T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/898 Esas
KARAR NO : 2024/614
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 01/11/2024
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 25/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Serensu Ltd.Şti.'nin maliki olduğu ... plakalı aracın müvekkili
sigorta şirketi nezdinde 21.01.2022-18.03.2023 tarihleri arasında geçerli T-283494476-
0-1 numaralı KTK ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, 17.05.2022 tarihinde dava dışı
sürücü ... sevk ve idaresindeki sigortalı ... plakalı aracın dava
dışı sürücü Şahin İbek idaresinde bulunan .... .... .... plakalı araca arkadan çarpması
sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, Sürücü ...'in ehliyetinin geçerlilik tarihi 26.08.2022'de
başladığını, kazanın ise 17.05.2022 tarihinde gerçekleştiğini, kaza tarihinde geçerli bir
ehliyetin mevcut olmadığını, Davalı/Sigortalı araç sürücüsünün sebebiyet verdiği kaza
neticesinde, meydana gelen zarar nedeniyle müvekkil şirketin dava dışı 06-BJN-635
plakalı aracın hasarı için hak sahibine 27.06.2022 tarihinde 45.000,00 TL tazminat
ödemesi yapıldığını, ekspertiz raporunun objektif, tarafsız ve bağımsız bir şekilde
tazminat yükümlüğünü ortaya koyduğundan müvekkil sigorta şirketince aynı tutar
üzerinden ödenen sigorta tazminatının davalı yana rücu hakkını haiz olduğunun
tartışmasız olduğunu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plaka sayılı
aracın 17.05.2022 tarihinde ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresinde iken
karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucu ödenen hasar bedelinin rücuen
tazminle mükellef olduğunu, kanuni düzenleme gereği gereken ehliyetnameye sahip
olmayarak araç kullanmak rücu sebebi teşkil etmekte olup müvekkil sigorta şirketinin
yapmış olduğu ödemeyi sigortalısından rücuen tahsil edebileceği hususu her türlü
izahtan vareste olduğunu, sigortalı aracın sürücüsünün kaza esnasında ehliyetsiz
olduğu kesin delil ile sabit olduğunu, gerekli ehliyetnameye sahip olmaksızın araç
kullanımına ilişkin rücu davaları bakımından haksız fiilden doğan zararlarda zarar
sorumlusunun temerrrüde düşme tarihi haksız fiillin meydana geldiği tarih; faiz
sorumluluğunun başlangıç tarihi de haksız fiilin meydana geldiği tarih olsa da, müvekkil
sigorta şirketinin zararı ödemeyi yaptığı tarihte doğduğundan icra takibinde ve işbu
itirazın iptali davasında ödeme tarihlerinden itibaren ticari/avans faiz talep edildiğini, faiz
başlangıç tarihi ödeme tarihi, faiz türü ise davalının ve müvekkil şirketin tacir olması,
aradaki sözleşme ilişkisi nedeniyle TTK hükümleri gereğince bir taraf için ticari sayılan
işin diğer taraf için de ticari sayılması sebepleri ile ticari/avans faizi talep edildiğini, dava
konusu yapılan alacağın sigortalı aracın ehliyetsiz olarak kullanılmasından dolayı
sigorta sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanmakta ve dava dışı sürücüye ödenen hasar
bedelinin davalı sigortalıya rücusuna ilişkin olduğunu, alacağın sebebi, tutarı, zararın
sorumlusunun davalı olduğu sunmuş olduğumuz deliller dışında başkaca ispata gerek
olmaksızın açık ve net olduğundan davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın haksız
olduğunun her türlü izahtan vareste olduğunu, bu sebeple, davalı tarafından likit ve
belirli alacağa kendisinin borçlu olduğunu bilmesine rağmen yapılan itiraz haksız olup
bu itirazın iptali ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının haksız ve
mesnetsiz itirazının iptali ile müvekkil şirketin ödediği tazminatın rücuen tazmini
amacıyla işbu bu davayı açma gereği hasıl olduğunu belirterek, davanın kabulüne,
davalının .... Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyaya haksız ve
mesnetsiz itirazının iptali ile, takibin 45.000,00 TL asıl alacak, 2.854,42 TL işlemiş faiz
olmak üzere 47.854,42 TL üzerinden devamına, davalının %20 den aşağı olmamak
üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet
ücretinin takibe haksız ve mesnetsiz itiraz etmiş olan davalı yana yükletilmesine karar
verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davanın görevsiz mahkemede açıldığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın 1 yıllık hak
düşürücü süre içinde açılmadığını, dava dışı sürücü Yüksek Bağçiçek'in sürücü belgesi
geçerli mahiyette olduğundan davacının Trafik Sigortası Genel Şartları b.4/b maddesi
gereği sigortalı müvekkile rücu hakkı bulunmadığını, nitekim sürücü şahsın ehliyetinin
sadece "yurtdışı ehliyetinden çevirme-tebdil" işlemine tabii tutulduğunu, dava dışı
...'in sürücü belgesinin halihazırda yıllardır bulunmakta olup, ehliyeti,
Kırgızistan (KG) ehliyetinden dönüştürüldüğünü, sanki sürücü belgesinin başlangıç tarihi
26.08.2022 tarihiymiş gibi yanlış bir algı oluşturulduğunu, yalnızca şahsın yurtdışı
ehliyeti çevirme işlemi yani tebdil işlemi yapıldığını, geçersiz bir ehliyet belgesinin söz
konusu olmadığını, ehliyeti geçersiz olsaydı, geçersiz bir belgeye tebdil (dönüştürme)
işleminin yapılamayacağının izahtan vareste olduğunu, tebdil işlemi sadece halihazırda
geçerli olan ehliyetlere yapılabildiğini, dava dışı sürücünün ehliyeti geçerli mahiyette
bulunduğundan, davacının sigortalı müvekkile rücu şartlarını gerçekleşmediğinin ortada
olduğundan davanın haksız ve mesnetsiz nitelikte olduğunu, iddiaları kabul anlamına
gelmemekle birlikte, ekspertiz raporunun bağlayıcılığı bulunmadığını, davaya konu iddiaları kabul anlamına gelmemekle
birlikte, söz konusu ekspertiz raporu, kabul edilemez nitelikte fahiş değerlendirme hatası
ürünü olup, denetime ve hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, davacı ... şirketinin ödeyeceği tutar bilimsel, teknik ve objektif verilerden
uzak ve fahiş değerlendirme sonucu olduğundan, bilirkişi marifetiyle oluşan zararın
sayın mahkemece bilirkişi raporu talep edilerek yeniden değerlendirmesi gerektiği
kanaatinde olduklarını, icra-inkar tazminatı talebinin kabulü için gerekli şartlar mevcut
olmadığını belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı
tarafa tahmiline dair karar verilmesini istemiştir.
DELİLLER:
-Bilirkişi Raporu
-..... .... .... E.(Kapatılan .... Md. ...E.) sayılı dosyası
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Trafik Kazası nedeniyle rücuen tazminat isteminden kaynaklı başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın itirazın iptali stemine ilişkindir.
Dosyanın tetkikinde: Davalı sigortalıya ait ...plakalı aracın, dava dışı ehliyetsiz sürücü ... sevk ve idaresinde iken sebebiyet verdiği 17.05.2022 tarihli trafik kazası nedeniyle ZMMS kapsamında karşı araca ödenen tazminatın, yapılan ödemelerin dava dışı ...'in kaza tarihinde geçerli bir ehliyetinin bulunmadığından bahisle ..... .... .... E. (Eski ...İcra Md. ...E.) sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığı ve eldeki davanın sigortalıdan rücuen tazminine yönelik olarak açılmış olduğu,
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Dava dışı sürücü ...'in sürücü belgesinin geçerli mahiyette olup olmadığı, davacının trafik sigortası genel Şartları gereği sigortalı davalıya rücu hakkı bulunup bulunmadığı, icra inkar tazminatı talebinin kabulü için gerekli şartların bulunup bulunmadığına yönelik olduğu anlaşıldı. ...6. Genel İcra Dairesi .... .... .... E. (Eski ...İcra Md. ...E.) sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden Mahkememize sunulmuş olduğu, Davacı ... şirketince davaya konu hasar ve poliçe dosyasının bir örneğinin Mahkememize sunulmuş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 22/03/2024 tarihli kusur bilirkişisi raporunda sonuç bölümünde özetle ;
1– Davalı ...’ne ait olup, davacı ...Ş.’ne zorunlu nali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı bulunan ...plaka sayılı kamyonetin dava dışı yasaklı sürücüsü ...’in, yukarıda izah ettiğim gerekçeden dolayı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/b, 56/c ve 84/d maddeleri hükümlerine riayetsizliği yanında, dikkatsizliği ve tedbirsizliği de mevzubahis olduğundan olayda tamamen - % 100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
2– 06 BJN 635 plaka sayılı hususi otomobilin dava dışı sürücüsü Şahin İBEK’e ise, hadisenin seyri itibariyle kural ihlali görülmediğinden kusur izafesinin mümkün olamayacağına ilişkin değerlendirmede bulunulmuştur.
Mahkememizce aldırılan 13/08/2024 tarihli hesap bilirkişisi raporunda sonuç bölümünde özetle ;
1- Davalı sigortalının maliki bulunduğu ... plaka sayılı aracın sürücüsünün
90100 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğinden değerlendirmelerde dikkate alınacağı, 2- Rücu bedeli / asıl alacak 45.000,00 TL ve ödeme tarihlerinden icra takip tarihine kadar işleyen faiz 2.854,42 TL olmak üzere toplam 47.854442 TL talepte bulunulabileceği, 3- Davacı ... şirketince ... plaka sayılı kamyonet sürücüsünün kusuruyla neden olduğu kaza için maddi hasar tazminatlarına ilişkin yapılan ödemelerin trafik sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu, 4- Sigortalı araç sürücüsünün araç kullanmaya yeterli sürücü belgesi / ehliyetinin bulunmadığı, 5- Karayolları Trafik Kanunu ve sigorta genel şartlarına göre rücu şartlarının oluştuğu ve davacı ... şirketinin ödemesini yaptığı tazminat tutarlarını faiziyle davalı sigortalıdan talep edebileceğini ilişkin değerlendirmede bulunulmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun İşletenin Hukuki Sorumluluğu başlıklı 85.maddesinde işletenin sorumlu olduğu zararlar belirlenmiş, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” denilmiştir, aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”şeklinde belirtilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde zarar verenlerin birden fazla olması halinde “ Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi yapılmış, yine TBK 61. maddesinde “ Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” denilmiş, 62. madde de ise “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” düzenlemesi ile birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun müteselsil borçluluk ve dış ilişki de borçluların sorumluluğu başlıklı 163. maddesinde “Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder” denilerek zarar verenlerin zarar görenlere karşı sorumluluğunun kapsamını düzenlemiştir. Buna göre zarar gören tazminatın tamamını dilediği takdirde zarar verenlerin hepsinden talep edebileceği gibi bir kısmından veya sadece birinden de talep edebilir. Burada yasa koyucu zarar görene, tazminatın tamamının zarar verenlerden yalnız birine karşı ileri sürebilmesi imkanı sağlamıştır. Zarar verenlerden biri tazminatın tamamını ödediği takdirde borç ortadan kalkar dolayısıyla zarar gören öyle bir halde artık diğer zarar verenlerden tazminat talep edemez. Bu nedenle kusursuz zarar görenin zarardan sorumlu olanların birinden, bir kısmından ya da hepsinden zararın tamamını talep etmesi durumunda davalı zarar veren, tazminatın diğer zarar verenlerden talep edilmesi gerektiğini ya da kusuru kadar sorumlu olması gerektiğini ileri süremez.
Karayolları Trafik Kanunu Kanun Numarası: 2918 Tazminatın Azaltılması Veya Kaldırılması Sonucunu Doğuran Haller: Madde 95 - Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu "Madde 1472- (1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.
(2) Sigortalı, birinci fıkraya göre sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur. Sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse, sigortalı kalan kısımdan dolayı sorumlulara karşı sahip olduğu başvurma hakkını korur." hükümlerini haizdir.
Konuya ilişkin taraflar arasındaki sigorta poliçesinin tanzim tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın sigortacının, sigortalıya rücu hakkını düzenleyen B.4. Maddesi özetle; "
Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ilerisürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasınısağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) Genel Şartları B.3. Sigortacının Halefiyeti Sigortacı ödediği tazminat miktarınca hukuken hak sahibi yerine geçer. B.4. Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigortalıya rücu edebilir. Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir: b) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş ise, Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.
Toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporlarına göre ; Davalı sigortalının maliki bulunduğu ... plaka sayılı aracın sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu tespit edildiğinden davacının davalıdan Rücu bedeli / asıl alacak 45.000,00 TL ve ödeme tarihlerinden icra takip tarihine kadar işleyen faiz 2.854,42 TL olmak üzere toplam 47.854442 TL talepte bulunulabileceği, Davacı ... şirketince ... plaka sayılı kamyonet sürücüsünün kusuruyla neden olduğu kaza için maddi hasar tazminatlarına ilişkin yapılan ödemelerin trafik sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu, Sigortalı araç sürücüsünün araç kullanmaya yeterli sürücü belgesi / ehliyetinin bulunmadığı, Karayolları Trafik Kanunu ve sigorta genel şartlarına göre rücu şartlarının oluştuğu ve davacı ... şirketinin ödemesini yaptığı tazminat tutarlarını faiziyle davalı sigortalıdan talep edebileceği, ve alacağın likit olması nedeni ile icra inkar tazminatının yasal koşullarının oluştuğu mahkememiz ve değerlendirilmiş ve kabul edilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1- Davanın KABULÜNE,
-Davalının .... Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasındaki itirazının iptali ile, takibin 45.000,00-TL asıl alacak, 2.854,42-TL işlemiş faiz olmak üzere 47.854,42-TL üzerinden devamına,
2 Kabul edilen toplam takip miktarının %20 si olarak hesap edilen 9.570,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçtan daha önceden ödenen toplam 577,97-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.690,97-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 577,97-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 239,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.586,82TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/11/2024
Katip ...
Hakim ...
BU BELGE, GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR