T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/203 Esas
KARAR NO : 2024/180
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/03/2024
KARAR TARİHİ : 03/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 03/04/2024
Mahkememizin yukarıdaki esasına kayden açılan Tazminat davası incelenmekle,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, müvekkili tarafından ... Özel Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi Muratpaşa şubesinde 13.09.2022 ve 20.01.2023 tarihlerinde alın germe, boyun germe ve dudak kaldrıma, kaş kaldırma karın ve iç baldırdan yağ aldırma işlemleri yaptırdığını, ameliyattan sonra da müvekkilinin kliniğine whatsapp üzerinden ulaşarak sonuçlardan memnun olduğunu ilettiğini, tüm bunlara rağmen davalının, ... ... ... isimli 27.500 kişilik facebook grubunda ameliyatın sonuçlarını ve yaşadığı tecrübeleri yanlış aksettirerek davacının ismini karaladığını ve ticari ve mesleki itibarını zedelediğini, öyle ki paylaşımın altına yapılan yorumlarda müvekkiline hakaret dahil edildiğini, davalının gerçek olmayan yorumları ile müvekkilini kötü bir cerrah olarak aksettirdiğini, itibarını zedeleyip potansiyel müşterilerin müvekkilinden uzaklaşmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin ismini vererek hedef gösterdiğini, müvekkilinin bu yorumlar sebebiyle manevi olarak zarara uğradığını beyanla 110.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava; kişilik haklarının zedelenmesi nedeniyle TBK'nın 58. Maddesine dayalı olarak manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacı özetle; davalı tarafından İnternet paylaşım sitesinde, hakkında yapılan gerçek olmayan yorumlar nedeniyle kötü bir cerrah olarak aksettirildiğini, hedef gösterildiğini, bu yorumlar sebebiyle kişilik haklarının zedelendiğini, ekonomik menfaatini ve mesleki itibarının zarar gördüğünü ileri sürmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce dava şartları ve görev hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında tüm dava şartlarının oluşup oluşmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumundadır.
6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-c bendinde "mahkemenin görevli olması" hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görüleceği üzere dava şartlarından olan görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden ve öncelikle dikkate alınması gerektiği açıktır.
Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği tarih olan 01/07/2012 tarihinden sonra açılmış olup, davanın ticari niteliği ve görevli mahkemenin belirlenmesinde 6102 Sayılı TTK ile getirilen düzenlemelerin değerlendirilmesi gerekir.
6102 sayılı TTK'nın 4. Maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer Kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Somut olayda; manevi tazminat istemine konu edilen vakıalar ve talepte bulunanın sıfatına göre, uyuşmazlık haksız fiil hükümlerinden kaynaklanmakta olup bu nevi davaların ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur.
Oysa eldeki davada; davanın, davacıya ait olduğu belirtilen şirket adına değil bizzat gerçek kişinin şahsı adına açıldığı nazara alındığında, tarafların tacir olmayıp uyuşmazlığın ticari işletme ile ilgili olmadığı anlaşılmaktadır.
Anlatılanlar kapsamında eldeki davanın görülmesi için ticaret mahkemelerinin görevli olmadığı anlaşılmakla birlikte, görevli mahkemenin tespiti bakımından asliye hukuk ve tüketici mahkemeleri açısından birlikte yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın doğrudan taraflar arasındaki akitten(tüketici işleminden) değil sürecin devamındaki haksız fiil iddiasından kaynaklandığı görüldüğünden eldeki uyuşmazlıkta davalının tüketici konumunda da olmayacağı, bu itibarla eldeki davaya bakma görevinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca asliye hukuk mahkemesine ait olduğu anlaşılmıştır.
Yapılan bu açıklamalar doğrultusunda mahkememizin görevsizliğine dair karar vermek gerekmiş, Yargıtay HGK'nın 2017/15-2141 Esas, 2019/442 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 115/1, 138. Maddeleri ve usul ekonomisi ilkesi uyarınca (duruşma günü verilmeksizin) dosya üzerinden davanın görevsizlik nedeni ile dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın GÖREVSİZLİK nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... (NÖBETÇİ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına,
3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 03/04/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza