T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/474 Esas - 2025/229
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
... GEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/474 Esas
KARAR NO : 2025/229
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/07/2024
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA
Davacı vekili dilekçesinde özetle, davalı ile 15.10.2021
ve 14.10.2022 tarihleri arasında olmak üzere "Yazılım Lisans ve Destek Hizmetleri
Sözleşmesi" imzaladıklarını, sözleşme ile müvekkilinin "Davalı Şirketin Taşkent- Özbekistan' da kurup hizmet vereceği
laboratuvarına, laboratuvar bilgi yönetim sistemi kurulması ve yürütülmesi işini" yüklendiğini, sözleşmenin 6.maddesinde sözleşme bitiş tarihinden 2 ay öncesine kadar sözleşmenin
sonlandırılması bildirilmediği taktirde sözleşme otomatik olarak 1 yıl yenilenmiş olacağı
hükmünün yer aldığını,
ayrıca davalı ile ... .... ... 'da kurulan ikinci bir laboratuvar için de 15.08.2022 ile
14.08.2023 tarihlerini kapsayan benzer sözleşme imzaladıklarını, sözleşme gereği işlerin yapıldığını ve davalının da bugüne değin kendilerine toplamda
786.627,40 TL ödeme yaptığını ancak davalının 2024 yılında yaptıkları hizmet karşılığında
kendilerine tanzim ettikleri toplam 14 adet fatura karşılığı olan 442.349,35 TL tutarı
ödemediğini, ödeme yapılması gerektiği ve ödeneceği yönünde yazışmalarının bulunduğunu,
bunun üzerine davalı aleyhine .... .... ... ... ... ... Esas sayılı
dosyası üzerinden faturaya dayalı ilamsız icra takibi başlattıklarını ancak davalı borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmesi üzerine, İcra Müdürlüğünün takibi durdurduğundan,
ödeme emrine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına
hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili dilekçesinde özetle, davacı firma ile
müvekkilinin 2021 yılından bu yana ticari ilişkilerinin bulunduğunu, kendisinden yazılım
hizmeti aldıklarını ve hizmet karşılığı fatura bedellerinin tamamını da ödediklerini,
Taşkent- Özbekistan' da kurmuş oldukları ikinci laboratuvar için aldığı yazılım hizmetinin
çalışmamasından dolayı Aralık 2023 tarihinde sözleşmeyi feshettiklerini, hizmetin
kullanılmadığı halde davacının fatura kesmeye devam ettiğini, kullanılmayan bir hizmetten
dolayı ödeme yükümlülüklerinin ise bulunmadığını, anılan yerdeki mevcut laboratuvar yazılım,
hastane yazılımı ile entegre işlemini davacının yerine getirmediğini,
bu nedenle açılan haksız ve yersiz itirazın iptali davasının reddine, davacının kötü niyet
tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, fatura alacağından kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu "Madde 67 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/37 md.)
(Değişik fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./15. md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminata hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır." hükümlerini haizdir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 14.05.2019 tarih ve 2017/19-823 Esas, 2019/553 E. Sayılı kararında " faturayı alan kişi 8 gün içinde faturaya itiraz etmezse, faturanın dayandığı temel borç ilişkisinin bulunmadığının faturayı alan kişi tarafından ispat edilmesi gerekir. Ancak, faturayı alan kişi, öngörülen süre içinde faturaya ve bununla birlikte temel borç ilişkisine de itiraz ederse, genel hükümler çerçevesinde ispat yükü faturayı düzenleyen tacire ait olacaktır." şeklinde karar verilmiştir.
Taraflara ait sözleşme, banka kayıtları, BA ve Bs Formları, ticari defterler ve İcra dosyası dosyamız arasına alınıp, bilirkişi marifetiyle incelenmiştir.
Dosya bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, heyet raporunda; iddia edildiği üzere yazılım hizmetinin verilip verilmediğinin tespiti amacıyla Davacı vekili ile iletişime geçilmiş olup mail ortamında söz konusu Laboratuvar Bilgi Yönetim Sistemi (LİOS) için dava konusu dönemleri içeren log kayıtları ve ekran görüntüleri temin edilmiştir.
Yapılan incelemede Davacının Davalıya Brawo laboratuvarında 13.03.2024 tarihine kadar,
Termez laboratuvarlarında ise 28.05.2024 tarihine kadar yazılım hizmetinin verildiği tespit
edilmiştir.
“Taraf ticari defter ve kayıtları incelenmiş olduğu, taraf ticari defterlerinin karşılıklı uyum
içerisinde olduğu, icra takibine konu 14 adet faturanın her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı
bulunduğu, ticari defterlere göre icra takip tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 442.483,95 TL
alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
VI-SONUÇ
Dava dosyası tekmil mündericatı üzerinde yukarıda arz olunduğu şekliyle yaptığımız
inceleme ve değerlendirme sonucunda ve belirtilen gerekçelere binaen;
1) Davacı vekili ile iletişime geçilmiş olup mail ortamında söz konusu Laboratuvar Bilgi
Yönetim Sistemi (LİOS) için dava konusu dönemleri içeren log kayıtları ve ekran görüntüleri
temin edilerek yapılan incelemede Davacının Davalıya Brawo laboratuvarında 13.03.2024
tarihine kadar, Termez laboratuvarlarında ise 28.05.2024 tarihine kadar yazılım hizmetinin
verilmiş olduğu, sözleşmenin feshedildiğine ilişkin dosya kapsamında bir belgeye
rastlanmadığı,
2) Taraf ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde, taraf ticari defterlerinin karşılıklı uyum
içerisinde olduğu, icra takibine konu 14 adet faturanın her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı
bulunduğu, ticari defterler ve dosya kapsamına göre icra takip tarihi itibariyle Davacının
Davalıdan 442.483,95 TL alacaklı olduğu hesap edildiği, şeklinde değerlendirmede bulunulmuştur.
Davacı tarafından davalı ile imzalanan yazılım lisans destek sözleşmesi kapsamında davalıya yazılım desteği verildiği, taraflar arasındaki yazışmalardan ve kayıtlara alınan faturalardan davacının alacağının sabit olduğu, davalının borcu ödediğine dair dosyaya herhangi bir makbuz ya da dekont ibraz etmediği, bu haliyle 442.483,95.TL tutarında davacı alacağının mevcut ve halen devam ettiğinin anlaşıldığı, davacının 442.349.TL asıl alacak üzerinden takip başlattığı , alacağın daha az olduğu anlaşılmakla açık ve ayrıntılı bilirkişi heyet raporu hükme esas alınmış, alacak faturadan kaynaklanmakla likit olduğu anlaşılmakla icra inkar tazminatına da hükmetmek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
.... .... ... ... ... ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline,
Takibin 442.349,35 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
Takip çıkışının %20'si olan 88.469,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Kabul edilen 442.349,35 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 30.216,88 TL karar ve ilam harcından 5.342,48 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 24.874,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvuru harcı, 5.342,48 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.770,08 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının karşıladığı 240,00 TL tebligat ve yazışma gideri, 15.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.240,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalının karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 442.349,35 TL üzerinden takdir edilen 70.352,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/03/2025