T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/261 Esas
KARAR NO : 2024/579
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/10/2018
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ile Alaattin Kaymak’ın betonarme, demir ve kalıp işi ile uğraştığını, .... .... .... E. sayılı dosyası ile 20.06.2016 tarihinde icra takibi yapıldığı, borçlu-davalının, icra takibine itiraz ederek hiçbir borcu olmadığını ileri sürdüğü, KahramanKazan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/116 D.iş sayılı dosyası ile de dava konusu işler ile ilgili tespit yapıldığı beyanla 179.640,00TL'nin 20.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,.... .... .... D.İş sayılı tespit dosyası ile yapılan tüm yargılama masraf ve giderleri ile beraber, her türlü mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerek sözleşme ilişkisi gerekse de sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince, davanın müvekkili husumeti ile değil, dava dışı .... ...... Şti. ile hizmet sözleşmesi akdederek onun işçileri olduğu ve çalışmalarına ... Şti. işçisi olarak devam ettiklerini biran için davacıların iddialarında haklı oldukları kabul edilse dahi, alacaklarını davalıdan talep etmelerinin hukuken mümkün olmadığını zira davacıların yaptıklarını iddia ettikleri imalatların bedellerinin davalıya ödenmediğini, her şeyden evvel iddia edilen imalatların, dava dışı arsa sahiplerine ait olduğu, söz konusu imalatların bedelinin, sözleşme silsilesi içinde ödenmemiş ise arsa sahiplerinin, davacılar aleyhine zenginleştiği kabul edilmesi gerektiği, şayet bu imalatların bedeli ... Şti.'ne ödenmiş ise bu defa ... Şti.'nin davacılar aleyhine zenginleşmelerinin söz konusu olacağı, gerek arsa sahipleri ve gerekse de ... Şti. tarafından davalıya bir ödeme yapılmadığı için zenginleşme söz konusu olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Eldeki davanın ilk olarak Mahkememizin 2018/681 Esasına kayden açıldığı, yapılan yargılama sonucunda.... .... .... tarihli ilamı ile özetle; "...Davacılar gerçek kişi olup işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olup olmadığı, vergi dairesinden bilanço esasına göre defter tutup tutmadığı ve esnaf sınırını aşıp aşmadığı hususları araştırılmadan mahkemenin kendisini görevli görmesi doğru olmamıştır.
Taraflar arasında yüklenici sözleşmesi başlıklı bir sözleşme 05/11/2015 tarihinde imzalanmıştır. Mahkemece bu sözleşmenin yürürlüğe girmediği, davacıların sözleşme tarihinde yüklenici ... Ltd. Şti.'nin çalışanı oldukları, davalı defterlerinde davacılar ile ilgili bir alacak ve borç kaydının bulunmadığı gerekçesiyle, dava husumet yönünden reddedilmiştir. Taraflar arasında sözleşme imzalanmakla sözleşme ilişkisi kurulmuş ve sözleşmenin yürürlüğe girmiş olur, davacıların sözleşme tarihinde bir başka şirketin işçisi konumunda olmaları, davalıya husumet yöneltilemeyeceği sonucunu doğurmaz. Davacılar yasal deliller ile davalıdan söz konusu sözleşme nedeniyle alacaklı olduklarını ispat edemezlerse davanın esastan reddi cihetine gidilir. Diğer yandan mahkemenin davacıları tacir kabul edip, kendisini görevli görmesine rağmen, davacıların ticari defter ve belgelerini inceletmeden bir kanaate varması da doğru olmamıştır. Mahkemece yapılması gereken, tarafların delillilerini toplamak, davacıların tacir olduklarının anlaşılması halinde onların ticari defterlerini de inceletmek, ve uyuşmazlığı esastan incelemektir.
...mahkeme kabulüne göre de, 9.200,00 TL'nin üzerinde bir vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli olmadığından,..." şeklindeki gerekçe ile mahkememizin 19/04/2022 Tarihli kararının KALDIRILMASINA dair karar verildiği, kaldırma kararı akabinde dosyanın mahkememizin işbu 2023/261 Esas kaydını aldığı görülmüştür.
Diğer yandan yargılamanın devamı sırasında davacılardan ... vefat etmiş ise de, davacı vekili tarafından 18/04/2022 tarihli dilekçe ekinde müteveffa davacının veraset ilamı ve veraset ilamında adıgeçen tüm mirasçıları adına vekaletname sunulması üzerine taraf teşkilinin bu şekilde sağlandığı görülmekle yargılamaya devam olunmuştur.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı taşeron, davalı alt yüklenicidir. Mahkememizce davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi akabinde davacılar vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince özetle öncelikle davacıların tacir sıfatını haiz olup olmadıkları ve buna bağlı olarak görev hususunun irdelenmesi gerektiğini, öte yandan taraflar arasında sözleşme imzalanmakla sözleşme ilişkisinin kurulup yürürlüğe girmiş olduğunu, davacıların sözleşme tarihinde bir başka şirketin işçisi konumunda olmalarının, davalıya husumet yöneltilemeyeceği sonucunu doğurmayacağını, bu nedenle mahkemenin görevli olduğunun anlaşılması halinde tarafların delilleri toplanılarak işin esasının incelenmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkememizce, Bam kaldırma ilamı doğrultusunda öncelikle davacılar hakkında tacir araştırması yapılmış olup yapılan araştırma kapsamında Dikimevi Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 17/07/2023 ve 07/08/2023 tarihli cevabi yazı ve ekleri nazara alındığında davacılardan ...'ın bilanço hesabı esasına(birinci sınıf) göre defter tuttuğu ve uyuşmazlığa konu dönemde tacir olduğu anlaşılmıştır. ... yönünden yapılan araştırma kapsamında ise, adıgeçenin sicil müdürlükleri nezdinde ticari işletme kaydına veya tacir kaydına rastlanılmadığı, Yalıhüyük Mal Müdürlüğü cevabi yazısında göre de adı geçenin 20/07/2016-24/10/201 tarihleri arasında diğer ücretli kaydının bulunduğu, ilgili kaydın ticari kazanç teşkil etmediği, ilgili kolluğa yazılan müzekkereye istinaden tanzim edilen araştırma tutanağı kapsamında da özetle adıgeçenin çiftçi olduğunun bildirildiği görülmekle, ...'ın tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmıştır.
Bam kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan tacir araştıması kapsamında davacılardan Alaettin'in tacir sıfatını haiz olmadığı kanaat edilmiş ise de, diğer davacı ...'in tacir sıfatını haiz olduğu görülmekle, davacılar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğuna dair bir ileri sürüş bulunmamakla birlikte uyuşmazlığa konu sözleşmeyi yüklenici olarak birlikte imzaladıkları, davayı da yine birlikte açıkları, böylece tüm taraflar ve talepler açısından birlikte açılan eldeki davanın yine tefrik edilmeksizin özel görevli mahkemede birlikte görülmesi gerektiği anlaşılmakla, mahkememizin açılan davada görevli olduğu kanaat edilerek işin esasına geçilmiştir.
Mahkememizin görevli olduğunun tespit edilmesi akabinde, Bam kaldırma ilamı doğrultusunda uyuşmazlığın esasının incelenmesi bakımından davacı ...'ın ticari defter ve kayıtları da (5 adet klasör içerisinde davacı vekili tarafından fiziken ibraz edilmekle) dosyamı arasına alınmış böylece taraf defterleri ve delilleri incelenerek, dosya kapsamında daha önce alınan bilirkişi raporuları da irdelenerek davacı yanın alacak iddiasına ilişkin tespit ve hesaplama yapılmak üzere dosyanın bir inşaat bilirkişi, bir mali müşavir ve bir Ticaret/borçlar mevzuatından(eser sözleşmelerinden) kaynaklanan nitelikli hesap uzmanı bilirkişilerden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiştir.
