T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/301 Esas - 2024/335
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/301
KARAR NO : 2024/335
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 22/04/2022
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 30/06/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.Davacı vekili iddiasında özetle; 1990 yılında Irak'ın Kuveyt işgal etmesi sınrasında bu ülkeden alacaklarını tahsil edemeyen firmalara finansman desteği sağlamak amacıyla yapılan değişiklik ve düzenlemeler kapsamında Yüksek Planlama Kurulundan (YPK) istihsal edilen kararlarla Iraktan alacaklarını tahsil edemeyen firmalara kredilendirme programı yürürlüğü konulduğunu, davalı borçlunun 15.05.1996 tarihli talep/başvuru dilekçesiyle, dava dışı üçüncü kişi ...Konsorsiyumunun Irak’da devam etmekte olan müteahhitlik hizmetleri nedeniyle 90/1103 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve buna ilişkin Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı (HDTM)’nın 90/1 sayılı Tebliği çerçevesinde HDTM’nca müvekkili Bankaya bildirilen Irak Merkez Bankası avali taşıyan 21.02.1990 vade tarihli 231.348,39 USD bedelli bononun Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. tarafından iskonto edildiğini belirterek, bononun Geliştirme ve Destekleme Fonu Kaynaklı Irak Kredi Programı kapsamında müvekkili tarafından satın alınması talebinde bulunduğunu, talebin kabul görmesi üzerine, davalı Yapı Kredi Bankası A.Ş.’den 15.05.1996 tarihli taahhütname, 231.348,39 USD tutarlı Irak Merkez Bankası avalli bono aslı, 2 adet temlikname (teminatlar) alınmak kaydıyla ve Hazine Müsteşarlığı’nın 02.04.1996 tarih ve13171 sayılı talimatları kapsamında, 16.05.1996 tarihinde 231.348,39 USD tutarında kredi kullandırıldığını, davalının, YPK Kararlarına konu 21.02.1990 vade tarihli 231.348,39 USD bedelli bonoya bağlı tüm hak ve alacaklarını, 15.05.1996 tarihli temliknameyle davacı Bankaya devir ve temlik ettiğini, ayrıca 15.05.1996 tarihli taahhütnameyle “bono bedelinin Bankaca geri ödenmesinin talep edilmesi durumunda, söz konusu bedeli ve gecikme durumunda gecikme faiziyle birlikte nakden ve defaten ödemeyi" kabul ve taahhüt ettiğini, davalının ayrıca 15.05.1996 tarihli “Bonoyla İlgili Faiz Alacaklarının Devir Ve Temlik Belgesi” başlıklı devir ve temlik yazısıyla, devir ve temlik edilmiş bulunan bonoyla ilgili Irak Hükümeti tarafından, bu belgenin düzenleniş tarihinden sonraki dönemlere ait faiz alacaklarını da davacı Bankaya devir ve temlik ettiğini, davalıya kullandıran kredi dahil GDF kaynaklı tüm kredilerin Hazine Müsteşarlığı talimatları ve GDF Kaynaklı Irak Kredi Programı Uygulama Esasları ile her yıl tahakkuk ettirilen ancak tahsil edilmeyerek anaparaya ertelenen faiz eklenmesi suretiyle vade uzatımı yapıldığını, Davacı Banka tarafından davalıya ... 17. Noterliği vasıtasıyla 27.06.2011 tarih ve 14963 yevmiye nolu ihtarname gönderilerek, 27.06.2011 tarihi itibariyle Kredi Sözleşmesinin feshedilerek GDF Kaynaklı Irak Kredi Programı kapsamında kullanmış olduğu kredinin kat edildiği, hesap kat tarihi itibarıyla 231.348,39 USD anapara ve 344.792,27 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 576.140,66 USD tutarındaki kredi borcunu 04.07.2011 tarihine kadar geri ödemesi ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen kredi borcunu ödemeyen davalı borçluya karşı davacı Banka tarafından 23.06.2021 tarihi itibariyle 576.140,66 USD anapara, 188.389,33 USD işlemiş temerrüt faizi ve 9.419,46 USD %5 BSMV olmak üzere toplam 773.949,45 USD tutarlı alacağın tahsili için ... 20. İcra Müdürlüğü’nün 2021/7702 E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından borca haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edilmesi ile icra takibinin İcra Müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, davalı borçlunun icra müdürlüğünün yetkisine itirazının yerinde olmadığını, imzalamış olduğu, icra takibine ve bu davaya dayanak olan 15.05.1996 tarihli taahhütnamede "yetki şartı" olarak açıkça “ihtilaf halinde ... Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olacağının" belirtildiğini, itirazın haksız olduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamını ve İİK.’nun 67/2 maddesi uyarınca davalının davaya konu icra takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili savunmasında özetle; 1990 yılı içerisinde Irak ile Kuveyt arasında meydana gelen Körfez Savaşından kaynaklanan ekonomik kriz nedeniyle ve bölgede ekonomik yaptırımlardan mağdur olan ve Irak’tan alacaklarını tahsil edemeyen Türk müteahhitlik, ihracat ve nakliye firmalarına finansman desteği sağlanması amacıyla Yüksek Planlama Kurulunun 25.01.1991 tarih ve 91/T-5 sayılı kararı kapsamında Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı bünyesinde Geliştirme ve Destekleme Fonu oluşturulmuş ve bu fondan özellikleri uyan firmalara Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından görevlendirilen davacı T. İhracat Kredisi Bankası A.Ş. aracıyla destek sağlanması yoluna gidildiğini, dava dışı ...Konsorsiyumu’nun o tarihlerde Irak’ta yapmış olduğu yurtdışı müteahhitlik hizmetleri nedeniyle, oluşturulan bu fon kapsamında 90/1103 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ve buna ilişkin Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın 90/1 sayılı Tebliği çerçevesinde Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca müvekkili Bankaya bildirilen ve Irak Merkez Bankası avalini taşıyan 10 seri no’lu, 231.348,39-USD tutarlı 21.02.1990 vadeli bononun, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın olurlarıyla müvekkili Bankaca ıskonto edildiğini ve bononun davacı Banka tarafından satın alınması amacıyla anılan bonodan doğan tüm hak ve alacaklarının davacıya 15.05.1996 tarihinde devir ve temlik edildiğini, davacı Bankanın, müvekkili Bankaya 15 yıl sonra 27.06.2011 tarihinde hukuka aykırı olacak şekilde ihtarname keşide ettiğini ve nasıl hesaplandığı anlaşılamayan anapara ve faiz olmak üzere toplamda 576.140,66-USD talep edildiğini, müvekkili Bankaca yapılan itiraz neticesinde Davacı bankanın alacağının amme alacağı olmadığı İstanbul 6. İdare Mahkemesi’nin 2016/163 Esas sayılı dosyasında kesinleşmesini müteakip, bu kez de müvekkili Banka aleyhine ... 20. İcra Müdürlüğü’nün 2021/7702 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davacı bankadan kullanılmış bir kredi söz konusu olmadığı gibi, davacı ile müvekkili Banka arasında imzalanmış Genel Kredi Sözleşmesi de bulunmadığını, davacı tarafından söz konusu tutarın istenmesinin yasal bir dayanağının olmadığını,YPK Kararları çerçevesinde Bonoların Satın Alınmasına Dair Uygulama Esasları çerçevesinde; Davacı banka karşılığı Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından sağlanmak üzere verilmiş olan görevin yerine getirilmesi için yetkilendirilmiş olduğunu, bono tutarlarının tahsil edilememesi dolayısıyla doğacak olan risk ve bu kapsamda bono bedellerinin Türk ...’a geri ödenmesi ile ilgili yükümlülük, bu bonoların Türk ...’ca Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’na temliki neticesinde Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’na ait olduğunu, bu sebeple davacı tarafından bu tutarın tahsiline yönelik takip yapılması ve sonrasında da bu davanın açılmasının hukuka aykırı olduğunu, taahhütnamede herhangi bir sürenin tayin edilmemiş olması nedeniyle 10 yıllık genel zamanaşımı maddesinin olaya tatbik edilecek olmasından dolayı, taahhütnamenin veriliş tarihi olan 15.05.1996 tarihinden itibaren yapılan icra takibine kadar 25 yıl geçmiş olduğundan, alacağın zamanaşımına uğradığını, takibin yetkisiz İcra Dairesi’nde ve davanın da yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkisizlik kararı verilmesini ve takibin yetkili İstanbul İcra Dairelerinde açılması gerektiğinden, davanın yetki yönünden dava koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesini talep ettiklerini belirterek, öncelikle husumet, yetki ve zamanaşımı itirazlarının kabulüne ve haksız açılmış bulunan davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine ve haksız olarak icra takibi başlatan davacı hakkında %20’den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
3. Deliller: Tarafların dayandıkları tüm deliller, icra dosyası getirtilmiş, dosya üzerinde ve tarafların kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bankacı Bilirkişinin 13.02.2024 tarihli raporunda;" Yüksek Planlama Kurulunun konuya ilişkin 91/T-5, 92/T-69 ve92/T-90 sayılı kararlarında Irak Merkez Bankası avalli bonolara ilgili olarak, bonoların ... tarafından satın alacağının karar altına alındığını, aynı işlemlerin kredirilendirilendirileceğine değinilmediğini, bono işlemleri üzerinden kredilendirilme ve Genel Kredi Sözleşmesi imzalanacağı hükümlerinin YPK kararında yer almadığını, davalının, davacıya kredi teminatı olarak bono verildiğine dair delil bulunmadığını, davalının kabulünde olan taahhütnamenin, dava konusu bononun davacı tarafça satın alınmasına yönelik olduğunu, davalının imzaladığı15.05.1996 tarihli taahhütnamede ve davacının, davalıya gönderdiği 06.05.1996 tarihli yazıda davalı tarafa nakdi kredi kullandırıldığından bahsedilmediği" belirtilmiştir.
4.İddia, savunma ve delillerin birlikte değerlendirilmesi, hükme esas gerekçe;
Dava, kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı banka, "Geliştirme ve Destekleme Fonu Kaynaklı Irak Kredi Programı" kapsamında davalı bankanın imzaladığı taahhütname ve temlikname kapsamında, Hazine Müsteşarlığı’nın 02.04.1996 tarih ve 13171 sayılı talimatları kapsamında, kullandırılan kredi kapsamında alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı banka ise, Irak’ta yapmış olduğu yurtdışı müteahhitlik hizmetleri nedeniyle, oluşturulan fon kapsamında Bakanlar Kurulu kararı ve buna ilişkin Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın Tebliği çerçevesinde Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca müvekkili Bankaya bildirilen ve Irak Merkez Bankası avalini taşıyan 231.348,39-USD tutarlı 21.02.1990 vadeli bononun, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın olurlarıyla müvekkili Bankaca ıskonto edildiğini ve bononun davacı Banka tarafından satın alınması amacıyla anılan bonodan doğan tüm hak ve alacaklarının davacıya 15.05.1996 tarihinde devir ve temlik edildiğini, kredi ilişkisi ve taahhütname bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir. Buna göre taraflar arasında dava konusu bononun davalı bankaca iskonto edildikten sonra davacı bankaya devredildiği ihtilafsız olmakla birlikte, bu devrin ve davalının imzaladığı taahhütnamenin kredi ilişkisi kapsamında olup olmadığı konusunda ihtilaf olduğu anlaşılmıştır. Hükme esas alınan ve yukarıda özetlenen bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, 1990 yılı içerisinde meydana gelen Körfez Savaşından kaynaklanan ekonomik kriz sebebi ile Irak’tan alacaklarını tahsil edemeyen Türk şirketlerine finansman desteği sağlanması amacıyla Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığı bünyesinde Geliştirme ve Destekleme Fonu oluşturulduğu, bu fon kapsamında Irak Merkez Bankası avalini taşıyan 10 seri nolu, 231.348,39-USD tutarlı 21.02.1990 vadeli dava konusu bononun davacı Bankaca ıskonto edilerek davacı Bankaya temlik edildiği, Yüksek Planlama Kurulunun konuya ilişkin 91/T-5, 92/T-69 ve 92/T-90 sayılı kararlarında Irak Merkez Bankası avalli bonolara ilgili olarak, bonoların ... tarafından satın alacağının karar altına alındığı, kredilendirilme ve Genel Kredi Sözleşmesi imzalanacağı hükümlerinin YPK kararında yer almadığı, davalının kabulünde olan taahhütnamenin, dava konusu bononun davacı tarafça satın alınmasına yönelik olduğu, davacının, davalıya kredi kullandırıldığına ilişkin iddiasını ispatlanamadığı kanaatine varılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Davacının icra takibini kötü niyetle yaptığı davalı tarafça ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 11.383.945,06 TL üzerinden takdir edilen 417.839,45 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.