T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/158 Esas
KARAR NO : 2024/305
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/09/2023
KARAR TARİHİ : 24/05/2024
G.K. YAZILDIĞI TARİH : 03/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun müvekkili Kooperatifte üyeliği bulunan ortaklarından olduğunu, Ağustos 2022 ayında yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında ferdileşme kararı alındığını ve noter huzurunda çekilen kur'a sonucunda; ... ... ... parsel sayılı arsalar üzerinde inşa olunan natamam binalardan 33 kapı numaralı konut davalı borçluya isabet ettiğini, Kooperatifçe alınan kararlar uyarınca 2021 Temmuz ayından 2022 Nisan ayına kadar aylık aidat 500,00 TL, 2022 Nisan ayından Eylül ayına kadar aylık aidat 3.000,00 TL, Eylül 2022 ayından 2023 Nisan ayına kadar aylık aidat 500,00 TL ve Nisan 2023 ayından itibaren günümüze kadar aylık aidat 1.000,00 TL olduğunu, davalı borçlunun aidatlarını muntazaman ödediğini, kooperatif tarafından belirlenen şerefiye bedellerinin de kesinleştiğini ve Aralık 2022 ayından itibaren ödenmeye başlandığını, davalıya isabet eden konutlardan 33 numaralı evin aylık şerefiye bedeli 5.408,00 TL olduğunu, gecikme bedeli aylık % 3 olarak belirlendiğini, davalı borçlu villasına isabet eden toplam 97.351,00 TL şerefiye bedelinin hiç bir taksidini ve bunlar için hesaplanan aylık % 3 faiz bedeli 5.840,64 TL olmak üzere toplam 103.191,64 TL alacağa karşılık, şahsen icra dairesine süresinde verdiği itiraz dilekçesiyle itiraz ederek, haksız olarak icra takibinin durmasına neden olduğunu, bu nedenlerle; davalı borçlu şirketin ...2. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2023/19683 Esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazının iptaliyle, icra takibinin devamına ve borçlunun % 40 dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilerek, belirlenecek meblağın davalı borçludan tahsiliyle müvekkil Kooperatife ödenmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davanın Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, esasen batıl olduğu da anlaşılan kura çekimi yargı kararı ile iptal edilmiş olup, yapılan takibin sebep ve illetten yoksun olduğunu, dava dilekçesinden dahi takibin hukuka aykırılığının açıkça anlaşıldığını, davacının haksız takip (icra inkar) tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, müvekkilinin fazlasına ilişkin ve sair her türlü hak, alacak ve talepleri saklı kalmak kaydı ile ;dava dilekçesinin görev yönünden reddine,
haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacının alacağın %20’sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına mahkumiyetine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava Kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacağa dayalı başlatılan icra takibine ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun müvekkili Kooperatifte üyeliği bulunan ortaklarından olduğunu, Ağustos 2022 ayında yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında ferdileşme kararı alındığını ve noter huzurunda çekilen kur'a sonucunda; Antalya İli, Kaş İlçesi, Gelemiş Mahallesindeki 72 ada 1 parsel ve 77 ada 3 parsel sayılı arsalar üzerinde inşa olunan natamam binalardan 33 kapı numaralı konut davalı borçluya isabet ettiğini, Kooperatifçe alınan kararlar uyarınca 2021 Temmuz ayından 2022 Nisan ayına kadar aylık aidat 500,00 TL, 2022 Nisan ayından Eylül ayına kadar aylık aidat 3.000,00 TL, Eylül 2022 ayından 2023 Nisan ayına kadar aylık aidat 500,00 TL ve Nisan 2023 ayından itibaren günümüze kadar aylık aidat 1.000,00 TL olduğunu, davalı borçlunun aidatlarını muntazaman ödediğini, kooperatif tarafından belirlenen şerefiye bedellerinin de kesinleştiğini ve Aralık 2022 ayından itibaren ödenmeye başlandığını, davalıya isabet eden konutlardan 33 numaralı evin aylık şerefiye bedeli 5.408,00 TL olduğunu, gecikme bedeli aylık % 3 olarak belirlendiğini, davalı borçlu villasına isabet eden toplam 97.351,00 TL şerefiye bedelinin hiç bir taksidini ve bunlar için hesaplanan aylık % 3 faiz bedeli 5.840,64 TL olmak üzere toplam 103.191,64 TL alacağa karşılık, şahsen icra dairesine süresinde verdiği itiraz dilekçesiyle itiraz ederek, haksız olarak icra takibinin durmasına neden olduğunu, bu nedenlerle; davalı borçlu şirketin ...2. İcra Dairesi Müdürlüğünün 2023/19683 Esas sayılı dosyasına vaki haksız itirazının iptaliyle, icra takibinin devamına ve borçlunun % 40 dan aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilerek, belirlenecek meblağın davalı borçludan tahsiliyle müvekkil Kooperatife ödenmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Ticari davalar yönünden dava şartı arabuluculuk müessesesi, TTK'nın 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, eldeki dava tarihi(15/04/2024) itibariyle yürürlükte olan 6102 Sayılı TTK'nın "dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesinin birinci fıkrası "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." şeklindedir. Bu bakımdan TTK'nın 5/A maddesi uyarınca ticari davalarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğunda tereddüt bulunmamaktadır.
Somut olayda davanın 01/09/2023 tarihinde ...9. SULH hukuk Mahkemesinde açıldığı, dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanak aslının veya onaylı suretinin bulunmadığı Sulh Hukuk Mahkemesince Görevsizlik kararı verildiği ve istinaf edilmeden kesinleştiği ve dosyanının mahkememize gönderildiği, akabinde Mahkememizce tensiben duruşma günü verildiği ve 24/05/2024 tarihli 1. Celsede davacı vekili tarafından dava açmadan önce hiç arabuluculuk bavurusunda bulunulmadığının beyan edildiği ve davanın konusuz kaldığı ve karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin istenildiği , davalı tarafça yargılama gideri , vekalet ücreti ve kötü niyet tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır.
Konuya ilişkin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 18/A maddesinin ikinci fıkrasında ise "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir" hükmü düzenlenmiştir.
Görüleceği üzere dava şartı arabuluculuğa ilişkin özel düzenleme getiren HUAK 18/A maddesinin ikinci fıkrasında; kanun koyucunun açık düzenleme yaparak arabuluculuğa ilişkin dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı konusunda iradesini net olarak ortaya koyduğu kanaat edilmiştir. (aynı yönde İst. BAM 44. HD'nin 2021/1680 E., 2021/1677 K. Sayılı ilamının onanmasına dair Yargıtay 11 HD 2022/1249 E., 2023/4992 K. Sayılı 14/09/2023 Tarihli ilamı incelenebilir. Yine arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir nitelikte olmadığı yönünde; Y. 6 HD 2023/3342 E., 2023/2951 K., 26/09/2023; ...BAM 31. HD. 2023/654 E., 2023/996 K., Ank. BAM 23 HD. 2020/1757E., 2020/1466 K.)
Yapılan açıklamalar, değinilen yasal düzenleme ve içtihatlar kapsamında "arabuluculuğa ilişkin dava şartı" dava açıldıktan sonra tamamlanabilir nitelikte görülmediğinden 6325 Sayılı Kanun'un 18/A maddesinin ikinci fıkrası doğrultusunda davalıya tebligat çıkartılmaksızın ve dosya üzerinden davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi, 6325 Sayılı HUAK'nın 18/A-2. Maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 942,30-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-7) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Fazla yatan gider avansı ile delil avansı var ise 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Adalet Bakanlığı Hukuk Muhakemeleri Gider Avansı Tarifesinin 5.maddesine göre karar kesinleştikten sonra istek halinde taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/05/2024
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır