T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/496 Esas - 2024/476
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/496
KARAR NO : 2024/476
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 16/09/2024
Mahkememizde görülen davaların yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.Asıl dosyada davacı vekili iddiasında özetle; Davalı şirketin internet haberciliği alanında faaliyet gösterdiğini, ".... .... .... " sitesinin hak sahibi olduğunu, davalı şirketin ortaklık yapısındaki son değişiklikle davalı ortak ve müvekkilinin %50'şer oranında pay sahibi olduğunu, davalı ortağın görünürde pay sahibi olduğunu, asıl hisse sahibinin dava dışı Salim Kahramanoğlu olduğunu, bu kişinin kamu görevi sebebiyle gizli ortak olduğunu, müvekkilinin münferiden imza yetkisine sahip tek kişilik yönetim kurulunun üyesi olarak şirketi yönettiğini, davalı ortağın ise kamu görevlisi olarak görevini sürdürdüğünü, 28/06/2021 tarihli olağanüstü genel kurul kararı ile yönetim kurulu üye sayısının ikiye çıkartıldığını ve gizli ortak Salim Kahramanoğlu'nun oğlu olan ...'nun yönetim kuruluna girdiğini, müşterek imza şeklinde şirketin temsil ve ilzam yetkisinin düzenlendiğini, davalı ortak ile yönetim kurulu üyesi ...'nun gizli ortak Salim Kahramanoğlı'na vekaletname vererek davalı şirketin tüm işlerinin bu ortak tarafından yürütülmesini sağladıklarını, yönetim kurulundaki bu değişiklikten sonra davalı şirketin ticari faaliyetlerinin olumsuz etkilendiğini, şirket çalışanlarına yapılan baskı sonucu, motivasyonlarının ve işyerindeki huzurun bozulduğunu, davalı ortak ve gizli ortağın şirkete getirdiği şahıslar ile kavga ve baskı ortamı oluşturduğunu, şirket çalışanlarının tehdit edildiğini, gizli ortağın talimatı ile şirkette uzun yıllar çalışan .... .... .... 'a şirketin işlemlerini yürütmek üzere vekaletname verdiğini, davalı şirket aleyhine tahakkuk ettirilen idari para cezasının süresinde ödenerek indirim sağlanması fırsatının kaçırıldığını, mevcut durumun müvekkili ve davalı şirket açısından çekilmez hal aldığını belirterek, davalı ortağın, davalı şirket ortaklığından çıkartılmasına, bu talebin kabul görmemesi halinde davalı şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Asıl dosyada davalı .... .... .... vekili savunmasında özetle; Davacının iddialarını kabul etmediklerini, şirket yönetim kurulunda 28/06/2021 tarihinde yapılan değişiklikten sonra şirket gelirlerinin ikiye katlandığını, davacı ortak hakkında açılan sorumluluk davasının halen ... .... .... .... Esas sayılı dosyasında açılan genel kurulun iptali davasında sahte imza ile davacının kendi kendini ibra ettiğinin görüldüğünü, bu konuda davacı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davacının yaptığı usulsüzlükler sonrasında yönetim kurulundaki değişikliğe yol açan genel kurul toplantısının yapılmak zorunda kalındığını, ...'nun davacının uygun görmesi ile yönetim kuruluna seçildiğini, şirketi Mustafa Furkan'nın babasının yönettiği iddiasının doğru olmadığını, yönetim kurulu toplantılarında gündem maddelerini işleme aldırmadığını, usulsüz işlemler yapan personelin iş akitlerinin haklı sebep ile sonlandırıldığını, yönetim kurulu değişikliği sonrasında şirket faaliyetlerinin daha etkin hale geldiğini, davacının kayıt dışı işlemlerine yönelik hesap vermekten kaçındığını, sessiz kalarak kayıt dışı işlemleri kabul ettiğini, davalı şirketin Google reklam gelirlerinin yer aldığı panelin şifrelerini müvekkillerine vermediğini, yönetim kurulu değişikliği öncesinde aylık 13.000 TL gelir gösterilmesine rağmen, değişiklik sonrası gelirlerin aylık 200.000 TL olarak gösterilmeye başlandığını, bu durumun davacının şirket gelirlerini kendi hesabına aktardığını kuvvetle muhtemel kıldığını, önceki yıllarda reklam gelirlerinin gizlenmesi ve sahte fatura kullanılması sebebi ile yapılan vergi incelemesinde vergi cezası tahakkuk ettirildiğini, bu cezalara yönelik vergi mahkemesinde dava açmaktan kaçınıldığını, cezaların ödendiğini, haklı sebeple iş akdi feshedilen personelin çıkış işlemlerinin SGK şifrelerinin davacı tarafından müvekkili ile paylaşılmaması sebebiyle yapılamadığını, buna ilişkin açılan davada verilen tedbir kararı ile şifrelerin iptal edildiğini, yapılan hukuksuz işlemlere şirket muhasebecisininde dahil edildiğini, onun hakkında meslek odası tarafından yürütülen soruşturma bulunduğunu, davacının şirket çalışanlarını yönetim kurulu üyeleri ile karşı karşıya getirdiğini, şirket çalışanı Elmas Toprak'ın yaptığı hukuksuz işlemler sebebiyle iş akdinin feshedildiğini, mahkemenin tedbir kararına rağmen bu çalışanın bankacılık işlemleri yapmaya devam ettiğini, davacının şirket ile ilgili karar alınması sürecine katılmadığını, şirket lehine alınan kararlara şerh koyduğunu, davacının da kabulünde olduğu üzere şirketin yönetilemez ve karar alamaz hale geldiğini, bu sebeple davacı ortağın şirket ortaklığından çıkartılması gerektiğini, Hüseyin Özay'a verilen vekaletnamenin şirket menfaatine olduğunu, şirket aleyhine yapılacak faaliyetleri önlemeye yönelik verildiğini, davacının da bu kişi ile yıllarca çalıştığını ortak yazılarını internet sitesinde yayınladığını, davacıya ait başka bir şirketin %88 hissesini bu kişiye devrettiğini, davacının şirkete ait kredi kartı harcamalarına yönelik müvekkiline bilgi vermediğini, davacıya ait olan ".... .... .... " adlı internet sitesini büyütmek için davalı şirkete ait "memurlar.net" sitesinin bilerek ve isteyerek ziyaretçi kaybına sebebiyet verdiğini, bu hususta davacı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirketin her iki ortakça müşterek yönetilmesi gerektiğinin davacı tarafından kabul edilmediğini, 28/06/2021 tarihinde davacının yönetim kurulu başkanlığının sona ermesine rağmen ısrarla görevine sürdürmeye devam ettiğini, bir çok kuruma tek başına yazı gönderdiğini, davalı şirkete ait ticari sırları üçüncü kişilerle paylaştığını, şirket hesaplarından usulsüz harcamalar yaptığını belirterek, davacının taleplerinin reddine, davacının hukuksuz işlemleri sebebiyle şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
3.Asıl davada davalı şirkete usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
4.Birleşen dosyada davacı vekili iddiasında özetle; Asıl davaya yönelik savunmasındaki iddialarını tekrar etmiş, davalı ortak ile müvekkilinin %50'şer paya sahip ortak olduklarını, davalı şirketin "memurlar.net" sitesini yönettiğini, 30/06/2021 tarihinde Ticari Sicil Gazetesinde yayınlanan karar ile davalı ortağın yönetim kurulu başkanlığı yetkisinin sona erdirildiğini, tüm işlemlerinin müştereken yapılmasının kararlaştırıldığını, buna rağmen davalının fiilen şirketi tek başına yönetmeye devam ettiğini, şirket çalışanlarını da bu yönde yönlendirdiğini, en basit talepleri için dahi mahkeme kararı alınmasının gerekliliği doğduğunu, bu süreci fırsat bilen davalı ortağın, akrabası da olan ... ile birlikte kurduğu "gazetememur.com" internet sitesini büyütmek ve müvekkilinin ortak olduğu davalı şirkete ait "memurlar.net" sitesini işlevsiz kılmak için gayret ettiğini, böylelikle davalı şirketi zarara uğrattığını, davalı ile birlikte hareket eden şirket personelinin iş akitlerinin haklı olarak feshedilmesine rağmen çıkış işlemlerinin yapılamadığını, şirket çalışanlarının kendilerine verilen yazılı talimata rağmen, davalı ortağın talimatı ile işlemleri yapmadıklarını, ülke gündemi için çok önemli olan haberlerin ve açıklamaların şirket internet sitesine girilmesinin engellediğini, bunun sebebini soran Yönetim kurulu üyesi ...'na haber girme yetkisinin sadece davalı ortak ve şirket çalışanı ...'de olduğunu belirtiklerini, önemli haberlerin girişlerinin kasten geciktirildiğini, memurlar.net'in kamu oyundaki itibarını zedeleyecek şekilde, gazetememur sitesinin reklamının haber içeriğinde yapıldığını, davalı ortağın şirket yönetim kurulunu karar alamaz hale getirdiğini, şirket gelirlerini düşük gösterdiğini, şirket personelinin, Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Furkan'ın haber giriş ve düzeltme şifrelerini kısıtladığını, bunun amacının gerçek gelirlerin öğrenilmesinden endişe edilmesi olduğunu, davalı ortağın vergi kaçırılmasına sebep olduğunu, şirket gelirlerini kendi hesabına aktardığını, kendi özel harcamalarını şirkete yüklediğini, bu haliyle şirketin yönetim konusunda karar alınamadığını, şirketin yönetilemez hale geldiğini belirterek, şirketin tasfiyesine, şirketin faal olması sebebiyle davalı ortağın çıkma payı ödenerek ortaklıktan çıkartılmasına, şirkete tedbiren yönetici kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
5.Birleşen dosyada davalı ...vekili savunmasında özetle; Asıl davada ki iddialarını savunmasında tekrarlıyarak, açılan davanın reddini istemiştir.
6. Birleşen davada davalı şirkete usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
7. Deliller: Tarafların iddialarında dayandıkları savcılık soruşturma evrakı ve mahkeme dosyaları getirtilmiş, tarafların gösterdikleri tanıklar dinlenmiş, şirket kayıtları ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
8.Tarafların İddia Ve Savunmaları İle Dosyaya Sunulan Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde;
Asıl dava, terditli olarak davalı ortağın şirket ortaklığından çıkarılması, olmadığı taktirde anonim şirketin tasfiyesi, birleşen dava ise davalı ortağın şirket ortaklığından çıkartılması taleplidir.
Asıl davada davacı taraf, davalı şirkette asıl ortağın başkası olduğu, gizli ortağın şirket işlerine müdahalede bulunduğu, şirket yönetim kurulunda meydana gelen değişiklik sonrası karar alınamadığı, yönetim kurulu toplantılarının yapılamadığı, şirket çalışanlarına yapılan baskı ile şirketin zarara uğratıldığı iddiasıyla terditli olarak, davalı ortağın şirket ortaklığından haklı sebep ile çıkartılmasına, kabul edilmediği takdirde şirketin tasfiyesine karar verilmesini talep etmiş, birleşen davada ise davacı taraf, davalı ortağın tek başına yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde şirketi zarara uğratan faaliyetlerde bulunduğu, kendisi tarafından kurulan başka bir internet sitesini büyütmeye çalıştığı, şirket gelirlerini kayıt dışı bırakarak haksız menfaat temin ettiği, şirket çalışanlarını davacı ortak aleyhine kullanarak davacı ortağın şirket yönetimine katılmasını engellendiği, şirket yönetim kurulu toplantılarının yapılamadığı, karar alınamadığı iddiasında bulunarak, davalı ortağın şirket ortaklığından çıkartılmasına karar verilmesini istemiş, her iki davada davalılar davanın reddini talep etmiştir. Buna göre taraflar arasında, davalı ortağın şirket ortaklığından çıkartılması ya da ortağı oldukları şirketin tasfiyesi şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda ihtilaf olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizde yapılan yargılama sırasında, tarafların kabulünde olduğu üzere davanın tarafı olan %50'şer oranda eşit hisseye sahip ortakların şirket yönetimi ile ilgili yönetim kurulu toplantılarını yapamamaları ve şirket yönetimi ile ilgili kararları alamamaları sebebiyle 28/12/2022 tarihli ara kararı ile davalı şirkete Av. Bület Yeşilay ve Mali Müşavir ...yönetim kayyımı olarak atanmış, kayyım heyeti tarafından her ay düzenli olarak şirket faaliyetleri hakkında mahkememize rapor sunulmuştur.
Bilgisayar Mühendisi, Mali Müşavir ve Şirketler Alanında Uzman Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyeti 01/08/2023 tarihli kök rapor ve 12/06/2024 tarihli tamamlayıcı mahiyetteki ek raporlarda; "Şirketin feshi istemi yönünden; Dosyaya sunulan Kayyım heyeti raporuna ekli 30.04.2023
tarihli bilançosu ve mizanına göre -birleşen dava davacısının şirket
gelirlerinin gizlendiği ve özel harcamaların şirket gideri olarak
gösterildiği iddiası ayrık olmak üzere- şirketin faal olduğu,
şirketin maddi duran varlıklarında 2 adet Gayrimenkul, 1 adet
araç ve 154 adet muhtelif demirbaş bulunduğu, kar elde ettiği ve
en önemlisi olarak yegane gelir kaynağı olan ve çok sayıda ziyaretçisi bulunan Türkiye’nin sayılı memur sitelerinden biri
olan www.memurlar.net internet sitesine sahip olduğu, şu aşamada şirketin feshi
koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun sayın mahkemenin
takdirinde bulunduğu,
www.gazetememur.com isimli internet sitesi ile ilgili olarak dosyaya sunulan ek beyanlarda
.... .... .... . adına
çalıştığının belirtildiği, şahsın şirkette çalıştığı dönemde KPSS soruları hazırladığı, şahsın önceki
dönemlerde şirket çalışanı olan Av. ... olduğu belirtildiği, dosya içerisinde
yer alan USB bellek ile ....... .... .... İş sayılı dosyası kapsamında
düzenlenen 17/02/2024 tarihli “BİLİRKİŞİ TESPİT ve İNCELEME RAPORU” içeriklerinde ve...
Yazılım Şirketine ait banka hesaplarında (18.02.2021 tarihinde .... .... .... Bankası 1.500
TL) ...’a ödemeler yapıldığı, söz konusu ödemeler ile Whois kayıtları dikkate
alındığındı www.gazetememur.com isimli Internet sitesinin domain kayıtlarının aktarıldığı ...’ın... Yazılım şirketi irtibatının bulunduğu, ........ .... nolu hesabın ... Bilişim Ltd. uhdesinde
olduğunun belirtilmesi üzerine ... Bilişim Ltd. Şti. Vekili Av. ... .... .... refakatinde
07/05/2024 tarihinde .... .... ... nolu ID hesabı üzerinde Bilirkişi
Heyeti olarak inceleme ve teknik tespitlerde ... Bilişim şirketi tarafından yönetilen ve yapılan
incelemelerde ... Bilişim Şirketi adına kayıtlı olan .... .... ... ID nolu GoogleAdsense
hesabı üzerinden... Yazılım Şirketine ait www.memurlar.net ve bu adrese bağlı domainler üzerinden
elde edilen gelirler yukarıda sunulan tablo içerisinde mukayese edildiğinde, ... Bilişim tarafından...
Yazılım şirketine ödenen miktarlar ile .... .... .... gelirlerinin tutarlı ve uyumlu olmadığı, 05/05/2023 tarihinde dosyaya kazandırılan USB Bellek içerisinde yer alan toplam (8) adet
Microsoft Excel programı ile oluşturulmuş dosyanın bulunduğu, (7) adet belgeyi oluşturan kullanıcının
“Elmas Toprak” ve 1 adet belgeyi (“MN GENEL BAKIŞ 29.06.2021” isimli Excel dosyası) oluşturan
kullanıcının “Esad” olan kullanıcı adına sahip kişi tarafından kaydedildiği, Excel dosyalarının
özelliklerinin açıklama kısmında “.... ... .... ” olarak göründüğü,
USB Bellek içerisinde yer alan ... Bilişim şirketi tarafından gönderilen ödemeler ile e-posta
incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu içeriğindeki ... Bilişim Ödemelerine ait 2019 ve
2020 yıllarına ait tüm ödemelerin eşleştiği, USB Bellek içerisinde yer alan... GENEL BAKIŞ 29.06.2021.XLSX dosyası içerisinde yer
alan “2019” olarak tanımlı sayfa içerisindeki toplam 2168 satırdan oluşan gelir-gider verileri ile e-
posta incelemesi sonucunda tespit edilen “MN Harcama Listesi” isimli belge içeriğinde 2019 tarihli
2168 satırdan oluşan verilerin satır sayısı, veri içerikleri ve rakamsal değerler olarak doğrudan birebir
eşleştiği, USB Bellek içerisinde yer alan... GENEL BAKIŞ 29.06.2021.XLSX dosyası içerisinde yer
alan “2020” olarak tanımlı sayfa içerisindeki gelir-gider verileri ile e-posta incelemesi sonucunda tespit edilen “MN Harcama Listesi” isimli belge içeriğinde 2020 tarihli sayfa içerisindeki verilerin satır
sayısı, veri içerikleri ve rakamsal değerler olarak doğrudan birebir eşleştiği, USB Bellek içerisinde yer alan... GENEL BAKIŞ 29.06.2021.XLSX dosyası içerisinde yer
alan “2021” olarak tanımlı sayfa içerisindeki gelir-gider verileri ile e-posta incelemesi sonucunda tespit
edilen “MN Harcama Listesi” isimli belge içeriğinde 2021 tarihli sayfa içerisindeki verilerden
16/02/2021 tarihine kadar olan veri içerikleri ve rakamsal değerlerin birbirleri ile eşleştiği, ayrıca
ekim2021hesap.xlsx içerisindeki 2021 yılı verilerinde de diğer 2021 yılı verileri ile eşleştiği,
“MN Harcama Listesi” isimli belge içeriğinde yer alan banka ödemelerinin de dosya içerisinde
yer alan... yazılım şirketine ait banka hesaplarında yer alan ödeme tutarları ile eşleştiği bu nedenle
dosyaya kazandırılan USB bellek içerisindeki veriler ile e-posta incelemesi soncunda elde edilen
içeriklerin birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, davalı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme tespitlerde yukarıda detayları ifade edildiği
şekilde muavin defter raporunda da anlaşılacağı üzere aylar itibari ile değişkenlik gösterdiği, .... .... .... hesabında 2021 yılı Temmuz ayında 66.679,97 TL ödeme
yapıldığı görülürken ticari defterlerde ise 2021 Temmuz ayında 141.05300 TL tahsilat alındığı, uyuşmazlığın nedeni anlaşılamadığından dolayı bir değerlendirme yapılamadığı" belirtilmiştir.
Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Haklı sebeple şirket ortağının ortaklıktan çıkartılması talebi yönünden ihtilaf değerlendirildiğinde; Dosyaya celbedilen ticaret sicil dosyası, soruşturma evrakı, dava dosyaları, duruşmada dinlenen tanık beyanları ve bilirkişi heyetinin incelemeleri sonunda düzenlediği bilirkişi raporundaki tespitlere göre; Davalı şirketin iki ortaklı ve eşit paya sahip ortaklık yapısına sahip olduğu, ortaklar arasında davalı şirketin yönetimine yönelik ihtilaflar bulunduğu, şirket yönetimine ilişkin kararlar alınamadığı, her iki ortağında ihtilafların meydana gelmesinde eşit kusurlu olduğu anlaşılmakla birlikte, TTK’nun kollektif ve limited şirketlere yönelik düzenlemesinde, haklı
nedenlerle ortaklıktan çıkartma hususu düzenlenmesine rağmen, anonim şirketlere yönelik düzenlemelerde yalnızca
TTK.'nun 482. ve 483. maddesinde sadece sermaye koyma borcunu süresi içerisinde yerine getirilmemesi halinde ortaklıktan çıkarılma sonucunu doğuracak şekilde ilgili paylar yönünden paya bağlı
hakların ıskatı usulünün düzenlenmesine rağmen, haklı nedenlerle ortaklıktan çıkma veya diğer ortağı
çıkartma düzenlemesi yer almamıştır. Anonim şirketlerde ortağının sadece sermaye koyma borcu bulunmakta olup, rekabet etmeme, sadakat vb. yükümlülükler sadece yönetim kurulu üyeleri için getirilmiştir.
TTK. 531. Maddesinde haklı sebeple şirketin feshi düzenlemesi yer almaktadır. “Haklı sebeplerle fesih” başlıklı 531. Maddesinde; “(1) Haklı sebeplerin
varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların
sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar
verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en
yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya
duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.” hükmü düzenlenmiştir. Yasal düzenleme ve Yargıtay içtihatlarına göre, haklı sebeplerin varlığı halinde dahi mahkemenin fesih yerine fesih talebinde bulunan pay sahiplerinin payının gerçek değerinin
ödenmesine ve şirketten çıkarılmasına karar verilebileceği gibi duruma uygun düşen ve kabul
edilebilir bir çözüme karar verebileceği kabul edilmiştir. Asıl ve birleşen davada ise her iki davacı, diğer ortağın ortaklıktan çıkartılmasını talep etmektedir.
Bu sebeple her iki dava yönünden, davalı ortağın haklı sebeple ortaklıktan çıkartılması talebinin reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Şirketin feshi talebi yönünden ise; TTK’nun 531. maddesi gerekçesinde de belirtildiği üzere haklı sebeplerin varlığı halinde dahi mahkeme şirketin feshine karar vermek zorunda değildir. Esas olan şirketin
devamıdır. Dosyaya sunulan Kayyum heyeti raporları ve bilirkişi raporuna göre şirketin faal olduğu, şirketin 2 adet gayrimenkulü, 1 adet aracı ve 154 adet muhtelif demirbaş bulunduğu, kar elde ettiği, gelir kaynağını oluşturan, Türkiye’nin takipçi sayısı açısından önemli internet sitelerinden biri olan "www.memurlar.net" internet sitesine sahip olduğu, Yargıtay
içtihatları ve yasal düzenlemenin gerekçesinde de belirtildiği üzere şirketler için feshin en son çare olduğu da dikkate alındığında, bu
aşamada şirketin feshi koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan sebeplerle haklı sebeple diğer ortağın ortaklıktan çıkartılması, olmadığı taktirde şirketin feshine yönelik davanın reddi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Asıl davanın REDDİNE,
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 346,9 TL harcın davacıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
2-Birleşen ... .... .... ... Esas sayılı dosyasında açılan davanın REDDİNE,
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 346,9 TL harcın davacıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
3-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.