T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/345 Esas - 2024/200
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/345 Esas
KARAR NO : 2024/200
...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 11/05/2023
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Öncelikle davalı...’ye 14.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 16.11.2022 tarihinde itiraz edilerek takibin durdurulduğu, Bunun üzerine, 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ilgili hükümleri kapsamında ve 7155 Sayılı Kanun’la değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğu, Bu kapsamda her bir dosya için yapılan arabuluculuk görüşmelerinin “görüşme sonucu anlaşmama” şeklinde sonlanmış olup, arabuluculuk son tutanakları arabulucu ve taraflarca imza altına alındığı, Tüm bu nedenlerle montaj ve işçilik giderleri tenzil edilerek şimdilik 1.655,35 TL asıl alacak, 101,23 TL faiz ve 18,22 TL KDV yönünden haksız itirazının iptali ile konu takiplerin devamını sağlamak için işbu davanın açılması zarureti hâsıl olduğu, davalı ...nin haksız fiili nedeniyle meydana gelen hasarların müvekkil şirketçe karşılanmış olup, Bu hasarlardan davalı şirketin sorumlu olduğu, Davalı ... altyapı çalışmaları yaparken 26.12.2021 tarihinde ... Bölgesinde müvekkil şirkete ait varlıklara hasar verdiği, hasar tespit raporu düzenlendiği, Konu hasarların tamiri için gerekli malzemeler temin edilmiş olup, toplam 1.655,35 TL olmak üzere malzeme bedeli ortaya çıktığı, davalı ...’nin TBK m. 49 uyarınca meydana gelen zararlardan sorumlu olduğu, Bilindiği üzere Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesinin haksız fiilden doğan zararların, zarar veren tarafından giderilmesini düzenlediği,Buna göre TBK Madde 49 “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” hükmünü amir olduğu, Nitekim bu hususta .... sayılı kararında “Yukarıda da ifade edildiği üzere haksız fiil işleyerek bir başkasına zarar veren kişi, bu zararı tazmin etmekle yükümlüdür. Tazminatın amacı, zarar verici olay meydana gelmemiş olsaydı zarar gören hangi durumda bulunacak idiyse o durumu sağlamak suretiyle zararı telafi etmektir. Tazminat hukukunun ilkelerinden biri olan tam tazmin ilkesi gereği, zarar veren sebep olduğu zararı tümüyle tazmin etmelidir. Bu ilkeye göre, zarar veren, “tüm zararı”, ancak “sadece sebep olduğu zararı” tazmin edecektir, bir başka ifade ile zarar gören sadece gerçek zararını (mevcut zararını) talep edebilecektir. Haksız fiil sonucu meydana gelen değer düşüklüğünün (kaybı) de kişinin malvarlığının aktifinde meydana gelen azalma olması nedeniyle mevcut zarar olduğu tartışmasızdır” şeklinde karar verdiği, Tüm bu verilerle, davalı şirketin dava konusu takiplere yaptığı haksız itirazın iptali ile takiplerin devamına karar verilmesi gerektiği, davalı Şirket, İtirazında Haksız ve Kötü niyetli Olduğundan, Lehlerine İcra İnkâr Tazminatına Hükmedilmesinin Gerekli olduğu, Bilindiği üzere İcra İflas Kanunun 67/2 Maddesinin takibin haksız olarak durdurulması ve talep halinde itiraz eden aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebileceğini düzenlediği, Buna göre İ.İ.K Madde 67/2 “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir” hükmünü amir olduğu, Tüm bu verilerle haksız, hukuki mesnetten yoksun olarak ve kötü niyetle takibe itiraz eden davalı şirketin itirazının iptaline karar verilmesini ve ayrıca alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatının karşı taraftan alınarak tarafımıza verilmesini vekâleten talep ettiklerini beyanla, davalı/borçlunun, aleyhine açılmış ... E. sayılı dosyasına ödeme merinde yazılı şimdilik 1.655,35 TL asıl alacak, 101,23 TL faiz ve 18,22 TL KDV yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı/Borçlunun takip konusu alacakların %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesi talep edilmektedir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça tek taraflı olarak tutulan tutanakta dahi çalışmayı yapanın İdare olmayıp ... olduğu, husumetin taraflarına yöneltilmesi anlaşılamamış olup; İdare ilgili birimi olan ...tarafından gönderilen cevabi yazıda da; yapılan incelemede söz konusu hasarın olduğu yerde ... yükleniminde alt yapı çalışması yapıldığı, İdare ile ...…….Tic.Ltd.Şti. arasında imzalanan sözleşmenin parçası olan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 9.maddesinin (4) bendi ve 9.maddesinin (6) bendi gereği, 3.kişilere verilecek her türlü zararlardan yüklenicinin doğrudan sorumlu olduğu bildirildiği, nitekim; İdare ile yüklenici .... arasında imzalanan sözleşmenin eki niteliğinde olan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 9.maddesinin (4) bendi uyarınca; “İşin devamı sırasında iş yerinde yapılacak çalışmalar nedeniyle, işçilerle çevre halkının kazaya uğramalarını, zarar görmelerini ve işlerde zarar ve hasar meydana gelmesini önleyici tedbirlerin alınmasından da yüklenici sorumlu olup, alınan tedbirlere rağmen, yüklenicinin yaptığı işlerden dolay üçüncü kişilerin kendilerine veya mallarına zarar verilmesi ihtimaline karşı mali mesuliyet sigortası yaptırmakla da yükümlüdür……..”, Yine aynı maddenin (6) bendi uyarınca; “ Yüklenicinin sözleşme ile üstlendiği sorumluluk ve yükümlülükler söz konusu sigortalarla sınırlandırılmamış olduğundan,…………..yüklenicinin kusurlu olduğu hallerde, kusur nedeniyle sigortanın ödemediği bedeller için yüklenici İdareden hiç bir talepte bulunamayacağı gibi, işin devamı süresince meydana gelecek kazalardan, bu kazaların sebep olacağı can ve mal kaybından ve üçüncü kişilere verilecek her türlü zararlardan yüklenici doğrudan sorumlu olacaktır. Yüklenici veya alt yüklenicilerin sigorta kapsamı içinde veya dışında kalan hareket veya fiilerden dolayı meydana gelecek bütün talep ve iddiaların karşılanması yükümlülüğü yükleniciye aittir.” denildiği, Tüm bu hususların davaya konu hasarın yüklenici ...……Tic.Ltd.Şti. tarafından verildiğini ispatladığı, Buna rağmen İdaremize husumet yöneltilmesi hukuka aykırı olduğu, Tüm bu sebeplerle husumet itirazını sundukları, Ayrıca; huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğu, İptal davasının itirazları sonrası süresinde açılmadığı kanaatinde oldukları, Süresinde açılmayan davanın ve zamanaşımına uğradığı hasarın bu sebeplerle de usulden reddini talep ettikleri, huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olup; esastan da reddi gerektiği, zira; yukarıda da belirttikleri üzere; söz konusu adreste ve belirtilen tarihte müvekkil İdare tarafından kazı çalışması yapılmamış olup; söz konusu çalışmanın İdareden bağımsız ayrı tüzel kişiliği olan ...……..Tic.Ltd.Şti. tarafından yapıldığı, Kaldı ki; Yüklenici firmalar ile İdare arasında yapılan sözleşmelerin eki niteliğinde olan Özel İdari Şartnamelerde de esas alınan hususun; kazı esnasında yer altı tesislerinde meydana gelen tahribat, kazı ve çöküntülerden yüklenicinin sorumluluğu hususu olduğu, Bu sebeple yüklenici boru, kablo vs. gibi bilcümle yer altı tesislerinin ve kazılara yakın bina, duvar, direk vesaire bilumum tesislerin emniyeti için bütün tedbirleri kendi sorumluluğu altında almaya mecbur olduğu, Doğacak her türlü maddi ve manevi zarardan yüklenicinin sorumlu olduğu, müvekkil İdare ile şirketler arasında yapılan sözleşme ESER sözleşmesi olup eser sözleşmesi ile işi yapan ücret karşılığı iş sahibi için bir işin yapılması yükümü altına girdiği, eser sözleşmesinin bu özeliğine göre yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak işi yaparak eseri meydana getirmekte olduğu, Yüklenici iş sahibinden bağımsız olarak kendi adına işi yürütürken başkalarına verdiği zarardan tek başına sorumlu olduğu, Bu nedenle iş sahibinin zarardan sorumlu tutulamayacağı, ... K. sayılı