T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/864 Esas - 2024/610
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/864 Esas
KARAR NO : 2024/610
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/09/2023
KARAR TARİHİ : 30/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA
Davacı vekili dilekçesinde özetle, davalı borçlu .... .... ... Esas Sayılı icra takibine 31/07/2023 tarihli dilekçesi ile
itiraz ettiğinden işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davacı banka ile davalı borçlular arasında kredi/ kredi kartı sözleşmeleri tanzim ve imza
olunduğunu, davalı adına kredi kartı tesisleri ile kredi tesisi gerçekleştirildiğini, davalı borçlular
tarafından kullanılmış kredi kartına ve krediye ilişkin borçların vade tarihinde ödenmediğini, davacı
banka tarafından 11/10/2022, 19/10/2022, 06/09/2022 tarihli ihtarnamelerin keşide edildiğini, davacı bankanın tüm iyi niyetli girişimlerine rağmen davalı borçlunun söz konusu bakiye bedeli
ödemediğini, bu hususta yapılan şifahi görüşmelerden de sonuç alınamaması nedeniyle ilamsız icra
takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından 31/07/2023 tarihinde itiraz edilerek kötü niyetli olarak
takibin durdurulmasının talep edildiğini, ... .... ... dosya numaralı son
tutanaktan da görüleceği üzere görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını beyan beyan ederek, davanın kabulüne, ...1.İcra Müdürlüğü'nün 2022/17249 E, Sayılı dosyasına davalı
tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak
üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar vekili dilekçesinde özetle, davacının tüm taleplerinin reddedilmesi gerektiğini, huzurdaki davaya karşı; zamanaşımı defii ile
birlikte ilk itirazları olan dava şartı itirazı, yetki itirazı, davanın süresi içinde açılmamış olduğu
itirazı ve görevsizlik itirazı ileri sürdüklerini, dava konusu .... .... .... Esas sayılı icra takibinin, Banka Alacakları
İcra Dairesi'nde açılması gerekmekteyken genel icra dairesinde başlatıldığını, takibin konusunun banka alacağı olması nedeniyle takibin genel icra dairesinde başlatılamayacağını, icra dairesine sunulan borca itirazda da görev yönünden itirazda bulunulduğunu, ödeme emri ile birlikte takip dayanağı belgenin davalılara tebliğ edilmediğini, alacaklı tarafından talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, alacaklı tarafından talep edilen %46,62 oranındaki fahiş faizin nedeni anlaşılamadığını, davacı tarafından mahkemeye sunulan "Temel Bankacılık Ürün Bilgilendirme Formu"nda faizler
hakkında hiçbir bilgi yer almadığını, davacı bankanın bu faizi neye göre belirlemiş olduğunun, faizin esas alındığı tarihin hangi tarih olduğunun bildirilmediğini, söz konusu icra takibinin hatalı olduğunu ve iptal edilmesinin gerektiğini,
davalılar tarafından ödeme yapıldığını, bu tarihe kadar 33.500,00 TL asıl alacağa yönelik ödeme yapıldığını ancak davacı tarafından bu dosyaya bildirimde bulunulmadığını, yapılan bu ödemelerin icra dosyasına
bildirilmemiş olmasının açıkça kötü niyet göstergesi olduğunu, bu ödemelerin düşülmemesi icra
dosyasında işleyecek olan faiz tutarını haksız şekilde artırdığını, bu ödemeler düşülmeden itirazın
tüm dosya borcu üzerinden itirazın iptali davasının ikame edilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı
olduğunu, mükerrer tahsilat ve borçlu zararına işlem olduğunu,
davalı ...'nin huzurdaki davada taraf olmaması gerektiğini, davacı tarafından sunulan Ürün Bilgilendirme Formları'nda yalnızca davalı .... .... ... yönünden kaşe ve imza
bulunduğunu, ...'nin dosyaya sunulmuş evraklarda imzasının mevcut olmadığını, buna
rağmen davacı tarafından davalı ...’nin hem icra takibinde hem de davada taraf olarak
gösterildiğini, davalı ... yönünden husumet yokluğundan davanın reddedilmesi gerektiğini, davalıların zararının ve %20'nin altında olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek davanın usulden ve esastan reddine, davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinin altında olmamak
kaydıyla tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine
bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, Bankacılık işlemlerinden kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili 23/10/2024 tarihli dilekçesinde, davalılar tarafından davaya konu alacağın ödendiğini, bu nedenle davaya konu taleplerinin konusuz kaldığını, konusuz kalan talepleri hakkında usul ekonomisi ilkesi gereği duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesi gerektiğini, davalılar her ne kadar işbu davanın açılmasına sebebiyet vermişlerse de, asıl alacak ve ferilerin yargılama sırasında ödenmiş olduğundan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davaya konu icra takibinin tahsil suretiyle infaz edilmesi nedeniyle eldeki itirazın iptali isteminin konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir olgu nedeniyle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir.
Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin yargılamaya devam etmesine gerek yoktur. Bu durumda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir. Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun veya Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle dava konusuz kalabilir.
Yine 6100 Sayılı HMK'nın 331. Maddesi uyarınca davanın konusuz kalması nedeniyle esastan karar verilmeyen hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin takdir edileceği düzenlenmiştir. Bilindiği üzere icra inkar tazminatı, HMK’nın 331. maddesinde belirtilen yargılama giderlerinden olmayıp itirazın iptali davalarında icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer koşulların yanında takibe konu alacağın likit olması da zorunludur.
Yapılan açıklamalar kapsamında somut olay ele alındığında; dava açıldıktan sonra yapılan ödeme (tahsil suretiyle takip dosyasının infazı) üzerine davanın konusuz kalması sebebiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur. Yargılama giderleri bakımından; davacı yanın vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmadığı beyan edildiğinden, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Dava konusuz kaldığından ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60- TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 618,01 TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 190,41-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4-Davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK Yönetmeliği 26/2. maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 1.680,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.