T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/270
KARAR NO : 2024/338
B...
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/08/2017
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 30/06/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.Davacı vekili iddiasında özetle; Davacı şirketin ... parselde kain taşınmazın değerlendirilmesi maksadıyla kurulduğunu, 08/09/2011 tarihinde ... ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, bu sözleşmeden vazgeçilerek 12/02/2013 tarihinde ... ile ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, ...'nin hissedarı olduğunu, davacı şirketin kontrolünde olan ... bünyesinde yapılanmanın tamamlandığını, bu şirketin %47'sinin davacı, %53'ünün ise imalatı yapanlara ait olduğu, imalatların tamamlandığını, ... adı altında hizmete açıldığını, imalatı yapan sermaye şirketleri ortak ve yöneticileri ile davacı ...'in yöneticilerinin imalatlar tamamlandıktan sonra fikir birliği içinde bir takım eylemlere başladıklarını, AVM'nin hayata geçmesi ile davacı şirket ortaklarının davacı şirketin yöneticilerine koşulsuz güvendiklerini, bu sebeple şirket yöneticilerinin rahat hareket edebilme imkanı bulduklarını, 14/06/2015 tarihli genel kurulda ....'nin birleşmesi konusunda ortaklardan onay alındığını, ancak onay sırasında birleşme sözleşmesinin içeriğinin gizlendiğini, sözleşmede yer alan teknik detayların ortaklara anlatılmadığını, birleşme ile ...'ye ait olması gereken aktiflerin herhangi bir gerekçe olmadan ... ortakları yada gösterdiği kişilere devredildiğini, ... pasifinin ise ....'ye yüklendiğini, yapılan bu işlemler ile davacı ......A.Ş'nin 191.500.000,00-TL'lik sermayenin %47'si olan 89.973.500,00-TL paya sahipken, işlem sonrası 110.865.000,00-TL sermayenin yine %47'si olan 52.106.550,00-TL paya sahip hale geldiğini, davacı şirketin yöneticileri olan davalıların davacı şirketi zarara uğrattıklarını, şirket yöneticilerinin başka usulsüzlüklerinin de bulunduğunu, denetim kurulu üyesi olan davalıların ise denetim görevlerini yerine getirmediklerini, davacı şirketin uğramış olduğu zarardan genel kurulda ibra edilmeyen, şirketi zarara uğratan davalıların sorumlu olduklarını belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, bu davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilerek, şimdilik 10.000,00 TL'nin genel kurulda ibra edilmeyen, şirketi zarara uğratan yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile ihmalleri sabit olan denetim kurulu üyelerinden avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.
2.Davalı vekili savunmasında özetle; Müvekkillerinin göreve geldikten sonra görevlerini layıkıyla yaptıklarını, 23 yıldır ortaklardan bir kuruş dahi para toplamadan 600 Milyon TL'lik yatırım olan ...'nin %47 ortaklığını davacı şirkete kazandırdıklarını, görev süresince kaybedilen imar haklarını kazanarak, açılan davaları davacı şirket lehine bitirdiklerini, hisseli tapuları müstakil hale getirdiklerini, görev süresince davacı şirketin haklarını koruduklarını, iddia edildiği gibi şirketi zarara uğratmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
3. Deliller: Tarafların dayandıkları tüm deliller getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
4.İddia, savunma ve delillerin birlikte değerlendirilmesi, hükme esas gerekçe;
Dava, davacı şirketin uğradığı zararın, yönetim ve denetim kurulu üyelerinden tazmini istemine ilişkin sorumluluk davasıdır.
Dava konusuna ilişkin yasal düzenlemede;
"TTK’nun 553. Maddesinde ;
(1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas
sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde hem şirkete hem pay sahiplerine hem
de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar.
2)Kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul derecede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hâli hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmazlar.
(3) Hiç kimse kontrolü dışında kalan, kanuna veya esas sözleşmeye aykırılıklar veya yolsuzluklar sebebiyle sorumlu tutulamaz; bu sorumlu olmama durumu gözetim ve özen yükümü gerekçe gösterilerek geçersiz kılınamaz.”
TTK'nun 554. Maddesinde ;
“(1) Şirketin ve şirketler topluluğunun yılsonu ve konsolide finansal tablolarını, raporlarını, hesaplarını denetleyen denetçi ve özel denetçiler; kanuni görevlerinin yerine
getirilmesinde kusurlu hareket ettikleri takdirde, hem şirkete hem de pay sahipleri ile şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarar dolayısıyla sorumludur.”
TTK’nun 555. Maddesinde ;
“ (1) Şirketin uğradığı zararın tazminini, şirket ve her bir pay sahibi isteyebilir. Pay sahipleri tazminatın
ancak şirkete ödenmesini isteyebilirler.
(2) Pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde, mahkeme, dava
giderleriyle avukatlık ücretini, bu giderler davalıya yükletilemediği hâllerde, davacı pay sahibiyle şirket
arasında, hakkaniyete göre paylaştırır.”
TTK’nun 557. Maddesinde;
“(1) Birden çok kişinin aynı zararı tazminle yükümlü olmaları hâlinde, bunlardan her biri, kusuruna ve
durumun gereklerine göre, zarar şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle birlikte
müteselsilen sorumlu olur.
(2) Davacı birden çok sorumlu kişiyi zararın tamamı için birlikte dava edebilir ve hâkimin aynı davada
her bir davalının tazminat borcunu belirlemesini isteyebilir.
(3) Birden çok sorumlu arasındaki başvuru, durumun bütün gerekleri dikkate alınarak hâkim tarafından
belirlenir.”
Hükmüne yer verilmiştir.
Mali Müşavir ve Nitelikli Hesaplama Bilirkişisinin hükme esas alınan 03.01.2024 tarihli raporundaki tespitlere ve dosyaya sunulan kayıtlara göre;
Davalıların, davacı şirketteki görevleri ve görev sürelerinin;
-... – Yönetim kurulu üyesi (02.06.2013 -01.10.2017 tarihine kadar),
-... -Yönetim kurulu üyesi (02.06.2013 -01.10.2017 tarihine kadar),
-...- Yönetim kurulu üyesi (02.06.2013 -01.10.2017 tarihine kadar),
-... -Yönetim kurulu üyesi (02.06.2013 -01.10.2017 tarihine kadar),
-... - Yönetim kurulu üyesi (02.06.2013-01.10.2017 tarihine kadar),
-...- Denetim kurulu üyesi (02.06.2013-01.10.2017 tarihine kadar),
-...- Denetim kurulu üyesi (02.06.2013 -01.10.2017 tarihine kadar) görev yaptığı anlaşılmıştır.
Davacı Şirketin
evveliyatında .... iken tür değiştirerek ... olduğu, ... arsa vasıflı taşınmazların maliki olduğu, daha sonra ....'nin kurulduğu, davacının taşınmazı ayni sermaye olarak konulduğu,
daha sonra ....’nin anasözleşme değişikliğine giderek unvanını .... olarak değiştirdiği,
davacı şirket ile dava dışı ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılarak, yapılacak bir binanın inşaat tamamlandıktan sonra %47’sinin davacı arsa maliki şirkete, %53’ünün ise müteahhit ve satın alma talebinde bulunan şirketlere ait olacağının kararlaştırıldığı, davacı şirketin 27.04.2014 tarihli genel kurulu gündeminin 3. Maddesinde Yönetim Kurulu
Başkanı davalı ... tarafından yönetim kurulu faaliyet raporu ve finansal tablolar
okunduktan sonra önceki yılları da kapsayacak şekilde özellikte davacı şirket ve .... ile yapılan ortaklık sözleşmesi ve sözleşmeye bağlı olarak yapılan 04.06.2013 tarihli genel kurulda
.... arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden ve banka ile yapılan kredi sözleşmesi ve davacının ve ....’nin garantör olduğunu etraflıca anlattığı belirtildikten sonra gündemin 4. Maddesinde yönetim kurulunun ibra edildiği, ilerleyen aşamada inşaat tamamlandıktan sonra ... devrolan şirket olarak 25.03.2015 tarihli Birleşme Sözleşmesi imzalandığı,
davacı şirketin 14.06.2015 tarihli (2014 hesap yılı) genel kurulu gündeminin 6. maddesinde“... genel kurulunda birleşmenin bir an evvel gerçekleşmesi için olumlu oy kullanmaları yetkisinin yönetim kuruluna verilmesi yetkisi oy birliğiyle verilmiştir.” şeklinde karar alındığı,
daha sonra ... bünyesinde birleşmesi hususunda 23.07.2015 tarihli olağanüstü genel kurulunda oybirliğiyle karar alınarak,... Sicil Gazetesinin 30.07.2015 tarihli nüshasında ilan edildiği,
davacı şirketin 01.10.2017 tarihli (2016 hesap yılı) genel kurul toplantısı gündeminin 3. Maddesinde bilanço ve gelir gider hesaplar reddedilerek ve gündemin 4. Maddesinde yönetim ve
denetim kurulları ibra edilmeyerek haklarında dava açılmasına karar verildiği görülmüştür.
