T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/783 Esas
KARAR NO : 2024/354
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 17/11/2023
KARAR TARİHİ : 04/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 11/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirket tarafından borçlu belediye aleyhine...7. İcra Müdürlüğü’nün 2023/18585 E. sayılı dosyası ile müvekkili şirket sigortalısına yapılan ödemenin rücusuna ilişkin icra takibi başlatıldığını, davalı/borçlunun başlatılan icra takibindeki borca itiraz etmiş olduğunu ve yapılan itiraz sonucunda takibin durduğunu, dosyada bulunan belgelerden ve tüm fotoğraflardan da görüleceği üzere, yaşanan yağış sonrası yağmur sularının, -davalı belediyenin yol yapım çalışması sonrasında çıkan hafriyat atıkları ve toprağı temizlememesi sonucu- müvekkili şirket sigortalısına ait işyerine sirayet etmesi nedeniyle müvekkili şirket sigortalısına ait işyeri içerisinde bulunan ürün ve malzemelerde hasar oluştuğunu ve söz konusu yolun yapım ve bakım vs. sorumluluğunun da davalı belediyeye ait olduğunu, yangın ticari sigorta poliçesi kapsamında müvekkili şirketçe 89.769,12 TL ödeme yapıldığını, beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile davalı yan aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili İdare aleyhine, sigortalı aracın yol çalışmasında gerekli ve yeterli önlemlerin alınmadığı iddiasıyla ile uğranılan zararın tazmini talebiyle açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davayı kabul etmediklerini, öncelikle husumet olmak üzere usul ve esasa itiraz ettiklerini, dava yasal süresi içinde açılmadı ise davanın süre yönünden reddine karar verilmesini, usul itirazlarının kabul edilmemesi halinde esas yönünden davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı Şirket'in iddialarını kanıtlar herhangi bir delil sunulmadığını ve müvekkili İdarenin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığını beyanla davanın reddine haksız takip nedeniyle takip konusu alacağın % 20 oranından aşağı olmamak üzere davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; sigortacı tarafından iş yeri sigorta poliçesine dayalı olarak dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin hasardan sorumlu olduğu iddia edilen davalıdan TTK 1472. Uyarınca(halefiyet ilkesine istinaden) rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı yan tarafından özetle; sigortalı işyerinde su baskını nedeniyle hasar meydana geldiği, su baskının davalı belediyenin yol yapım çalışması sonucunda çıkan hafriyat atıkları ve toprağı temizlememesi sonucunda, yağmur sularının sigortalıya ait işyerinin yangın çıkış kapısında birikmesi nedeniyle meydana geldiğinden bahisle davalının sorumlu olduğunun ileri sürüldüğü görülmektedir.
Davalı yan ise özetle süre ve husumet itirazı ile birlikte davalının kusurunun veya herhangi bir tazmin sorumluluğunun bulunmadığını savunmuştur.
Yargılama kapsamında mahkememizce tahkikata geçilerek olayın meydana geliş şekli, hasar miktarı ve kusur hususlarının tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de; davacının, davalı ... Başkanlığı aleyhine idarenin hizmet kusuruna dayalı olarak istemde bulunduğu anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere idarenin hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali istemine konu edilmesi hukuken mümkün bulunmaktadır.
Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır.(Aynı yönde Uyuşmazlık Mahkemesi 2023/545 E., 2024/40 K., 05/02/2024 T ve Ank. BAM 25. HD. 2024/1014 E., 2024/1652 K., 02/07/2024 T. Sayılı ilamları incelenebilir.)
6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-b bendinde "Yargı yolunun caiz olması" hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında tüm dava şartlarının oluşup oluşmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumundadır.
Yapılan açıklamalar kapsamında davalı belediyenin hizmet kusuruna dayalı eldeki uyuşmazlığın tam yargı davası olarak idari yargıda görülmesi gerektiği bu nedenle adli yargı yolunun caiz olmadığı anlaşılmakla davanın "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle 6100 sayılı hmk'nın 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın "yargı yolunun caiz olmaması" nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b ve 115/2. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin olarak ödenen 1.147,02-TL harcın mahsubu ile bakiye 719,42-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı ve davalı (e-duruşma) vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza