T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/372 Esas - 2024/436
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/372 Esas
KARAR NO : 2024/436
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 25/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 01.06.2011 tarihinde müteveffa ... ... ... için 17.830,00 TL ve diğer davacılar olan 4 çocuğuna ayrı ayrı 17.830,00 TL olmak üzere toplamda 107.080,00-TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.06.2011'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkilerine verilmesine, yargılama giderleri ile her bir müvekkili için ayrı ayrı olmak üzere vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 24/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Davacı... ... ... için talebin 141.068,21-TL olarak davacı... ... ... için talebin 10.317,48-TL olarak ıslah edildiği görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile sebebiyet verdiği kaza sonucunda talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının poliçe kapsamı dışında olduğunu, Yargıtay'ın son içtihatı gereğince eski tarihli kazalarda da sigorta şirketlerinin sorumlu olmadığı yönünde karar verildiğini, davaya konu kazanın karayolu dışında meydana geldiğini, Kolluk kuvvetlerince olay yeri inceleme raporu, kolluk ifadeleri ve dava dilekçesinde açıkça belirtildiği üzere kazanın meydana geldiği yerin tarla olduğunu yani özel mülk ve karayolu olmadığını, karayolunda gerçekleşmeyen kazadan sigortacının sorumlu olmayacağını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti dâhilinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; asıl alacağa ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebilineceğini beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığı 2011/1347 Sorşturma sayılı dosyası,
-Burhaniye İlçe J. Kmt.'lığınca düzenlenen olay yeri inceleme rapor, kroki ve tutanakları
-Poliçe ve hasar dosyası,
-Nüfus kayıt örneği ve Mirasçılık Belgesi
-Dava dışı SGK cevabi yazıları,
-Kazanın meydana geldiği yer hakkında yapılan kolluk araştırması,
-TKGM parsel sorgulama sonuçları,
-Bilirkişi raporları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkememizce deliller toplanmış, kusur ve aktüerya hususlarında bilirkişi raporu alınmıştır.
Toplanılan delillerin incelenmesinde;
Burhaniye İlçe Jand. Kmt.'lığınca tanzim edilen olay yeri inceleme rapor, kroki ve tutanakları kapsamında; Bilgehan Uçar isimli şahsın 01/06/2011 günü sabah saatlerinde 10 RE 732 plakalı traktörle tek başına olayın meydana geldiği tarlaya çapa yapmak amacıyla gittiği, aynı gün öğle saatlerinde Bilgihan Uçar'ı kontrol etmek amacıyla giden akrabalarının kazayı farkederk Jandarmaya haber verdiği, olay yerinde yapılan incelemede 10 RE 732 plakalı traktörün yan yatar vaziyette olduğu, traktörün alt kısmında şahsın yüzüstü vaziyette yattığı, traktörün koltuk kısmının arkasındaki demirin şahsın sırt orta kısmına baskı yapar şekilde olduğu, cesedin bulunduğu yerin 5-6 metre yukarısında teker izlerinin ve aşırı eğimli arazi parçasının bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Yine ölü muayene ve otopsi raporunda ; ölüm nedeninin göğse travma sonucu solunum ve dolaşımın periferik olarak durması ve muhtemel bir hemotoraks(göğüs boşluğuna kan dolması) ve pinomotoraks(göğüs boşluğuna hava dolması) olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Olaya ilişkin Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığı 2011/1347 sayılı Soruşturma dosyasının incelenmesinde; 2011/1347 Soruşturma, 2011/579 Karar sayılı karar ile özetle; Olay yeri inceleme tutanağı, tanık beyanları, ölü muayene tutanağı ve evrak kapsamı itibariyle Bilgihan Uçar'ın 10 RE 732 plaka sayılı traktör ile zeytinlik araziyi sürerken arazinin engebeli yapısı itibariyle kayarak devrilen traktörün altında kalması nedeniyle öldüğü, olayın Bilgihan Uçar'ın kendi taksiri neticesinde meydana geldiği ve olayda üçüncü kişilere atfı kabil herhangi bir kusur olmadığından olay nedeniyle KAMU ADINA KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA," dair karar verildiği görülmüştür.
Müteveffa Bilgihan Uçar'ın nüfus kayıt örneği ve mirasçılık belgesinin incelenmesinde; davacıların adıgeçenin mirasçısı oldukları ve davacı ...'ın müteveffanın eşi, Hüsne UÇAR'ın müteveffanın annesi, Ziya UÇAR'ın müteveffanın babası ve diğer davacıların müteveffanın çocukları oldukları görülmüştür.
39335164 numaralı poliçenin incelenmesinde; kazaya karışan traktörün davalı nezdinde kaza tarihini kapsar 22.02.2011/2012 tarihleri arasında trafik (ZMMS) sigortası ile sigortalı bulunduğu ve kaza tarihi itibariyle kişi başına ölüm ve sakatlık teminatının 200.000,00TL olduğu anlaşılmıştır.
SGK cevabi yazıları kapsamında, müteveffanın trafik kazası ile ilgili rücu dosyası bulunmadığı ve davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Kazanın meydana geldiği yer hakkında yapılan kolluk araştırması kapsamında 19/02/2024 tarihli tutanak ile özetle;"...Pelitköy Mahallesi Yalılar mevkiinde 739 ada 25, 453 ada 9 parsel ve 442 ada 43 parsel taşınmazın İsmail TERDİ isimli şahsa ait olduğu tespit edilmiş, TKGM 'de yapılan parsel sorgulamada 739 ada 25 sayılı taşınmazın stabilize yola uzaklığı yaklaşık olarak 135 metre olduğu ve kara yolu bağlantısının bulunduğu, 453 ada 9 sayılı taşınmazda Pelitköy Mahallesi Sahil yoluna bağlantı uzaklığı 341 metre olduğu kara yolu bağlantısının bulunmadığı,442 ada 43 ada sayılı taşınmazın ise Pelitköy Mahallesi Sahil yoluna bağlantı uzaklığı 195 metre olduğu ve kara yolu bağlantısının bulunmadığı" hususlarının belirtildiği görülmüştür.
Dosyamız kapsamında kusur hususunda adli trafik bilirkişi tarafından tanzim edilen 06/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Bu kazada; traktör sürücü Bilgihan Uçan’ın sevk ve idaresindeki 10 RE 732 plakalı traktörü ile engebeli arazide oldukça eğimli dik olan tarlada çift sürürken dikkatsizlik ve tedbirsizlik olarak traktörün hâkimiyetini kaybetmesi sonucu can güvenliğini almadan traktörü devirerek altında kalarak vefat ettiği, Buna göre Bilgihan Uçan ise 2918 sayılı KTK’nun Madde 47/1-D Karayollarından faydalananlar aşağıdaki sıralamaya göre; d) Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere, Uymak zorundadırlar, madde gereği kural ihlali yaptığı için %.100 Yüzde Yüz Oranında ASLİ KUSURLU OLDUĞU için bu sonuç ve kanaate varılmıştır. Bu kazada İsmail Terdi ise 10 RE 732 plakalı traktörün maliki olduğu, meydana gelen ölümlü iş kazasında sürücü Bilgihan Uçan sevk ve idaresindeki 10 RE 732 plakalı traktörle tarlada çift sürerken traktörün hakimiyetini kaybederek eğimli arazide devirerek kendisinin ölümüyle sonuçlanan kazada araç maliki traktörü kullanmasına izin verdiği için meydana gelen kazada sorumludur. Takdir yetkisinin sayın mahkemede olduğu. Bu kazada davalı AXA Sigorta şirketi ile 10 RE 732 plakalı traktör aracın maliki olan İsmail Terdi ile yasa gereği 91 maddeden sigorta poliçesi yaptığı ve bu sigorta poliçesi kaza tarihinde kaza yapan traktör iş makinası aracını sigortalı olduğu dolayısıyla kaza yapan araç kusurlu olduğu ve aynı kanunun 98 maddesi gereği oluşan kazada davalı AXA şirketin de 10 RE 732 aynı oranda kusurlu olduğu.."hususlarını belirtmiştir.
Aktüer bilirkişi tarafından tanzim edilen 31/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "01.06.2011 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle Bilgehan UÇAR'in hayatını kaybetmesi nedeniyle, taraflar arasında görülmekte olan tazminat davasının yargılaması aşamasında, Sayın Mahkemece re'sen bilirkişi olarak seçilmemiz üzerine, dosya ve ekleri tarafımızdan incelenerek, talep konusu destekten yoksun kalma tazminat miktarına ilişkin heyetimizce işbu rapor hazırlanmış, nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere aşağıdaki sonuç ve kanaatlere ulaşılmıştır. Müteveffa Bilgehan UÇAR'in dava konusu olay sonucu ölmesi nedeniyle, davacılar; ... için 17.830,00 TL, ... için 17.830,00 TL ... için 17.830,00 TL, ...için 17.830,00 TL, ... için 17.830,00 TL Hüsne UÇAR için 17.830,00 TL ve Ziya UÇAR için 100,00 TL olmak üzere toplam 107.080,00 TL maddi tazminat talep edildiği, Trafik kazasının meydana gelmesinde, müteveffa Bilgehan UÇAR'in 100 kusurlu olduğu tespit edilmiş olup, Hukuk Genel Kurulunun 15.06.2011 ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 14.03.2019 tarihli kararları uyarınca tazminat hesaplaması yapıldığı, TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak bakiye ömür belirlendiği, 1,8 teknik faiz kullanılmadan, bilinmeyen devre gelirleri her yıl 4 10 arttırılıp 96 10 iskonto edilmek suretiyle, progresif rant yöntemine göre güncel veriler kullanılarak hesaplama yapıldığı, Bilgehan UÇAR'nın dava konusu trafik kazasında hayatını kaybetmesi sonucu; davacılar lehine toplam 2.333.607,35 TL destekten yoksun kalma maddi zararı hesaplandığı, Toplam zararın 200.000,00 TL olan poliçe limitini aşması sonrasında, ZMMS poliçesi teminat limitinin garameten dağıtma yapıldığında, davalı sigorta şirketinden davacı ...'ın 141.068,21 TL, davacı ...'ın 1.235,38 TL, davacı ...'ın 2.175,05 TL, davacı Fatma Hüsne UÇAR'ın 13.520,69 TL, davacı ...'ın 16.887,54 TL davacı anne Hüsne UÇAR'ın 14.795,64 TL ve davacı baba Ziya UÇAR'ın 10.317,48 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep edebileceğinin hesaplandığı, Davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuru evraklarının dilekçe ekinde bulunduğu, ancak başvurunun davalıya tebliğ edildiği tarihi gösterir bilgi bulunmadığından temerrüd tarihinin hesaplanamadığı, Davalı Axa sigorta tarafından ZMMS poliçesi düzenlenen 10 RE 732 plakalı traktör olduğunun ZMMS poliçesinden tespit edildiği" hususları belirtmiştir.
Somut olayda, davacıların 01/06/2011 tarihli tek taraflı trafik kazasında meydana gelen vefat nedeniyle ZMSS kapsamında destekten yoksun kalma maddi tazminatı talep ettikleri anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53/3.(818 sayılı BK madde 45/II) maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
TBK'nın 53.(818 sayılı BK madde 45) maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde, destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Ayrıca; Anne, babanın çocuğunun haksız fiil ve / veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, çocukların anne - babaya destek olduklarının karine olarak kabulü gerekmektedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 22.6.2018 tarih, Esas No: 2016/5, Karar No: 2018/6)
Zararı tazmin sorumlusunun tespiti yönünde ise; bilindiği üzere; 2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K. Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur.
Diğer yandan; eldeki davada ZMSS (trafik) Sigortacısına husumet yöneltildiği dikkate alındığında davalıya husumet yöneltilmesine neden olan kazanın tarihi 30/11/2011 olup, davalının sorumluluğunun kapsamı ise 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'na göre değil, 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenecektir.
01/06/2015 tarihli yeni ZMSS Genel Şartları'nın yürürlüğünden önce meydana gelen trafik kazalarındaki ölümler bakımından, HGK'nın 15/06/2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nın 22/02/2012 gün 2011/17-787 Esas - 2012/92 Karar, HGK'nın 16/01/2013 gün ve 2012/17-1491 Esas - 2013/74 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, davacının talebinin ve iddia ettiği zararın ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayandığı; davacının ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan ve doğrudan kendisi üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacıya yansıtılamayacağı ilkeleri gözetilmelidir.
Bu sebeplerle; desteğin davaya konu trafik kazasındaki kusurunun davacının talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatına etki etmeyeceği de dikkate alınarak, davalının tazminattan sorumluluğuna karar verilmesi gerekir.(Aynı yönde Yargıtay 4. HD. 2021/18629 E., 2022/14999 K., 21/11/2022 T; ...BAM 35. HD. 2022/1288 E., 2023/1150 K., 20/09/2023 T. Sayılı ilamları incelenebilir.)
Öte yandan dava konusu olayın tarla içerisinde gerçekleşmesi nedeniyle KTK'nın uygulama alanı bulunup bulunmadığı ve olayın ZMMS teminatını kapsamında kalıp kalmadığının "karayolu" kavramı çerçevesinde irdelenmesi gerekmektedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)’nun 2. maddesinde bu Kanunun, karayollarında uygulanacağı belirtildikten sonra, bu kural biraz daha genişletilerek aynı maddenin (a) ve (b) fıkralarındaki durumlarda da uygulanabileceği öngörülmüş; karayolu tanımına girmediği halde genel trafiğin kullanımına açık olan yerler “karayolu gibi” kabul edilmiştir.
Bu bağlamda, karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da, bu Kanun hükümlerinin uygulanacağı; bu haliyle, toplu trafiğin bulunduğu yerler ile karayoluyla bağlantısı olan yerlerin de bu kapsama alındığı belirtilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler gereğince kamunun yararlandığı tüm yollar karayolu tanımı içindedir. Bu açıdan karayolunda taşıt trafiğine kamu yönetimince izin verilip verilmemesi önemli olmayıp fiilen bu amaçla kullanılması yeterlidir. Yine karayolu zemininin asfalt, beton, taş veya toprak olması arasında herhangi bir fark bulunmamaktadır. Bu açıdan köy, orman, dağ, tarla ve yayla yolları da karayoludur.
Yukarıda da açıklandığı üzere; Karayolları Trafik Kanunu’nun uygulanması için kazanın mutlaka karayolunda meydana gelmesi gerekmeyip karayolu ile bağlantısı olan, bir alanda meydana gelmesi halinde de karayolunda meydana gelmiş gibi kabul edilmektedir. (H.G.K'nun 28.09.2011 tarihli, 2011/17-499-2011/557 sayılı kararı da bu yöndedir. Yine karayolu ve karayolu sayılan alanlar hakkında aynı yönde açıklamalar için Yargıtay 4. HD'nin 2021/10689 E. 2022/5921 K ve 2021/8275 E., 2022/324 K., sayılı ilamları incelenebilir.)
Somut olayda soruşturma dosyasında ve jandarma tahkikat evrakında, kazanın meydana geldiği yerin İsmail Terdi isimli şahsa ait bulunan, Burhaniye İlçesi, Pelitköy Mahallesi Çile(yalılar) mevkiinde yer alan zeytinlik arazi olarak belirtildiği, dosyamız kapsamında yapılan kolluk araştırması ve tkgm parsel sorgulamaları kapsamında; adıgeçen İsmail Terdi isimli şahsın pelitköy mahallesinde üç ayrı taşınmazı olmakla birlikte olayın meydana geldiği yerin çile mevkii olduğu beliritildiğinden olayın (tapu kaydında çile mevki olarak belirtilen) 442 ada 43 parsel içerisinde meydana geldiği sonucuna ulaşılmıştır. Jandarma tarafından tanzim edilen 19/02/2024 tarihli tutanakta 442 ada 43 parsel sayılı taşınmazın kara yolu bağlantısı bulunmadığı bildirilmiş ise de taşınmazın sahil bağlantı yoluna uzaklığının 195 metre olduğu ve yine bahse konu parselin parsel sorgu ekranından sorgulanmasında araçla/traktörle ulaşımının mümkün gözüktüğü, nitekim müteveffanın araçla parsele gidebildiği de nazara alınarak olayın meydana geldiği yerin karayolu bağlantısı olan bir alanda meydana geldiği anlaşılmıştır.
Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; 01/06/2022 tarihinde müteveffanın kendi sevk ve idaresindeki, dava dışı malik adına kayıtlı 10 RE 732 plakalı traktör araç ile tarlada çalışmakta iken traktörün devrilmesi suretiyle tek taraflı trafik kazası meydana geldiği, davacılar ile müteveffa arasında karineten destek ilişkisinin bulunduğu, davacıların vefat nedeniyle destekten yoksun kalma zararının oluştuğu, bahse konu traktörün üçüncü kişiye ait olup kaza tarihini kapsar şekilde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS(trafik sigortası) ile sigortalı bulunduğu, kazanın karayolu ile bağlantısı olan, bir alanda meydana geldiği, bu itibarla olayın ve zararın poliçe teminat kapsamında kaldığı, yine kaza tarihi itibariyle desteğin davaya konu trafik kazasındaki kusurunun davacıların talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatına etki etmeyeceği davalının tazminattan sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar ve hükme esas alınan aktüerya raporu doğrultusunda; davacılar lehine 2.333.607,35 TL destekten yoksun kalma maddi zararının hesaplandığı, poliçe limiti nazara alınarak garameten dağıtılması sonucunda davacı ... için 141.068,21 TL, davacı ... için 1.235,38 TL, davacı ... için 2.175,05 TL, davacı ...için 13.520,69 TL, davacı ... için 16.887,54 TL, dava... ... ... için hükmedilen tutar yönünden 20/12/2022 tarihinden itibaren ve Ziya ile Hüsne için hükmedilen tutar yönünden 11/04/2023 temerrüt tarihlerinden itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; davacı ... için 141.068,21 TL, davacı ... için 1.235,38 TL, davacı ... için 2.175,05 TL, davacı ...için 13.520,69 TL, davacı ... için 16.887,54 TL, davacı Ziya Uçar için 10.317,48 TL, davacı Hüsne Uçar için 14.795,65 olmak üzere, toplam 200.000,00 TL maddi tazminatın, 174.886,87 TL'sinin 20/12/2022 tarihinden itibaren, geri kalan 25.113,13 TL'sinin 11/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alınması gereken 13.662,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.165,74-TL harcın mahsubu ile bakiye 10.496,26-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılar ... ... ... dan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 365,74-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.800,00-TL Islah Harcı, olmak üzere toplam 3.345,64TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 144,25-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.144,25-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.277,33-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacılar davacılar ... ... ... üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.200-TL'nin davanın kabul oranına göre 2.660,73-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 539,27-TL'sinin davacılar Selcan, Reyhan Uçar, ..., Fatma Hüsne Uçar, ... ve Hüsne Uçar'dan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024
E-İmzalıdır E-İmzalıdır