T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/18 Esas - 2024/711
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/18
KARAR NO : 2024/711
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/01/2023
BİRLEŞEN ...8. ASLİYE TİCARET MAH.'NİN 2023/361 ESAS SAYILI DAVADA:
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/05/2023
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2024
Mahkememizde görülen davaların yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.Asıl davada davacı vekili iddiasında özetle; Davalı tarafın borca batık hale gelmesi sebebi ile edimini ifa etmediği için, davalı tarafından düzenlenen dava konusu 17 adet faturanın noterden çekilen ihtarname ile davalıya iade edildiğini, davalının buna haksız olarak itiraz ettiğini belirterek, davacının dava konusu faturalardan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
2.Asıl davada davalı taraf süresinde cevap dilekçesi sunmamış, sonrasında sunulan yazılı beyanında davalı vekili özetle; Davalı şirket tarafından düzenlenerek, davacıya gönderilen dava konusu faturalara davacının yasal sürede itiraz etmediğini, kesinleşen faturalara dayalı olarak davacı hakkında icra takibi yaptıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen davada davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında gerçekleşen mal satımı ilişkisi sonucu, teslim edilen malların bedellerine ilişkin olarak 2022 yılı içerisinde farklı aylarda toplam 17 adet fatura keşide edilerek davalı şirkete gönderildiğini, davalı tarafça bu faturalara süresi içerisinde herhangi bir itiraz yapılmadığını, faturaların itirazsız olarak kesinleştiğini, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmaması sebebi ile icra takibi yaptıklarını, takibe davalı/borçlu tarafça itiraz edilmesi sonucu takibin durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine yönelik itirazının iptali ile .... .... .... Esas sayılı dosya olmuş) icra takibinin devamına ve yapılan haksız itiraz nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
4.Birleşen davada davalı vekili savunmasında özetle; Müvekkilinin davacı şirkete borcunun olmadığını, davacının düzenlediği faturaların iade edildiğini, davacının faturaya konu edimi ifa etmediğini, bu sebeple davanın reddine, %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
5. Deliller: Tarafların dayandıkları tüm deliller, icra dosyası, dava konusu faturalara ait olduğu döneme ilişkin vergi dairesinden BA ve BS formları getirtilmiş, tarafların ticari defter ve kayıtlarıyla, dosyaya sunulan deliller üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
6.Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Asıl Dava, davacı aleyhine yapılan icra takibine dayanak yapılan faturalardan dolayı faturayı düzenleyen davalıya borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava ise dava konusu faturalara dayalı yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Asıl davada davacı vekili dava konusu fatura içeriğindeki mal ve hizmet ediminin davalı tarafça yerine getirilmediğinden bahisle, takibe konu faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş, davalı taraf ise davaya süresinde cevap vermeyerek davacının dayandığı vakıaları inkar etmiş, daha sonra dosyaya sunduğu beyanında ise, davacının TTK 21/2 maddesi uyarınca yasal sürede faturalara itiraz etmediğinden bahisle, davanın reddini istemiştir. Buna göre taraflar arasında dava konusu faturalardan dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı konusunda ihtilaf olduğu anlaşılmıştır.
Konuya ilişkin yasal düzenlemenin yer aldığı TTK.nun "Fatura ve teyit mektubu" başlıklı 21. Maddesinde; " (1) Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.
(2) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.
(3) Telefonla, telgrafla, herhangi bir iletişim veya bilişim aracıyla veya diğer bir teknik araçla ya da sözlü olarak kurulan sözleşmelerle yapılan açıklamaların içeriğini doğrulayan bir yazıyı alan kişi, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde itirazda bulunmamışsa, söz konusu teyit mektubunun yapılan sözleşmeye veya açıklamalara uygun olduğunu kabul etmiş sayılır. " düzenlemesi yer almaktadır.
Mali müşavir bilirkişinin düzenlediği 28/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; .... ... .... .Gıda. Oto San.Tic.Ltd.Şti. arasında görülmekte olan dava ile ilgili olarak dava dosyasında yer alan belgelerin, davacının ticari defter kayıtlarının ve belgelerinin incelenmesi ve değerlendirilmesi sonucunda;
Davacı tarafından incelemeye ibraz edilen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin T.T.K'nun 64/3. ile 213 Sayılı V.U.K.'nun 220. ve 222 inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak yaptırıldığı, 2022 yılı defterlerinin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına göre tutulduğu, taraflar arasında 6102 sayılı TTK'nun 89 uncu maddesinde tanımı yapılan yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmamakla birlikte, taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap şeklinde devam ettiği, davalı tarafından davacı adına düzenlenen KDV dahil 2.822.165,82 TL tutarındaki 17 adet faturanın davacının ticari defter kayıt ve beyanlarına intikal ettirilmek suretiyle vergisel işlemlerde kullanıldığı, bu faturaların davacı tarafından verilen BA bildirimi ile ilgili vergi dairesine mal/hizmet alışı olarak beyan edildiği, davacı tarafından düzenlenen KDV dahil 2.822.165,82 TL tutarındaki 17 adet iade faturasının davacının ticari defter kayıt ve beyanlarına intikal ettirilmek suretiyle vergisel işlemlerde kullanıldığı, bu faturaların davacı tarafından verilen BS bildirimi ile ilgili vergi dairesine mal/hizmet satışı olarak beyan edildiği, davalıya ait ticari defter kayıt ve belgelerinin Bilirkişi incelemesine ibraz edilmediği, bu nedenle gerek davacı tarafından düzenlenen KDV dahil 2.822.165,82 TL tutarındaki 17 adet İADE faturasının ve gerekse davalı tarafından davacı adına düzenlenen KDV dahil 2.822.165,82 TL tutarındaki 17 adet mal/hizmet satış faturasının ticari defter kayıt ve beyanlarında yer alıp almadığı yönünde tespitlerin yapılamadığı, ancak davalı tarafından bağlı olduğu vergi dairesine 2022 yılı için verilen BA ve BS bildirimlerinde davacı adına düzenlenen 17 adet fatura ile davacının düzenlemiş olduğu 17 adet iade faturalarının bildirildiği, davacı tarafından incelemeye ibraz edilen cari hesap muavin defter kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 17 adet iade faturalarını davalının alacaklarından mahsup edilmesi sonrasında davacının davalıya toplam 2.822.165,82 TL tutarında bir borcunun olmadığı" belirtilmiştir.
Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi raporunda da ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davalının düzenlemiş olduğu dava konusu 17 adet faturanın 29/04/2022 tarihinden başlayarak, 31/10/2022 tarihi arasında davacının ticari defterine kaydedildiği, davacının BA formlarında bu faturaları vergi dairesi müdürlüğüne bildirdiği, 30/11/2022 tarihinde ise faturaların tamamı hakkında 17 adet iade faturası düzenlediği görülmüştür.... ... .... Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacakla ilgili olarak sonradan iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. İtiraz süresi geçtikten sonra, iade faturası kesilmesi alacağın varlığını ortadan kaldıran bir sonuç doğurmayacaktır. Buna göre davacının dava konusu faturaları 29/04/2022 ile 31/10/2022 tarihleri arasında itiraz etmeksizin ticari defterlerine kaydettiği ve BA bildirim formu ile Vergi Dairesi Müdürlüğüne bildirdiği, ilk kayıttan sonra yaklaşık 6 aydan sonra, son faturadan 1 ay sonra iade faturası kestiği görülmüştür. TTK.'nun 21/2 maddesi uyarınca yasal 8 günlük sürede itiraz etmemesi sebebi ile fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Yukarıda belirtilen Yargıtay ilâmında da belirtildiği üzere süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacakla ilgili olarak sonradan iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Davacı, davalının borca batık hale geldiği konusundaki soyut iddiası dışında alacağın varlığını ortadan kaldıran delilde sunamamıştır. Bu sebeple asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen dosyada ise; Davacı taraf ...6. İcra Müdürlüğünün 2022/20793 Esas sayılı ( Yeni Esası; ...7. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/146100 Esas) dosyasında fatura/cari hesaba dayalı olarak toplam 3.030.530,76-TL üzerinden icra takibi yapmasına rağmen, dava değeri olarak 1.000 TL gösterdiği ve bu değer üzerinden peşin harcı yatırdığının anlaşılması üzerine, 18/01/2024 tarihli duruşmada birleşen dosya davacısı Kul Güvenlik A.Ş vekiline Harçlar Kanununun 30 ve 32. Maddesi uyarınca dava değerini bildirmesi ve noksan harcı yatırması için kesin süre verildiği, birleşen dosya davacı vekilinin verilen kesin sürede harcı yatırmaması üzerine 02/05/2024 tarihli celsede birleşen dosyanın Harçlar Kanununun 30, 32. Maddesi ve HMK 150 maddesi uyarınca harç ikmal edilinceye kadar işlemden kaldırıldığı, 3 aylık yasal sürede harç ikmal edilmediği anlaşılmakla, birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelere göre aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1)Asıl Davanın REDDİNE,
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının dava dosyasında alınan 4.819,55 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 4.391,95 TL nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
b-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
c-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 45.154,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine,
d-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
2)Birleşen ...8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/361 Esas sayılı dosyasıyla açılan DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 247,70 TL harcın davacıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
b-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
c-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.120-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
d-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3) Her iki dava yönünden; HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.