T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/905 Esas
KARAR NO : 2024/249
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 08/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA
Davacı vekili tarafından verilen 29.12.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı şirket arasında 23.03.2021 tarihinde ... | parselde planlanan biyokütle yakıtlı |... santrali alanı için hafriyat işlerinin yapılması amacıyla alt yüklenici sözleşmesinin imzalandığını, imzalanan sözleşme uyarınca, belirlenen işin süresi içerisinde müvekkiline ait iş makineleri kullanılarak bir kısım çalışmalar yaptırıldığını, verilen işlerin müvekkili tarafından yerine getirildiğini, davalı şirketçe yapılan işlere ilişkin farklı tarihlerde kısmi ödemeler gerçekleştirilmiş olmasına rağmen cari hesap alacağının bir kısmının davalı şirket tarafından ödenmediğini, müvekkili tarafından tüm teknik ekipman ve personel ile işin yapımına hazır olunmasına rağmen davalı şirket tarafından iş sahası çalışmaya hazır bir şekilde müvekkiline teslim edilemediğini, davalının sözleşme ile belirlenen sahayı çalışma şartlarına uygun hale getiremediğini, devam eden süreçte davalı şirket yetkilileri tarafından; firmanın devredileceği bu sebeple işlerin devir sonrasında devam edeceği bilgisi verilerek işe başlanılmaması yönünde bildirim yapıldığını, müvekkilinin sözleşme şartları gereğince: makine ve personelini hazır bekletmek zorunda olmasından ve işe başlanılacağına dair inancı nedeniyle başka iş tekliflerini reddettiğini ve bu sürede çalışamadığını, davalı şirketin kendi problemleri nedeniyle müvekkilini mağdur ettiğini, işin bitimi için belirlenen sürede çalışma sahasının ve yer tesliminin belirlenen şartlara göre yapılmaması sonucunda müvekkili tarafından durumu bildirmek ve sözleşme şartlarına aykırılıktan dolayı haklı nedenlerle sözleşmeyi feshetmek üzere ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini, aynı ihtarname ile davalının ödenmeyen fatura borçlarının bulunduğunun da ihtaren davalıya bildirildiğini, yapılan çalışmalara ilişkin düzenlenen çalışma fişleri hem müvekkil şirket çalışanı hem de davalı şirketin kendi çalışanı olan saha şefi tarafından imza altına alındığını, 70.09.2021 tarihli 53.000 TL'lik faturaya ilişkin ödenmeyen 8.100 TL KDV bedeli ve 19.10.2021 tarihli ve 69.224 TL bedelli yapılan çalışmalara ilişkin düzenlenen ve davalı şirket tarafından ödenmeyen faturanın şirket muhasebe müdürüne, muhasebe çalışanına ve yetkili kişilere bildirildiğini, elektronik ortamda davalı şirkete iletilen faturalara ilişkin yasal hiçbir itiraz bulunmadığını ve anılan fatura bedellerinin müvekkiline — ödenmediğini, ödenmeyen fatura bedelleri ve cari hesap alacağına ilişkin ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatılmış olmasına rağmen davalı borçlunun itirazı sonrasında takibin durdurulduğunu, dava şartı arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle; davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalı borçlunun 9620 den aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talebi ile iş bu davanın açıldığı görülmüştür.
SAVUNMA
Davalı vekili tarafından verilen 27.02.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, tarafların ticari defterleri, banka kayıtları ve cari hesap kayıtları incelendiğinde cari hesap kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, müvekkilinin e-defter mükellefi olduğunu, müvekkilin ile davacı şirket arasında hafriyat işlerinin yapılması amacıyla alt yüklenici sözleşmesi imzalanmış olsa da davacının, anılan sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, akdedilen sözleşme uyarınca belirlenen süre içerisinde yalnızca göstermelik olarak bir kısım çalışma yapıldığını, bu kısmi çalışmanın karşılığının da müvekkili tarafından ödendiğini, iş sahasının davacı şirkete sözleşmeye uygun şekilde teslim edildiğini, davacı şirketçe çeşitli bahanelerle iş sürekli ertelendiğini ve müvekkilinin mağdur edildiğini, davacının haksız ve kötü niyetli olarak sözleşmeyi feshettiğini, davacının sözleşmeden doğan yükümlülüğünü gereği gibi yerine inden söz konusu alacağa hak kazanmasının mümkün olmadığını, fatura düzenlenmesinin de yersiz olduğunu, davaya konu alacağın muaccel halde olmadığını, bu kapsamda davacının mezkur icra dosyası kapsamındaki faiz talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkil aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, açıklanan sebeplerle; davanın ve icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu "Madde 67 -...
(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (....) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır." hükümlerini haizdir.
...E. Sayılı kararında " faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır." şeklinde karar verilmiştir.
Davalı borçlu icra dosyasına borcu olmadığına dair itirazda bulunmuştur.
08/01/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle, davalı şirkete ait ticari defterlerin usulüne uygun ve zamanında e-defter yazılım sistemi/programı üzerinden oluşturulduğu, GİB onay bilgeleri ile e-defter beratlarının mevcut olduğu, TTK, VUK ve muhasebe sistemi uygulama genel tebliğlerine uygun olarak kayıt nizamına uyulduğu, HMK madde 222'ye göre davalı kendi lehine delil teşkil edecek şekilde tutulmuş olduğu, davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde smmm bilirkişisince hazırlanan bilirkişi raporundan; davacı şirketin defterlerinin kâğıt ortamında tuttuğu ve HMK, TTK ve VUK'ya uygun olduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin olduğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin dosyasında mevcut olmadığı, sayın Mahkeme tarafından davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişisine hazırlattırılan ve yukarıda 10 uncu maddede ayrıntılı olarak işbu rapora işlenen bilirkişi raporunda tespiti yapılan; davacı şirketin davalı şirketten 77.324,00 TL'lik alacağına ait muavin defter cari hesap bilgileri ile tarafımızca davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde tespiti yapılan; davalı şirketin davacı şirketten 7.446,50 TL'lik alacağına ait yukarıda 11/b maddesinde ayrıntılı olarak arz ve izah edilen muavin defter cari hesap bilgileri arasında uyumsuzluk olduğu, uyumsuzluk sebebinin; anılan 19.12.2023 tarihli bilirkişi raporunda tespiti yapılan: Davacı şirketin, davalı şirket adına düzenlemiş olduğu 21.04.2021 tarihli, ... nolu ve KDV dahil 15.546,00 TL ve 19.10.2021. tarihli, .... nolu ve KDV dahil 69.224,00 TL bedelli olmak üzere iki adet e-arşiv faturanın; davalı şirket muavin defterinde kayıtlarına rastlanmadığından kaynaklandığı, sayın Mahkeme tarafından davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde SMMM bilirkişisine hazırlattırılan ve yukarıda 10 uncu maddede ayrıntılı olarak işbu rapora işlenen bilirkişi raporunda; “...Bu konuda davalı taraf faturayı almadığına dair dava dosyasında bir itirazı da — olmamıştır. — İlgili“ faturalar ise: “Davacının muhasebecisi tarafından muhasebee3(Ögmail.com.tr hesabından alıcı: kutaycetin(deforendstriyel.com.tr/ hesabına 16.09.2021 09.02 saati ve 21.10.2021 16:03 saatinde gönderilmiş konu olarak da açıklamaya tekin hafriyat fatura şeklinde belirtilmiştir ve gönderilmiştir.” Şeklindeki tespit için Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; taraflara ait 2021 yılı Nisan ve Ekim ayları Form Bs/Ba beyannamelerinin dosyasına kazandırılması için ilgili vergi dairelerinden celbi halinde daha açık bir değerlendirmenin yapılabileceği, davacı sözleşmeden kaynaklanan hafriyat işlerine ait edimlerini tam olarak yerine getirdiğini, davalı ise eksik iş yaptığını ve aldığı ödemelerle davacıya borcunun bulunmadığını iddia ettikleri, dosyadaki belgeler incelendiğinde, edimin yerine getirilip getirilmediğinin belirlenmesi açısından, davacı 29.12.2022 tarihli delil bildirme dilekçesinde “Müvekkil firma yetkilisi ile davalı şirket yetkilisi arasında imza edilen ve fatura konusu alacağa temel teşkil eden günlük çalışma formları” olarak belirtmiş ise de bu formun dava dosyası içeriğinde bulunmadığı ve bunun dışında davacının 29.12.2022 tarihli sözleşmeden kaynaklanan edimini tam olarak ifa ettiğine ilişkin tarafların imzasını havi geçici veya kesin hak ediş belgelerinin bulunmadığı, bu nedenle davacının varsa alacağının hesap edilmesi mümkün olmadığı, " şeklinde kanaat bildirmiştir.
Davacı defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesinden defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve dava konusu icra takibi kadar bakiye verdiği, davacınının alacaklı olduğu tespiti yapılmıştır.
Davacının dava konusu faturaları davalının kayıtlı e-mail adresine gönderdiği, davalının 8 günlük itiraz süresi içinde faturalara itiraz etmediği, defter kayıtlarına da ilgili faturaları işlediği, faturaların ödendiğine dair herhangi bir ödeme belgesinin dosyaya sunulmadığı, tanıkların işin yapıldığına dair beyanları bir bütün halinde değerlendirilerek, münderecatı kesinleşen faturalar nedeniyle davacı firmanın alacaklı olduğu, açık ve ayrıntılı bilirkişi raporlarının hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Alacak eser sözleşmesinden kaynaklı olmakla yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin aynı şartlarla devamına, icra inkar tazminatının reddine,
2-Kabul edilen 77.324,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 5.282,00 TL karar ve ilam harcından 933,89 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 4.348,11 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 933,89 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.014,59 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 607,50 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.607,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 77.324,00 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024
Katip ...
Hakim ...
BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR