T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/643 Esas - 2023/67
T.C.
ANKARATÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR
ESAS NO: 2022/643 Esas
KARAR NO: 2023/67
HAKİM: ..
KATİP..
DAVACI:..
VEKİLİ: Av..
DAVALILAR: 1- ..
VEKİLİ: Av..
2-...
DAVA: İtirazın İptali- 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan
DAVA TARİHİ: 12/09/2022
KARAR TARİHİ: 31/01/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 21/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan ....Tacirlere Verilen... Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; dava dışı bankadan kullanılan ve davalıların da kefil oldukları kredi sözleşmesine istinaden taşınmazının ipotek verildiğini, kredi borcu ödenmediği için banka tarafından icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu edilen banka alacağını ödeyip, banka alacağını devir aldıktan sonra yaptığı ödemenin davalı kefillerden tahsili için başlattığı ve itiraz üzerine duran icra takibinin devamını sağlamak için itirazın iptali ile birlikte icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...'yi 22/03/2016 tarihinde 2016/01 nolu karar ile devraldığını, davalı şirket bünyesindeki yetkisinin ise 08/07/2017 tarihine kadar devam etmiş, 19/07/2017 tarihli ve 9370 sayılı ticaret sicil gazetesi ile de sabit olduğu üzere, şirketin tamamını ... isimli şahsa devrettiğini, yapılan devrin müvekkilinin şirket üzerindeki tüm etkisini kapsadığını, şirketin tüm alacak ve borçları ile dava dışı üçüncü kişiye devredildiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhinde alacağın %20sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhinde açılan dava ve davaya konu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili .... nolu karar ile devraldığını, davalı şirket bünyesindeki yetkisi ise 08/07/2017 tarihine kadar devam etmiş, 19/07/2017 tarihli ve ... sayılı ticaret sicil gazetesi ile de sabit olduğu üzere, şirketin tamamını ... isimli şahsa devrettiğini, yapılan devirin, müvekkilin şirket üzerindeki tüm etkisini kapsadığını, şirketin tüm alacak ve borçları ile dava dışı üçüncü kişiye devredildiğini, borcu ve açılan davayı kesinlikle kabul etmemekle birlikte, davacı işbu davaya konu borca konu ipotek tesisini kendi rızası ve imzası ile devraldığını, 01.10.2021 tarihinde gerçekleştirilen söz konusu devirden neredeyse 1 yıl sonra işbu davaya konu icra takibi başlatıldığını, ipotekli taşınmaz devri öncesinde davacının müvekkile hiç bir surette ihtarı yahut ihbarının da bulunmadığını, bu husus dahi müvekkilinin dava konusu borç ile bir ilgisi bulunmadığını ispat eder nitelikte olduğundan davalının, yıllar önce devrettiği bir şirketin yeni yetkilisinin yapmış olduğu işlemden sorumlu tutulması hukuka aykırı olduğu gibi hakkaniyete de aykırılık teşkil ettiğinden, davanın reddine, davacı aleyhinde alacağın %20sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkidir.
... müzekkere yazılarak davacı ve davalıların tacir olup olmadığı hususunda Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiş gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
.... numaralı soruşturma dosyasının Uyap üzerinden Mahkememize gönderilmesi ve akıbeti hakkında bilgi verilmesi istenilmiş gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
Keçiören tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak .... dairesinin tapu kaydı ve ... ipotek akit tablosunu ve resmi senedin istenilmesine karar verilmiş gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
....ye kullandırılan 16/02/2018 tarihli kredi sözleşmeleri, taahhüt tabloları, ödemeler, ihtarname, ipotek belgelerinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi "dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça ... Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, ... diğer dava ve işler bakımından da görevlidir" şeklindedir.
6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.", aynı Kanunun 4/1. maddesinde "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı"düzenlemesi yer almaktadır. Bir davanın nispi ticari dava sayılması için TTK'nın 4/1. maddesi birinci fıkrasında belirtildiği gibi her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olması gerekmektedir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girmesi ile birlikte 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisinden çıkarak görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup hakim tarafından kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı vekili dava dışı Bankadan devir aldığı taşınmaz bedelinin davalılardan tahsili amacıyla başlattığı takibe yönelik yapılan itirazın iptali istemi ile iş bu davayı açmıştır. İtirazın iptali davası genel hükümlere göre genel mahkemelerde görülmesi gereken bir davadır. Dava konusu uyuşmazlık 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan ticari davalardan olmadığı gibi, taraflar da tacir değildir. Bu durumda dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1- Görevli mahkeme Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi olduğundan Mahkememizin görevsizliği nedeniyle dava şartı noksanlığından davanın HMK 114. ve 115. maddesi gereğince usulden reddine,
2-HMK'nun 20. maddesi gereği, Mahkememiz kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde taraflardan birinin mahkememize başvurması halinde dosyanın kesinleştirilerek görevli mahkemeye gönderilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK331/2 maddesi gereğince görevli mahkemesince değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/01/2023
Katip...
e-imza
Hakim...
e-imza