T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/362 Esas - 2024/445
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/362
KARAR NO : 2024/445
DAVA : Tanıma Ve Tenfiz
DAVA TARİHİ : 18/05/2023
KARAR TARİHİ : 18/07/2024
G. K.YAZILDIĞI TARİH : 30/07/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.Davacı vekili iddiasında özetle; Müvekkili şirketin İspanya'da mukim ve dünyanın bir çok noktasında altyapı ve inşaat hizmetleri sunan köklü bir şirket olduğunu, davalı şirket ile Türkiye'de bir dönem iş birliği içinde olduğunu, tarafların birlikte üstlenmiş oldukları işler kapsamında Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'ndan alınan işler kapsamında M2 kodu ile Kızılay-Çayyolu Metrosu Kalan işleri ve M3 kodu ile Batıkent Sincan Metrosu kalan işleri yapılarak ihale eden kurumlara teslim edildiğini, davalı taraf ile müvekkilinin ilerleyen süreçte ortaklığın gelirlerinin tahsili, tasfiyesi ve ortaklık yapısının sürdürülmesi konusunda anlaşmazlık yaşandığını, davalının işlem sözleşmeleri uyarınca müvekkiline ödemeyi taahhüt etmiş olduğu tazminat bedelini tarafların anlaştığı sürede ödemediğini, bunun üzerine müvekkili adına bahsi geçen işlem sözleşmelerinde belirtilen kıstaslara uygun olarak Uluslararası Ticaret Odası Tahkim Kurulu'na başvurulduğunu, Tahkim Mahkemesi tarafından yürütülen yargılama neticesinde hakem kararı tesis edildiğini, davalı şirketin yıllardır müvekkilinin alacaklarını ödemekten kaçındığını, müvekkilinin alacaklarının güvencesiz kaldığını, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde son yıllarda sadece şube kapanışı ve denetçi tayinini ilan ettiğini, davalıların mal varlıklarını azaltmaya yönelik işlemler yürüttüğünü, Uluslararası Ticaret Odası Tahkim Mahkemesi'nce verilmiş ve kesinleşmiş bulunan 6 Mart 2023 tarihli Hakem Kararının MÖHUK 60 ve devamı hükümlerine göre aynen tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili savunmasında özetle; davaya konu hakem kararının iptali için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/2 ilk derece sayılı dosya ile dava açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılmasını, tarafların 2012 yılında ... Büyükşehir Belediyesi tarafından ihale edilen işleri üstendiklerini, bu işleri tamamlamak adına ortaklık kurulduğunu, 2014-2016 yılları arasında işleri tamamlayıp idareye teslim ettiklerini, inşaat ve imalatları yapılan her iki metro hattının da idare tarafından ticari işletmeye alınmış olduğunu, ilgili hatların geçici kabullerinin yapıldığını, ancak, sonraki süreçte projelerin ihale makamı tarafından kesin kabul, kesin hesap ve kesin ödeme gibi işlemlerinin yapılmamış olması nedeniyle, Adi Ortaklıklar ve İdare arasında anlaşmazlık çıktığını, bu durumun ortaklar arasında da uyuşmazlık doğurduğunu, ortakların aralarındaki adi ortaklık ilişkisini tasfiye etmeye karar verdiklerini, taraflar arasındaki akdi ilişkide sorunlar yaşanmaya başladığını, bazı objektif imkansızlık hallerinin hasıl olduğunu, iptali istenen hakem kararının kesinleşmesi halinde ortaya çıkacak bir diğer kamu düzeni ihlali davalının karşı karşıya kalabileceği mükerrer ödeme hali olacağını, 700.000 EURO'nun davacı tarafa iki kez ödemek zorunda kalabileceklerini, davaya konu hakem kararının iptali için açılan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/2 İlk derece sayılı dosyanın, Tahkim Kanunun m. 15/IV düzenlenen iptal davasının açılmasının kendiliğinden hakem kararın icrasını durdurur hükmüne istinaden bekletici mesele yapılması ile davanın reddini talep etmiştir.
3. Deliller: Tarafların dayandıkları tüm deliller, iptal davasının açıldığı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/2 İlk derece sayılı dosyası Uyap üzerinden getirtilmiştir.
4.Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, MÖHUK'un 60 ve devamı maddeleri ile New York Sözleşmesi hükümleri uyarınca, yabancı hakem kararın tanıma ve tenfizi istemine ilişkindir.
Tenfizi talep edilen 06.03.2023 tarihli hakem kararında, uyuşmazlığa tenfiz şartları bakımından Türkiye’nin de taraf olduğu New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekir (Anılan sözleşmenin onaylanmasına dair 08.05.1991 tarihli, 3731 sayılı Kanun m.2).
Yabancı hakem kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi, tenfiz prosedürüne tabi olduğundan, New York Sözleşmesine göre tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesine gelince; yabancı hakem kararlarının tenfizini engelleyen haller New York Sözleşmesinin (V). maddesinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin (V). maddesindeki şartlardan bir kısmını tenfiz mahkemesi re’sen dikkate almak zorundadır. Diğer şartları ise tarafların iddia ve ispat etmesi gerekir.
Mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacak şartlar şunlardır: 1- Hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması, 2- Hakem kararının kamu düzenine aykırı olmasıdır.
Taraflarca iddia ve ispat edilecek tenfiz engelleri ise 1- Tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, 2- Hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, 3- Hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, 4- Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, 5-Hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasıdır (Nuray Ekşi, "Yargıtay Kararları Işığında ICC Hakem Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi", 25.11.2008 tarihinde İstanbul Sanayi Ticaret Odasında yapılan ICC Tahkimine İlişkin Milletlerarası Seminer'de sunulan tebliğ, ... Barosu Dergisi, Yıl:67, sayı:1,Kış 2009, sh.58,59).
5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 60-63. maddelerinde yabancı hakem kararlarının tenfizi düzenlenmiştir. Buna göre, “kesinleşmiş” ve “icra kabiliyeti kazanmış” veya “taraflar için bağlayıcı olan” yabancı hakem kararlarının tenfiz şartları, New York Sözleşmesi'ne paralel olarak düzenlenmiştir.
MÖHUK'un 60/1. maddesinde "Kesinleşmiş ve icra kabiliyetini kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları tenfiz edilebilir." Aynı Yasa'nın 61. maddesine ve New York Sözleşmesi'nin IV. maddesine göre ise yabancı bir hakem kararının tenfizini isteyen tarafın dilekçesine tahkim sözleşmesi veya şartının aslı yahut usulüne göre onanmış örneğini, hakem kararının usulen kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcılık kazanmış aslı veya usulüne göre onanmış örneğini, sayılan belgelerin tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneklerini eklemek zorundadır.
Davacı vekili açmış olduğu iş bu davada, tahkim sözleşmesinin aslının onanmış sureti ile tercümesini, yabancı hakem kararının apostil şerhli ve tercümesi yapılmış belge örneklerini ibraz etmiş, bu belge asılları mahkeme kasasında muhafaza altına alınmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere, MÖHUK'un 60. maddesine göre kesinleşmiş ve icra kabiliyetini kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararları tenfiz istenebilir. MÖHUK'un 62. maddesinin 1. Fıkrasının (h) bendi uyarınca, hakem kararı tabi olduğu veya verildiği ülke hukuku hükümlerine veyahut tabi olduğu usule göre kesinleşmemiş yahut icra kabiliyeti veya bağlayıcılık kazanmamış veya verildiği yerin yetkili mercii tarafından iptâl edilmiş ise tenfiz mahkemesinin bu kararın tenfizi talebini reddetmesi gerekir. Yabancı hakem kararlarının tenfizinde aslolan, verildiği ülkede dahi henüz bağlayıcı, kabili icra, geçerli olmayan hakem kararlarının, tenfizin talep edildiği ülkede icra olunmamasıdır. Bu durumda, dava konusu tenfizi istenen hakem kararına karşı verildiği yer ülkesinde iptal davası açılmadığı ihtilafsız olduğuna göre, hakem kararının kesinleşmiş olduğu tarafların da kabulündedir.
Davalı tarafça, tenfizi istenen yabancı hakem kararının iptali için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/2 İlk derece sayılı dosyasında, davanın reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, dosyaya gönderilen kayıtlardan anlaşılmıştır.
Davalı vekili, hakem kararının kesinleşmesi halinde ortaya çıkacak bir diğer kamu düzeni ihlali davalının karşı karşıya kalabileceği mükerrer ödeme hali olacağını, 700.000 EURO'nun davacı tarafa iki kez ödemek zorunda kalabileceklerini savunmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere, gerek New York Sözleşmesi'nin V. maddesine gerekse HÖHUK'un 62/1.b maddesine göre, hakem kararının, tenfiz ülkesinin kamu düzenine aykırı olmaması gerekir. Aksi takdirde tenfiz isteminin reddine karar verilmelidir.
Kamu düzeni kavramı pozitif hukukta tanımı yapılmış bir kavram değildir. Kavram, öğretide ve yargı kararlarında tanımlanmaya çalışılmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2010/1 E.- 2012/1 K. sayılı, 10.02.2012 tarihli içtihadı birleştirme kararında, kamu düzeni kavramı şöyle tanımlanmıştır: "...Kamu düzeni, niteliği gereği zamana, yere göre değişen, içeriğinin tesbiti zor bir her somut olaya göre değişiklik gösteren bir kavramdır. İlmi açıklamalara ve yargısal kararlara rağmen gelişen hukuk sistemlerinde bile tanımı olmamasına rağmen 'toplumun temel yapısını ve çıkarlarını koruyan kuralların bütünü' olarak tanım yapılabilir.
Kamu düzeni kavramının müdahale alanı son derece geniş ve yoruma müsaittir. Hükmün gerekçesiz oluşundan dolayı kamu düzeni kavramından hareket ederek, yabancı ilamın verilmesinde işlenen usulün, uygulanan hukukun, ilamın icrasının meydana getireceği sonuçların incelenmesi suretiyle, bir kararın kamu düzenine aykırı bulunarak tenfizi mümkün olmayacaktır demek çok ağır bir neticeyi yaratmak olacaktır.
Türk kamu düzeninin ihlalini gerektirecek haller çoğunlukla emredici bir hükmün açıkca ihlali halinde düşünülecektir. Fakat her emredici hükmün ihlali halinde veya her emredici hükmü ihlal eden bir yabancı kararın Türk kamu düzenine aykrı bulunduğunu söylemek olanaklı değildir.
O halde, iç hukuktaki kamu düzeninin çerçevesi, Türk hukukunun temel değerlerine, Türk genel adap ve ahlak anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı temel adalet anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı genel siyasete, Anayasada yer alan temel hak ve özgürlüklere, milletlerarası alanda geçerli ortak prensip ve özel hukuka ait iyiniyet prensibine dayanan kurallara, medeni toplulukların müştereken benimsedikleri ahlak ilkeleri ve adalet anlayışının ifadesi olan hukuk prensiplerine, toplumun medeniyet seviyesine, siyasi ve ekonomik rejimine, insan hak ve özgürlüklerine aykırılık şeklinde çizilebilir.
İç hukukta kamu düzeninin, tarafların uymak zorunda oldukları, kamu hukukundan ve özel hukuktan doğan ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri kurallar olarak anlaşılması gerekir.".
Somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde; taraflar arasında kararlaştırılmış bir tahkim şartının bulunduğu, davalının tahkim yoluna başvurduğu, tanıma ve tenfizi talep edilen yabancı hakem kararının Türk kamu düzenine ve genel ahlaka aykırılığının ispatlanamadığı, münhasıran Türk mahkemelerinin yetkisine giren bir konu olmadığı, kararın usulüne uygun olarak kesinleştiği, tenfiz davasında yerindelik denetimi yapılamayacağı, tenfiz mahkemesine bu yetkinin tanınmadığı, tanıma ve temyiz şartlarının oluştuğu kanaatine varılarak, dava konusu Uluslararası Ticaret Odası Tahkim Mahkemesi (ICC)’nin 26968/ELU (c.26978/ELU) sayılı 06.03.2023 tarihli kararının MÖHUK'NUN 60. ve devamı maddeleri ile New York Sözleşmesi uyarınca tanıma ve tenfizine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın KABULÜ ile; Uluslararası Ticaret Odası Tahkim Mahkemesi (ICC)’nin 26968/ELU (c.26978/ELU) sayılı 06.03.2023 tarihli kararının MÖHUK'un 60 ve devamı maddeleri ile New York Sözleşmesi uyarınca TANIMA VE TENFİZİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından dava dosyasında peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile kalan 247,70 TL harcın davalıdan alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafça yapılan 125 TL tebligat ve posta gideri ve 359,80 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 17.900 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.