T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/111 Esas
KARAR NO : 2024/258
...
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/02/2023
KARAR TARİHİ : 14/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firmanın, ... de kurulu, müşterilerinin teknik hizmet taleplerini yerine getiren bir firma olduğunu, bu kapsamda davalı firma ile de ticari ilişki içinde olduklarını, davalı firmanın, dönem dönem davacı müvekkili firmaya iş yaptırmakta, borçlanmakta, bu borcuna mahsuben ara sıra ödemeler yapmakta olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki bu şekilde devam etmekte iken, davalı firmanın yaptırdığı işlerden bakiye olan bir miktar borcunu ödemediğini, davacının ticari ilişkiyi faturalandırdığını ve tebliğ ettiğini, davalı tarafın kısmi ödemeler yaptığını, bakiye 15.042,80 TL'yi ödemediğini, sözlü olarak pek çok kere borcun ödenmesi talep edilmişse de bu taleplerin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine ...Esas sayılı dosyası ile bakiye alacak miktarı üzerinden ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davalı tarafın yetkiye ve borca yönelik itirazının iptaline, icra takibinin asıl alacak miktarı olan 15.042,80 TL üzerinden devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... icra dairelerinin yetkili olduğunu, davacıdan 4 ayrı fatura ile hizmet satın alınmış olup, faturaların toplamının 42.208,00 TL olduğunu, ancak davacıya yapılan toplam ödemenin 48.166,00 TL olduğunu, aslında davalının davacıdan alacaklı olduğunu, davacının 2021 cari hesabının en altında 31/12/2021 tarihine, 0432 fiş numarasıyla 17.000,00 TL alacak girilmiş ise de davalının bu tarihte davacıdan hiçbir hizmet ya da ürün almadığı gibi bu yönde kesilen fatura da bulunmadığını, davacının sözde 17.000,00-TL'lik alacak kalemine dayalı olarak ileri sürdüğü 15.042,80 TL'lik bakiye iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu beyanla kötüniyet tazminat taleplerinin kabulü ile haksız yere açılan davanın reddini, davacı taraf haksız ve kötüniyetli olduğundan hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
-Ticari defter ve kayıtlar,
-Tarafların ba/bs formları,
-Faturalar,
-Takip Dosyası,
-Bilirkişi Raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava açık hesap ilişkisi ve faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya konu ...) sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı şirket, takip borçlusunun davalı şirket olduğu, takibin 15.042,80 TL asıl alacak, 136,31 TL işlemiş faiz olmakla 15.179,11-TL toplam alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip olarak başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 27/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından 02/11/2022 tarihli dilekçe ile borca ve yetkiye itiraz edilmekle, takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Eldeki davanın ise yalnızca asıl alacak yönünden açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyamız kapsamında mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 24/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Vergi Dairelerinden gelen yazılarda taraflara ait 2021 ve 2022 dönemlerine ait BA-BS bildirimlerinin uyumlu olduğu, a) Davacı Ticari Defter kayıtlarına göre takip tarihi olan 24.10.2022 itibariyle 1.957,20 TL (A) davacının davalıya BORÇLU olduğu, b) Davalı Ticari Defter kayıtlarına göre takip tarihi olan 24.10.2022 itibariyle 1.957,20 TL (B) davalı tarafın davacıdan ALACAKLI olduğu, Davacı tarafın başlatmış olduğu icra takibindeki 15.042,80 TL asıl alacağın kendi Ticari Defter ve belgelerinde yer almadığı, aksine davalı tarafın takip tarihi itibariyle 1.957,20 TL davacıdan alacaklı olduğu görülmüştür. Davacı tarafında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve icra-inkâr tazminatı isteminin yukarıdaki açıklamalar neticesinde takdirin Sayın Mahkemede olduğu" hususları belirtilmiştir. Raporun denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamına uygun düştüğü görülmekle, rapor hükme esas alınmıştır.
Toplanılan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda somut olay ele alındığında; açık hesaptan kaynaklanan alacağın varlığı ve dayanılan fatura içeriğinin teslimi hususlarında ispat yükünün alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerinde olduğu, tarafların tacir olup ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraflara ait ticari defterlerin ve ba/bs bildirimlerinin karşılıklı olarak birbirleriyle uyumlu olduğu, hem davacı yan defter kayıtlarına hem davalı yan defter kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 1.957,20 TL alacaklı olduğu, karşılıklı örtüşen defter kayıtlarının kesin delil niteliğini haiz olacağı bu yönüyle dosya kapsamında davacının alacak iddiasını yazılı ve kesin deliller ile ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte davacı yan davanın ispatı noktasında yemin deliline de dayanmış olup, yemin özetle taraflardan birinin, bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında, mahkeme önünde ve kanunun belirlediği şekilde beyanda bulunmasıdır...Yemin kesin delillerdendir; bir başka anlatımla yemin hakkındaki hükümlere uyulmasıyla o vakıa kesin biçimde kanıtlanmış olur.
Davacı yanın yemin teklifi üzerine; Mahkememizin 14/05/2024 tarihli celsesinde, davalı şirket yetkilisinin 6100 Sayılı HMK'nın 233 maddesi usulünce yemini eda ettiği ve özetle davacının alacağı bulunmadığına dair beyanda bulunduğu görülmüştür.
Yapılan açıklamalar kapsamında davacı tarafından alacak iddiasının usulünce kanıtlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş, bununla birlikte dosya kapsamında davacının takipte kötüniyetli olduğu da ispatlanmadığından, davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 181,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 246,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 15.042,80-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza