T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/863 Esas - 2025/190
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/863 Esas
KARAR NO : 2025/190
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İstirdat)
DAVA TARİHİ : 15/12/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 24/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı dava dilekçesinde özetle; Aile konutu üzerine yapılacak kötü niyetli girişimlerin önünü kesmek için zorunlu olarak ipoteğin paraya çevrilmesi tehdidi altında ödeme yapıldığını, ipoteğin paraya çevrilme takip dosyasının hukuksuz olduğunu, ortada ipotek ile illiyet kurulabilecek borcun söz konusu olmadığını, somut ipotek senet işlemi ile illiyeti olmayan bilgileri olmayan ve eşinin muvafakati olmayan borçlar ile kötüniyetli takip yapıldığını, beyanla istirdat davalarının kabulü ile, devam eden ipoteğin fekkine karar verilmesine, HMK 107.maddeye göre fazlaya ilişkin hakları saklı olacak şekilde dava değerinin şimdilik 500.000,00 (Beşyüz Bin) TL olarak kabulüne, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla dava değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere davalı tarafın %20’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ön inceleme duruşmasında özetle; "Davacı müvekkilim kefil olmadığı borçlara ilişkin kendisinden ipotek veren sıfatıyla aynı zamanda aile konutları olan taşınmaza ipotek konulmuştur, banka tarafından asıl borçluya gidilmeksizin müvekkilin aile konutu olan taşınmaz için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmış bu esnada müvekkilimin eşinin ipoteğin kaldırılması talebiyle aile mahkemesine açtığı dava olumsuz sonuçlanmıştır, bunun üzerine icra tehdidi altında müvekkil ipotek takibine 500.000,00-TL ödeyerek takibin infazını ve ipoteğin kaldırılmasını sağlamıştır akabinde yaşanan süreçte aile mahkemesi kararının istinaf edilmesi üzerine BAM kararı ile ipotekte eşin rızası bulunmadığından ipoteğin kaldırılması gerektiği hüküm altına alınmıştır, tüm süreç incelendiğinde müvekkil tarafından yapılan ödemenin aslında borcu olmamasına rağmen yapıldığı ortaya çıkacağından davamızın kabulüne karar verilsin, eldeki dava istirdat istemine ilişkindir..." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ipotekli gayrimenkulün sahibi olan davacı tarafından ödemiş olduğu ipotek bedelinin iadesi için İİK 72. Maddesi kapsamında açıldığını, madde metninden de anlaşılacağı üzere davanın açılması için davacının borçlu olmadığı bir parayı ödemek zorunda kalmış olması gerektiğini ancak davacının bu ipotek bedelini ödemesi gerektiğinin açık olduğunu, davacının dava dilekçesinde beyan ettiği şekilde yazı ve imza ile oynama yapıldığına dair mahkeme hükmü ya da bilirkişi raporu bulunmamakla birlikte; müvekkili bankanın suç örtmek amacı ile hareket etmesi ya da imza ve yazılarla oynama yapması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, nitekim müvekkili banka bir kamu bankası olmakla birlikte ilgili sözleşmeleri hazırlayan ya da imzalayan personelin böyle bir niyetinin olduğuna ilişkin iddialarını şiddetle reddettiklerini beyanla, davanın usulden reddine, Mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, her halükarda tazminat talebi ve vekalet ücreti talebinin reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Genel Kredi Sözleşmeleri,
-İpotek akdi,
-Banka kayıtları,
-İhtarnameler,
-Davaya konu takip dosyası,
-İpoteğin fekkine ilişkin ...29. Aile Mahkemesi 2021/290 E., 2022/596 K sayılı kararı ve ilgili kararın istinaf ve temyizi üzerine verilen kararlar ile dosya kapsamı,
-Bilirkişi Raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte ipotek veren konumundaki davacı tarafından yapılan ödemenin bu kez İİK 72/7. Maddesi uyarınca istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı yanın dava dilekçesi, ön inceleme beyanı ve 04/04/2024 tarihli açıklama dilekçeleri kapsamından anlaşıldığı üzere, davacı yan özetle; ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip baskısı altında ödeme yapılmış ise de, ipotek tesis edilen taşınmazın aile konutu olduğu ancak ipotek için eşinin rızasının bulunmadığı bu nedenle aile konutu olan taşınmaz üzerine tesis edilen ipoteğin davacının eşinin rızası bulunmadığından geçersiz olduğu ve diğer yandan davalı tarafından ipotek ile veya davacı ile illiyeti olmayan borçlar için kötüniyetli olarak takip yapıldığını ileri sürmüştür.
Davalı banka özetle, davacının ipotek bedelinden sorumlu olduğundan bahisle davanın reddini savunmuştur.
Mahkememizce deliller toplanmış, bankacı ve hesap uzmanı bilirkişilerden rapor alınmıştır.
02/12/2024 tarihli raporda özetle:"...Davalı Banka Dava dışı ...Teknolojileri Araştırma ve Geliştirme İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne 08.11.2016 tarihli ve 23.03.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden kredi kullandırdığı,
Kullandırılan kredilere teminat olarak Davacının maliki olduğu mesken üzerinde Davalı Banka lehine 3. Derecede 500.000,00 TL'lık ipotek bizzat Davacının katılımıyla tesis edildiği,
Davalı Banka, Sözleşmelere uygun olarak kredi hesaplarını kat ederek durumu asıl borçlu Dava dışı ...Teknolojileri Araştırma ve Geliştirme İmalat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ve ipotek veren 3. Şahıs Davacıya ihbar etmek suretiyle Türk Medeni Kanunu'nun 887. Maddesi gereğini yerine getirdiği,
Davalı Banka ...Gayrımenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2020/726 E. Dosyasından (harçlandırma) tarihi 18.03.2020 olan takip talebiyle başlattığı ipotek takip talebinde, takip dayanağı olarak 23.03.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi'ni gösterdiğinden bu talebiyle bağlı olarak asıl borçlu Dava dışı ...Teknolojileri Araştırma ve Geliştirme İmalat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nden takip tarihi 479.601,49 TL Asıl Alacak, 12.547,57 TL temerrüt faizi ve 627,38 TL BSMV olmak üzere 492.776,44 TL alacaklı bulunduğu, 479.601,49 TL Asıl Alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 14,95 temerrüt faizi ve faizin Ve % 5'i nispetinde BSMV talep edebileceği,
İpotek veren 3. Şahıs konumundaki Davacı Hüsnü İbişoğlu'nun takip sürecindeki nihai sorumluluğu 500.000,00 TL olduğu ve ...Gayrımenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2020/726 E. Dosyasına 23.11.2022 tarihinde 500.000,00 TL ödemede bulunduğu,
23.11.2022 itibariyle Davalı Banka alacağının ise 479.601,49 TL Asıl Alacak, 144,952,09 TL Temerrüt Faizi ve 7.247,60 TL BSMV olmak üzere toplam 631.801,18 TL olduğu..." hususları belirtilmiştir.
Raporun; dosya kapsamına uygun düştüğü, denetime elverişli olduğu, hesaplamaların taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun yapıldığı görülmekle rapor hükme esas alınmıştır.
Toplanılan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda taraflar arasındaki sözleşme, ipotek ve takip süreci ele alındığında;
Davalı banka ile dava dışı asıl borçlu ...Teknolojileri...Ltd. Şti. arasında; 08.11.2016 tarihli 250.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmeyi 18.11.2016 tarihinde müteselsil kefil sıfatıyla dava dışı Ahmet Tamer Tunçdöken'in de imzaladığı, 03.03.2017 tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi limitinin 150.000,00 TL arttırılmasıyla Sözleşme limitinin 400.000,00 TL'ye ulaştığı, yine 23.03.2017 tarihli 600.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiği, 14.12.2017 tarihinde limitin 220.000,00 TL arttırılmasıyla sözleşme limitinin 820.000,00 TL'ye ulaştığı, bu artırım bölümünü 14.12.2017 tarihinde müteselsil kefil sıfatıyla 902.000,00 TL'lık miktar için davacı Hüsnü İbişoğlu'nun da imzaladığı, kefilin eşinin onayı bölümünün 902.000,00 TL üzerinden müteselsil kefil sıfatıyla kefil olunmasına onayı olduğuna dair Tülin İbişoğlu tarafından da imzalandığı görülmüştür.
Kullandırılan kredilerin teminatı olarak; Davacı Hüsnü İbişoğlu maliki bulunduğu ...ili, Çankaya ilçesi, Güven mahallesi 2588 ada, 12 parselde yer alan A Blok, 6 nolu niteliği Mesken olan Bağımsız Bölüm üzerinde; Türkiye Halk Bankası A.Ş. lehine 58903 yevmiye ile 14.12.2012 tarih ile tesis edilmiş 300.000,00 TL bedelli 1. Derecede ve 9732 yevmiye ve 19.12.2012 tarih ile tesis edilmiş 200.000,00 TL serbest dereceden istifadeli 2. derecede, faizi yıllık %36 akdi olan, F.B.K. süre ile tesis edilen ipoteklerden sonra gelmek üzere Çankaya Tapu Müdürlüğü'nün 08.11.2016 tarih ve 83756 yevmiye numarasından Davalı Banka lehine 500.000,00 TL bedelle 3.derecede, F.B.K. süre ile ve serbest dereceden istifade etmek üzere ipotek tesis edildiği görülmüştür.
Rehin sözleşmesinin 1. Maddesi çerçevesinde, ...Teknolojileri Araştırma ve Geliştirme İmalat San. ve Tic. Ltd.Şti. ve Davacı Hüsnü İbişoğlu'nun kullandığı ve kullanacakları krediler ile Bankaya verdikleri ve verecekleri kefalet sözleşmelerine dayalı taahhütlerinden gerek asaleten, gerekse kefaleten doğmuş ve doğacak her türlü borçlarının teminatını teşkil ettiği hususlarının belirtildiği, diğer bir ifade ile ipoteğin ipotek veren Davacının kefaletten doğan şahsi sorumluluğunun da teminatını oluşturduğu anlaşılmış yine davalı Bankanın dava dışı asıl borçlu ile ipotek borçlusu davacı hakkında ...Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2020/726 E. sayılı dosyasından 18.03.2020 tarihinde, 516.018,86 TL Ana Para 14.757,69 TL İşlemiş Faizler 1.888,77 TL BSMV olmak üzere 532.665,32 TL Toplam alacak üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yaptığı, İpotek veren 3. Şahıs konumundaki Davacı Hüsnü İbişoğlu'nun takip süreci içinde nihai sorumluluğunun ipotek miktarı 500.000,00 TL ile sınırlı olduğu, Davacının icra dosyasına 23.11.2022 tarihinde 500.000,00 TL ödemede bulunduğu görülmüştür.
İhtilafa konu ipoteğin fekki hususunda eldeki davanın davacısı olan Hünsü İbişoğlu'nun eşi olan dava dışı Tülin İbişoğlu tarafından davalı banka ve Hüsnü İbişoğlu aleyhine açılan ...29. Aile Mahkemesinin 2021/290 Esas sayılı dava dosyası kapsamında; ilk derece mahkemesi tarafından 20/09/2022 tarihli karar ile özetle ipotek tesis edilmesinde davacı eşin açık ve geçerli şekilde rızasının bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair karar verildiği, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, ...BAM 28. HD'nin 2024/222 Esas, 2024/324 Karar sayılı 28/02/2024 tarihli karar ile özetle "...yerleşik Yargıtay içtihatlarında da yer aldığı üzere ipoteğin kaldırılmasına ilişkin eldeki davada muvaffakatnamenin aslının dosyaya sunulması gerektiği, muvaffakatname fotokopisi üzerinde yapılan imza incelemesi sonucu düzenlenen raporun esas alınamayacağı, Türk Medeni Kanunu'nun 194. maddesi gereğince aile konutu olarak kullanılan taşınmazın üzerine tapu maliki olmayan eşin açık rızası alınmadan ipotek tesis edilemeyeceği, davacının açık rızası bulunmadığından ipoteğin kaldırılmasına yönelik davanın kabulü gerektiği, ne var ki ...Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin 2020/726 sayılı takip dosyasının incelenmesinde davalı borçlu eş tarafından 23.11.2022 tarihinde 500.000 TL ipotek bedelinin ödendiği, bu nedenle aynı tarihte alınan karar ile icra dosyasının infazen kapatılarak işlemden kaldırıldığı, bu haliyle davanın konusuz kaldığı..." gerekçesiyle özetle; "ilk derece mahkemesi kararının tamamının kaldırılmasına,...1-davanın Konusuz Kalması Sebebiyle Karar Verilmesine Yer Olmadığına," dair karar verildiği, kararın davalı banka vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 2. HD'nin 2024/4815 Esas, 2024/9334 Karar sayılı ve 02.12.2024 Tarihli kararı ile onandığı görülmüştür.
Bilindiği üzere İİK'nın 72. Maddesi uyarınca; borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
İstirdat davası, İcra ve İflas Kanununda düzenlenmiş olmasına rağmen, uyuşmazlığı maddi hukuk bakımından sona erdirme amacına yönelik bir davadır. İstirdat davası, normal bir eda davası olup, bununla icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödendiği iddia edilen paranın geri verilmesi istenir.
Hemen belirtmek gerekir ki 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. Maddesi uyarınca; Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
Konuya ilişkin Yüksek Mahkeme kararlarından görüleceği üzere; ipotek veren konumunda bulunan kişinin, adına kayıtlı taşınmazında, aile konutu şerhi bulunmadığı dönemde, işleme bizzat katılımıyla taşınmaz üzerine ipotek tesis ettirip daha sonra taşınmazın aile konutu olduğundan bahisle ipoteğin geçersizliğini ileri sürerek lehine ipotek tesis edilen işlem tarafının sebepsiz zenginleştiğinin ileri sürülmesi dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz ve hakkın kötüye kullanımı teşkil eder. (Bu hususta aynı yönde Y. 11 HD'nin 2023/3331 E., 2024/5377 K., 01.07.2024 T; Y.11 HD'nin 2024/2795 E.,2024/7603 K., 24.10.2024 T; yine Y. 3. HD'nin 2023/127 E., 2023/1979 K., 21/06/2023 T. Sayılı ilamları incelenebilir.)
Anlatılanlar ışığında somut olay ele alındığında; ihtilafa konu ipotek bakımından, yukarıda değinilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesine göre ipotek tesis edilen taşınmazın aile konutu olduğu ve taşınmaz maliki olmayan diğer eşin ipoteğe açık rızasının alındığı hususunun banka tarafından ispat edilmemesi nedeniyle ipoteğin geçersiz olduğu değerlendirilmiş ise de; ihtilafa konu ipoteğin tesis edildiği tarihte taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunmayıp, işlemin bizzat davacının katılımıyla tesis edildiği, davacının ipoteği tesis ettirip sonra taşınmazın aile konutu olduğu ve eşinin rızası bulunmadığınından bahisle ipoteğin geçersiz olduğunu ileri sürmesi dürüstlük kuralı ile bağdaşmayıp hakkın kötüye kullanımı teşkil ettiğinden ipotek nedeniyle asıl borçlunun borcuna hasren ödediği bedeli salt aile konutuna tesis edilen ipoteğin geçersizliğine dayalı istirdadı istemi dinlenilemez.
Diğer yandan ipotek veren davacının aynı zamanda müteselsil kefil konumunda bulunduğu ve ödeme tarihi itibariyle, davalı bankanın asıl borçludan bakiye alacak miktarının davalıdan tahsil edilen tutardan daha fazla olduğu, bu itibarla hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davacıdan fazla/haksız tahsil edilen bir tutarın bulunmadığı anlaşıldığından davacı yanın istirdat istemi bu yönüyle de yerinde görülmemiştir.
Yapılan açıklamalar kapsamında davacı yanın istirdat istemi yerinde görülmediğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, önceden peşin alınan 8.538,75-TL'den mahsubu ile fazladan alınan 7.923,35-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 79.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
11/03/2025