Davacı şirket tarafından yapılan suç duyurusu neticesinde ... karar nolu kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla davalılar ile birlikte toplamda 18 şüpheli hakkında, dolandırıcılık ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçundan dolayı yapılan soruşturma neticesinde, olayın şirketlerin birleşmesi sonrası aktif ve pasiflerin devri, söz konusu birleşme ve ticari faaliyetlerden kaynaklanan paraların ticari faaliyet kapsamında tam olarak ödenip ödenmediği iddialarından ibaret hukuki
anlaşmazlık niteliğinde olduğu, atılı suçları işlediğine dair dava açmaya yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği,
itiraz üzerine ise .... sayılı kararla itirazın kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı taraf, dava dışı ... bünyesinde birleşmesi işlemi ve neticesinde davacı şirketin yöneticileri olan davalıların davacı şirketi zarara uğrattıklarını, denetim kurulu üyesi olan davalıların ise denetim görevlerini yerine getirmediklerini iddia ederek, davacı şirketin uğramış olduğu zararın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalılar davacının iddialarını kabul etmeyerek, davanın reddini istemiştir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenleme ve Yargıtay kararlarına göre yönetim kurulunun sorumluluğunun doğabilmesi için; a)Kanun ve anasözleşmeden doğan yükümlülüklere aykırı hareket edilmesi, b)Şirketin zararının oluşması, c) Yönetim Kurulu üyelerinin kusurlu davranışı, d) Oluşan zarar ile kusurlu davranış arasında illiyet bağı bulunması
gerekmektedir.
Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, davacı şirketin, davalıların yönetim ve denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemden önce başlayan süreçte, kooperatif olarak tüzel kişilik kazanan, sonrasında anonim şirkete dönüşen davacı şirketin, mülkiyetinde olan taşınmaz üzerine alışveriş merkezi yapılması konusunda ... olarak değiştirdiği,
davacı şirket ile dava dışı ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, yapılacak bir binanın inşaat tamamlandıktan sonra %47’sinin davacı arsa maliki şirkete, %53’ünün ise müteahhit ve satın alma talebinde bulunan şirketlere ait olacağının kararlaştırıldığı, davalılarla ilgili, davacı şirketin zararı uğratıldığı iddia edilen ... bünyesinde birleşmesi husunda davacı şirketin 27.04.2014 tarihli genel kurulunda davacı şirket ve ... ile yapılan ortaklık sözleşmesi ve sözleşmeye bağlı olarak yapılan 04.06.2013 tarihli genel kurulda .... arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden ve banka ile yapılan kredi sözleşmesi ve davacının ve ....’nin garantör olduğunun anlatıldığı ve yönetim kurulunun ibra edildiği, davacı şirketin 14.06.2015 tarihli genel kurulunda ... Birleşmesi hususunda, .... genel kurulunda birleşmenin gerçekleşmesi için olumlu oy kullanmaları yetkisinin yönetim kuruluna oy birliğiyle verildiği, ...bünyesinde birleşmesi hususunda 23.07.2015 tarihli olağanüstü genel kurulunda oybirliğiyle karar alındığı, birleşme sürecinin yasal prosedüre uygun olarak tamamlandığı, davalıların yapılan işlemler konusunda genel kuruldan oy birliği ile yetki aldığı, yapılan işlemlerde yasal düzenlemeye aykırı hususların ve oluştuğu iddia edilen zarara yol açan davalıların eylemlerinin ve zarar ile eylemleri arasındaki illiyet bağının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, 170,78 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 256,82 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 10.000,00 TL üzerinden takdir edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, Davacı vekili, davalı ... ve arkadaşları vekili , davalı ..., davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Başkan ...
(E-imzalıdır)
Üye ...
(E-imzalıdır)
Üye ...
(E-imzalıdır)
Katip ...
(E-imzalıdır)