T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/42 Esas - 2022/833
T.C.
ANKARATÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR
ESAS NO: 2022/42 Esas
KARAR NO: 2022/833
HAKİM: ..
KATİP: ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALILAR: 1- ...
VEKİLLERİ: Av. ...
Av. O..
2- A...
VEKİLİ: Av. ..
3- ...
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 19/01/2022
KARAR TARİHİ: 29/11/2022
KARAR YAZIM TARİHİ: 29/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle: Müvekkilinin 233 sayılı KHK hükümlerine tabi kamu iktisadi kuruluşu olduğunu, .. Genel Müdürlüğünün hizmet binası ve işletmekte olduğunu, havalimanlarındaki/meydanlardaki güvenlik hizmetlerinin piyasaya ihale yoluyla yaptırdığını, ... Hava Alanının teknik işletim hizmetlerini davalı firmaların yaptığını, dışı işçi ...'ın 01.06.2001-05.07.2001 arasında davalı firmalarda çalıştığını, emeklilik nedeniyle işten ayrılma talebinde bulunduğunu, 05.07.2021 tarihinde işten ayrılan dava dışı işçiye 156102.90 TL kıdem tazminatının ödendiğini, davalıların kendi dönemlerine düşen kıdem tazminatını ödemediğini, davalılar ile imzalanan muhtelif tarihli sözleşme ekleri teknik şartname ve özel şartnamelerde işçi alacaklarından sorumluluğa ilişkin düzenlemelerin yer aldığını, alacaklardan davalının sorumluluğu bulunduğunu belirterek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıların sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
.... Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle: Zamanaşımı itirazında bulunduklarını, 4857 Sayılı İş Kanunu'nun ve 1475 Sayılı İş Kanunu'nun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona eren işçilerin kıdem tazminatının ilgili kamu kuruluşu tarafından ödenmesi gerektiğine ilişkin düzenleme bulunduğunu, Bu kapsamda kıdem tazminatı ödemesi yapan ...'nin yönelttiği rücu talebinin yasal dayanağının bulunmadığını, ihale bedelinin tespitinde esas alınan ve davacı üst işveren tarafından hazırlanmış bulunan yaklaşık maliyet hesap tablosunda yer almayan işçilik alacağı kalemlerine ait alacak talebini kabul etmediklerini, alt işverenler değişmesine karşın aralıksız olarak istihdam edilen işçilerin asıl işverenin işçileri olarak kabul edilmesi gerektiğini, .. işçinin kıdem tazminatı taleplerinden asıl işveren olması hasebiyle tek başına sorumlu olduğunu, bu nedenle davanın davalı.. yönünden öncelikle zamanaşımı ve husumetten reddine; davanın esastan reddine; mahkemenin takdirinin kabul yönünde tecelli etmesi halinde ise müştereken/müteselsilen değil, her bir davalının sorumluluğunun ayrı ayrı tespit edilmek suretiyle hüküm tesisine karar verilmesini talep etmiştir.
...Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle: Davacı delilleri taraflarına tebliğ etmediğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, talebin açıklattırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava dışı işçinin kendisinde çalıştığı dönemde ve o dönemde aldığı ücret seviyesi ile sınırlı sorumlu tutulabileceğini, işyeri devri bakımından kıdem tazminatını devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki ücretle sorumlu bulunduğunu belirterek öncelikle zamanaşımı itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddine, her halükarda davacı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alımına dair sözleşme uyarınca dava dışı işçiye yapılan işçilik alacağına ilişkin ödemenin davalı şirketlerden rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Davacı vekili 14/06/2022 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dava değerini 2.291,99-TL arttırdıklarını belirtmişlerdir.
Dava dışı işçi ...'ın Hizmet Dökümü Uyaptan çıkarılarak dosya arasına alınmıştır.
Dosyanın iş ve sosyal güvenlik hukuku konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmalarını karşılar, mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktaları ile sınırlı olmak üzere var ise davacı alacağının tespitinin yapılması istenilmiş gelen bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
10/06/2022 Tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle; Davacı -...Müdürlüğü ile davalı şirketler arasında Personel hizmet alımına ait sözleşmeler imzalandığı, imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, Dava dışı işçi... ın hizmet ilişkisinin 1475 Sayılı İş Kanunun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği, Dava dışı işçi ye Davacı DHMİ Genel Müdürlüğü tarafından 10.08.2021 tarihinde tüm hizmet süresi üzerinden ödenen toplam 156.102,90 TL kıdem tazminatının toplam 52.991,99 TL. sinin davalı şirketler dönemine düştüğü, Mahkemenin dava dışı işçinin kıdem tazminatından davalı şirketin kendi dönemi ile sorumlu olduğu kanaatine varılması durumunda: .. 'den 7.746,62 TL, ...i den 35.562,09 TL, ... 'den 9.683,27 TL olduğu kanaatine varılmıştır.
11.09.2014 gün ve ... sayılı mükerrer Resmi Gazetede yayımlanan 6552 sayılı Kanun'un 8.maddesi ile bazı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların kıdem tazminatını düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112.maddesinde; "...4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları;
a) Alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet süreleri, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunur. Bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatları ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından,
b) Aynı alt işveren tarafından ve aynı iş sözleşmesi çerçevesinde farklı kamu kurum veya kuruluşlarında çalıştırılmış olan işçilerden iş sözleşmeleri 1475 sayılı İş Kanununun 14 üncü maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanlara, 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında farklı kamu kurum ve kuruluşuna ait işyerlerinde geçen hizmet sürelerinin toplamı esas alınarak çalıştırıldığı son kamu kurum veya kuruluşu tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak suretiyle ödenir..." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Dava konusu olayda da davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dava dışı işçiye karşı müteselsilen sorumludurlar. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167.maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve eklerinde sorumluluğun yükleniciye ait olduğuna ilişkin açık hüküm bulunmaktadır.
Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi çerçevesinde davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının "... " için davalılar ile sözleşme imzaladığı, dava dışı işçinin hizmet alımına ilişkin davalı şirketler nezdinde belirli bir dönem içinde çalıştığı görülmüştür. Alınan bilirkişi raporu denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olduğundan hükme esas alınmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraflar arasında akdedilen sözleşmede işçilik ödemesi bakımından alt işverenin sorumluluğu konusunda açık hüküm bulunduğu, davalıların işçinin çalıştığı dönemler sınırlı olmak üzere tam sorumluluğunun bulunduğu, anlaşıldığından davanın kabulüne, asıl alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KABULÜ ile;
2-7.746,62-TL'nin 10/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ....'den,
3-35.562,09-TL'nin 10/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...... Limited Şirketi'n'den,
4- 9.683,27-TL'nin 10/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ....'den tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.619,88-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 905,88-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.714,00-TL harcın; 396,75-TL'sinin ...'den, 1.821,32-TL'sinin ...... Limited Şirketi'den, 495,93-TL'sinin....'den, alınarak hazineye irad kaydına.
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin; 1.344,90-TL'sinin ....'den, 6.173,98-TL'sinin ....... Limited Şirketi'den, 1.681,12-TL'sinin ... ... AŞ.'den, alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 853,88-TL Peşin/nisbi Harcı, 52,00-TL Islah Harcı, 80,70-TL başvuru harcı, 2.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 201,10-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.187,68-TL yargılama giderinin; 465,99-TL'sinin ....'den, 2.139,20-TL'sinin ....... Limited Şirketi'den, 582,49-TL'sinin ..'den, alınarak davacıya verilmesine,
8-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.600-TL zorunlu arabuluculuk giderinin 233,90-TL'sinin ....'den, 292,37-TL'sinin ......AŞ.'den, 1.073,74-TL'sinin ...... Limited Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
-Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı... Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı.... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde...Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/11/2022
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza