T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/861 Esas - 2024/312
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/861 Esas
KARAR NO : 2024/312
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/12/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... .. ... 100,00-TL protez bedeli, bakiye ömür boyunca protez yenileme bedeli ve protez bakım bedeli ile bilumum protezden kaynaklı giderlerinin kaza tarihi olan 15.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava tarihi itibariyle müvekkili şirketin ...'da bölge veya şubesi bulunmadığını ve davacı tarafın dava dilekçesinde göstermiş olduğu ... Mahkemelerinin yetkili olmadığını, yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, ilgili taleplerin zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, KTK 97 uyarınca müvekkili kuruma kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, bu durumda başvuru şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin bakiye tazminat sorumluluğu doğmadığını, teminat limitinin tüketilmiş olduğunu hal böyle iken, müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, protez bedelinin zorunlu karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi teminat kapsamında olmadığını beyanla davanın reddine, yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani(bedensel) zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesiyle yetki itirazı ileri sürülmüş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce ilk itirazlardan olan yetki itirazının değerlendirilmesi gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın "yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19. Maddesinde; "
(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
(2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
(3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
(4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.
" hükümleri düzenlenmiştir.
6100 Sayılı HMK 'nın 6/1.maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 Sayılı HMK'nın 16.maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.
Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 110.maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmünü amirdir.
Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir, (aynı yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar)
Değinilen yasal düzenlemeler ışığında somut olay ele alındığında; HMK'nın 6.maddesi gereğince, davalı sigorta şirketinin adresinin Şişli/... olduğu anlaşılmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nun 40.maddesi gereğince, "Her tacir ticari işletmenin açıldığı günden itibaren 15 gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret Unvanını işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirilir. Merkezi Türkiye'de bulunan ticari işletmelerin şubeleri de bulundukları yerin ticaret siciline tescil ve ilan olunur." hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda davalı sigorta şirketinin HMK'nun 6.maddesi anlamında yerleşim yeri olarak ... ticaret siciline kayıtlı olduğu ve yetkili mahkeme olarak ... Adliyesine bağlı olduğu anlaşılmaktadır.
6100 Sayılı HMK'nun 16.maddesinde yer alan, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğuna dair yetki kuralı dikkate alındığında, dosyada mevcut kaza tespit tutanağına göre, trafik kazasının, Karabük İli'nde meydana geldiği anlaşılmakla, kazanın meydana geldiği yere göre yetkili mahkemenin Karabük Mahkemeleri olduğu belirlenmiştir.
Yine davacının yerleşim yeri Kastamonu ili olup, davacının ikametgahı esas alındığında yetkili mahkeme Kastamonu Mahkemeleri olmaktadır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110.maddesinde düzenlenen yetki kuralına göre; motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesi ile sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabilecek olup, poliçeyi düzenleyen acentenin Kastamonu ilinde olduğu anlaşılmakla, yetkili mahkemenin Kastamonu Mahkemeleri olacağı anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketinin ...'da Bölge müdürlüğü ve Şube Müdürlüğünün de bulunmadığı Türkiye Ticaret Sicil gazetesi İnternet Sitesi üzerinden ve ilgili ticaret sicil müdürlüklerinden yapılan araştırma neticesinde anlaşılmaktadır.
Yapılan açıklamalar kapsamında mahkememizin(...), somut olay bakımından yukarıda değinilen genel veya özel yetki düzenlemeleri uyarınca yetkili mahkemelerden olmadığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca davacı, seçimlik hakkını kullanmayarak yetkisiz mahkemede dava açtığından davalının usulüne uygun yetki itirazında belirttiği ... Asliye Ticaret Mahkemeleri’ne yetkisizlik kararı verilmesi gerekmiş, davalının yetki itirazının kabulüne ve mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davalının yetki itirazının KABULÜ İLE; Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-HMK 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtar edildi)
3-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar verildi. 28/05/2024