...'ın katılan ...'a husumet besledikleri, sanık ...'ın uhdesinde tuttuğu ve katılan ... tarafından sadece imzalanan boş A4 kağıdı diğer sanıklar birlikte hareket ederek bilirkişi raporlarında açıkça belirtildiği üzere bilgisayar ve ekipmanlarıyla değiştirip keserek senet halinde dönüştürdükleri, sanık ...'ın aslında sanık ...'den alacağı olmamasına rağmen ondan alacaklı olduğu yönünden mizansen geliştirerek ...'in senedi ...'a ciro ettiği, ...'ın da ... 13. İcra Müdürlüğünde söz konusu senedi icra takibine koyduğu, katılan aleyhine ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/7625E. Sayılı dosyası ile düzenleme tarihi 16/08/2007, vade tarihi 19/12/20019 olan, 11.500.000.-USD bedelli borç için sanık ...'in cirosu üzerine diğer sanık ... tarafından 22/06/2021 tarihinde icra takibine başlanması üzerine kamu davası açıldığı, senedin tanzim tarihi ile vade tarihi arasında 12 yıldan fazla bir sürenin bulunması bu durumun ticari teamüllere ve hayatın olağan akışına aykırı olması, sanık ...'in katılana ait şirketle aralarında taşınmaz satış vaadi niteliğinde sözleşmeler yapıldığına dair 2012 yılında ... 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/138 Esas sayılı dosyasında iddiada bulunmasına rağmen bu yönde somut bir belge sunamadığını, somut belge ile iddiasını ispatlayamayınca 23.06.2013 tarihli duruşmada tanık olarak sanıklar ... ... ı dinletmek istediğini ancak mahkemece bu talebin reddedildiği, mahkemenin davanın reddi kararı üzerine duruşma salonundan çıkıldığında katılan ...'ın "benim Allah'ım var" diye yüksek sesle sevindiğini, bunun üzerine sanıklar ..., ... ve ...'ın katılanın üzerine yürüdüklerini, sanık ... ... 'ın "Allah'sız şerefsiz hırsız defter bende, defter benim elimde, alacağım 300 dönümü senden her şeyini alacağım, hiç bir şeyi yanına bırakmam" şeklinde sözler sarf ettiğini, bu sözleri nedeniyle sanık .... ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından kamu davası açıldığını, ... 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/373 Esas, 2015/475 Karar sayılı dosyasında bu şahsın mahkumiyetine karar verildiğini, sanıklar ... ve ... ... 'ın ...Emlak Limited Şirketi isimli şirketin ortakları olduklarını, dolayısıyla katılan şirket aleyhine 2012 yılında açılan davada mağdur oldukları iddia edilen miktar nedeniyle birlikte katılan ...'a karşı husumet duydukları, bununla birlikte sanık ...'in 07/05/2015 tarihinde hükme bağlanan dosyada söz konusu senetten bahsetmemesi hususu göz önüne alındığında, söz konusu tarihte senedin elinde olmadığını gösterdiği, oysa senedin düzenleme tarihinin 16/08/2007 olduğu hususu, sanık ...'in kollukta, katılan ...'dan alacaklı olduğunu, ona zaman içerisinde nakit ihtiyacını karşılamak üzere parça parça olmak üzere 20 milyon dolar civarında parayı elden verdiğini, bunun karşılığında söz konusu senedi aldığını, C. Başsavcılığında, imar harçlarını yatırması için 11.500.000USD borç para verdiğini, ... 5. Sulh Ceza Hakimliğinde ise, katılan ...'a 6-7 yıl önce ihaleye gireceği için borç para verdiğini ve bu borç karşılığında söz konusu senedi aldığını beyan etmişse de, senedin düzenleme tarihinin 2007 yılı olması ve bir kimsenin bu kadar yüksek miktarlarda elden borç para vermesinin hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere aykırı olması ile birbiriyle çelişen beyanlarda bulunması, sanık ...'ın; kollukta ... ile zaman zaman birlikte arsa alım satımı yaptıklarını, bu alım satımlardan kaynaklanan 11.500.000,00 dolar alacağı oluştuğunu, ...'in soruşturmaya konu senedi borcu nedeniyle cirolayıp kendisine verdiğini beyan ettiği görülmüş ise de, C. Başsavcılığında 8.000.000USD alacağının olduğunu beyan ederek birbiriyle çelişen beyanlarda bulunması, tanık .... ... ... 