Dosyamız kapsamında mali müşavir, inşaat mühendisi ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişiler tarafından (kaldırma ilamı sonrasında) birlikte tanzim edilen 28/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin 22.05.2012 tarih ve 8073 sayılı gazetesinde, 314498 sicil numaralı ...-Yeşilirmak İnşaat, tacir olarak ilan edilmiş olunması, Gelir İdaresi Başkanlığı ... Vergi Dairesi Başkanlığı Dikimevi Vergi Dairesi Müdürlüğü 07.08.2023 tarih ve 324996 sayılı yazısında; 2014 ve 2015 Yıllık Gelir Vergisi beyannamelerinde 1.sınıf Bilanço esasına göre defter tuttuğu ve yazınızda belirtilen hususlara göre tacir olduğunun ifade edilmesi, Davacı ...'ın tacir olduğunun belirtildiği, Ancak müteveffa ...'ın “diğer ücretli” olarak kaydının bulunduğu ve ticari kazanç elde etmediğinin Yalıhöyük Malmüdürlüğü tarafından bildirildiği, Davalı kayıtlarında ise, davacının düzenlemiş olduğu 20.000,00 TL'lik fatura ve 90.000,00 TL'lik çek ödemesinin yer aldığı, Davalı yanca 05/11/2015 tarihli sözleşme ile davacı yan tarafından üstlenilen işlerin, başkası tarafından yapıldığına ilişkin bir kayıt sunulmadığı ve 90.000,00-TL. lık ödeme kaydının davalı defterleriyle tespit edilmesiyle, âkdi ilişkinin davalı kayıtlarıyla tevsik edildiği nazara alınarak, işin davacı yanca yapıldığı kanaati hasıl olduğu, Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/116 D.iş sayılı dosyasında 15.01.2017 tarihli raporda yapılmış imalat bedelinin 345.473,82 TL olduğunun tespit edildiği ve davalı tarafından 90,000,00 TL'lik ödeme yapılmış olduğu, Bu durumda, davacı yanın alacağının 345.473,82 - 90.000,00 - 255.473,82-TL olarak hesaplandığı" hususları belirtilmiştir.
Raporun denetime elverişli hazırlandığı, toplanılan diğer delillere ve dosya kapsamına uygun düştüğü, yine istinaf ilamında değinilen hususları kapsadığı, rapora karşı ileri sürülen itirazların ise yerinde olmadığı anlaşılmakla rapor hükme esas alınmıştır.
Eldeki uyuşmazlıkta gerek dosya kapsamına gerekse istinaf ilamındaki açık tespitler nazara alındığında, taraflar arasında geçerli bir sözleşme ilişkisinin kurulduğu ve yürürlüğe girdiği görülmüş olup yine aralarındaki akdi ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Eser sözleşmelerinde işin tamamlanarak teslim edildiğinin ispatı yükleniciye, iş bedelinin ödendiğinin ispatı ise iş sahibine düşer. Bu bağlamda, faturanın tek başına fiili imalatı yahut teslim olgusunu kanıtlamaya yeterli olmadığı, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini ayrıca kanıtlaması gerektiği, yerleşik yargı kararlarıyla kabul edilmiştir. Nitekim Yargıtay 15. HD. 2014/117 E. 2014/1565 K. 05.03.2014 T ilamında: "Eser sözleşmesinden doğan ihtilaflarda yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini kanıtlaması zorunludur" denilmiştir.
Bununla birlikte akdi ilişki ve işe başlandığı ihtilaflı değil ise aslolan işin sözleşmeyi akdeden yüklenici tarafından yapıldığıdır. Bu yüklenici lehine bir karine niteliğindedir... .... ....
Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; Davalı yanca 05/11/2015 tarihli sözleşme ile davacı yan tarafından üstlenilen işlerin, başkası tarafından yapıldığına ilişkin bir kayıt sunulmadığı ve 90.000,00-TL lik ödeme kaydının davalı defterleriyle tespit edilmesiyle, âkdi ilişkinin davalı kayıtlarıyla tevsik edildiği nazara alınarak, yukarıda değinilen karine de gözetilerek işin davacı yanca yapıldığı değerlendirilmiştir. Yine hükme esas alınan bilrikişi raporu ve tespit dosyası kapsamında tespit edilen 345.473,82 TL'lik imalat karşılığında 90,000,00 TL'lik ödeme yapılmış olduğu, neticeten 255.473,82 TL bakiye alacak bulunduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla taleple bağlı kalınarak 179.640,00 TL üzerinden davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. İhtilafa konu ilişki TTK'nın 19/2. Maddesi çerçevesinde her iki davacı yönünden ticari iş niteliğinde olduğundan avans faizi talebi yerinde görülmüş faiz başlangıcı bakımından ise iş tesliminin 2015 yılı içerisine tekabül ettiği bununla birlikte davacılar tarafından takip tarihi olan 20/06/2016 tarihinden itibaren faiz talep edildiği gözetilerek taleple bağlı kalınarak bu tarihten itibaren avans faizine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KABULÜ İle; 179.460,00 TL'nin 20/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari(avans) faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
2-Alınması gereken 12.258,91-TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 3.064,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.194,18-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 35,90-TL Başvuru Harcı, 3.064,73-TL Peşin/nisbi Harcı, 14.700,00-TL Bilirkişi ücreti, 489,45-TL Tebligat ve Posta masrafları ile delil tespiti dosyasındaki tahsilat makbuzuna konu 500-TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 18.790,08TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
22/10/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza