T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/861 Esas - 2024/218
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/861 Esas
KARAR NO : 2024/218
...
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 01/11/2021
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankadan kredi kullanarak satın aldığı tarımsal nitelikte taşınmaz üzerine bu kredinin teminatı olarak 1. dereceden davalı lehine ipotek tesis edildiğini, kredi borçlarının 13.10.2016 tarihinde kat edilerek, işleyen faizi ile birlikte 410.871,94 TL' ye baliğ olan alacak için ... sayılı dosyasında müvekkili aleyhinde açılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip sonucunda, ipotekli taşınmazın 21.05.2018 tarihinde alacağa mahsuben davalı alacaklı bankaya 375.150,00 TL bedelle ihale edilerek paraya çevrilmiş olduğunu, 375.150,00 TL tutarındaki ihale bedeli, işleyen faiz nedeniyle dosya borcunu (670.714,62 TL.) karşılamadığından, İcra Dairesi'nce İİK’ nun 152.md gereğince, aradaki fark kadar (295.264,62 TL.) kesin rehin açığı belgesi düzenlendiğini, davalı tarafından bakiye alacak için kesin rehin açığı belgesine dayalı olarak müvekkil aleyhine ... E. sayılı genel haciz yoluyla ilamsız takip başlatıldığını, ipotekli taşınmaz satışı alacağa mahsuben davalı bankaya yapıldığından, bankanın ihale kararı kesinleşinceye kadar ki süreçte ihale bedelini yatırmadığını, nitekim 23/03/2021 tarihinde yatırdığını ve aynı gün bu paradan avukatlık ücreti ve faiz tahsilatlarını yaptığını, ihale bedelinin müvekkilinin hesabına yatırıldığı tarihlerde davalı bankanın pandemi nedeniyle kampanya başlattığını, müvekkilinin, banka hesabına yatırılan 375.150 TL ihale bedelinden haricen haberdar olunca, 2021 yılı nisan ayında kampanya devam ederken bu paranın yanısıra kalan bakiyeyi ödeyerek borcunu defaten kapatmak suretiyle, faiz affı niteliğindeki kampanya imkânından yararlanmak istediğini müvekkilinin durumunun kampanya için elverişli olmasına rağmen davalının kampanyadan yararlandırmadığını ileri sürerek, .... sayılı icra takibindeki borcun faizine ilişkin kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine, ihale bedelinin nema gelirlerinin borçtan düşümü konusunda fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 02/02/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; davanın kabulü ile, dava değerinin ıslahı neticesinde artırdıkları 95.925,34 TL nemalandırma tutarı ile dava dilekçesinde talep ettikleri 177.942,97 TL faiz borcu miktarların birleştirilmesi sonucu bulunan; toplam 273.868.31 TL borcun müvekkilinin takip borcundan silinmesini, davalı tarafından nemasız olarak yatırılan ihale bedeli için 21.05.2018 -23.03.2021 tarih aralığında yatırılması gereken nemalandırma tutarının 95.925,34-TL olduğu belirtildiğinden, davanın değerini bu bedeli de dahil ederek harcı yatırmak suretiyle ıslah ettiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının müvekkili bankanın faiz indirimi kampanyasına ilişkin talep ve itirazlarının yerinde olmadığını, zira faiz indirimi kampanyasının genel bir uygulama olmayıp müvekkili bankanın bu uygulamanın şartlarını belirleme serbestisi bulunduğunu, davacının bankaya rızai bir ödeme yapmadığını, ... sayılı dosyası ile satışı gerçekleşerek müvekkili banka tarafından alacağa mahsuben alınan taşınmaz bedelinin nemalandırılması taleplerinin de yerinde olmadığını beyanla davanın reddi ile davacı aleyhinde %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davanın ... Esasına kayden açıldığı, anılı mahkemenin ... Karar sayılı görevsizlik kararının istinaf incelemesi ile kesinleşmesi üzerine dosyanın Mahkememize tevzi edilmekle işbu... esas kaydını aldığı görülmüştür.
DELİLLER
-Genel Kredi sözleşmesi,
-Takip dosyaları,
-Banka kayıtları,
-İhtarname,
-Bilirkişi Raporları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; tarımsal krediden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı özetle; hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sonucunda satılan taşınmaz bedelinin borcu karşılaması nedeniyle rehin açığı belgesi ile ilamsız takip başlatılmış ise de, ipotekli taşınmaz bedelinin hesabına yatırıldığı tarihlerde davalı bankanın faiz affı niteliğinde bir kampanyasının bulunduğunu, davacının da bu kampanyadan faydalanma koşullarını taşıdığını, kampanyadan faydalandırılması gerektiğinden 177.942,97 TL'lik faiz borcundan sorumlu tutulamayacağı ve yine ipotekli taşınmazın satış bedelinin nemalandırılması gerekirken nemalandırılmadığından bahisle nema gelirinin de borcundan mahsubunun gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı banka ise özetle davacının bankaya rızai bir ödeme yapmadığını, kampanya koşullarını taşımadığını, bankanın bu uygulamanın şartlarını belirleme serbestisi bulunduğunu, yine bankanın ipotekli taşınmazın satışında ihaleye alacağa mahsuben iştirak ettiğinden bankanın bedeli depo etme ve nemalandırma yükümlülüğünün bulunmadığını savunmuştur.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda aralarındaki uyuşmazlığın; davacının davalı bankanın faiz indirimine ilişkin kampanyasından yararlandırılması gerekip gerekmediği ve ipotekli taşınmazın ihale satış bedelinin nemalandırılması halinde oluşacak meblağın borcundan mahsup edilmesi gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
Görevsizlik kararı öncesinde Tüketici Mahkemesi nezdinde tanzim edilen 20/05/2022 tarihli raporda özetle: "...Davacı tarafından borcun rızai şekilde ödeme niyetinin bulunmadığı, davalı bankanın düzenlemiş olduğu kampanya ile ilgili davalı banka ile davacı arasında bir taahhütname bulunmadığı, bankaların düzenlemiş olduğu kampanyalarında, kampanyadan faydalanmak isteyen müşterileri ile ilgili değerlendirme yaparak, kampanyaya kabul veya red kararı verebileceği, bu hususta herhangi bir zorunluluğu bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Davacı vekilinin, Alacağa mahsuben davalı bankaya ihale edilen rehinli taşınmazın ihale bedelinin satıştan sonra hesaba yatırıldığı süreç içerisinde nemalandırılması talebi ile ilgili olarak; Davalı bankanın ihaleye alacağına mahsuben iştirak ettiği, İhalenin feshi davası sebebi ile alacağa mahsup edilecek olan ilgili tutarın kesinleşmiş bir tutar olmadığı, bu sebeple kesinleşme tarihine kadar ilgili tutarın herhangi bir hesapta bulunmadığı, 375.150,00 TL nin nemalandırılması için icra müdürlüğü tarafından tutarın tahsil edildiğine ilişkin bir belge/bilgi bulunmadığı, nemalandırılmak üzere herhangi bir hesaba yatırılacağına dair bir kararının bulunmadığı, davalı banka uhdesine geçen herhangi bir meblağ/bakiye bulunmadığı, borca mahsubunun kesinleşeceği tarihe kadar herhangi bir hesaba ve/veya alacağa yatırılmasının/tahsilinin söz konusu olmadığı, tespit edilmiştir. Sayın Mahkemeniz tarafından ihale bedelinin nemalandırılması yönünde karar verilmesi durumunda, %9 Yasal faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda, alacağa mahsuben davalı bankaya ihale edilen rehinli taşınmazın ihale bedeli olan 375.150,00 TL nin 21/05/2018 ihale tarihi ile ihale bedelinin hesaba yatırıldığı 23/03/2021 tarihi arasında işleyen faiz tutarının 95.925,34 TL olduğu" hususları belirtilmiştir.
Mahkememiz nezdinde görevlendirilen bankacı bilirkişinin 23/05/2023 tarihli raporunda ise özetle;"...Bu halde, davalı Bankanın; Davacının 31.12.2020 tarihi itibariyle takip borcu bulunduğu, Kampanya süresi içinde başvuruda bulunduğu, Alacağa 23.03.2021 tarihinde tahsilat yapıldığı, Hususlarını dikkate alarak, 23.03.2021 tarihinde yapılan kısmi tahsilat sonrası kalan takip borcunu davacı tarafa bildirmesi ve bildirilen bu tutarın da davacı tarafça tek seferde ödenmesi halinde, yapılandırma kampanyasından davacı tarafı yararlandırılması gerekirken, Banka tarafından; rızai bir ödeme yapılmamış olması ve tahsilatın kampanya öncesi yapılması nedenleriyle davacı tarafın talebini kabul etmeyip, kampanyadan yararlandırmamış olduğu görülmektedir... Bu hususlar dikkat alınarak değerlendirme yapıldığında, davacı tarafın davalı Banka tarafından kamuoyuna ilan edilmiş olan kampanyadan yararlandırılmış olması, bu nedenle de, 21.05.2018 tarihli kapak hesabına giren 177.942,97 TL faiz borcunun kampanya koşulları nedeniyle silinmiş olması gerektiği düşünülmektedir...Gerekçeleri işbu Raporun IV.1. maddesinde belirtildiği üzere, davacı tarafın davalı Banka tarafından kamuoyuna ilan edilmiş olan kampanyadan yararlandırılmış olması, bu nedenle de, 21.05.2018 tarihli kapak hesabına giren 177.942,97 TL faiz borcunun kampanya koşulları nedeniyle silinmiş olması gerektiği, Sayın Mahkemece bu görüşe itibar edilmesi halinde davalı Bankanın rehin açığı belgesi tutarının; 117.621,65 TL kabulünün icap edeceği, Davacı tarafın ihale bedelinin ihale tarihinden itibaren davalı Banka nezdindeki hesaba yatırıldığı tarihe kadar ki süre için işlemiş faiz talebine ilişkin olarak Sayın Mahkemece yapılacak hukuki değerlendirmede bu talep kabul edilebilir görüldüğü takdirde, İhalenin yapıldığı 21.05.2018 tarihinden ihale bedeli 375.150,00 TL'nin hesaba yattığı 23.03.2021 tarihine kadar ki süre için %9 yasal faiz oranı üzerinden hesaplanan faiz tutarının 95.925,34 TL olduğu " hususları belirtilmiştir.
Rapora gelen itirazlar nazara alınarak ek rapor tanzimi istenildiği, 25/07/2023 tarihli ek raporda özetle; davalının itirazları doğrultusunda yapılan değerlendirmede, kök raporda yer verilen tespit ve görüşlerde değişiklik yapılmasını gerekli kılacak bir husus bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamında görevsizlik kararı öncesinde bankacı bilirkişi tarafından tanzim edilen 20/05/2022 tarihli rapor ile görevsizlik kararı akabinde mahkememiz nezdinde yine bankacı bilirkişi tarafından tanzim edilen 23/05/2023 tarihli kök(ve aynı yöndeki ek rapor) arasında davacının yapılandırma kampanyasından yararlanma koşullarını taşıyıp taşımadığı bakımından farklı görüşlerin yer aldığı nazara alınarak, hukuki değerlendirme mahkememize ait olmakla birlikte konunun bankacılık mevzuatı ve bankacılık uygulamaları çerçevesinde de irdelenebilmesi, ve mahkememiz ile tarafların denetimine de olanak sağlanması amacıyla; başka bir bankacı bilirkişi ile konuya ilişkin tespitler doğrultusunda alacak ve faiz hesabının da denetlenebilmesi yönünden bir hesap bilirkişiden birlikte rapor tanzimi istenilmiştir.
Bankacı ve nitelikli hesap bilirkişilerce tanzim edilen 27/12/2023 tarihli raporda özetle;
"Davacının, davalı bankanın faiz indirimli borç kapatma kampanyası için aradığı şartları sağladığı ve başvuru tarihleri arasında da kampanyadan yararlanmak istediğini bildirdiği kanaatine varıldığından, davalı bankanın borca rızai bir ödeme yapılmamış olması nedeni ile başvuruyu reddetmesinin yapılan duyuruda ödemenin isteğe bağlı şekilde yapılacağı, alacağın bir kısmı cebri yolla tahsil edilse bile kalan kısım bakımından kampanyadan yararlanılamayacağı yönünde bir açıklama yapılarak şart koşulmamış olması ve yine 375.150,00 TL'nin davacı hesabına 23.03.2021 tarihinde alacak kaydı geçilerek borçtan mahsup edildiği görüldüğünden, tahsilatın kampanya sürecinde yapılması nedenleriyle davacı tarafın talebini kabul etmeyip kampanyadan yararlandırmamış olmasının, kampanya koşullarını davacı aleyhine değiştirdiği, kampanya koşullarını belirleme hak ve yetkisi Bankada olmakla birlikte, açıklanan kampanya şartlarını karşılayarak, tanınan haklardan faydalanmak isteyen banka müşterisinin bu talebinin reddinin, bankanın takibe attığı kredi müşterileri arasında eşit davranmadığı ve deklere ettiği taahhüdüne uygun işlem yapmadığı sonucunu doğuracağı kanaatine varıldığı, bu kapsamda Sayın Mahkeme tarafından davacının kampanya şartlarını sağladığı takdir edilecek olur ise, 21.05.2018 tarihli kapak hesabındaki 177.942,97 TL faiz borcunun kampanya koşulları nedeniyle silinmesi gerekeceği, Sayın Mahkemeniz tarafından ihale bedelinin nemalandırılması ve davacı vekilinin dava dilekçesindeki alacağa mahsuben davalı bankaya ihale edilen rehinli taşınmazın 375.150,00 TL ihale bedelinin satıştan sonra hesaba yatırıldığı süreç içerisindeki nema gelirlerinin hesaplanarak borçtan düşümü yönündeki talebinin kabulü yönünde karar verilmesi durumunda, alacağın getireceği nema tutarının 95.925,34 TL olarak hesaplandığı" hususları bildirilmiştir.Raporun denetime elverişli hazırlandığı, daha önce tanzim edilen bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderir nitelikte olduğu, dosya kapsamına uygun düştüğü görülmekle rapor hükme esas alınmış, rapora karşı ileri sürülen itirazlar yerinde görülmemiştir.
Toplanılan deliller ışığında somut olay ele alındığında; taraflar arasında 23/02/2015 tarihli tarımsal ürün(taşınmaz) kredisi akdedildiği, kredi sözleşmesi kapsamında finanse edilen taşınmaza davalı banka lehine ipotek tesis edildiği, borcun ödenmemesi nedeniyle öncelikle davacı aleyhine ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı, takibe konu ipotekli taşınmazın davalıya alacağa mahsuben satıldığı, ihale bedelinin borcu karşılamaması nedeniyle 21/05/2018 tarihi itibariyle 295.564,62 TL üzerinden rehin açığı belgesi tanzim edildiği, akabinde rehin açığı belgesine dayalı olarak davalı aleyhine bu kez ... esas sayılı dosyasında 295.564,62 TL asıl alacak, 263.576,64 TL işlemiş faiz olmakla 559.141,26 TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip yapıldığı, takip tarihinin 21/06/2021 olduğu görülmüştür.
Diğer yandan davalı bankanın internet sitesinde de ilan edilen 03/03/2021 tarihli duyurusunda "..., pandemi döneminde uygun koşullarla hem bireysel hem de kurumsal müşterileri için uygulamaya aldığı kredi paketlerine ilave olarak şimdi de takipte borcu bulunan müşterilerine yeni bir ödeme imkanı sağlıyor.
Bu imkan ile takip hesaplarında borcu bulunan kurumsal, tarımsal ve bireysel müşterilerinin, vadesinde ve/veya ödenmesi gereken tarihte ödeyemeyerek 31.12.2020 tarihi itibarıyla takip hesaplarına intikal etmiş kredilerine ödeme kolaylığı sunuluyor.
Temerrüt faizi dahil takip borcu 1 milyon TL’yi geçmemek üzere; bireysel, tarımsal ve kurumsal müşteriler için takibe intikal bakiyesi, aşağıda belirlenmiş tutarlar içerisinde kalan müşteriler, takipteki borçlarını tek seferde ödemek kaydıyla bu imkandan yararlanabileceklerdir.
Bu imkandan yararlanmak isteyen müşterilerden, borçlarının takibe intikal ettiği tarihten sonraki dönem için temerrüt veya başka ad altında herhangi bir faiz tahsil edilmeyecektir.
Diğer bir ifade ile ... müşterileri, takip hesaplarına aktarıldığı tarihteki bakiyelerini tek seferde ödedikleri takdirde, takip tarihinden borcun kapandığı tarihe kadar işlemiş olan faizi ödemek durumunda kalmayacaklardır.
...’nın takipte borcu bulunan müşterilerine rahat nefes aldırmak amacıyla geliştirdiği bu uygulama, 8 Mart 2021 - 30 Haziran 2021 tarihleri arasında geçerli olacaktır.
Takip hesaplarına intikal bakiyesine ilişkin sınırlar; bireysel kredi müşterileri için 100 Bin TL, tarımsal kredi müşterileri için 500 Bin TL ve diğer kurumsal kredi müşterileri için ise 500 Bin TL olarak belirlenmiştir." Şeklinde eldeki uyuşmazlığa konu kampanya duyurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığa konu kampanya şartlarının;
-31.12.2020 itibariyle takip borcunun mevcut olması,
-Tarımsal kredilerde kamyanyadan yararlanabilecek takip borcu üst sınırının 500.000,00 TL ve daha az olması,
-Takipteki borçların tek seferde ödenmesi, ve başvuruların 08.03.2021 - 30.06.2021 tarihleri arasında yapılması, şeklinde belirlendiği görülmüştür.
Uyuşmazlığa konu kampanya koşullarının davacı açısından oluşup oluşmadığının irdelenmesinde hükme esas alınan bilirkişi raporlarınca yapılan tespitler doğrultusunda;
Davacının 31/12/2020 itibariyle takip borcunun mevcut olması gerektiği koşulunun bulunduğu, yine takibe konu borcunun 500.000,00 TL anapara ve 1.000.000 TL faizli borç bakiyesi tutarının altında olduğu, davacının 16/04/2021 tarihinde yaptığı kampanya başvurusu bakımından, başvuru tarihinin bankaca belirlenen 08/03/2021-30/06/2021 tarihleri arasında yapılması gerektiği koşulunu karşıladığı, görülmüştür.
Takipteki borçların tek seferde ödenmesi gerekliliği bakımından ise davalı banka tarafından davacının kampanya başvurusunun kabulü ihtimalinde borcun tek seferde kapatılabileceği yine davalı bankanın davacı borçlunun başvuru talebini kabul edip kampanya koşullarına göre ödenmesi gereken faizsiz tutarı bildirmediğinden esasen davacı borçlunun borcunu tek seferde kapatma imkanını ortadan kaldırdığı, öte yandan kampanya koşullarında ödemenin rızai veya icrai nitelikte olmasına ilişkin bir ayrıma gidilmediği, hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı açısında tek seferde ödeme koşulununda mevcut kabul edilmesi ile davacı açısından kampanya koşullarının oluştuğunun kabulü gerekir. Her ne kadar kampanya koşullarını belirleme hak ve yetkisi bankada olup, müşterilerini kampanyaya dahil etme bakımından tercih hakkı bulunduğu kabul edilmekle birlikte, şartları taşıyanlar bakımından eşit işlem tesis edilmemesi ve önceden belirlenip ilan edilmiş şartları davacı aleyhine değiştirme niteliğindeki davranışlar dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı gibi aksi kabulde TMK'nın 2. Maddesi anlamında hakkın kötüye kullanımına vücut verecek olup, bilindiği üzere hakkın kötüye kullanımı hukuk düzeninde korunmayacağından davacının kampanyadan faydalandırılması gerektiği kanaat edilmiştir.
Anlatılanlar doğrultusunda 21/05/2018 tarihli kapsak hesabındaki 177.942,97 TL'lik faiz borcunun kampanya koşulları nedeniyle silinmesi gerekeceği anlaşıldığından davacının bu tutardan borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacının nema bedelinin düşülmesi yönündeki talebi bakımından ise;
İİK m.134 son fıkrasında ''Taşınmazı satın alanlar, ihaleye alacağına mahsuben iştirak etmemiş olmak kaydıyla, ihalenin feshi talep edilmiş olsa bile, satış bedelini derhâl veya 130 uncu maddeye göre verilen süre içinde nakden ödemek zorundadırlar. İcra müdürü, ödenen ihale bedeli ile ilgili olarak, ihalenin feshine yönelik şikâyet sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar para bankalarda nemalandırılır. İhalenin feshine ilişkin şikâyetin kabulüne veya reddine ilişkin kararın kesinleşmesi üzerine, ihale bedeli nemaları ile birlikte hak sahiplerine ödenir.'' hükmü düzenlenmiş olup, ihaleye iştirak ederek taşınmazı alacağına mahsuben satın alanlara ihale bedelini ödeme veya nemalandırma yükümlülüğü getirilmemiş tam aksine bu yükümlülükten açıkça muaf tutulmuştur. Dava konusu olayda, ihalenin feshi davası açan ve kesinleşmesini erteleyen taraf davacı taraf olup davalı tarafın bu konuda kusuru kusurun da bulunmadığı gözetildiğinde yasal dayanağı bulunmayan bu talep yerinde görülmememiştir.
Yapılan açıklamalar kapsamında davacının faiz affı niteliğindeki kampanya koşullarını taşıdığının kabulü ile kampanya nedeniyle silinmesi gereken faiz borcundan kaynaklanan 177.942,97 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine; ihale bedelinin nema gelirinin borçtan düşülmesi yönündeki talebinin ise reddine ilişkin olarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacının, ...sayılı takibinde asıl alacağın 177.942,97 TL'SİNDEN BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının; ihale bedelinin nema gelirinin borçtan düşülmesi yönündeki talebinin reddine,
3-Davacı yanın İİK'nın 72. Maddesine dayalı kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gereken 12.155,28-TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 4.676,98-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.478,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 28.471,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 3.038,82-TL Peşin, 1.638,16-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 5.104,58TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 6.150,00-TL Bilirkişi ücreti, 546,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.696,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.350,65-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 680-TL'nin davanın kabul oranına göre 441,82-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 238,18-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
10-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024
...