T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/33 Esas - 2024/393
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/33 Esas
KARAR NO : 2024/393
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/01/2024
KARAR TARİHİ : 25/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Muhammed ...'nın sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile seyir halinde iken ilk olarak müvekkili yaya ... 'na ve sonrasında park halindeki ... plakalı araca çarptığı ve bu şekilde durabildiği kazada müvekkilinin yaralanmış olduğunu ve eşinin ve diğer akrabalarının yardımına muhtaç hale geldiğini, müvekkilinin maddi olarak yaralandığı gibi manevi olarak da yaralandığını, davalı ... 'in meydana gelen kazada tam kusurlu olduğunu, beyanla davalının haksız eylemi nedeniyle TBK 58 maddesi uyarınca müvekkili için 50,000.00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 01.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi hariç) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, iş gücü kaybı nedeniyle şimdilik 1,000,00TL iş gücü kaybı tazminatının ve çalışamadığı dönem için şimdilik 1.000,00 TL'nin ve evde eşi ve aile bireyleri tarafından bakılmış olması nedeniyle 1.000 TL bakım bedelinin haksız eylem tarihi olan 01.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Türkiye Sigorta AŞ.'nin cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin, poliçe kapsamında davacının tedavi giderlerinden ve yine tedavi gideri kapsamında sayılan geçici iş göremezlik ile bakıcı giderlerine ilişkin tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için aksi düşünülür ve dava konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilir ise; haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle açılacak maddi tazminat davalarında, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, öte yandan Mahkemece davacı lehine tazminat hesaplanmasına karar verildiği takdirde, söz konusu hesaplamanın ülkemize özgü ve güncel verileri içeren Trh 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre yapılmasını, bu nedenlerle davaya ilişkin itirazlarının kabulü ile haksız ve mesnetsiz açılmış davanın reddine,.yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce dava şartları ve görev hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşullardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “kamu düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde hem de yargılamanın her aşamasında tüm dava şartlarının oluşup oluşmadığını kendiliğinden araştırıp incelemek durumundadır.
6100 sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-c bendinde "mahkemenin görevli olması" hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görüleceği üzere dava şartlarından olan görev hususunun kamu düzeni ile ilgili olup, yargılamanın her aşamasında kendiliğinden ve öncelikle dikkate alınması gerektiği açıktır.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani (bedensel) zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Dava dilekçesinde husumet yöneltilen davalıların kazada kusurlu olduğu belirtilen aracın sürücüsü(Muhammed ...), maliki( aynı zamanda sürücünün babası Kadir Yerlikaya), trafik sigortacısı ve sürücünün annesi(Gülşah Yerlikaya) oldukları görülmüştür.
Araç sürücüsü olan davalı Muhammed Enes'in, kaza tarihinde 18 yaşından küçük olduğu anlaşılmakla davalı gösterilen anne ve babanın asaleten mi yoksa velayeten mi davalı gösterildikleri diğer bir anlatımla küçük bakımından yalnızca dava takip ehliyetinin sağlanması amacıyla mı davalı gösterildikleri yoksa Medeni Kanun'a dayalı olarak bizzat sorumluluklarına mı dayanıldığı öncelikle irdelenmelidir. Zira anılı husus mahkemenin görevini belirleyici niteliktedir.
Bu bakımdan baba Kadir Yerlikaya' nın aynı zamanda araç işleteni (maliki) olduğu görülmekle birlikte davalı gösterilen anne Gülşah yönünden, Gülşah Yerlikaya'nın asaleten mi yoksa velayeten mi davalı gösterildiği hususunda davacıdan açıklama istenilmiş, davacı vekili tarafından 18/05/2024 tarihli beyan dilekçesinde yapılan açıklamaların değerlendirilmesinde; davalı anne Gülşah aleyhine de bizzat manevi tazminat istemi yöneltildiği dolayısıyla eldeki davada tüm davalıların asaleten sorumluluklarına dayanıldığı anlaşılmıştır.
Anlatılanlar kapsamında somut olayda; dava konusu trafik kazasının oluşumunda kusurlu olduğu ileri sürülen sürücü M. Enes'in 18 yaşından küçük olması nedeniyle, özellikle davalı anne yönünden davanın 4721 Sayılı TMK'nın 369. Maddesi kapsamında ev başkanının sorumluluğu esasına dayanıldığı anlaşıldığından 4787 sayılı Aile Mahkemesi'nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4/1 maddesi gereğince, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun İkinci Kitabı'ndan doğan dava ve işlere Aile Mahkemesi'nde bakılması gerekir.(Ank. BAM 13. HD. 2023/20 E., 2023/116 K., 28/02/2023 T.)
Uyuşmazlığın aynı olaydan kaynaklanması davalılar arasında bağlantı bulunması, kusur ve zarar hususunda yapılacak değerlendirmelerin ve verilecek kararların diğerini etkileyeceği, davanın tüm davalılar için birlikte açılmış olması, usul ekonomisi ilkesi ve özel yetkili mahkemece tüm taraflar ve talepler bakımından bütün maddi ve hukuksal olgular nazara alınarak daha isabetli bir karar verilmesi için davanın tefrik kararı verilmeksizin Aile Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaat edilmiştir. (Aynı yönde bkz. ... BAM 26. HD. 2019/3139 E., 2022/961 K., 08/04/2022 T; yine ... BAM 26. HD. 2019/1944 E., 2019/1389 K.,13/09/2019 T.) Yapılan açıklamalar kapsamında mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle
1-Davanın GÖREVSİZLİK nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-HMK 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... (NÖBETÇİ) AİLE MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtar edildi)
3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine,
Dair, davalı Sigorta vekilinin ve davalı Muhammed Enes ve Kadir Yerlikaya'nın yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2024