T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/516 Esas - 2024/587
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/516 Esas
KARAR NO : 2024/587
DAVA : Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Alacak)
DAVA TARİHİ : 21/07/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar (Finans İhtisas) (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA
Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalı arasında 19.02.2021 tarihinde kiralık kasa sözleşmesi imzalandığını, şubede bulunan 81 numaralı kasanın müvekkile tahsis edildiğini, müvekkilin kiralanmış olan kasaya farklı tarihlerde yaptığı ziyaretlerinde çeşitli varlıklarla birlikte 1 adet Gremse, 3 adet
Cumhuriyet ve 2 adet yarım altın koyduğunu, Müvekkil 07.03.2023 tarihli ziyaretinde, kiralık kasasına daha önce koyduğu 1 adet Gremse, 3 adet Cumhuriyet ve 2 adet yarım altının kasada
bulunmadığını fark ettiğini, banka şubesine konu ile ilgili şikayet başvurusunda bulunduğunu,
müvekkiline 30.03.2023 tarihinde gönderilen cevap mailinde “İlgide yer alan dilekçenize
istinaden yapılan incelemeler sonucunda şikayet içeriğinde değinilen hususları destekler nitelikte herhangi bir somut delile ulaşılamadığı, öte yandan Bankamız personelin
sorumluluk aramayı gerektirir herhangi bir eylemin olmadığı hususunda bilgilerinizi rica
ederiz” ifadelerine yer verildiğini, müvekkilinin daha sonra banka şubesinin taşındığını da tespit
ettiğini, davalı yan taraflar arasındaki saklama sözleşmesi hükümleri gereği; edimini ifa
edememiş ve müvekkil tarafından kiralık kasada saklanan eşyaları muhafaza edemediğini,
kiralık kasanın davalının yedinde bulunduğundan müvekkilin dava konusu varlıklarının akıbetini
aydınlatma yükümlülüğü de davalı yana ait olduğunu, davalı yanın müvekkiline verdiği cevapta somut delillere ulaşılamadığını ve personelin sorumluluğunu aramayı gerektirir bir eylemin
olmadığı hususlarını gerekçe göstererek müvekkilin kaybından sorumluluklarının
bulunmayacağını savunduğunu, davalının bu savunmasının sözleşme ve ilgili mevzuata açıkça
aykırı olduğunu,
ilgili mevzuat ve taraflar arasındaki sözleşme gereği davalının müvekkile tahsis edilen
kasa ile ilgili olarak her türlü güvenlik önlemini almak ve muhafaza etmek konusunda
sorumluluğu bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşme gereği davalının tek edim ve
sorumluluğunu bu olduğunu, basiretli bir tacir gibi günün teknolojik imkanlarına uygun şekilde
bu sorumluluğu yerine getirdiğine ilişkin ispat yükünün de davalıya ait olduğunu, müvekkilin kendisine tahsis edilen kasada sakladığı dava konusu altınların kasada olmadığını tespit etmesi
üzerine yetkililere hemen haber vermek ve kiralık kasa ödemelerini düzenli şekilde yapmak
suretiyle davalıya karşı yükümlülüklerini yerine getirdiğini, dava konusu edilen altınların
akıbeti konusunu her türlü bilgi, belge ve görüntü kaydı ile aydınlatma yükümlülüğü davalı
yanda olduğunu, davalı yanın kiralık kasaların güvenliğinin sağlanması konusunda günün
teknolojik ve fenni imkanları çerçevesinde gerekli tedbirleri almadığını, basiretli bir tacir gibi
davranmadığını, davalı yanın müvekkilin zararından sorumluluğu bulunduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte
davalıdan alınarak müvekkiline ödemesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili dilekçesinde özetle, davacı ...'ün kiralık kasa ziyaretlerinin hukuka ve banka mevzuatına uygun olarak gerçekleştirildiğini, bütün güvenlik önlemleri alındığını, davacının kasayı muhtelif tarihlerde 7 defa ziyaret ettiğini ve en son olarak 07.03.2023 tarihinde 09.15 ve 09.52'de olmak
üzere 2 kez ziyaret ettiğini, kiralık kasayı her ziyaret ettiğinde kendisine imzalattırılan ve giriş - çıkış saatine yönelik bilgileri de içeren Kiralık Kasa Ziyaret Formu'nda davacının tüm
ziyaretlerine yönelik bilgilerin bulunduğunı ve ziyaretlerin müşteri imzası ile kayıt altına alındığını, 07.03.2023 tarihinde davacı ... şube yetkilisi eşliğinde kasa dairesine
gittiğini, kendisine ait kiralık kasa anahtarı ve şube yetkilisinde yer alan kılavuz anahtarını yerlerine takarak çevirdiklerini, şube yetkilisinin kasanın kapağını açmadan kılavuz anahtarın alarak odadan ayrıldığını, ...'ün işlemini tamamladığını belirtmesi üzerine kasasının kilitlendiğini ve odadan ayrılındığını, bütün aşamalarda mevzuata ve hukuka uygun olarak, davacı bilgisi dahilinde hareket edildiğini, ayrıca şube kiralık kasa dairesinin de fiziki olarak
incelenmiş olup davacının 81 numaralı kiralık kasasında herhangi bir zorlama izine
rastlanılmadığını, bankanın ekran log kayıtlarının da incelendiğinde müşterinin olağan
işlemlerinden kaynaklandığınon görüldüğünü ve riskli bir kayıt tespit edilmediğini, söz konusu kiralık kasanın bulunduğu Şube lokalinin 05/05/2023 tarihinde taşınmış olup,
davacı tarafça adına kayıtlı kiralık kasa taşınma tarihinden sonra hiç ziyaret
edilmediğini, taşınma tarihinden önce, yukarıda ayrıntı olarak bildirilmiş olan tarihlerde yapmış
olduğu ziyaretlerde de kasasında eksik eşya vs bulunduğuna dair hiçbir başvurusu
olmadığını, şubede bulunan kiralık kasaların gerekli güvenlik önlemleri alınarak hukuka uygun olarak taşındığını, müvekkili bankanın Yenimahalle Şubesinde bulunan 198 adet (1-198 adet)-18 bloktan oluşan
kiralık kasa 05.05.2023 tarihinde .... .... .... adresinden; .... .... .... adresine taşındığını, kiralık kasaların, müvekkili Bankanın geçici lokaline 05.05.2023 tarihinde Noter ve Polis
eşliğinde güvenlik önlemleri alınarak taşındığını, taşınma sırasında gerekli bütün güvenlik önlemlerinin alındığını, mevzuat ve hukuka uygun olarak hareket edildiğini, polis ve noter eşliğinde işlemler gerçekleştirildiğini, bu durumun noter tespit tutanağında da sabit olduğunu, müvekkili bankanın kiralanan kasanın içine konulanların değer veya miktarından dolayı hiçbir sorumluluk kabul etmeyeceği gibi
kaza ve sair mücbir sebeplerden doğacak sonuçlardan dolayı da
sorumluluğunun bulunmadığını, Bankacılık Kanunu da dâhil olmak üzere Bankalar tarafından müşterilere sunulan kiralık kasa hizmetini düzenleyen özel nitelikli bir yasal düzenleme bulunmadığını, Kiralık kasa sözleşmesinin taraflardan birinin diğer tarafa teslim ettiği eşyanın saklanmasına yönelik esaslar içermesinden ötürü temel olarak vedia akti (saklama sözleşmesi) niteliğinde olduğu kabul edildiğini, saklama sözleşmesine ilişkin esasların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 561. maddesinde
düzenlenmekte olup anılan madde saklama sözleşmesini şu şekilde tanımlamakta olduğunu “Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir.” Bankaların müşterilerine teknik olarak daha farklı
nitelikte ve daha geniş kapsamlı hizmet sunmasından ötürü Banka tarafından tahsis edilen
kiralık kasayı tamamen saklama sözleşmesi hükümlerine tabi tutmak doğru bir yaklaşım olmayacağını, Bu sebeple Bankanın müşterilerine sunduğu kiralık kasa hizmetine yönelik
düzenlenen sözleşmeyi sözleşme özgürlüğü kapsamında iki tarafa da borç yükleyen karma nitelikli bir sözleşme türü olarak nitelemek daha doğru olacağını,
Türk Borçlar Kanunu’nun 26. maddesi; “Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen
sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.” hükmünü içerdiğini, Banka tarafından kiralık kasa hizmeti alan müşterilere imzalatılan kiralık kasa sözleşmesi de bu hüküm uyarınca sözleşme özgürlüğü kapsamında olduğunu,
müvekkili banka ile ... arasındaki kiralık kasadan kaynaklanan ilişki uyarınca
Kiralık Kasa Sözleşmesi imzalattırıldığını, söz konusu sözleşmenin 4. maddesinde; “Banka,
kiraladığı kasanın içine konulanların değer veya miktarından dolayı hiçbir sorumluluk
kabul etmeyeceği gibi kaza ve sair mücbir sebeplerden doğacak sonuçlardan dolayı da sorumlu değildir.” hükmü bulunduğunu, Konu ile alakalı Yargıtay Kararlarının olduğu,
davacı tarafından iddia edilen hususlara yönelik davacının herhangi bir somut delil ortaya
koyamaması, müvekkil Banka personeline ya da direkt olarak müvekkil Bankaya
yöneltilebilecek ağır bir kusurun mevcut olmaması, müvekkil Banka sistemleri üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde Banka personeli tarafından gerçekleştirilen herhangi bir işlemin şüpheli olarak değerlendirilmesinin mümkün olmaması, kiralık kasaların davacıda mevcut bulunan anahtar olmaksızın açılmasının teknik olarak mümkün olmaması, kiralık kasa
ziyaretlerinde şube personelince Banka mevzuatına aykırı uygulamalara yer verilmemesi ve müvekkil Banka ile davacı arasında düzenlenen kiralık kasa sözleşmesinde, Bankamızın kiralık
kasa içerisinde saklanan unsurlar için sorumlu olmadığına yönelik hükümler bulunması gibi
sebeplerden ötürü davacı iddiası ve talebi ile alakalı bütün güvenlik önlemlerini alan, mevzuata
ve hukuka uygun hareket eden müvekkili Bankanın herhangi bir şekilde sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olacağını belirtmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, kiralık kasadaki eşyanın kaybolması iddiası nedeniyle alacak davasıdır.
Taraflar arasında 19.02.2021 tarihinde kiralık kasa sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin 4. Maddesi, banka, kiraladığı kasanın içine konulanların değer veya miktarından dolayı hiçbir sorumluluk kabul etmeyeceği gibi, kaza ve sair mücbir sebeplerden doğacak sonuçlardan dolayı sorumlu değildir.
5. Maddesi kiracı, işbu sözleşmeyi imza ettiği anda, kiraladığı kasanın birbirinin aynı olan iki anahtarını aldığını beyan eder.
6. Maddesi, kiracı, kiraladığı kasayı kullandıktan sonra anahtarını kasadan kendisi çıkarmaya zorunludur. Kiracının anahtarının kilitte unutmasından dolayı banka hiçbir sorumluluk kabul etmez, hükümlerini haizdir.
Dosyamız arasına kiralık kasa sözleşmesi, kiralık kasa ziyaret formu, banka teftiş kurulu raporu, kamera kayıtları alınmış, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır.
Bilirkişi raporunda, dava konusu kasaya ilişkin son ziyaret tarihi kamera kayıtlarının incelendiği,
Kiralık kasa ziyaret formunun yapılan ziyaretlerde davacı ve davalı tarafından imzalandığı, davacının kiralık kasanın iki anahtarını da aldığına dair kiralık kasa ziyaret formunda imzası bulunduğu, sözleşmede de bu hususun 5. Maddede belirtildiği,
Dosyaya sunulan .... .... .... tarihli kasa ziyaretlerinde banka görevlisi ile beraber kiralık kasa sözleşmesi çerçevesinde kasa ziyaretlerinin gerçekleştiği görülmüştür.
Konuya ilişkin daha önce banka müfettişlerince inceleme yapılmış, raporda, davacının ziyaretlerini banka personeli eşliğinde gerçekleştirdiği, kasadan personel ile birlikte ayrıldıkları kamera kayıtlarının incelenmesinden anlaşıldığını, bilgisayar kayıtları da incelenmiş, normal işleyişe uygun hareket edildiği, riskli bir durum bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sözleşmenin 4. Maddesinde banka, kiraladığı kasanın içine konulan değer veya miktarından dolayı sorumlu bulunmadığı, kamera kayıtları, bilgisayar kayıtları, kasa ziyaret formu ve bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirilmiş, davacının kasayı personelle birlikte ziyaret edip, personelle birlikte kasasından ayrıldığının anlaşılması, sözleşmenin 4. Maddesine göre davalıya kasada bulunan değerlerle ilgili herhangi bir sorumluluk atfedilemeyeceği, teftiş raporunda da yapılan kamera ve bilgisayar kayıtlarında normal işleyişten farklı bir durum tespit edilemediğinden açık ve ayrıntılı bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu harcın, 853,88 TL peşin harçtan düşümü ile artan 426,28 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 50.000,00 TL üzerinden takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23.10.2024