T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/411 Esas - 2024/210
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/411 Esas
KARAR NO : 2024/210
HAKİM : Çağatay Orçun KOÇ 215864
KATİP : Banu ARAT 253251
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/02/2023
KARAR TARİHİ : 26/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 31/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 12/12/2021 tarihinde sözlü olarak hizmet sözleşmesi yapıldığını, buna göre davacının davalıya ait ... ... simli otelin çamaşırlarını yıkayıp teslim ettiğini ancak davalının her defasında ödemeleri gecikmeli olarak yaptığını, akabinde davalının 08/09/2022 tarihinde sözleşmeyi feshetmek istediğini bildirdiğini, davacının da bunu kabul ettiğini ve son dönemde verdiği hizmet bedelini talep ettiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını, uzlaşma sağlanamaması üzerine ... 1. İcra Müdürlüğü'nün 2022/18019 sayılı dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini, takibin devamını ve davalının aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunmadığını, faturaların herhangi bir hizmet karşılığında kesilmediğini, ticari defterlerin incelenmesini talep ettiklerini, davacı yanın iddialarının somut bir dayanağının bulunmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
Davanın ilk olarak ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/90 Esasına kayden açıldığı, 2023/90 Esas, 2023/145 KArar sayılı 03/05/2023 tarihli görevsizlik kararı üzerine Mahkememize tevzi olmakla işbu 2023/411 Esas kaydını alıdğı görülmüştür.
DELİLLER
- Ticari Defter ve Kayıtlar,
- Faturalar,
-Takip Dosyası
-Whatsapp yazışma kayıtları,
-Bilirkişi Raporu,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya konu ... 8. Genel İcra Dairesi'nin 2022/18019 (Eski esas ... 1. İcra Md. 2022/18019) Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı Oruç Mert Güneş, takip borçlusunun KSK Turizm İnşaat... AŞ(davalının eski ünvanı) olduğu, takibin 70.340,36-TL Asıl alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip olarak başlatıldığı, borcun sebebi olarak 09/09/2022-01/09/2022 tarih GIB2022...110 ve GIB2022...111 nolu faturaların belirtildiği görülmüştür.
Mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 08/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Tarafımca davacının 2022 yılı işletme defterinin incelendiği, davacının 2022 yılında işletme defteri tutmakla yükümlü mükellef olduğu, Davacının gerçek kişi tacir olduğu, Davacının, işletme defterini Gelir İdaresi Başkanlığının defter beyan sisteminde tuttuğu, defterin e-defter niteliğinde işletme defteri olduğu, bu işletme e-defterinin usulüne uygun tutulduğu, Davacının davalıya düzenlediği dava konusu 01/09/2022 tarih ve GİB2022000000110 seri ile 09/09/2022 ve GİB2022000000111 seri numaralı faturaların davacı yasal defterinde kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu faturaların davacının işletme defterinin gelir kısmında yer aldığı, Davacının işletme defteri tutması nedeniyle işletme defterinde teknik olarak borç alacak bakiyesinin ve ödeme bilgisinin yer almadığı, sadece gelir ve gider faturalarının bu deftere kaydedildiği, dolayısıyla davacının davalıdan alacağı olup olmadığının teknik olarak bu işletme defterinden tespit edilemediği, İş bu raporun 5.B bölümünde açıklandığı üzere dava konusu faturaların tevkifatlı fatura olduğu, faturadaki kdv'nin %90'nın davalı tarafından kesinti yapılarak devlete ödendiği, konu faturalardan davacının alacağı tutarının 60.683,48 TL olduğu, Davacının tevkifatsız tutar olan 70.340,36 TL üzerinden takip başlattığı, bu tutarın hatalı olduğu, asıl alacağın tevkifattan sonraki ödenecek tutar olan 60.683,48 TL olacağı,- 60.683,48 TL asıl alacağa takip tarihinden, dava tarihine kadar yasal faiz oranına göre 3.067,43 TL, Tcmb avans faiz oranına göre 4.054,57 TL faiz işleyeceği" hususları belirtilmiştir. Raporun denetime elverişli olduğu ve dosya kapsamına uygun düştüğü görülmekle, rapor hükme esas alınmıştır.
Toplanılan deliller kapsamında; davacı tarafından başlatılan ilamsız takipte asıl alacağın 01/09/2022 tarih ve GİB2022000000110 seri ile 09/09/2022 ve GİB2022000000111 seri numaralı faturalara dayandırıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitler nazara alındığında; davacının gerçek kişi tacir sıfatını haiz olduğu, işletme defterinin usulüne uygun tutulduğu, takibe dayanak faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından tanzim edilen faturalara, davalı tarafından itiraz edildiğine veya iade faturası düzenlendiğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı anlaşılmıştır.
Bununla birlikte davalı tarafından ise ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmemiş, davacı kayıtları üzerinde yapılan incelemeye binaen tanzim edilen bilirkişi raporuna karşı da herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.
Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir.
Yine 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, usulüne uygun tutulmuş defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere;
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.
İşin/malın bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz.
Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Aynı yönde açıklamalar için bkz. Y. 23 HD. 2015/4576 E., 2016/621 K., 10.02.2016 T.)
Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay ele alındığında; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosyadaki tüm deliller birlikte ele alındığında taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafından tanzim edilen faturalara davalı tarafından TTK'nın 21/2. Maddesi kapsamında itiraz edildiğine dair bir kayda rastlanılmadığı, davacı taraf ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. Maddesi uyarınca delil niteliği bulunduğu gibi, davalı tarafça defter ibrazından kaçınıldığından davacı yan defterlerinin aynı zamanda HMK'nın 222/3. Fıkrası uyarınca kendi lehine delil teşkil ettiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca dosya kapsamında davacının bakiye alacak iddiasını ispatladığının kabulü gerekmiş, bilirkişi raporu ile tevkifat nazara alınarak hesaplanan tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 8. Genel İcra Dairesi'nin 2022/18019 (Eski esas ... 1. İcra Md. 2022/18019) Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 60.683,48 TL asıl alacak üzerinden aynı koşullarla devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ödeme emrinde belirtilen şekilde faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kabul edilen alacağın (60.683,48-TL'nin), %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 4.145,29 TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 1.201,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.944,05-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak 9.656,88-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 179,90-TL Başvuru Harcı, 1.201,24-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.381,14TL harç masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 2.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.418,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.918,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.380,75-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120-TL'nin davanın kabul oranına göre 2.691,66-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 428,34-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
9-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/04/2024