T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/232 Esas - 2024/351
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/232 Esas
KARAR NO : 2024/351
...
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/04/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 16/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin, davalı ... nin internet üzerinden ' sahibinden.com ' adresinde ' sahibinden, temiz, 90.000 km'de al işe götür ' şeklinde verdiği ilanda yer alan satışa konu ... Plaka numaralı ( yeni plaka numarası ... ) ... , 2001 Model, Kamyon ( Damperli ) cinsi, Dizel yakıtlı, ... Şasi Numaralı, ticari kullanım amaçlı aracı, ... Yevmiye numaralı Araç Satış Sözleşmesi ile satın aldığını, davacının satış işlemi öncesinde aracı muayene için yetkili servise götürmek istediğini ancak bu talebin davalı tarafından kabul edilmemiş olduğunu ve muayene talebinde ısrarcı olunur ise davalının kendisine teslim edilen kaparoya el koyarak satıştan cayacağını beyan etmek suretiyle satış işlemini bir oldu bittiye getirdiğini, aracın trafiğe çıkmasının hemen akabinde, ... sınırları içinde iken arıza verip yolda kaldığını, aynı anda, satışı vekil sıfatıyla gerçekleştiren davalı ...'nin ... numaralı hattından aranmış olduğunu ve araçtaki arızanın kendisine aktarıldığını, davalının ise 'ben sattım ben karışmam' diyerek görüşmeyi sonlandırdığını, derhal ... Mahkemesine delil tespiti için başvurduklarını araç başında keşif yapıldığını, keşif sonrası aracın tamir onarım işlemlerinin davacı tarafından yapılarak tüm masrafların davacı tarafından ödendiğini, ... Değişik İş sayılı tespit raporunda açıkça ' aracın mevcut haliyle tamirhaneye kadar ilerlemesinin mümkün olamayacağı, aracın motor yatağında ve pompa sisteminde arıza olabileceği , aracın servis ortamında motorunun kontrol edilmesinin gerektiği' tespitiyle , araçtaki ayıbın ortaya konmuş olduğunu beyanla ayıplı aracın satışından kaynaklanan 123.856,99 TL zararın , 25.11.2021 ( ayıplı araç satış tarihi ) itibariyle avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının tacir olmadığını, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, davalı ...'nin dava konusu sözleşmenin tarafı olmaması nedeniyle pasif dava ehliyeti bulunmadığını, dava konusu aracın ayıplı olmadığını, davacının gerçek dışı beyanlarla huzurdaki davayı açmış olduğunu, davacının davalıya kapora verdiği iddiasının gerçek olmadığını, davacının aracı satın alırken yanında kendi ustasını getirdiğini, satış ve muayene aşamasında davalının davacıya araçta yağ eksiği olduğunu hemen tamamlaması gerektiğini söylediğini, davacının bu uyarıyı dikkate almadığını, yağı eksik araçla yola çıktığını, araç değerinin 3 katı tutarında tamir masrafı talep etmenin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu beyanla davanın reddine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-... D.İş sayılı delil tespiti dosyası,
-İhtarnameler,
-Faturalar,
-Tanık anlatımları,
-Tacir araştırması kapsamında, ticaret sicili, ilgili kolluk ve vergi dairesi cevabi yazıları,
-Bilirkişi Raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satılanın ayıplı olması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, tanıklar dinlenmiş ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesinin incelenmesinde; Satıcının ... alıcının ...olduğu, sözleşmenin satıcı adına vekili ... tarafından, davalı adına bizzat imzalandığı, satışa konu aracın ... plakalı (yeni plaka ...) Mercedes Benz marka, damperli kamyon cinsi araç olduğu, kullanım amacının ticari, kullanım şeklinin yük nakli, sicil türünün trafikten çekmeli olduğu görülmüştür.
Davadan önce davacının başvurusu üzerine ....İş sayılı dosyası ile görülen delil tespiti kapsamında makine mühendisi bilirkişiden alınan 02/12/2021 tarihli raporda özetle "...Aracın keşif anında çalıştırılması istendiğinde motor aksamından yoğun bir vuruntu sesinin gelmekte olduğu ve bu şekilde çalıştırılması sonucunda motorda daha fazla bir arızanın çıkmaması için anında durdurulmak durumunda kalınıldığı, Araçın zorlanarak çalıştırılması sonrasında çok yoğun ekzost dumanının araç ekzostundan yayılmakta olduğu, Aracın servis ortamında motorunun kontrol edilmesinin gerekli olduğu, Aracın motor yatağında ve pompa sisteminde bir hasarın Var olmasının muhtemel bir arıza şeklinde olabileceği Araç motoru öncelikle araç üzerinde kontrol edildikten sonra motor indirilerek tamire alınmasının olası bir durum olabileceği, Aracın mevcut haliyle tamirhaneye kadar ilerlemesinin mümkün olamayacağı..." hususlarının bildirildiği görülmüştür.
Davacı tanığı ... talimat mahkemesi nezdinde özetle "davacı benim babam olur. Babam Ankara ilinden yaklaşık 3 yıl önce Mercedes marka ... plakalı damperli bir kamyon satın aldı. Babam satın almaya giderken ben kendisi ile gitmedim babamın şoförü vardı onunla birlikte aracı almaya gittiler. Aracı babam Sahibinden.com adlı internet sitesinde gördü ve bende daha sonra ilana baktım İlan açıklamasında araç çok temiz işe hazır durumdadır hiçbir masrafı yoktur direk kullanılabilir durumdadır yazıyordu. Araç devir işlemi yapıldıktan sonra Ankara ilinde 2-3 km yol gidince Gölbaşı mevkiinde aracın motorunun arızalandığını ve motorunun yatak sardığını bana babam söyledi. Pazarlığı biz telefonda yaptık bütün pazarlık görüşmelerini babam yaptı babam yaptığı görüşmelerden sonra bana bilgi verdi ve aracın herhangi bir arızasının olmadığını söyledi. Davacı babam aracı kontrol etmek amacıyla motor ustasına götürmek isteyince davalı araçta ufak bir sorun çıkarsa almaktan vazgeçersen kaporanı yakarım deyince babam aracı ustaya göstermeden almıştır. Babamın söylediği kadarıyla aracı sadece galeri içerisinde sürüş testi yapmışlar uzak mesafeye gidememişler o esnada bir sorun çıkmamış zaten yatak sarması kısa mesafede ortaya çıkmaz. Davacı babam yola çıkmadan evvel aracın yağına baktığını söyledi. Yağında herhangi bir eksiklik olmadığını bana söyledi. Aracın göstergelerinde herhangi bir uyarı yada ikaz ışığı yanmıyormuş. Babamın yanında giden kişi babamın şoförüdür sadece kamyonetin ...'a sürmek amacıyla babamın yanında gitmişti aracın arızalarından anlamız. Araç arızalanınca babam davalıyı arıyor davalı usta ile araç başına geliyor getirdiği usta aracın yürüyemeyeceğini söylediğinde babam davalıya ne yapacağını sorduğunda davalı ben sana aracı sattım ne yaparsan yap demiş bunları bana babam anlattı. Biz aracın değerinin üzerinde para verip kamyonu aldık arızaları nedeniyle bütün tamir masraflarını biz ödedik ayrıca çalışmadığı süre boyunca başka araçlar kiralamak zorunda kaldık." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... 06/02/2024 tarihli celsede özetle " Ben hafriyat işi ile uğraşırım, benim iş yerim ile davalıların işyeri komşudur, bu nedenle davalıları tanıyorum, davacıyı ise bu araç satışından dolayı tanıdım, öncesinde tanışıklığım yoktu, davalı ... araç alım satımı yapmaktadır, dava konusu kamyonu da zamanında ihale ile almıştık, bir sıkıntısı yoktu, yatan araç vaziyetindeydi, bu aracı komşu olmamız nedeniyle bana ait parka çekmişlerdi, davacı ...ve yanında şuanda ismini hatırlayamadığım ustası birlikte geldiler araca bakıp beğendiler, araç benim otoparkımda olduğu için gelenlerle bende görüştüm fakat örneğin pazarlık aşamalarında yanlarında değildim, ancak aracı almaya karar verdiklerinde aracın yağının eksik olduğunu, söyledik araç yatan araçtır, yağı kalmamış, yağını tamamlayıp öyle yola çıkın dedik, ancak davacının ustası biz götürdüğümüz zaman zaten bakımını yaptıracağız, oraya kadar bu haliyle gider, sıkıntı olmaz dedi, aslında bizim orada da yağ vardı ancak davacı yolda bir benzinlikten alıp ekleyebiliriz dedi, aracın yağını davacının yanında gelen usta kontrol etti bu haliyle gider dedi, halbuki aracın yağı eksikti, davacılar aracı alıp yola çıktıktan bir süre sonra ... beni arayarak araç yolda kalmış, bakmaya gideceğim, sende benimle gelir misin dedi, bu nedenle birlikte gittik, gittiğimizde aracın motorundan ses geliyordu, ben önce mazottan ve kompresörden şüphelendim, ...'ndan usta çağırdık, oradan çağırdığımız usta gelene kadar bizde kendimizce aracı kontrol ettik, yağ çubuğunu çekip su karıştırmış mı falan diye baktık, Gölbaşı'ndan çağırdığımız usta gelip baktığında araç yatak vuruyor dedi, bundan sonra taraflar konuşarak aracı sanayiye çektirerek detaylı baktırmaya karar verdiler, aracın onarımı, bedel indirimi veya iadesi gibi konularda benim bilgim yoktur...Dosya kapsamında cevap dilekçesinin ekinde sunulan fotoğraflar tanığa gösterildi. Tanık cevaben, doğrudur bu fotoğraflar çekildiği esnada bende oradaydım, hatta elimde peçete bulunan fotoğraftaki kişi benim, bu fotoğraflar aracın yolda kalması üzerine ... ile birlikte gittiğimizden tarafımızdan çekilmiştir... Araç arızalandıktan sonra ustayı biz yani ben ve ... sanayisinden çağırdık, tanıdığımz bir usta değildi, telefon numarasını internetten bulduk, bu telefonla ulaştığımız usta araç başına gelerek aracı inceledi, az önce söylediğim gibi yatak vuruyor dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dava konusu aracın bulunduğu adrese binaen ...(ticaret sıfatıyla) Mahkemesine yazılan talimat kapsamında makine mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 11/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Buna göre davaya konu yeni plaka numarası ... olan ... motor numaralı (10/09/2020 tarihinde Trafikten Çekme Belgeli) ticari aracın motorunda yağ kaçağı olduğu ve 10/09/2020 tarihinden itibaren atıl vaziyette durduğundan dolayı yağının zamanla azaldığı ve davaya konu olan olayın olduğu 25/11/2021 tarihine kadar yağ takviyesi yapılmadığı bu yüzden motorunun arızalanıp (yatak sardığı) araçta büyük hasar meydana geldiği anlaşılmıştır. İş bu sebeple davaya konu olan aracın hasar gördüğü tarihten önce kusurlu (ayıplı) olduğu belirlenmiş ve (taraflar beyanlarını ispatlayacak delilleri sunmamış olsalar da) dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere (Noter satış sözleşmesi, Bilirkişi raporu) dayanarak tarafların aracın kusurlu(ayıplı) olduğunu bildiği kanaatine varılmış olup, davalının(satıcının) aracı bakım yaptırmadan mevcut haliyle aracı sattığı, davacının alıcının) ise araca (çekme belgeli olduğunu bildiği halde) bakım yaptırmadan satın alıp, trafiğeluzun yola) çıkardığı anlaşılmıştır. Ayrıca davaya konu yeni plaka numarası ... olan... model Kamyon(damperli) cinsi, dizel yakıtlı,... motor numaralı (10/09/2020 tarihinde Trafikten Çekme Belgeli) ticari aracın tam ve kusursuz haldeki eş değer modellerinin raporun hazırlandığı tarihte piyasa şartlarına göre ortalama rayiç bedelinin 1.000.000 TL (Birmilyon Türk Lirası) ve davaya konu olan 25/11/2021 tarihinde rayiç bedelinin ise geçmiş tarihe dönük ortalama satış listesi olmadığından dolayı TÜİK Yİ-ÜFE hesabı yapılarak yaklaşık 320.000 TL (Üçyüzyirmibin Türk Lirası) olduğu hesaba katıldığında (arıza sonucu bakım ve onarım masrafının 80.388,39 TL olduğu göz önüne de alındığında) davalı (satıcı) aracın kusurları olduğu için piyasa değerinin altında bir fiyata sattığı ve davacının alıcının) aracı piyasa değerinin altında bir fiyata satın aldığı...Sonuç olarak davaya konu olan aracın 25/11/2021 tarihinden önce kusurlu(ayıplı) olduğu ve yukarıda da belirttiğim gibi (dosyadaki mevcut bilgi ve belgere dayanarak) tarafların bunu bildiği kanaati oluşsa da tarafların dosyada bulunan beyanlarına istinaden delillerin eksik olması ve adı geçen tanıkların (Bilirkişi raporunda belirtilen Araç arıza yaptıktan sonra davacınınlalıcının) yanında bulunan ve aracı kullanan şoför Mehmet Arda “özellikle ağır vasıta şoförlerinin trafiğe çıkmadan önce hem kendi can güvenliği hem de trafikteki diğer insanların can ve mal güvenliği için aracın yağına suyuna, tekerleklerine vs. bakarak aracı gözle kontrol etmesi gerekmektedir.” ile davalı(satıcının) talep etmiş olduğu ve tanık olarak sunulan ...'ın) beyanları olmadığından, tanıkların da dinlenmesi neticesinde tarafların satış öncesi aracın kusurlu olduğunu bilip, bilmediklerinin belirlenmesi ve bunun neticesinde davacınınlalıcının) alacağının olup olmadığının belirlenmesinde önemli rol oynayacağı..." hususları belirtilmiştir.
Mahkememizce bilirkişiden, dosyaya kazandırılan tanık beyanları, kök rapora gelen itirazlar da gözetilerek, aracın satış esansında ayıplı olup olmadığı ve ayıbın aracın yeterince gözden geçirilmekle görülebilecek/anlaşılabilecek nitelikte olup olmadığı hususlarında ek rapor istenilmiştir.
25/03/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Buna göre davaya konu yeni plaka numarası ... olan ... cinsi, dizel yakıtlı, ... şasi ve ... motor numaralı (10/09/2020 tarihinde Trafikten Çekme Belgeli) ticari aracın motorunda yağ kaçağı olduğu ve 10/09/2020 tarihinden itibaren atıl vaziyette durduğundan dolayı yağının zamanla azaldığı ve davaya konu olan olayın olduğu 25/11/2021 tarihine kadar yağ takviyesi yapılmadığı bu yüzden motorunun arızalanıp (yatak sardığı) araçta büyük hasar meydana geldiği anlaşılmıştır. İş bu sebeple davaya konu olan aracın satış esnasında (satış sözleşmesinde çekme belgeli olarak satıldığı ve tanık beyanları göz önüne alındığında ) ayıplı olduğu ve bu ayıbın aracın yeterince gözden geçirmekle görülebilecek anlaşılabilecek nitelikte bir ayıp olduğu kanaatine varıldığı" hususları belirtilmiştir.
Somut olayda satış sözleşmesinin tarafları tacir olup, uyuşmazlık ticari satış ilişkisinden kaynaklanmaktadır.
Konuya ilişkin 6102 Sayılı TTK'nın 23. Maddesininin birinci fıkrası "Bu maddedeki özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde de Türk Borçlar Kanununun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümleri uygulanır." şeklinde olup aynı maddenin c bendi ise "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.
" şeklinde düzenlenmiştir.
TTK'nın atfıyla ele alınması gereken 6098 Sayılı TBK'nın 219. Maddesi " Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." şeklindedir.
222. Maddesi " Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur." şeklindedir.
Ve yine 223. Maddesi ise "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.
Değinilen yasal düzenlemelerden görüleceği üzere ticari satımlar için ayıbın açıkça belli olup olmamasına göre 2 ve 8 günlük süreler içinde inceleme ve ayıp ihbarı yapılması diğer hâllerde TBK'nın 223. Maddesinin uygulanması öngörülmüştür. TBK'nın 223. Maddesine göre ise olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir. Öte yandan aynı yasanın 222. Maddesi uyarınca; alıcının bildiği ayıplardan sorumluluk söz konusu olmadığı gibi Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu tutulabilecektir.
Diğer yandan hemen belirtmek gerekir ki dava konusu sübjektif hak(dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda "sıfat" olarak tanımlanmaktadır ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunludur. Taraf sıfatı(husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğindedir ve yargılamanın her aşamasında, isteme gerek kalmaksızın mahkemece kendiliğinden gözetilmesi zorunludur. Aynı yönde ... Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, bu kişilerden birinin o davada gerçekten davacı veya davalı sıfatı yoksa, dava konusu hakkın esasına ilişkin bir karar verilemez. Dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir
Davalılardan ...'nin sözleşmenin tarafı olmadığı ve eldeki davada husumeti bulunmadığı savunması bakımından; araç satış sözleşmesinin incelenmesinde Satıcının..., alıcının ...olduğu, davalılardan ... ise sözleşmeyi satıcı Gölsan şirketi adına vekaleten imzaladığı satış akdine bizzat katılmadığı ve bu itibarla sözleşmenin tarafı olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacıya karşı satıcı konumunda olmayan davalı ... yönünden davanın pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu sebebiyle reddi gerekmiştir.
Diğer davalı yönünden yapılan değerlendirmede ise; hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca aracın motorunda yağ kaçağı bulunması nedeniyle ayıplı olduğu ve bu ayıbın aracın yeterince gözden geçirmekle görülebilecek, anlaşılabilecek nitelikte bir ayıp olduğu tespit edilmiştir. Yukarıda değinilen TBK'nın 222. Maddesi uyarınca Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu tutulabilecektir.
Somut olayda aracın yaşı, kilometresi, trafikten çekme belgeli olması, uzun süredir kullanılmaması, piyasa rayiçlerinin altında satılması hususları karşısında basiretli tacir olan davacının bu hususları da gözeterek satılanı yeterince gözden geçirmesi gerektiği açıktır. Davaya konu ayıp davacı tarafından satılanın yeterince gözden geçirilmesi halinde görülebilecek ayıplardan olduğuna göre davalı ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını üstlenmiş ise ayıptan sorumlu tutulabilir, oysa dosya kapsamında davalının böyle bir ayıbın bulunmadığı hususunu ayrıca üstlendiği hususunun ispat edilemediği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca davacı alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği yağ kaçağı şeklindeki ayıp nedeniyle meydana gelen zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar kapsamında davalı ...'nin satış sözleşmesinin tarafı olmadığı anlaşılmakla davalı... yönünden davanın, pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu sebebiyle reddine, ve diğer davalı Gölsan şirketi yönünden ise meydana gelen zarardan davalının sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın sübut bulmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davacı tarafından davalılardan "... aleyhine açılan Davanın REDDİNE,
2-Davacı tarafından davalılardan ... aleyhine açılan Davanın, pasif husumet (davalı sıfatı) yokluğu sebebiyle REDDİNE,
3-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin olarak alınan 2.115,17-TL'den mahsubu ile fazla 1.687,57-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
4-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca ve 13/4. Maddesi nazara alınarak 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ve ret sebebi ayrı olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 3.Maddesi de nazara alınarak 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.600-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (e-duruşma) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024
...