T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/567 Esas - 2024/571
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/567 Esas
KARAR NO : 2024/571
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/08/2023
KARAR TARİHİ : 18/10/2024
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 05/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre müvekkil şirketin davalı şirket ve çalışanlarına sözleşmedeki şartlar çerçevesinde özel güvenlik hizmeti sağlayacağını, sözleşmenin 17. Maddesi uyarınca taraflar sözleşmenin bitim tarihinden 15 gün önce fesih ihbarda bulunmadıkları takdirde sözleşme, ücret dışındaki şartlar aynı kalmak suretiyle bir yıl daha uzamış sayılacağı kabul edilmiş olduğunu, bu kapsamda sözleşmenin 31.01.2023 tarihine kadar yürürlükte kaldığını, davalı tarafın verilen hizmet karşılığında aylık olarak sözleşme ve eki protokollerde kararlaştırılan ücreti ödeme yükümlülüğü altına girmiş olduğunu, müvekkil şirketin sözleşme konusu işyerinde güvenlik hizmeti kapsamında üzerine düşen sorumlulukları sözleşmeni sona erme tarihi olan 31.01.2023 Tarihine kadar eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı tarafın sözleşme uyarınca şirket tarafından Ocak 2023 için düzenlenen 31.01.2023 tarihli 45.438,30TL bedelli faturayı ödemekten imtina etmiştir. Müvekkil şirket sözleşme kapsamında üzerine düşen edimi yerine getirmiş olmakla birlikte sunulan hizmet karşılığı bedeli tahsil edemediğini, davalı tarafın haklı bir gerekçesi olmaksızın müvekkilin hakedişini ödemekten imtina ettiğini belirterek davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak 31.01.2023 düzenleme tarihli, ... 2023000000090 Fatura no'lu , 45.438,30 TL bedelli fatura ödenmediğinden tutarın alınarak tarafımıza ödemesini, taraflar arasında yapılan güvenlik hizmet sözleşmesi sebebiyle düzenlenen 45.438,30TL alacağın vade tarihinden itibaren 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre belirlenen ve amme alacaklarına uygulanan gecikme zammı oranında gecikme bedeli-faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacının sözleşme kapsamında müvekkil şirkete ait işyerinde istihdam ettiği personellerin ücretlerini ödemede temerrüde düştüğünü, davacı personellerinin müvekkile bu yönde bildirim yapmaları üzerine davacı şirket yetkilileri ile bu hususa ilişkin görüşülmüş ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, davacı tarafından ücretlerinin ödenmemesi üzerine personeller tarafından müvekkile ve davalıya karşı arabuluculuk yoluna başvurulmuş olduğunu, her bir personel ile yürütülen arabuluculuk süreci anlaşma ile sonuçlanmış ve davacı çalışanlarının davacı tarafından ödenmesi gereken ücretleri ile tazminata dair alacakları müvekkil tarafından bu çalışanlara anlaşma belgelerinde yazılı şekli ile ödenmiş olduğunu, davacının edimlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirdiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının personellerinin ücretleri davacı tarafından ödenmediğinden taraflarınca ödenmiş olduğunu, davacının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmeyerek sözleşmeye aykırı davranmış olduğunu ve dava konusu faturanın, davacıdan hizmet alınamadığı için iade edilmiş olduğunu belirterek davanın reddine, mahsup taleplerinin kabulüne, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
-Bilirkişi Raporu
-BA, BS formları
-Polnet Kayıtları
-Ara buluculuk Anlaşamama Tutanağı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın, taraflar arasındaki Özel güvenlik hizmet sözleşmesi kapsamında, davalı tarafça ödenmediği ileri sürülen fatura alacağının (31.01.2023 tarihli 45.438,30 TL) tahsili amacıyla açılan alacak davası olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; dava tarihi itibariyle davacının muaccel bir alacağının mevcut olup olmadığı var ise alacağın varlığı ve miktarı, faizin türüne ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Yargılama sırasında Vergi dairelerine BA/BS formlarının gönderilmesi yönünde yazılan müzekkereye cevap verildiği yine ... Emniyet Genel Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından ticari defter ve kayıtları verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen sunulmamıştır sadece davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan muavin defter kayıtları bilirkişi tarafından incelenmiş ,davalı tarafından sunulan ticari defter ve kayıtlar bilirkişi tarafından incelenmiştir.
15/07/2024 tarihli bilirkişi raporu dosya içerisine alınmıştır.
Bilirkişi raporunda özetle ;Davacı ... Grup Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin Dava dilekçesinde beyan etmiş olduğu 2023 yılına ilişkin Davalı ... Makina Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'ne tanzim etmiş olduğu 31.01.2023 tarih ve TNS2023000000090 numaralı 45.438,30 TL'lik Temel Faturanın Davalının Defter kayıt ve belgeleri arasında yer almadığı, Davalı ... Makina Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından 31.01.2023 tarih ve TNS2023000000090 numaralı 45.438,30 TL'lik Temel Fatura için 27 Şubat 2023 tarih ve 06650 nolu İhtarname ile ... 58. Noterliği aracılığıyla “....sözleşme ve eklerine aykırı bir uygulamaya dayalı tanzim edilerek müvekkil şirkete e faturalarınızı kabul etmiyoruz. Müvekkil şirketin fazlaya ilişkin sair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkil şirkete gönderilen 31.01.2023 tarih ve TNS2023000000090 ve sıra nolu 44.634,87 TL * KDV (8.034,28 TL) olmak üzere toplam 45.438,30 TL bedelli e-faturaya yasal süresi dâhilinde itiraz ederek iş bu ihtarnamemiz ekinde tarafınıza iade ettiğimiz lüzumuna binaen ihbar ve itiraz ederiz” şeklinde tarafına tevdi edilen faturaya itiraz ederek faturayı defter ve belgelerine kaydetmediği,
Davalı ... Makina Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nin Ticari Defterlerinden Envanter Defteri'nin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun Defter tutma yükümlülüğü başlıklı 64 üncü maddesindeki ticari defterlerin açılış tasdiklerine ilişkin hükümler ve 213 Sayılı Vergi Usul Kanunun Tasdik Zamanı başlıklı 221 inci maddesi hükümlerine göre açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir'in ise 13.12.2011 Tarih ve 28141 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ELEKTRONİK DEFTER GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO: 1)'de yer alan usul ve esaslara göre zamanında yapıldığı,
Davacı ... Grup Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin Bilirkişi olarak tarafıma tevdi edilen 2023-567 Esas sayılı Dava dosyasına herhangi bir Ticari Defter ve belge sunmadığı, ayrıca yerinde incelenme yapılabilmesi için de herhangi bir bildirilme bulunmadığı, bu cihetle Davacının Dava dilekçesi ekinde yer alan Muavin Defter kayıtlarına göre 31.01.2023 tarihi itibarıyla Davalı ... Makina Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden 45.483,30 TL ticari alacağının olduğu, Ancak Davacı ... Grup Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin Bilirkişi olarak tarafıma tevdi edilen 2023-567 Esas sayılı Dava dosyasına herhangi bir Ticari Defter ve belge sunmadığı için Dava dilekçesi ekinde yer alan Muavin Defter kaydına göre Davalı ... Makina Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden ticari alacağı olduğuna dair hüküm kurmanın dosya muhteviyatında yer alan belgeler ile mümkün olmadığı değerlendirmesinde bulunulmuştur. Taraflar arasında imzalanan Güvenlik Hizmet Sözleşmesi madde 15 : "Şirketin bu sözleşme kapsamında görevlendirdiği personele ait her türlü ücret, vergi, SGK primi, işsizlik sigortası prim kesintileri ile idari ve adli makamlar tarafından, kanun ve yönetmeliklere uyulmamasından dolayı Şirket aleyhine tatbik edilecek cezalardan Şirket sorumludur." demektedir. 4857 Sayılı Kanun ve sözleşmenin genel çerçevesi gereğince, personellerine ait her türlü ücret ve alacaklardan davacı şirketin sorumlu olduğu ,Davacı tarafından Ocak 2023 hizmet bedeli olarak 31.01.2023 tarihli fatura kesildiği ve bu faturanın ödenmemesi nedeniyle işbu davanın açıldığı belirtilmekte ise de, fatura sözleşmeye aykırı davranışları ve davacıdan bir hizmet alınmadığı için kendilerine ihtar çekilerek iade edildiği anlaşılmıştır. Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcıya aittir. Fatura düzenlenmesi, tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz.( Y. 19 HD. 2016/7819E., 2017/2738K., Y. 19HD. 2014/12574E., 2014/16692K.)
Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir.
Yine 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, usulüne uygun tutulmuş defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere;
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır.
İşin/malın bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz.
Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)
Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Aynı yönde açıklamalar için bkz. Y. 23 HD. 2015/4576 E., 2016/621 K., 10.02.2016 T.)
Anlatılanlar ışığında somut olay ele alındığında;hükme esas alınan bilirkişi raporları ile dosyadaki tüm deliller doğrultusunda taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, Davacı tarafından Dava dosyasına herhangi bir Ticari Defter ve belge sunulmadığı için Dava dilekçesi ekinde yer alan Muavin Defter kaydına göre Davalı ... Makina Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden ticari alacağı olduğuna dair hüküm kurmanın dosya muhteviyatında yer alan belgeler ile mümkün olmadığı kanaatine varılarak davacının davasını ispat edemediği kabul edilerek davacının davasının sübut bulmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının SÜBUT BULMADIĞINDAN REDDİNE ,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 348,38-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde ve taraflar hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak taraflara İADESİNE,,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/10/2024