T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/129 Esas - 2024/418
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/129
KARAR NO : 2024/418
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 22/02/2024
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
G.K.YAZILDIĞI TARİH : 30/07/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.Davacılar vekili iddiasında özetle; Davalı tarafından ... 6. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/193936 E. (kapatılan ... 11. İcra Müdürlüğü 2021/12735 E.) sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine 2.857.806,00-TL ile takip başlatıldığını, takibe dayanak olarak ... Gayrımenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün 2020/239 Esas sayılı ve 30/07/2021 tarihli rehin açığı belgesinin gösterildiğini, ... Gayrımenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün takibi incelendiğinde müvekkillerinin miras bırakanı Kemal Bektaş'ın borcundan kaynaklı olarak davalı bankaya verdiği ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığının görüleceğini, satıştan yapılan tahsilat sonrasında kalan bakiyeye istinaden alınan rehin açığı belgesiyle de müvekkilleri aleyhine Kemal Bektaş'ın mirasçısı olduklarından bahisle ... 6. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/193936 E. sayılı dosyası ile sürece devam edildiğini, iş bu dosya kapsamında müvekkilleri tarafından Kemal Bektaş'ın mirasının reddedildiği belirtilmişse de sürecin devam ettirildiğini ve satış sonrasında kalan bakiye yönünden de müvekkillere karşı rehin açığı belgesine dayalı takip yapıldığını, davanın açılması öncesinde 2023/115033 Arabuluculuk Dosya Numarası, 2023/12735 Büro Dosya Numarası ile arabuluculuk süreci yürütülmüşse de netice alınamadığından huzurdaki davanın açılmak durumunda kalındığını, müvekkillerinin Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1392 E. 2019/1674 K. sayılı ilamıyla mirası reddetmiş olmaları ve bu kararın kesinleşmiş olması karşısında Kemal Bektaş'ın borcundan dolayı herhangi bir surette sorumluluklarının olamayacağını, davalı bankanın bu durumdan takibe girişilmeden önce haberdar olduğunu ve bu doğrultuda açıkça kötü niyetli hareket edildiğini belirterek, öncelikle teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına, yargılama neticesinde de müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile davalı taraf aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili savunmasında özetle; Müvekkili Bankanın Kırşehir Şubesi tarafından, müteveffa Kemal Bektaş tarafından imzalanan 30/05/2018 tarih ve 1.500.000 TL ve 14/09/2018 tarih ve 3.200.000 TL ve 24/01/2019 tarih ve 1.000.000 TL bedelli 3 adet genel kredi sözleşmesine istinaden krediler kullandırıldığını, müteveffanın maliki olduğu taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiğini, borcun zamanında ödenmemesi üzerine kredi hesabının kat edildiğini, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi için davacı mirasçılar hakkında icra takibine geçildiğini, taşınmazların satıldığını, satış bedelinin dosya alacağını karşılamadığından icra dosyasında kesin rehin açığı belgesi düzenlendiğini, davacı mirasçıların Kırşehir Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1392 Esas ve 2019/1674 karar sayılı ilamı ile müteveffa Kemal Bektaş'ın mirası reddettiklerini, davacıların bugüne kadar ne müvekkil bankaya, ne de icra dosyalarına mirası reddettiklerine dair bildirim ile müracaat etmediklerini, dava konusu takip dosyasında mirasçı yani borçlu sıfatları kalmadığından açılan davayı kabul ettiklerini, müvekkil bankanın davacıları zarara uğratmak maksadı ve kötü niyeti bulunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Deliller: Tarafların dayandıkları tüm deliller, icra dosyası, getirtilmiştir.
4.Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, mirasçıların, mirası reddetmeleri sebebi ile muris borcuna dayalı olarak haklarında yapılan icra takibine yönelik menfi tespit davasıdır.
Davacılar, mirası reddettiklerini belirterek, murislerinin kredi borcuna dayalı olarak davalı banka tarafından aleyhlerine icra takibi yapılamayacağını iddia etmiş, davalı banka vekili ise davayı kabul etmiş, taraflar arasında icra takibinin kötüniyetle yapılıp yapılmadığı, davacılar lehine tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda ihtilaf olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK.'nın "Davayı kabul" başlıklı 308. Maddesinde; "(1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir.
(2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur."
"Feragat ve kabulün sonuçları" başlıklı 311. maddesinde;" (1) Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda, davalı vekili, vekaletnamesinde yer alan yetkiye dayalı olarak davayı kabul ettiğinden, davaya son veren taraf işlemi olan davalının kabulü sebebi ile açılan davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların kötüniyet tazminatı talebi yönünden ise; Menfi tespit davasında davacı borçlu lehine tazminatın düzenlendiği 2004 sayılı İİK.'nun 72/5. Maddesinde; "...Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir...." düzenlemesi yer almaktadır. Bu yasal düzenlemeye göre, takip borçluları tarafından, menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispatlanması gerekir. Davacılar tarafından takibin haksız ve kötüniyetli yapıldığı ispatlanamadığından, bu yönde delil sunulmadığından, davacıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre;
1-Davalının kabulü sebebi ile, DAVANIN KABULÜ ile; Davacıların, ... 6. Genel İcra Müdürlüğünün 2023/193936 (Kapatılan ... 11. İcra Müdürlüğünün 2021/12735) Esas sayılı dosyasında takibe dayanak “... Gayrimenkul Satış Müdürlüğünün 2020/239 Esas sayılı dosyasından alınan 30.07.2021 tarihli rehin açığı belgesine” dayalı olarak davalı takip alacaklısına BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacıların kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE
3-Kabul edilen 2.857.806,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 195.216,73 TL karar ve ilam harcının, davayı kabul ilk celsede vukubulduğundan, Harçlar Kanununun 22. Maddesi uyarınca üçte biri olan 65.072,24 TL.'den 48.804,19 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 16.268,05 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 48.804,19 TL peşin harç olmak üzere toplam 49.231,79 TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacıların karşıladığı 181,00 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca kabul edilen 2.857.806,00 TL üzerinden takdir edilen 280.890,30 TL vekalet ücretinin, ön inceleme tutanağının düzenlenmesinden önce dava kabul edildiğinden, AAÜT.'nin 6. Maddesi uyarınca yarısı olan 140.445,15 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
8-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.