T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/731 Esas - 2024/315
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/731 Esas
KARAR NO : 2024/315
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/10/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 27/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı ... aleyhine ... 2. Genel İcra Müdürlüğü 2023/223017 Esas sayılı icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı ...'nin altyapı çalışmalarını yaparken müvekkili şirkete ait varlıklara hasar verdiğini, şirket yetkilileri tarafından hasara ilişkin hasar tespit raporu düzenlendiğini, bu kapsamda davalı şirket tarafından yapılan altyapı çalışmaları sırasında müvekkili şirket malvarlıklarına verilen hasarların toplamda 15.723,94 TL olduğunu, davalının TBK 49 uyarınca meydana gelen zararlardan sorumlu olduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla hizmet kusuru iddiası söz konusu olduğundan görevli mahkemenin İdare Mahkemeleri olduğunu, idari yargı görev alanına giren konularda ilamsız takip yoluna başvurulamayacağını, husumetin idareye yöneltilmesini haklı kılacak yasal delil bulunmadığını, söz konusu kazıların idareden bağımsız ayrı tüzel kişiliği bulunan yüklenici firmalar tarafından yapıldığını, yüklenici şirketler ile ... arasındaki sözleşme ve eki şartnameler uyarınca sorumluluğun yüklenicilerde olduğunu, hasarın oluşumunda idarenin kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğunun da bulunmadığını, kusuru ve hasarı kabul etmemekle birlikte alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını beyanla, davanın usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan Gazi Madencilik İnşaat Pazarlama San. ve Tic. A.Ş.'nin cevap dilekçesinde özetle; ... tarafından yapılan bir ihalenin, müvekkili şirket uhdesinde kalmış olduğunu ve 10.12.2020 tarihinde ... ile müvekkili şirket arasında sözleşme imzalandığını, işbu sözleşmenin “Mamak-Altındağ İlçeleri Merkez Mahallelerde Atıksu ve Yağmursuyu Hatları Yapım İşi” sözleşmesi olduğunu, dosya içerisinde davalı tarafından davacı tesislerine verilen zararlara ilişkin adres bilgileri yer almakta olduğunu, söz konusu adreslerin bir kısmında müvekkili şirketin bugüne kadar hiçbir çalışması olmadığını, davacı tarafın talep ettiği giderlerin fahiş tutarlar olduğunu ve dolayısıyla kabulünün mümkün olmadığını beyanla davanın reddini; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan ... İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ.'nin ihbara karşı ve bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin dava konusu hasar meydana gelen olaylarda taraf olmadığı gibi, zaten yaptığı çalışmalarını da idarenin yetki ve gözetiminde gereken dikkat ve özeni göstererek yapmış olduğunu, müvekkili şirketin tüm çalışma ve arıza bildirimlerini kayıt altına aldığını, Şirket kayıtlarında yapılan incelemede dava konusu hasarlar ile bir örtüşme söz konusu olmadığını, bu nedenle taraflarına rücu edilebilecek bir hasar bulunmadığını, müvekkili şirketin hasarların meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kusur yüklenmek istenen hasarlarda belirtilen tarihlerde anılan adreslerde çalışmadıklarından, hasara sebebiyet verdiği belirtilen olayla ilgili haklı gerekçe ve delillere dayanılmadığından bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmasını, bilirkişi raporunda ve dosya kapsamındaki diğer belge ve beyanlarda müvekkili şirket aleyhine hususları kabul etmediklerini beyanla bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasını, dosyanın itirazları doğrultusunda yeniden bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan MRM Turizm Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin davaya ve bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde özetle; Davacının iddia ve taleplerinin kabul anlamına gelememek kaydıyla, davacı tarafından iddia edilen hasar miktarının gerçeğe aykırı bir şekilde hesaplanmış olduğunu ve davacının iddialarının kabul edilebilir olmadığını, müvekkil Şirket'in huzurdaki davada davalı sıfatı bulunmadığını, iş Ortaklığı tarafından “... ... ... adresinde kazı çalışması yapıldığı ve müvekkili Şirket’in sorumlu olduğu iddiası ile davanın Müvekkili Şirket'e ihbar edilmiş olduğunu ancak müvekkili Şirketin işbu davada taraf olmadığından aleyhine hüküm kurulmasının mümkün olmadığını beyanla davanın reddini ve işbu davada taraf sıfatı olmayan Müvekkil Şirket aleyhine hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Takip dosyası,
-Hasar tutanakları,
-Faturalar,
-Ödeme dekontları,
-Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yan özetle; davalının altyapı(kazı) çalışmaları yürütürken davacıya ait malvarlığına hasar verdiğini, haksız fiil hükümlerince davalının tazmin sorumluluğu bulunduğunu ileri sürmüş, davalı yan ise özetle yargı yolu ve husumet itirazı ile birlikte davalının kusura veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayalı herhangi bir tazmin sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Yargı yolu değerlendirmesi bakımından; tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle davanın adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği yönündeki yerleşik Yargıtay içtihatları nazara alınarak işin esası incelenmiştir.( Bkz. Y. 4. HD. 2021/1074 E., 2022/13288 K., 27/10/2022 T.)
Mahkememizce deliller toplanmış ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davaya konu ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/223017 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı şirket, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin asıl alacak, işlemiş faiz ve kdv alacağı olmakla 16.568,56-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip usulünce başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 02/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, dosya borçlusu vekilince ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, ve eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Elektrik mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 02/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Davacı BAŞKENT ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ'nin Başkent bölgesi olarak tabir edilen aralarında ... İlinin de bulunduğu, Bartın, Çankırı, Karabük, Kastamonu, Kırıkkale, Zonguldak illerini kapsayan bölgede bulunan dağıtım şebekesinin işletilmesinden, alt yapı yatırımlarının yapılmasından, sayaç sökme- takma, sayaç endeks okuma, kaçak elektrik tespitlerinden sorumlu olduğu, Davaya konu ... İli sınırları içerisinde Uğur Mumcu Mahallesi, Başpınar Mahallesi, İlkyerleşim Mahallesi, Örnek Mahallesi, Odabaşı Caddesi üzerinde meydana gelen hasar olaylarıyla ilgili olarak, davalı İdare ve/veya yüklenicilerinin altyapı çalışması sırasında meydana geldiği, davalı İdare ve/veya yüklenicilerinin hasardan sorumlu olacağı, hasarın çalışma öncesi ve çalışma sırasında gerekli önlemlerin alınmaması, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu meydana geldiği, davalı İdarenin ve/veya yüklenicilerinin hasar olaylarında tümüyle kusurlu olduğu, Davalı vekilinin meydana gelen hasarlarla ilgili müvekkil şirketinin sorumluluğunun bulunmadığı ve sorumluluğun dava dışı ihbar olunan yüklenici şirketlere ait olduğu iddiasına ait hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olduğu, Hasar olayının haksız fiili olması nedeniyle davacının gerçek zararını talep edebileceği, Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin benzer davalarla ilgili ilamı çerçevesinde davacı şirketin icra yoluyla talep ettiği hasar kalemlerinden malzeme ve montaj-işçilik bedellerini talep edebileceği, ancak montaj-işçilik bedellerine ait dosyaya mübrez belgeler arasında davacı şirket tarafından sunulan bir fatura olmadığı, dolayısıyla hasar olaylarında sadece kullanılan malzeme bedellerinin talep edilebileceği, Davacı şirket tarafından davalı İdare adına ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/223017 Esas sayılı dosyasında 27/09/2023 tarihinde İlamsız Takip Yoluyla 16.568,56,-TL. toplam alacak bedeli üzerinden icra takibi başlatıldığı, Davacı şirketin takip tarihi itibariyle davalı İdareden talep edebileceği toplam alacak tutarının 5.775,57,-TL. olarak hesaplandığı, davacı şirketin talep ettiği 16.568,56,-TL. bedelin hesaplanan bedelden 10.792,99,-TL. daha fazla olduğu, Mahkemece aksi kanaate varılması ve gecikme faizinin KDV'sinin de ödenmesine karar verilmesi durumunda; gecikme faizinin KDV'sinin 93,75 x 0,18 = 16,88,-TL. olarak hesaplandığı ve davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği toplam alacak miktarının 5.775,57 * 16,88 - 5.792,45,-TL. Olarak hesaplandığı" hususları belirtilmiştir. Raporun teknik yönüyle dosya kapsamına uygun düştüğü denetime elverişli hazırlandığı görülmekle rapor teknik tespit ve hesaplamaları bakımından hükme esas alınmıştır.
Eldeki davada haksız fiil hükümlerine dayalı olarak talepte bulunulmuş olup;
Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
(6098 s. TBK m. 49)
Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.(TBK m.50/1)
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.(TBK 50/2.)
Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.(Bkz. Y. 4. HD. 2018/1089 E., 2018/5527 K.)
Yine haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu itibarla haksız fiil sorumlusu haksız fiil tarihinden itibaren faizden de sorumludur.
Bununla birlikte haksız fiilden dolayı KDV alacağı doğmayacağından işlemiş faizin KDV'sinden sorumluluk bulunmamaktadır. (Bkz. Ank. BAM 25. HD. 2021/376 E., 2022/441 K.,08/03/2022 T.)
Öte yandan eldeki uyuşmazlığın niteliğine göre tarafların sorumlulukları bakımından TBK hükümlerinin yanı sıra konuya ilişkin olarak;
Yapı İşlerinde İş Güvenliği Tüzüğü'nün 20.maddesinde "Kazı işlerinin yapılacağı yerlerde; elektrik kabloları, gaz boruları, suyolları, kanalizasyon ve benzeri tesisatın bulunup bulunmadığı hususu önceden araştırılacak ve duruma göre gereken tedbirler alınacaktır." ifadeleri bulunmaktadır.
... Altyapı Koordinasyon Merkezi Çalışma Usul ve Esasları Uygulama Yönetmeliğinin ''Alt Yapı Tesis Çalışmalarının Yürütülmesi” kenar başlığını taşıyan 15. maddesinin m bendinde, “ Alt yapı kuruluşlarına ait tesis bulunduğu kısımlarda çalışmayı yaptıran kurum, kuruluş, özel veya tüzel kişiler kazı yerinde bu kuruluşlardan gözlemci bulunmasını sağlayacak, diğer kurumların alt yapı tesislerinde çalışma sırasında meydana gelecek zararlardan kazıyı yaptıran veya yapan kurum, kuruluş, özel veya tüzel kişiler sorumlu olacaktır. İlgili zararın tahsil edilmesi zararı veren ve zarara maruz kalan taraflar arasında gerçekleştirilir.” ibaresi yer almaktadır.
Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; hükme sas bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, uyuşmazlığa konu hasarların yapılan kazı çalışması sırasında gerekli tedbirlerin alınmamış olması ile gerekli özen ve hassasiyetin gösterilmemiş olması nedeniyle meydana geldiği, çalışmanın davalının yüklenicisi tarafından yürütüldüğü, bu bakımdan davalının denetim gözetim yetkisinden kaynaklı sorumluluğunun bulunacağı, davalı ve yükleniciler arasındaki sözleşmelerde sorumluluğun yükleniciye bırakılmış olmasının 3. kişi olan davacıya karşı davalının sorumluluğunu kaldırmayacağı anlaşılmıştır. Bu itibarla davalının husumet itirazı yerinde görülmemiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yukarıda anlatılan ilkelere uygun olarak hasarlanan malzemeler yönünden zararın 5.775,57 TL olarak hesaplandığı, yine zararın davalı tarafından özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadığından işçilik giderlerini talep edemeyeceği bu itibarla takip tarihi itibariyle davacının 5.681,82 TL asıl alacak ve 93,75 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafından dava tarihinden sonra hasara ilişkin faturalardan 18467, 18469 ve 17728 nolu faturalar için ödeme yapıldığını gösteren dekontlar sunulmuş, ancak eldeki takibe konu hasarlara ilişkin olan faturanın 17728 nolu değil 17778 nolu fatura olduğu anlaşıldığından 17728 nolu faturaya atfen yapılan ödeme, eldeki dosya için dikkate alınmamıştır. Diğer yandan takibe konu edilen 18467 ve 18469 nolu faturalara istinaden davalı tarafından davacı hesabına yapılan ödemelerin ise dava tarihinden sonra yapıldığı nazara alındığında itirazın iptali davasının niteliği gereği ödemelerin kararın infazı sırasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verilmesi gerekmiştir. (bu yönde bkz. Y. HGK. 2017/15-2332 E., 2021/665 K.)
Yapılan açıklamalar kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca tespit edilen hasar bedeli ve takip tarihi itibariyle hesaplanan işlemiş faiz tutarları üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, dava konusu alacağın haksız eylem sonucu meydana gelmesi ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceğinden, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.(İcra inkar tazminatı hususunda bkz. Yargıtay 4. HD. 2014/10428 E., 2015/7741 K.)
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/223017 Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 5.681,82 TL asıl alacak, 93,75 TL işlemiş faiz olmakla toplam 5.775,57 TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-takibe konu faturalar bakımından davalı tarafından davacı hesabına yapılan;
- 01/12/2023 tarihli 1.155,31 TL tutarlı,
- 01/12/2023 tarihli 317,04 TL tutarlı ödemelerin infaz aşamasında nazara alınmasına,
2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken toplam 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin ödenen toplam 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak hesaplanan 5.775,57-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak 10.792,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 539,70TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 832,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.832,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.335,78-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120- TL'nin davanın kabul oranına göre 1.087,59-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 2.032,41-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
9-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı (e-duruşma), davalı vekilinin, ihbar olunan ... İnşaat ve Gazi Mühendislik yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024