'nin Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan 01.07.2021 tarihli beyanında; 3-4 sene önce ...'in kendisine ...şirketi antentli ve altında kaşe, imza olan ancak üstü boş bulunan bir kağıdı gösterip "gel bu kağıdı 1-2 milyon dolar senet alacağı şeklinde gösterelim, takibe koyup tahsil edelim" dediğini, kendisinin bunun doğru olmayacağını söyleyip kabul etmediğini, Savcılıkta kendisine gösterilen bononun yukarıda bahsettiği boş kağıda imzalı evrak ile aynı olduğunu, alt tarafta kaşe ve imza olduğunu ancak kağıt üzerinde başka bir yazı bulunmadığını, icra dairesince gönderilen senet aslının ...'in kendisine gösterdiği evrak olduğunu, 2-3 gün kadar önce ... ile görüşüp bu olayı neden yaptığını sorduğunu, Ahmet'in "bana borçları var ödeyecekler, 8 gün kadar sonra bunları icradan alacağım" diye cevap verdiğini beyan etmesi ve bu beyanlarını kovuşturma aşamasında da teyid etmesi, netice olarak sanıkların birbirinden ve katılandan olan yüklü miktardaki alacak iddialarının sebebini ve kaynağını açıklayamaması, salt senetteki borçlu imzasının katılan ...'ın eli ürünü olmasının söz konusu borcun gerçekte var olduğuna ve senedin gerçek bir alacak borç alacak ilişkisine dayandığına delil olamayacağı hususu, sanık ...'ın senette borçlu olan diğer sanık ... hakkında icra takibi başlatmayarak sadece katılan hakkında icra takibi yapması, İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 10.12.2021 tarihli raporunda, senedin ön yüzünde ...kaşe izi üzerinde atılı bulunan imzanın müşteki ...'ın eli ürünü olduğunun, ... adına birinci ciro olarak atılan imzanın ...'in eli ürünü olduğunun, ikinci ciro ... olarak atılan imzanın ...'ın eli ürünü olduğunun, senedin ön yüzündeki yazıların ... , ..., ..., ... ... 'ın eli ürünü olmadığının, senet borçlu imzasının bir kalem, ön yüz yazılarının farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem, birinci ciro yazılarının farklı fiziki evsafta üçüncü bir kalem, ikinci ciro yazılarının farklı fiziki evsafta dördüncü bir kalem yazılmış ve atılmış olduğunun, inceleme konusu senedin mutad matbu senetlerden olmayıp A4 ebadında antentli kağıda bilgisayar ve ekipmanı vasıtasıyla düzenlenmiş olduğunun tespit edilmesi hususları göz önüne alındığında, tüm dosya kapsamına göre, sanık Ayhan'ın sanık Ahmet'in ortağı olması ve aleyhine kesinleşen dava nedeniyle katılanla husumetli olması, katılanın şirketine ait imzalı bir kâğıdı hukuka aykırı olarak ele geçiren sanık Ahmet'in ise söz konusu belgeyi katılan kendisine 11.500.000 USD borçluymuş gibi doldurtup diğer sanık ...'a ciro ederek onun tarafından ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/7625 esas sayılı dosyasında sadece katılan aleyhine icra takibine koydurması şeklindeki eylemlerinin her üç sanığın fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket etmek suretiyle kamu kurumu niteliğindeki icra dairesini araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu hukuki ve vicdani kanaate varılarak sanıklar ..., ... ve ...'ın TCK'nın 158/1-d maddesi uyarınca cezalandırılmalarına...., sanıklar ... ... düzenleme tarihi 16/08/2007, vade tarihi 19/12/20019 olan, 11.500.000.-USD bedelli senedi sahteliğini bilerek icra yoluyla tahsili için takibe koyup tahsil etmeye çalıştıkları ancak katılanın icra takibine itirazı nedeniyle parayı tahsil edemedikleri bu suretle üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçu ile birlikte yukarıda açıklanan nedenlerle resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri anlaşıldığından, üç sanığın TCK.nın 204/1 maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmiş, verilen kararın "Resmi Belgede Sahtecilik" suçundan kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava; İcra takibine konu yapılan bononun sahteliğinden dolayı, takip alacaklısına borçlu olmadığının tespiti taleplidir.
Davacı/takip borçlusu, ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/7625 Esas sayılı dosyasında takibe konu yapılan "keşidecisi ...Yapı Yatırım … A.Ş., lehdarı ..., hamili ..., keşide tarihi 16/08/2007, vade tarihi 19/12/2019 olan, 11.500.000 USD bedelli bonodan" dolayı, davalı/takip alacaklılarına borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalılar ise davanın reddini istemişlerdir.
Dosyamız davacısı şirketin şikayeti üzerine, dosyamız davalıları aleyhine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/47 Esas sayılı dosyasında açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucu verilen kararda; dosyamız davalısı sanık ...'in, davacı şirkete ait imzalı bir kâğıdı hukuka aykırı olarak ele geçirerek, söz konusu belgeyi davacının kendisine 11.500.000 USD borçluymuş gibi doldurup diğer sanık olan dosyamız davalısı ...'a ciro ederek onun tarafından ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/7625 esas sayılı dosyasında sadece davacı şirket aleyhine icra takibine koydurması şeklindeki eylemlerinin her üç sanığın fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket etmek suretiyle kamu kurumu niteliğindeki icra dairesini araç olarak kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçunu ve senedin sahteliğini bilerek icra yoluyla tahsili için takibe koyarak nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçu ile birlikte resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri anlaşılmakla davalıların mahkumiyetine karar verildiği, verilen kararın "Resmi Belgede Sahtecilik" suçundan kesinleştiği anlaşılmıştır.
Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.1.975 gün ve E:1971/T-406, K:1975/1; HGK'nun 23.1.1985 gün ve E:1983/10-372, K:1985/21; 27.04.2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231; 03.04.2013 gün ve E:2012/19-873, K:2013/433 sayılı ilamları). Bu sebeple icra takibine konu edilen dava konusu bononun, davalı ...'in, davacı şirkete ait imzalı bir kâğıdı hukuka aykırı olarak ele geçirerek, söz konusu belgeyi davacının kendisine 11.500.000 USD borçluymuş gibi doldurup, davalı ...'a ciro ederek onun tarafından ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/7625 esas sayılı dosyasında sadece davacı şirket aleyhine icra takibine koydurması sebebi ile açılan dava kabul edilerek, davacının ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/7625 Esas sayılı dosyasında takibe konu yapılan “keşidecisi ...Yapı Yatırım … A.Ş., lehdarı ..., hamili ..., keşide tarihi 16/08/2007, vade tarihi 19/12/2019 olan, 11.500.000 USD bedelli bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, İİK.m.72/5. Maddesi uyarınca haksız icra takibi sebebi ile davacının uğradığı zarara karşılık olarak dava değeri olan 106.988.473,41 TL’nin %20’si üzerinden hesaplanan 21.397.694,68TL kötüniyet tazminatının davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın kabulü ile;
Davacının ... 13. İcra Müdürlüğünün 2021/7625 Esas sayılı dosyasında takibe konu yapılan “keşidecisi ...Yapı Yatırım … A.Ş., lehdarı ..., hamili ..., keşide tarihi 16/08/2007, vade tarihi 19/12/2019 olan, 11.500.000 USD bedelli bonodan dolayı davalılara BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-İİK.m.72/5. Maddesi uyarınca haksız icra takibi sebebi ile davacının uğradığı zarara karşılık olarak dava değeri olan 106.988.473,41 TL’nin %20’si üzerinden hesaplanan 21.397.694,68TL kötüniyet tazminatının davalılardan müteselsilen tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3-Mahkememizce verilen tedbir kararının karar kesinleşene kadar devamına, mevcut delillere ve karara göre teminatın davacı tarafa iadesine,
4-Kabul edilen 106.988.473,41 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 7.308.382,62 TL karar ve ilam harcından 1.827.095,65 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 5.481.286,97 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 1.827.095,65 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.827.176,35 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının karşıladığı 455,50 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 106.988.473,41 TL üzerinden takdir edilen 1.373.884,73 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.360,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.