T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/84 Esas - 2023/480
T.C.TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/84
KARAR NO: 2023/480
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 24/07/2007
KARAR TARİHİ: 22/06/2023
G.K.YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.Davacı vekili iddiasında özetle; ... Genel Müdürlüğü ile davacı şirket arasında "Van İli Taahhütlü Tahakkuk ve Tahsilatı Artırma Kaçağı Önleme" konulu sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği davacının 01.01.2006 tarihinde işe başlatılması gerekirken, 01.05.2006 tarihinde işe başlatıldığını, davacı işe devam ederken ... A.Ş.'nin 13.03.2007 tarih ve B02.2.TED.1.02.01.61 sayılı yazısı ile 06.03.2007 tarihli ...Yönetim Kurulu tarafından sözleşmenin fesh edildiğinin bildirildiğini, sözleşmenin feshinin usulüne uygun olmadığını ve haksız olduğunu, sözleşmenin ... ve davacı şirket arasında imzalandığını, sözleşmeyi fesh etme hakkı ve yetkisinin ...'ne ait olduğunu, davacının sözleşme gereği üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini, davalının fesih gerekçelerinin gerçeği yansıtmadığını, davalının Sözleşmenin Özel Şartname 3.1 maddesine aykırı olarak sözleşmeyi feshettiğini ve davacının telafisi imkansız zararlara uğramasına sebep olduğunu, davacının Özel Şartnamenin 6.1, 6.2, 7.1, 7.2, 7.6, 7.7 maddesindeki hükümleri de yerine getirdiğini, davalının sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, davacıyı işe geç başlattığını, sözleşmedeki ihtar şartının yerine getirilmediğini, ...'ın edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle tahakkuk ve tahsilatın olumsuz etkilendiğini, sayaçların değiştirilmesi ve değiştirilen sayaçların sisteme işlenmesindeki yavaşlık nedeniyle davalının tahakkuk oranının düşmesine sebebiyet verdiğini, davalının abonelik işlemlerinin zamanında yapmadığını, değiştirilen sayaçları zamanında sisteme girmediğini, abone olmadan elektrik kullananların aboneliğini yapmadığını, hak edişlerini gününde ödemediğini, haksız fesih nedeniyle davacıya ait kati teminat mektubunun nakte çevrildiğini, ihtiyat teminatı olarak hakedişlerden kesilen %14 teminat bedeli kesildiğini, haksız kesilen cezalar, yanlış hesap sonucu poz 1'den ödenmesi gereken poz 2'den ödenen tahsilat farkları, sözleşmenin tamamlanamamasından doğan kar mahrumiyeti zararlarının doğduğunu, davacının birçok malzeme ve donanımına el konulmasından dolayı da zararlarının doğduğunu belirterek, muarazanın men'i ile kati teminat mektubu bedeli için şimdilik 2.000,00-TL'nin teminat mektubunun nakte çevrildiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile, ihtiyat teminatı olarak hak edişlerden kesilen teminatlar için şimdilik 2.000,00-TL'nin işleyecek ticari faizi ile, kâr mahrumiyeti için şimdilik 5.000,00-TL'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, el konulan malzeme ve donanımlar için şimdilik 1.000,00-TL'nin ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı yana ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili yargılamanın devamı sırasında davasını ıslah etmiştir.
2.Davalılar vekili savunmasında özetle; Davacının iddialarının yerinde olmadığını, davaya konu ihalenin ... tarafından yapılarak 28.03.2006 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davacının 10.04.2006 tarihli yazısı ile yer teslimi talebinde bulunarak, 01.05.2006 tarihinde işe başlamak istediğini belirttiğini, davacının fiilen işe 01.05.2006 tarihinde başladığını, ... Yönetim Kurulunun kararı ile Vangölü Elektrik Dağıtım A.Ş. (VEDAŞ)'ne 31.05.2006 tarihinde sözleşme devri yapıldığını, bu tarihten sonraki bütün işlemlerin ...tarafından yapıldığını, fesih kararının da bu şirket tarafından alındığını, ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, fesih işleminin hukuka uygun şekilde yapıldığını, davacının şartname ve sözleşme hükümleri gereğince edimlerini yerine getirmediğini, yüklenicinin Özel Şartnamenin 6.1 maddesi gereğince 6 aylık süre içinde bilgisayar donanımı ve yazılım sistemlerini tamamlayarak idarenin onayına sunması gerekirken, davacının bilgisayar donanımını kurduğunu, yazılım sistemini kurmadığını, Özel Şartnamenin 6.2 maddesi gereğince davacının davalının bilgisayar sistemine doğrudan bağlanıp sorgulama yapma ve liste alma yetkisi verilerek yararlandırıldığını, daha sonra davacının Telekom'a olan borcundan dolayı telefon ve data hattının kesildiğini, bundan dolayı davacının kendi kusuru ile davalının sistemini kullanamadığını, Özel Şartnamenin 7.1 maddesinde belirtilen endeks okuma, tahakkuk yapma ve fatura bildirim işlemlerinde Van İl Müdürlüğü sorumluluk alanında bulunan abonelerin endeks okuma oranlarının sözleşmede taahhüt edilen oranların çok altında gerçekleştiğini, davacı şirketin merkez ilçedeki faaliyetlerini yürütürken, ilçe ve ve köylerde aynı ciddiyette çalışmadığını, hatta personel bile bulundurmadığını, kaçak kontrol çalışmalarını aktif olarak yapmadığını, Özel Şartname 7.2 maddesindeki abone güncelleme işlemlerinin davacı tarafından yapılmadığını, 7.6 maddesinde belirtilen sayaç ayar masasının kurulma işleminin davacı tarafından yapılmadığını, davacının Hizmet Alım İşi Özel Şartnamesi 8.9 maddesi gereğince şebekenin durumunu bilerek işi aldığını, buna rağmen davalı idarenin yatırım imkanları çerçevesinde ihaleler yaparak gerekli iyileştirme çalışmalarını yaptığını, davalının idare tarafından yetki verilmesine rağmen sisteme uygun olmayan aboneleri tesbit ettiğinde enerji kesilmesi konusunda herhangi bir işlem yapmadığını, abone güncelleme ile ilgili idareye herhangi bir belge vermediğini, davacı firmanın sahada yaptığı sayaç değişiklikleri ile ilgili olarak davalı idareye teslim ettiği sayaç değiştirme formlarının sisteme giriş işlemlerinin yapılarak ek tahakkukların idare tarafından sisteme işlendiğini, korucu köylerinde ve güvenlik amaçlı yapılan aydınlatmalarla ilgili olarak davacının talep ettiği hususların ilgili güvenlik birimlerine iletildiğini, ancak gelen cevabi yazıda böyle bir hususun bulunmadığının bildirildiğini, karakolların kendi aydınlatma bedellerini ödediğini, bunların dışında kalan kısımların davacı firma tarafından sorunsuz bir şekilde kesilebileceğini, kesme yetkisi ve sorumluluğunun davacı firmada olduğu hususunun kendilerine bildirildiğini, davacının hak edişlerinin her ayın sonunda gerçekleşen ve tahsilat performans değerlerinin ilgili servislerden gelen bilgilere göre zamanında ödendiğini, davacının ödenmemiş hakedişlerinin bulunmadığını, sözleşmenin feshinden önce tesbit edilen eksikliklerle ilgili davacıya birden çok ihtar gönderildiğini, davacının tahakkuka ilişkin kabul edilen taahhüt oranı gerçekleşmediğinden, davacının iş yapabilme kabiliyeti ortadan kalktığından Sözleşmenin 17.1 maddesi gereğince tüm blokelerin gelir kaydedildiğini, sözleşmenin 37.2.2 maddesine göre fesih işlemi yapıldığını, davalının yanılgılı uygulamaları nedeniyle tahakkuk oranının düşük çıktığı iddiasının da yerinde olmadığı,... tüketiminin alınan enerjiden tenzil edilerek alınan enerji miktarının tesbit edildiğini, alınan ve satılan enerji kriterinin uygulandığını, ayrıca 2006 Haziran döneminde yapılan emisyon değişikliğinin hakedişlerin daha sağlıklı yapılabilmesi için aynı ay içerisinde okunan endeksin tahakkuk ve tahsilatının yapılması gerektiğinden değiştirildiğini, bu uygulama neticesinde davacı firmanın olumsuz etkilenmemesi için Temmuz 2006 dönemi için 07.07.2007 tarih 1751 sayılı ... Genel Müdürlüğü'nün yazısı emsal alınarak hesaplamaya gidildiğini, söz konusu dönemde davacının zararının doğmadığını, davacının iş yapabilme kabiliyetinin ortadan kalkması nedeniyle sözleşme feshedilmiş olmakla davacıya ihtar gönderilmediğini, Özel Şartnamenin 6.1, 6.2, 7.1, 7.6, 7.7 maddeleri ile Sözleşmenin 17.1, 17.2, 37.2.1, 37.2.2 maddeleri gereğince sözleşmenin feshedildiğini ve sadece bilgisayar donanımına el konulduğunu, Özel Şartnamenin 9.2 maddesi son bölümde belirtildiğ şekilde davacı yanın kesin teminat mektubunun gelir olarak kaydedildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Dava Özelleştirme İdaresi'ne ihbar edilmiştir.
3.Mahkememizin 2019/312 Esas sırasında yapılan yargılama sonunda verilen kararda; "Mahkememizde yapılan ilk yargılama sonucunda verilen kararın temyizi sonucu bozulması sebebi ile uyulmasına karar verilen Yargıtay Bozma İlamı doğrultusunda yüklenici davacı ile davalı iş sahibinin sözleşmenin feshinde "ortak kusurlu" oldukları kabul edilerek, taraflar eşit kusurlu olduğundan davacının müspet zararı bu kapsamda yoksun kalınan kâr kaybı isteyemeyeceğinden buna yönelik talep ile dava konusu yapılmaması sebebi ile Patnos İlçesine yönelik tüketim bedeli talebinin reddine karar verilmiş, tarafların fesihte ortak kusurlu olmaları sebebi ile teminat mektupları irat kaydedilemeyeceğinden kat'i teminat mektubu ile ihtiyati teminatın bu kapsamda hakedişlerden kesilen tutarları ile davacıya ait olup davalı iş sahibinde kalan malzeme bedellerinin de iadesine karar verilmiş, davacı vekilinden haksız tahsil edildiği iddia edilen ceza kesintilerine yönelik açıklaması ve davacı vekili ıslah dilekçesi ile bu yöndeki talebinin 169.399,98.-TL olduğunu bildirmesi üzerine ceza kesintisine yönelik yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda tarafların eşit kusurlu olması sebebi ile 167.193,58.-TL taahhüt dolayısı ile kesilen cezada %50'si oranında 83.596,79 TL ceza kesintisi ile 2.206,40.-TL personel ceza kesintisinin haksız olarak yapıldığı görülmekle bu bedel yönünden talep kabul edilmiş, buna göre 70.250 TL el konulan malzeme bedeli, 374.050 TL nakde çevrilen kesin teminat, 282.998,22 TL bloke bedeli, 83.596,79 TL ceza kesintisi ve 2.206,40.-TL personel ceza kesintisi olmak üzere toplam 813.101,41 TL'nin, 6.000 TL yönünden dava tarihi olan 24/07/2007 tarihinden, 807.101,41 TL yönünden ıslah tarihi olan 10/05/2010 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir.
4. Yargıtay... sayılı bozma ilâmı: Mahkememizce verilen karara karşı taraf vekillerinin temyiz kanun yoluna başvurusu sonucu;
"1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre, davalı vekilinin ceza kesintileri ve taleplerin zamanaşımına uğradığına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımında:
Dava, sözleşmenin haksız feshine dayalı tazminat ve yapılan ceza kesintilerinin iadesi istemine ilişkindir.
Cezai şart, asıl borca ilişkin olarak yapılan ek bir anlaşmadır. Bu anlaşma ile borçlu, BK.'nun 96.maddesinde (TBK.'nun 112.maddesi) belirtildiği gibi, borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemiş olması halinde alacaklıya karşı teminat niteliğinde bir edimi yerine getireceği taahhüdünde bulunmaktadır. Ayrıca, cezai şart müspet zararı temsil etmektedir. Müspet (olumlu) zararın tazmininde; tazminat isteyen kişi hem sözleşmeden dönen taraf olmamalı ve hem de kusuru bulunmamalıdır. Aksi halde sadece, karşı tarafa kazandırdığı yararlı şeylerin iadesini, nedensiz zenginleşme kurallarına göre talep edebilir. Tazminat borcunun doğması için temel koşul "kusur" olduğundan, tazminat isteyen tarafın "kusursuz" olması gerekir. Bir tarafın "az kusurlu", diğer tarafın "çok kusurlu" olmasının bir önemi yoktur. Az kusurlu olan taraf da sözleşmenin bozulmasına kusuruyla sebebiyet vermiş sayılacağından tazminat isteyemez. Bu gibi durumlarda feshe taraflar "ortak kusuru" ile sebebiyet vermiş olacaklarından tazminat istenemez.
Somut olayda, davalı tarafından davacı aleyhine hak edişlerden yapılan ceza kesintileri, cezai şart niteliğinde olup, müspet zarar kapsamında değerlendirilmeleri gerekir. Fesihte ortak kusurlu olduğu sabit hale gelen davalının yaptığı ceza kesintisi tutarının tamamının davacıya iadesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına" karar verilmiştir.
5. Yargıtay bozma kararı sonrası yapılan yargılama, hükme esas gerekçe:
Dava, yüklenici tarafından açılan eser sözleşmesine dayalı olarak, irat kaydedilen kesin teminat mektubu ve ihtiyat teminatı olarak hakedişlerden kesilen teminatlar bedelinin, kâr mahrumiyeti alacağının ve el konulan malzeme ve donanımlar bedelinin tahsili davasıdır.
Somut olayda Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Yüklenici davacı ile davalı iş sahibinin sözleşmenin feshinde "ortak kusurlu" oldukları kabul edilerek, taraflar eşit kusurlu olduğundan davacının müspet zararı bu kapsamda yoksun kalınan kâr kaybı isteyemeyeceğinden buna yönelik talep ile dava konusu yapılmaması sebebi ile Patnos İlçesine yönelik tüketim bedeli talebinin reddine karar verilmiş, tarafların fesihte ortak kusurlu olmaları sebebi ile teminat mektupları irat kaydedilemeyeceğinden kat'i teminat mektubu ile ihtiyati teminatın bu kapsamda hakedişlerden kesilen tutarları ile davacıya ait olup davalı iş sahibinde kalan malzeme bedellerinin de iadesine karar verilmiş, Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere, tazminat borcunun doğması için temel koşul "kusur" olduğundan, tazminat isteyen tarafın "kusursuz" olması gerekir. Davalı tarafından davacı aleyhine hak edişlerden yapılan ceza kesintileri, cezai şart niteliğinde olup, müspet zarar kapsamında değerlendirilmeleri gerekir. Fesihte ortak kusurlu olduğu sabit hale gelen davalının yaptığı ceza kesintisi tutarının tamamının davacıya iadesi gerekir. Davacı vekilinden haksız tahsil edildiği iddia edilen ceza kesintilerine yönelik açıklaması ve davacı vekili ıslah dilekçesi ile bu yöndeki talebinin 169.399,98.-TL olduğunu bildirmesi üzerine, ceza kesintisine yönelik taahhüt dolayısı ile kesilen cezada 167.193,58.-TL ceza kesintisi ile 2.206,40.-TL personel ceza kesintisinin haksız olarak yapıldığı görülmekle bu bedel yönünden talep kabul edilmiş, buna göre 70.250 TL el konulan malzeme bedeli, 374.050 TL nakde çevrilen kesin teminat, 282.998,22 TL bloke bedeli, 167.193,58.-TL ceza kesintisi ve 2.206,40.-TL personel ceza kesintisi olmak üzere toplam 896.698,20 TL'nin, 6.000 TL yönünden dava tarihi olan 24/07/2007 tarihinden, 890.698,20 TL yönünden ıslah tarihi olan 10/05/2010 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
896.698,20 TL'nin, 6.000 TL yönünden dava tarihi olan 24/07/2007 tarihinden, 890.698,20 TL yönünden ıslah tarihi olan 10/05/2010 tarihinden işleyecek avans faizi ile davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 61.253,45 TL nispi karar ve ilam harcından dava dosyasında alınan peşin ve ıslah toplam 52.079,25 mahsubu ile kalan 9.174,20 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp Hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 52.092,35 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 615,80 TL tebligat ve posta gideri, 8.350 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.965,80 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre 2.291,84 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir edilen 116.636,80 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
7-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına takdir edilen 229.336,93 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
8-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 15 gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.