ilamında “Eser sözleşmesinde ise, yüklenici kendi hesabına ve iş sahibinden bağımsız olarak sözleşmeye konu işi yapmayı üstlenmiştir. Bu nedenle, iş sırasında başkalarına verdiği zararlardan bizzat sorumludur. Bağımlılık ilişkisi bulunmadığı için de, iş sahibinin sorumlu tutulma olanağı yoktur. Bu yönde Yargıtay uygulaması yerleşiktir. Açıklanan nedenlerle, davalı iş sahibi zararlı sonuçtan sorumlu tutulamaz.” şeklinde olduğu, Buna göre de İdarelerinin zarardan sorumlu olmayacağı, Şirketler ile ... arasında ihale kapsamında imzalanan sözleşmede sorumluluğun aidiyeti belirlendiği, Yüklenici firmaların; yeraltı tesislerinde meydana gelecek tahribat, kazı ve çöküntülerden sorumlu olduğu, Bu sebeple Firma boru, büz, kablo vs. gibi tüm yeraltı tesislerinin emniyeti için bütün tedbirleri almak üzere sorumlu olup; Müvekkil idarenin sorumluluğu bulunmadığı, O halde; hasarın oluşumunda İdarenin kusuru bulunmadığı gibi, kusursuz sorumluluğu da bulunmadığı, Kaldı ki; hasarı ve kusuru kabul etmemekle birlikte; Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği ve .... Müeyyideler Yönetmeliği gereği meydana geldiği iddia edilen hasar için tutulan tutanağın davacı ile İdareleri tarafından birlikte tutulması gerektiğinde şüphe yokken hasar tespit tutanağının tek taraflı tutulmasının tutanağın sıhhatini sıkıntıya sokacağı, Bu nedenle yokluklarında Yönetmeliğe aykırı olarak tutulan tutanaklar ve hasar tespitini kabul etmedikleri, Hiç kimsenin kendi kusurundan dolayı hak talep edemeyeceği, davaya dayanak olan tek delil davacı yanca tek taraflı olarak ekspertiz raporu olduğu gibi, dosyada hasarın İdarece verildiğini ispatlayıcı başka hiçbir delilde bulunmadığı, Ayrıca; tutulan ekspertiz raporu zararın meydana gelişini ispatlayan bir tutanak olmadığı gibi, dosyada bağımsız mahkemelerce yapılmış bir tespitte bulunmadığı, bu konuda ...K. Sayılı kararında” ….salt ekspertiz tarafından düzenlenen rapor esas alınarak davalı İdareye bir kusur atfedilemeyeceği, zararın da davalı idarenin kusurundan kaynaklandığının somut olarak ortaya konulamadığı, dolayısıyla, davacı şirket tarafından iddia edilen maddi zarar ile davalı idarenin eylemi ve işlemleri arasında illiyet bağı kurulamadığı anlaşıldığında; davalı İdareye ait su borularının patlaması nedeniyle hasar gördüğünden bahisle meydana gelen zarar nedeniyle ödenen….rücuen tazmin isteminin karşılanmasına olanak bulunamadığı sonucuna varılmıştır…” gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Bu karar ... K. Sayılı kararı ile de onandığı, Nitekim davacı yanca tek taraflı olarak tutulan tutanaklar ve ekspertiz raporları davacı tesislerinin standarda uygun olarak döşenip döşenmediğine dair bir tespit de yer almadığı, Davayı kabul manasına gelmemekle birlikte, genellikle bu tür durumlarda davacı kuruluşa ait altyapı tesislerinin koridor dışında, yüzeye çok yakın bir bölgede herhangi bir işaret bulunmaksızın ve tesislerin herhangi bir dolgu malzemesi ile gömleklenmeden yapılmasından dolayı hasar meydana gelebildiği, Hâlbuki bu tür altyapıların T.S.1097’ye göre yapılması gerektiği, Aynı konu ve taraflara ilişkin .... sayılı kararında "Asıl alacak olarak talep edilen 26.377,92-TL talebin, hangi hasarların ve faturaların karşılığı olarak istenildiği, konusunda bir bilgi ve belge bulunmadığı, hasarı yapan kişilerin davalı ... adına çalışma yaptıklarını kanıtlayan delil ve belgelerin sunulmamış olduğu ... yönetmeliği uyarınca çalışmayı yapacak kurum ve kuruluşlar çalışma başlatılmadan önce, ilgili olabilecek tüm altyapı kuruluşları ile ilgili ilçe belediyelerine resmi yazıyla çalışılacak güzargah konusunda bilgi vereceklerinin belirlendiği, buna ait görevlerin yerine getirildiğine dair belgelerin bulunmadığı, sonuç olarak davaya konu edilen hasarlarla ilgili davalı tarafın kusur ve sorumluluğunun bulunduğunun davacı tarafça kanıtlamadığı nedenle davanın REDDİNE "karar verildiği, Ayrıca; söz konusu hasarın yüzeye yakın ve usulüne uygun döşenmemesi sebebi ile gerçekleştiği, Nitekim; İdare dışında bir çok kurum ve kuruluşta kazı çalışmaları yapmtığı, Huzurdaki dava da müvekkil İdarenin sorumlu olduğu iddia edilen yerde Büyükşehir Belediyesi mücavir alanı içerisinde bulunmakta olup; bu bölgelerde kazı çalışmasını sadece müvekkil İdare yapmadığı, Bu bölgelerde ... da yer altı ve üstü kazı çalışmaları yaptığını beyanla, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesi talep edilmektedir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; haksız fiil sebebiyle maddi tazminata yönelik itirazın iptali davasıdır. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
2004 sayılı...
(.... md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
... md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın ....md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır." hükümlerini haizdir.
Mahkememizce deliller toplanmış, Bilirkişiden rapor alınmıştır.
13/01/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle, davaya konu yer altı elektrik şebekesinde meydana gelen hasarın davalı ...’ye ait yer altı kanalizasyon şebekesine ilişkin kazı çalışmaları sırasında meydana geldiği, davaya konu hasarın; Davalının kazı yapacağı alanlara ait önceden yer altı elektrik şebekesine ait projeleri temin etmeden ve yer altı tesisi mevcut olan mahallerde gözlemci bulunmasını sağlamadan kazı yaptırmasının yanında kazı yapanın çalışma öncesi ve çalışma sırasında gerekli önlemleri almaması ve dikkatsizlik ve tedbirsizliği, sonucunda meydana geldiği, Olaylarda davalı...’nin % 80 (Yüzde Yüz ) oranında, davacı...'ın mevzuata uygun olmayacak şekilde yer altına kablo döşemiş olmasına bağlı olarak % 20 ( Yüzde Yirmi) oranında kusurlu ve sorumlu olacaklarının düşünüldüğü, olayın haksız fiil olması nedeniyle davacının gerçek zararını talep edebileceği, ... benzer davalarla ilgili ilamı çerçevesinde davacının talep ettiği hasar kalemlerinden sadece malzeme rayiç bedellerini davalının kusuru oranında talep hakkı olacağı, davacının hasarla ilgili talep edebileceği alacak miktarının 1.232,00-TL asıl alacak ve 76,38-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 1.308,38-TL olduğu, dava kapsamında talepte 466,42-TL fazlalık olduğu, " şeklinde kanaat bildirmiştir.
Dava konusu, davacının yer altı elektrik kablo ve tertibatına dava konusu haksız fiil ile zarar verdiği, haksız fiil ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu, davalının kusurunun %80 olduğu, zarar tutarının %80 kusura oranlanmasından 1.232.TL zararın bulunduğu, TBK 117/2 maddesi gereğince davalının işlemiş faizden de sorumlu tutulduğu, açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen kabulüne, 1.232,00-TL asıl alacak, 76,38-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.308,38-TL üzerinden devamına,
Takip çıkışının %20'si olan 267,67-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davadan sonra yapılan ödemelerin icra dosyasında dikkate alınmasına,
2-Kabul edilen 1.308,38 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 89,38 TL karar ve ilam harcı en az (maktu) harca ulaşmadığından, alınması gereken 427,60 TL harçtan, 179,90 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 247,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı, 179,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 359,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 819,94 TL'sinin davacıdan, 2.300,06 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 1.308,38 TL üzerinden takdir edilen 1.308,38 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 466,42 TL üzerinden takdir edilen 466,42 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/04/2024
...
BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR