T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/178 Esas - 2024/388
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/178 Esas
KARAR NO : 2024/388
...
DAVA : Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 09/03/2023
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 02/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'de, davacı şirketin kredi ilişkisi içerisinde bulunduğu ve bu süreç içerisinde hukuki ihtilaf yaşadığı bankalardan olduğunu, Davalı banka tarafından ... yevmiye numarası ile keşide edilen ve İcra ve İflas Kanunun 3494 sayılı kanun ile eklenen 68/b maddesi uyarınca keşide edildiği ifade edilen ihtarname ekinde yer alan hesap ekstresinde 188.000.00 TL kredi devir bakiyesi ve tümü anlaşılmaz bir şekilde faiz hesaplarının bulunduğu bir hesap özeti gönderildiğini beyan ederek Davalı banka tarafından 03.03.2010 tarihinde limit tahsis ücreti adı altına usul ve yasaya aykırı olarak yapılan 55.000.00.TL kesintinin tahsiline yönelik yapılan ... Esas sayılı ilamsız takibe itirazın kaldırılmasına ve 55.000.00 TL alacağın 03.03.2010 tarihinden itibaren davacının kredilerine uygulanan %52,5 faiz oranı ile tahsiline, asıl alacağın %20'si oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine, Davalı bankanın kredi alacağına ilişkin, hesap özeti ve hesap kat ihtarnamesi ve yukarıda açıklanan usulsüz işlemler nedeni, ... Esas sayılı dosyasına yapılan fazla ödemenin şimdilik 30.000.00 TL'nin yine aynı faiz oranı üzerinden istirdatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın, huzurdaki dava konusunu ile aynı konuda .... numaralı dosyası ile davanın açılmamış sayılmasına ilişkin karar ile dosyanın kesinleştiğini ileri sürdüğünü, bu beyanın maddi gerçeği yansıtmadığını, iş bu dosyanın ... icra takibi olması sebebiyle zaman aşımı süresinin dolduğunu, hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, davacının alacak kalemlerinden düşük olan bedeli harca esas değer göstererek açtığı davaya muvafakat etmediklerini, 55.000,00-TL tutarlı "Limit Tahsis Komisyon Kesintisi"nin davacı firmanın 24.02.2010 tarihli yazılı talebi, talimatı ve muvafakatı doğrultusunda yapıldığını, davacı firmanın talimatının dilekçe ekinde sunulduğunu, bu nedenle davacı tarafın "Limit Tahsis Komisyon Kesintisi" tutarı 55.000,00-TL'nin ticari faizi ile tahsili ve banka alacağından takas mahsubu talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu olayda taraflar arasında imzalanan 23.02.2010 tarihli genel kredi sözleşmesinin 8.nci maddesinde faiz ve komisyonların mevzuatın elverdiği sınırlar içerisinde bankaca belirleneceğinin açıkça düzenlendiğini, somut olaydaki gibi yüksek tutarlı kredi kullandırımlarında bu oranların müşteri ile banka arasındaki pazarlıklarla belirlendiğini, somut olayda olduğu gibi birden fazla bankada kredi limitleri bulunan şirket ve şahısların, bankalardan fiyat almak suretiyle ihtiyaç duydukları kredileri uygun buldukları bankadan kullandıklarını, dava konusundan önceki ve sonraki kredilerde komisyon alınıp alınmamasına, alınacak ise hangi oran üzerinden alınacağına ne şekilde karar verildiğinin, aradan geçen 13 yıldan sonra sağlıklı bir şekilde nasıl tespit edileceğinin taraflarınca anlaşılamadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafça davalı bankaya ödenen 55.000 TL komisyon tutarına, davalı bankanın kredilere uygulamakta olduğu faiz oranı üzerinden faiz talep edildiğini, bu talebin yasal dayanağı bulunmadığını, taraflar arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerinin bankaca kulladırılarak kredilerin şartları ile borçlu kefillerin bankaya olan yükümlülüklerini düzenlediğini, bu durumda dahi talep edilecek faiz oranının 3095 Sayı kanunun 2/2 maddesi gereğince belirlenmesi gerektiğini, ayrıca zamanaşımı süresi geçmiş olmakla birlikte; davalı müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, temerrüte düşürülmemiş borç yönünden faiz işlemeye başlangıç tarihinin hukuki başvuru tarihi olan dava tarihinden sonra işletilmesi gerektiğini, davanın kabulü halinde dahi, borcun kaynağı sözleşmeden değil sebepsiz zenginleşmeden ileri geleceğinden davacı şirketin kredilerine uygulanan faiz oranı üzerinden faiz talebinde yasal bir dayanak olmadığını, her iki tarafın tacir sıfatına haiz bulunduğu için, kesintinin iadesine karar verilmesi halinde uygulanması gereken faiz oranın "ticari temerrüt faizi oranı veya avans faiz oranı" olarak kabulü gerektiğini beyan ederek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
-Bilirkişi Raporu
...
...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın, itirazın iptali ve istirdat taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın tetkikinde, davacı vekilince açılan dava ile; davalı ...ile davacı şirketin kredi ilişkisi içerisinde bulunduğu ve bu süreç içerisinde hukuki ihtilaf yaşandığını,
-Davalı banka tarafından 03.03.2010 tarihinde limit tahsis ücreti adı altına usul ve yasaya aykırı olarak yapılan 55.000.00.TL kesintinin tahsiline yönelik yapılan ... Esas sayılı dosyasında itirazın iptali ile 55.000.00 TL alacağın 03.03.2010 tarihinden itibaren davacının kredilerine uygulanan %52,5 faiz oranı ile tahsiline , asıl alacağın %20'si oranında inkar tazminatına mahkum edilmesine,
-Davalı banka tarafından başlatılan ... Esas sayılı dosyasında bonoya dayalı olarak başlatılan takip dosyasında taraflarınca yasal hakları saklı kalmak kaydı ile ödeme yapıldığını, fazla ödemenin iadesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 30.000.00 TL'nin yine aynı faiz oranı üzerinden istirdatına karar verilmesini talep ettiği, Buna göre davanın, itirazın iptali ve istirdat taleplerine ilişkin olduğu, cevap dilekçesi içeriğine göre; taraflar arasındaki uyuşmazlığın,
-Davanın açıldığı tarih itibariyle arabuluculuk dava şartına tabi olup olmadığı,
-Derdestlik itirazının yerinde olup olmadığı (...
-Zamanaşımı definin yerinde olup olmadığı,
- Limit tahsis ücreti adı altında alınan tutarın sözleşmeye ve mevzuata uygun olup olmadığı ,
... Esas sayılı dosyasında davacının fazla ödeme yapılıp yapmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu "Madde 67 -...
...Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
...Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ... yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır." hükümlerini haizdir.
... E. Sayılı kararında " faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır." şeklinde karar verilmiştir.
Davalı borçlu icra dosyasına borcu olmadığına dair itirazda bulunmuştur.
Dosyamız arasına, icra dosyası, BA ve BS formları alınarak, bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmıştır.
Davacı vekilince icra takip dosyasındaki toplam alacak miktarı üzerinden tamamlama harcı yatırıldığı, tahsilatın dosya içerisine alınmış olduğu anlaşıldı.
Alacağın genel zaman aşımı süresi dolmadan süresinde istenildiği değerlendirilmiştir.
Davacı ... Esas sayılı dosyası üzerinden 30.01.2023 tarihinde başlatılan icra takibi ile,
55.000,00 TL Haksız Tahsil Edilen Alacak %52,50
+373.001,71 TL İşlemiş Faiz 03.03.2010
428.001,71 TL
tutarında toplam alacağın fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek Yıllık % 52,5 Sözleşme Faizi ve değişen oranlardaki faizi ile, icra giderleri, avukatlık ücreti ile birlikte Borçlar Kanununun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve masraflara mahsubuyla tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı takip alacaklısı banka tarafından davacı takip borçlusu aleyhine ... Esas sayılı dosyasında Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile 03.04.2018 tarihinde başlatılan icra takibinin dayanağını davacı şirket tarafından verilen 10.07.2009 tanzim ve 27.03.2018 vade tarihli 4.000.000,00 TL miktarlı bononun oluşturduğu, icra takip tarihi itibariyle;
208.000,00 TL Asıl Alacak
388,93 TL İşlemiş Faiz
+ 624,00 TL %0,30 Komisyon
209.012,93 TL tutarındaki toplam alacağın asıl alacak için takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,75 avans faiziyle birlikte tahsilinin istendiği, anlaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 202/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde özetle ;
A-İtirazın İptali Davası
Davacı takip alacaklısı ... Esas sayılı dosyası üzerinden 30.01.2023 tarihinde başlatılan icra takibi ile,
55.000,00 TL Haksız Tahsil Edilen Alacak %52,50
+373.001,71 TL İşlemiş Faiz 03.03.2010
428.001,71 TL tutarında toplam alacağın fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek yıllık % 52,50 faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği ve davalı takip borçlusu bankanın itirazı üzerine takibin durduğu,
İcra takibine konu olan asıl alacak tutarı 55.000,00TL'ye ilişkin yapılan incelemede;
Taraflar arasında 09.06.2009 tarihli 3.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi imzalandıktan sonra, davacı şirketin ... nolu faksından davalı bankaya 03.03.2010 tarihinde gönderilen faks talimatı ile "Şubenizdeki kredi hesabınızdan 1.000.000,00 TL kredi kullandırılarak 13186300010 nolu hesabımıza aktarılmasını ve bu hesabımızdan aşağıdaki eft işleminin yapılmasını rica ederiz." şeklinde kredi kullandırım talebinde bulunulduğu,
Hesap ekstrelerinin incelenmesinden, söz konusu kredinin ... nolu kredi numarası ile 3 ay vadeli yıllık %12 akdi faiz oranı ile kullandırıldığı, toplam 55.000,00 TL tutarında "Limit Tahsis Komisyonu" açıklaması ile kesinti yapıldığı,
31.03.2010 tarihinde tahakkuk eden 9.666,67 TL faiz+483,33 TL vergi tutarının, 30.06.2010 tarihinde tahakkuk eden 21.000,00 TL faiz+1.050,00 TL vergi tutarının ödendiği, 03.06.2010 tarihinde 1.000.000,00 TL anapara borcunun ödendiği, kredinin kapandığı,
Genel Kredi Sözleşmesi'nin ve iş bu ticari kredi kullanımının 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde olduğu, genel işlem koşullarının bu kanunda düzenlenmediği, genel kredi sözleşmesinde, alınacak masraf kalemleri ve komisyon miktar ya da oranları konusunda bir açıklamanın bulunmadığı, Yargıtay kararlarında "masraf ve komisyon" tahsilatlarına ilişkin Bankanın, Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi ve Merkez Bankası'nın 2006/1 Sayılı Tebliği'nin 4.maddesi uyarınca sözleşmede hüküm bulunmaması halinde diğer bankalardan emsal kredi için talep edilen ortalama masraf ve komisyon oranları belirlenerek davalı Bankanın davacıdan tahsil etmiş olduğu miktarın hakkaniyet ve nefaset kurallarına uygun olup olmadığı denetlenmesi gerektiğinin belirtildiği,
Somut olayda ise "Limit Tahsis Komisyonu" adı altında alınacak bir ücretin hangi kredilerden ve ne tutarda alınacağına dair bir düzenlemenin taraflar arasındaki sözleşmede yer almadığı, davalı banka tarafından zorunlu, makul ve belgeli bir masraf açıklamasında bulunulmadığı, bankacılık uygulamalarında ise, borçlu cari hesap kredileri için komisyon tahsilatı, kullandırılan kredi tutarı üzerinden değil faize esas adat üzerinden çoğunlukla %2 komisyon oranında yapılmakta olup, 03.03.2010 tarihinde "LİMİT TAHSİS KOMİSYONU" açıklaması ile yapılan 55.000,00 TL tutarlı tahsilatın ise bu mahiyette yapılmadığı, kullandırılan kredi tutarı üzerinden yapıldığı, diğer taraftan davacı şirkete limit tahsisinin 09.06.2009 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi ile 3.000.000,00 TL tutarında zaten tahsis edildiği, bankacılık uygulamalarında borçlu cari hesap kredisi kullandırımlarında kullandırım ücreti, limit tahsis komisyonu vs gibi isimler altında tahsilat yapıldığına dair bir teamül olmadığının değerlendirildiği,
Limit Tahsis Komisyon kesintisinin 03.03.2010 tarihinde yapılması ve kredinin kapanmış olması nedeniyle davalı bankanın zamanaşımı def'inin ve temerrütün gerçekleşmediği beyanının mahkemeniz tarafından değerlendirilmesi gerektiği,
Sayın mahkemenizin ... Esas sayılı dosyasında takip borçlusu davalı banka tarafından 03.03.2010 tarihinde "LİMİT TAHSİS KOMİSYONU" açıklaması ile alınan 55.000,00 TL tutarın (asıl alacağın) davacı takip alacaklısına iade edilmesi gerektiği kanaatinde olması halinde ise;
Davacının işlemiş faiz talebine ilişkin yapılan incelemede kredi kullanan şirketin bankadan alacaklarına ilişkin genel kredi sözleşmesinde bir hükmün bulunmadığı, davacı takip alacaklısının ise icra takibinde banka tarafından uygulanan ticari kredi faiz oranı olan yıllık %52,50 oranı ile işlemiş gecikme faizi talep ettiği, davacının talebini karşılamak için yapılan incelemede ise ödeme (kesinti) tarihinden icra takip tarihine kadar yapılan hesaplamada;
a)Kredi maliyeti olan %17,50 oranından işleyecek faizle iadesi gerektiği takdir edilecek olur ise takip tarihi itibariyle 124.360,27TL işlemiş faiz hesaplandığı ve takip tarihinden itibaren asıl alacak 55.000,00TL için yıllık %17,50 oranında faiz işletilmesinin talep edilebileceği,
b)Avans faizi oranın işleyecek faizle iadesi gerektiği takdir edilecek olur ise takip tarihi itibariyle 98.809,02TL işlemiş avans faizi hesaplandığı ve takip tarihinden itibaren asıl alacak 55.000,00TL için yıllık %15,75 oranında avans faizi işletilmesinin talep edilebileceği,
c)Davacının takip talebinde ki %52,50 oranından işleyecek faizle iadesi gerektiği takdir edilecek olur ise 373.080,82TL işlemiş faiz hesaplandığı ve takip tarihinden itibaren asıl alacak 55.000,00TL için yıllık %52,50 oranın faiz talep edilebileceği,
d)İcra tazminat taleplerinin mahkemeniz takdirinde olduğu,
B-İstirdat Davası
Davalı takip alacaklısı banka tarafından davacı takip borçlusu aleyhine ... Esas sayılı dosyasında Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile 03.04.2018 tarihinde başlatılan icra takibinin dayanağını davacı şirket tarafından verilen 10.07.2009 tanzim ve 27.03.2018 vade tarihli 4.000.000,00 TL miktarlı bononun oluşturduğu, icra takip tarihi itibariyle;
208.000,00 TL Asıl Alacak
388,93 TL İşlemiş Faiz
+ 624,00 TL %0,30 Komisyon
209.012,93 TL tutarındaki toplam alacağın asıl alacak için takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %9,75 avans faiziyle birlikte tahsilinin istendiği,
Takip borçlusu olarak görülen davacı tarafça, takibe konu senedin ... vasıtası ile protesto ettirildiğini, hesap kat ihtarnamesinde belirlenen 1 günlük süre dolmadan ihtiyati haciz talebi ile ...sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talep edildiğini, yapılan başvuruda senedin kredi alacağı için alınmış olduğu ve kredi için mevcut 8 ipoteğin mevcudiyeti gizlenerek sanki odun kömür parası için düzenlendiğinin ifade edildiğini ve İİK 257 madde hükmüne aykırı olarak ihtiyati haciz kararı temin edildiğini, karara itiraz edildiğini, takibe konu senedin Genel Kredi Sözleşmesi düzenlenirken teminat olarak düzenlenmiş olduğunu beyanla borca itirazlarının kabulünü talep ettiği, ...., ve 10.01.2019 tarihli kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı borçlular takip dayanağı bononun taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden davalı alacaklıya teminat senedi olarak verildiğini iddia etmiş iseler de; takip dayanağı senedin ön ve arka yüzünde senedin teminat amaçlı verildiğine yönelik bir açıklama olmadığı gibi alacaklının senedin teminat senedi olduğu yönünde bir kabul beyanı da bulunmamaktadır. Yine mahkemece getirtilen taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinde de takibe konu senede ilişkin bir atıf bulunmadığı görülmüştür. Tüm bu sebeplerle davacı borçluların borca itirazının reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde hüküm kurulduğu,
Borçlu vekili tarafından 15.12.2022 tarihinde dosya alacağının hesaplanmasının talep edildiği ve İcra Dairesi tarafından dosya borcunun 19.12.2022 tarihi itibariyle,
209.012,93 TL Takipte Kesinleşen Miktar
19.020,18 TL Tahsil Harcı Miktarı %9,10
35,90 TL Başvurma Harcı
32.261,81 TL Vekalet Ücreti
95.621,59 TL Toplam Faiz Miktarı
26,00 TL Masraf Miktarı
355.978,41 TL Yekün Alacak
-125.000,00 TL Yatan Para Miktarı
230.978,41 TL Bakiye Borç Miktarı çıkarıldığı,
Kalan borcun ise 21.12.2022 tarihinde 231.200,00 TL olarak ödendiği, davacı takip alacaklısı tarafından yapılan istirdata konu olan toplam ödeme tutarının ise 125.000,00+231.200,00=356.200,00TL olarak hesaplandığı,
Sayın mahkemenizin takip dayanağı bononun davalı banka tarafından davacı şirkete açılan kredilerle ilgili olarak verildiği kanaatinde olunması halinde; davacı şirketin kredi borçlarına ilişkin icra takip tarihi itibariyle hesaplama yapıldığı, davacı şirketin davalı bankaya iş bu icra takip tarihi itibariyle toplam 219.563,44 TL ödenmemiş nakdi kredi borcu olduğunun hesaplandığı, bu kapsamda davacı şirket aleyhine 10.07.2009 tanzim ve 27.03.2018 vade tarihli 4.000.000,00 TL miktarlı bono için davalı banka tarafından başlatılan Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2018/4102 Esas sayılı dosyasında icra takip tarihi itibariyle daha az tutar olan toplam 209.012,93 TL talep edilmesi nedeniyle istirdat isteminin yerinde görülmediği,
C- Davacının beyan dilekçesinde geçen "Hesap Özetleri" konusunda raporumuzda detaylı tespitlerde bulunulduğu, dava dilekçesindeki belirtilen itirazın iptali ve istirdata konu olan icra takiplerinin değerlendirildiği, davacı şirketin beyan dilekçesinde belirttiği kredinin açıldığı tarih itibari ile hakkında 300 icra takibi olan davacı şirkete kredi kullandırılmasının Bankacılık Kanunu açısından yeterli olup olmadığına yönelik kurulumuzca tespitte bulunulamayacağı, belirtilen takiplerin ve sayısının kurulumuz tarafından tespitinin mümkün olmadığı gibi davalı bankanın kime kredi vermesi gerektiğini belirlemenin de bilirkişilik görevi kapsamı dışında kaldığı şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.
Dosya kapsamına göre "Limit Tahsis Komisyonu" adı altında alınacak bir ücretin hangi kredilerden ve ne tutarda alınacağına dair bir düzenlemenin taraflar arasındaki sözleşmede yer almadığı, davalı banka tarafından zorunlu, makul ve belgeli bir masraf açıklamasında bulunulmadığı, bankacılık uygulamalarında ise, borçlu cari hesap kredileri için komisyon tahsilatı, kullandırılan kredi tutarı üzerinden değil faize esas adat üzerinden çoğunlukla %2 komisyon oranında yapılmakta olup, 03.03.2010 tarihinde "LİMİT TAHSİS KOMİSYONU" açıklaması ile yapılan 55.000,00 TL tutarlı tahsilatın ise bu mahiyette yapılmadığı, kullandırılan kredi tutarı üzerinden yapıldığı, diğer taraftan davacı şirkete limit tahsisinin 09.06.2009 tarihinde imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi ile 3.000.000,00 TL tutarında zaten tahsis edildiği, bankacılık uygulamalarında borçlu cari hesap kredisi kullandırımlarında kullandırım ücreti, limit tahsis komisyonu vs gibi isimler altında tahsilat yapıldığına dair bir teamül olmadığının değerlendirildiği, ... Esas sayılı dosyasında takip borçlusu davalı banka tarafından 03.03.2010 tarihinde "LİMİT TAHSİS KOMİSYONU" açıklaması ile alınan 55.000,00 TL tutarın (asıl alacağın) davacı takip alacaklısına iade edilmesi gerektiği Mahkememizce değerlendirilmiş ve kabul edilmiştir.
İstirdat talebi ile ilgili olarak takip dayanağı bononun davalı banka tarafından davacı şirkete açılan kredilerle ilgili olarak verildiği mahkememizce değerlendirilerek ; Aldırılan bilirkişi raporuna göre davacı şirketin kredi borçlarına ilişkin icra takip tarihi itibariyle hesaplama yapıldığı, davacı şirketin davalı bankaya iş bu icra takip tarihi itibariyle toplam 219.563,44 TL ödenmemiş nakdi kredi borcu olduğunun hesaplandığı, bu kapsamda davacı şirket aleyhine 10.07.2009 tanzim ve 27.03.2018 vade tarihli 4.000.000,00 TL miktarlı bono için davalı banka tarafından başlatılan ... Esas sayılı dosyasında icra takip tarihi itibariyle daha az tutar olan toplam 209.012,93 TL talep edilmesi nedeniyle istirdat isteminin yerinde görülmediği mahkememizce değerlendirilmiş ve kabul edilmiştir.
Toplanan tüm delillere göre ve aldırılan bilirkişi raporuna göre Davanın Kısmen Kabulü İle ;
... Esas sayılı takip dosyasında davalının takibe itirazının iptali ile icra takibinin aynen devamına ,Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine ,Davacının ... Esas sayılı dosyasına yapılan fazla ödemenin istirdat talebinin Sübut bulmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE ;
... Esas sayılı takip dosyasında davalının takibe itirazının iptali ile icra takibinin aynen devamına ,
-Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine
-Davacının ... Esas sayılı dosyasına yapılan fazla ödemenin istirdat talebinin Sübut bulmadığından reddine ,
2-Kabul edilen 428.000,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 29.236,68 TL karar ve ilam harcından 1.451,59 TL peşin harç, 6.370,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 7.821,59 TL harcın düşümü ile eksik kalan 21.415,09 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 1.451,59 TL peşin harç, 6.370,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 8.001,49 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 235,00 TL tebligat gideri, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.235,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 3.957,60 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 277,40 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 204,37 TL'sinin davacıdan, 2.915,63 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 428.000,00 TL üzerinden takdir edilen 65.920,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 30.000,00 TL üzerinden takdir edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/06/2024
...