T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/730 Esas - 2024/316
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/730 Esas
KARAR NO : 2024/316
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/10/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ... aleyhine ... 2. Genel İcra Müdürlüğü 2023/223014 Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı ...'nin altyapı çalışmalarını yaparken müvekkili şirkete ait varlıklara hasar verdiğini, şirket yetkilileri tarafından hasara ilişkin hasar tespit raporu düzenlendiğini, bu kapsamda davalı şirket tarafından yapılan altyapı çalışmaları sırasında müvekkili şirket malvarlıklarına verilen hasarların toplamda 17.574,71 TL olduğunu, davalının TBK 49 uyarınca meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla hizmet kusuru iddiası söz konusu olduğundan görevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğunu, idari yargı görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamayacağını, husumetin idareye yöneltilmesini haklı kılacak yasal delil bulunmadığını, söz konusu kazıların idareden bağımsız ayrı tüzel kişiliği bulunan yüklenici firmalar tarafından yapıldığını, yüklenici şirketler ile ... arasındaki sözleşme ve eki şartnameler uyarınca sorumluluğun yüklenicilerde olduğunu, hasarın oluşumunda idarenin kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığını, kusuru ve hasarı kabul etmemekle birlikte alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını beyanla, davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Feri müdahil Arsem Enerji İnşaat Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesi ve bilirkişi raporuna karşı beyanında özetle: Davacının iddialarını kabul etmemekle birlikte davacı tarafça farklı tarihlerde, farklı bölgelerde meydana gelen alacaklar için talepte bulunulmuş olup müvekkili ile hiçbir bağlantısı bulunmayan hasar nedeni ile davanın müvekkiline ihbar edilmesi ile müvekkilinin sorumlu tutulmaya çalışılmasının hukuka aykırı olduğunu, iddiaları kabul etmemekle birlikte hasarların altyapı çalışması nedeniyle oluştuğunu gösteren bir delil bulunmadığını, davacı tarafça hasara ilişkin sunulan raporların hukuken bir geçerliliği bulunmadığını, bilirkişi tarafından salt davacı tarafça sunulan raporlar dikkate alınarak rapor hazırlanmasının hukuka aykırı olduğunu beyanla davaya katılma talebinin kabulüne, davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar talep etmiştir.
Davalı yanın ihbar talebi doğrultusunda; dava dışı MRM Turizm, Mega Yıldız, Tekin Yapı ve Arsem Enerji şirketlerine dava ihbar olunmuş, ihbar olunanlardan Arsem Enerji şirketi davaya katılma talebinde bulunmuştur. Mahkememizce ihbar olunan Arsem şirketinin katılma talebinin davalı yanında feri müdahale niteliğinde olduğu anlaşılmakla müdahale talebi yerinde görülmüştür.
DELİLLER
-Takip dosyası,
-Hasar tutanakları,
-Faturalar,
-Ödeme dekontları,
-Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yan özetle; davalının altyapı(kazı) çalışmaları yürütürken davacıya ait malvarlığına hasar verdiğini, haksız fiil hükümlerince davalının tazmin sorumluluğu bulunduğunu ileri sürmüş, davalı yan ise özetle yargı yolu ve husumet itirazı ile birlikte davalının kusura veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayalı herhangi bir tazmin sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Yargı yolu değerlendirmesi bakımından; tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği yönündeki yerleşik Yargıtay içtihatları nazara alınarak işin esası incelenmiştir.( Bkz. Y. 4. HD. 2021/1074 E., 2022/13288 K., 27/10/2022 T.)
Mahkememizce deliller toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya konu ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/223014 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı şirket, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin asıl alacak, işlemiş faiz ve kdv alacağı olmakla 18.742,84 TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip usulünce başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 02/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, dosya borçlusu vekilince ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, ve eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Elektrik mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 02/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle:"...Davaya konu ... İli sınırları içerisinde Karacaören Mahallesi, Deliler Köyü ve Fatih Caddesi üzerinde meydana gelen hasar olaylarıyla ilgili olarak, davalı İdare ve/veya yüklenicilerinin altyapı çalışması sırasında meydana geldiği, davalı İdare ve/veya yüklenicilerinin hasardan sorumlu olacağı, hasarın çalışma öncesi ve çalışma sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu meydana geldiği, davalı İdarenin ve/veya yüklenicilerinin hasar olaylarında tümüyle kusurlu olduğu, Davalı vekilinin meydana gelen hasarlarla ilgili müvekkil şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı ve sorumluluğun dava dışı ihbar olunan yüklenici şirketlere ait olduğu iddiasına ait hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, Hasar olayının haksız fiili olması nedeniyle davacının gerçek zararını talep edebileceği, Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin benzer davalarla ilgili ilamı çerçevesinde davacı şirketin icra yoluyla talep ettiği hasar kalemlerinden malzeme ve montaj-işçilik bedellerini talep edebileceği, ancak montaj-işçilik bedellerine ait dosyaya mübrez belgeler arasında davacı şirket tarafından sunulan bir fatura olmadığı, dolayısıyla hasar olaylarında sadece kullanılan malzeme bedellerinin talep edilebileceği, davacı şirket tarafından davalı İdare adına ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/223014 Esas sayılı dosyasında 27/09/2023 tarihinde İlamsız Takip Yoluyla 18.742,84,-TL. toplam alacak bedeli üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı İdareden talep edebileceği toplam alacak tutarının 2.934,05,-TL. olarak hesaplandığı" hususları belirtilmiştir.
Raporun teknik yönüyle dosya kapsamına uygun düştüğü denetime elverişli hazırlandığı görülmekle rapor teknik tespit ve hesaplamaları bakımından hükme esas alınmıştır. Bununla birlikte raporda dava tarihinden sonra davalı tarafından yapılan ödemelerin tespit edilen alacak tutarından mahsup edilerek yapılan hesaplamaya aşağıda açıklanacağı üzere itibar edilmemiştir.
Eldeki davada haksız fiil hükümlerine dayalı olarak talepte bulunulmuş olup;
Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(6098 s. TBK m. 49)
Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.(TBK m.50/1)
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.(TBK 50/2.)
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.(Bkz. Y. 4. HD. 2018/1089 E., 2018/5527 K.)
Yine haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu itibarla haksız fiil sorumlusu haksız fiil tarihinden itibaren faizden de sorumludur.
Bununla birlikte haksız fiilden dolayı KDV alacağı doğmayacağından işlemiş faizin KDV'sinden sorumluluk bulunmamaktadır. (Bkz. Ank. BAM 25. HD. 2021/376 E., 2022/441 K.,08/03/2022 T.)
Öte yandan eldeki uyuşmazlığın niteliğine göre tarafların sorumlulukları bakımından TBK hükümlerinin yanı sıra konuya ilişkin olarak;
Yapı İşlerinde İş Güvenliği Tüzüğü'nün 20.maddesinde "Kazı işlerinin yapılacağı yerlerde; elektrik kabloları, gaz boruları, suyolları, kanalizasyon ve benzeri tesisatın bulunup bulunmadığı hususu önceden araştırılacak ve duruma göre gereken tedbirler alınacaktır." ifadeleri bulunmaktadır.
... Altyapı Koordinasyon Merkezi Çalışma Usul ve Esasları Uygulama Yönetmeliğinin ''Alt Yapı Tesis Çalışmalarının Yürütülmesi” kenar başlığını taşıyan 15. maddesinin m bendinde, “ Alt yapı kuruluşlarına ait tesis bulunduğu kısımlarda çalışmayı yaptıran kurum, kuruluş, özel veya tüzel kişiler kazı yerinde bu kuruluşlardan gözlemci bulunmasını sağlayacak, diğer kurumların alt yapı tesislerinde çalışma sırasında meydana gelecek zararlardan kazıyı yaptıran veya yapan kurum, kuruluş, özel veya tüzel kişiler sorumlu olacaktır. İlgili zararın tahsil edilmesi zararı veren ve zarara maruz kalan taraflar arasında gerçekleştirilir.” ibaresi yer almaktadır.
Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; hükme sas bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, uyuşmazlığa konu hasarların yapılan kazı çalışması sırasında gerekli tedbirlerin alınmamış olması ile gerekli özen ve hassasiyetin gösterilmemiş olması nedeniyle meydana geldiği, çalışmanın davalının yüklenicisi tarafından yürütüldüğü, bu bakımdan davalının denetim gözetim yetkisinden kaynaklı sorumluluğunun bulunacağı, davalı ve yükleniciler arasındaki sözleşmelerde sorumluluğun yükleniciye bırakılmış olmasının 3. kişi olan davacıya karşı davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı anlaşılmıştır. Bu itibarla davalının husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yukarıda anlatılan ilkelere uygun olarak hasarlanan malzemeler yönünden zararın 6.403,27 TL olarak hesaplandığı, yine zararın giderimi için davalı tarafından özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadığından işçilik giderlerini talep edemeyeceği bu itibarla takip tarihi itibariyle davacının 6.403,27 TL asıl alacak ve 105,65 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan davalı tarafından davacı hesabına yapılan ödemelerin dava tarihinden sonra yapıldığı nazara alındığında itirazın iptali davasının niteliği gereği ödemelerin kararın infazı sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verilmesi gerekmiştir. (bu yönde bkz. Y. HGK. 2017/15-2332 E., 2021/665 K.)
Yapılan açıklamalar kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca tespit edilen hasar bedeli ve takip tarihi itibariyle hesaplanan işlemiş faiz tutarları üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, dava konusu alacağın haksız eylem sonucu meydana gelmesi ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceğinden, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.(İcra inkar tazminatı hususunda bkz. Yargıtay 4. HD. 2014/10428 E., 2015/7741 K.)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/223014 Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 6.403,27 TL asıl alacak, 105,65 TL işlemiş faiz olmakla toplam 6.508,92 TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-takibe konu faturalar bakımından davalı tarafından davacı hesabına yapılan;
- 07/11/2023 tarihli 1.310,47 TL tutarlı,
- 01/12/2023 tarihli 384,83 TL tutarlı,
- 01/12/2023 tarihli 5.504,85 TL tutarlı ödemelerin infaz aşamasında nazara alınmasına,
2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 444,62-TL karar ve ilam harcından peşin ödenen toplam 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 174,77-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak 6.508,92-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi de nazara alınarak 12.233,92-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 539,70TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 585,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.585,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.244,98-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 1.320 TL'nin davanın kabul oranına göre 1.083,50-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 2.036,5-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
9-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip 253251
e-imza
Hakim 215864
e-imza