T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/571 Esas - 2025/221
T.C.
... TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/571 Esas
KARAR NO : 2025/221
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 16/08/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 07/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.02.2024 tarihinde........ .... E. sayılı dosyasına yapılan itirazının iptali ile takibin devamına, davalı takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava öncesinde usulüne uygun başvuru yapılmadığından başvuru şartının gerçekleşmediğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, aksi kanaatte olunması halinde müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı yanın talebinin fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla zarar hesabının KDV dahil edilmeden yapılması gerektiğini ve ancak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilebileceğini beyanla davanın reddi ile %20’den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Takip dosyası,
-Trafik kazası tespit tutanağı,
-Hasar tutanakları,
-Fatura,
-Poliçe ve hasar dosyası,
-Bilirkişi raporu
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazası nedeniyle meydana gelen zararın kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen aracın trafik sigortacısından ZMMS'ye dayalı olarak tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2918 Sayılı KTK'nın 91/1., 85/1., ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk sigortası Genel Şartlarına göre Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.(Bkz.Yargıtay HGK'nın 15.06.2011 Tarih ve 2011/17-142 E., 2011/411 K., 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 E., 2012/92K. Sayılı ilamları) Bu anlamda bilindiği üzere; sigortanın sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olmakla birlikte, sigorta, sürücü ve işleten meydana gelen zarardan müteselsilen sorumludur.
Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, kusur ve hasarın tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmıştır.
Davaya konu ... 4. Genel İcra Dairesi'nin 2024/30884 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı şirket, takip borçlusunun davalı sigorta şirketi olduğu, takibin asıl alacak, işlemiş faiz ve kdv alacağı kalemlerine ilişkin 68.416,26-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip usulünce başlatıldığı, dosya borçlusu vekilince ödeme emrine süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, ve eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
Adli trafik uzmanı bilirkişi ve elektrik mühendisi bilirkişi tarafından birlikte tanzim edilen 07/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
"Davalı şirketin sigortalısı ...yönetimindeki 06 BS 9641 plakalı aracı ile 08/02/2024 tarihinde davacı şirketin aydınlatma direğine çarpmak suretiyle hasar verdiği, hasar olayında davalının sigortalısının 96 100 kusurlu olduğu, Hasar olayının haksız fiili olması nedeniyle davacının gerçek zararını talep edebileceği, davacı şirket tarafından montaj, işçilik, demontaj bedellerine ait dosyaya sunulan bir fatura olmadığı, dolayısıyla Yargıtay 7.Hukuk Dairesi'nin benzer davalarla il, ilamı çerçevesinde hasar kalemlerinden sadece malzeme bedellerini talep edebileceği, Davacının takip tarihi itibariyle dava konusu ettiği hasarla olarak 67.170,53,-TL. asıl alacak bedeli, 1.225,86,-TL. ve 16,56,-TL. işlemiş faiz, 3,31-TL. KDV olmak üzere toplam 68.416,26,-TL. talep ettiği, değerlendirmeler kısmında yapılan hesaplamaya göre davacı şirketin malzeme hasarının bedeli 64.695,98,- TL. gecikme faizi bedeli 1.260,24,-TL. ve toplam alacak bedeli 65.956,22,-TL. hesaplandığı ve davacının talebinin hesaplanan bedelden 2.460,04,-TL. Toplam bazda fazla olduğu, Mahkemece gecikme faizinin KDV'sinin de ödenmesine karar verilmesi durumunda, gecikme faizinin KDV'sinin 252,05,-TL. olarak hesaplandığı, davacı şirketin icra takibi yoluyla talebinin ise 3,31,-TL. olduğu, Davacı şirket ile tarafımızca yapılan hesapların karşılaştırılması durumunda: Asıl Alacak 67.170,53 şirket talebi, hesaplanan 64.695,98; Gecikme Faizi 1.242,42 şirket talebi , hesaplanan 1.260,24 ; Gecikme Faizinin KDV'si 3,31 ; TOPLAM 68.416,26 şirket talebi, hesaplanan 65.96,22 Sonuç ve kanaatine varılmıştır." hususları belirtilmiştir.
Raporun gerek kusur tespiti gerekse zarar miktarı hesabı yönünden; olayın oluş şekline, kaza tespit tutanağına, dosya kapsamına uygun düştüğü görülmekle rapor hükme esas alınmıştır.
Hukuk sistemimizde kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.(Bkz. Y. 4. HD. 2018/1089 E., 2018/5527 K.)
Yine haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu itibarla haksız fiil sorumlusu haksız fiil tarihinden itibaren faizden de sorumludur. Diğer yandan tazminat sorumlusuna ayrıca bir ödeme süresi/atıfet mehli tanınması halinde faiz başlangıcı bakımından borçluya verilen ödeme süresi bitiminin nazara alınması gerekir.
Bununla birlikte haksız fiilden dolayı KDV alacağı doğmayacağından işlemiş faizin KDV'sinden sorumluluk bulunmamaktadır. (Bkz. Ank. BAM 25. HD. 2021/376 E., 2022/441 K.,08/03/2022 T.)
Toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; 08.02.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda davacıya ait aydınlatma direği ve muhtelif malzemelerin hasarlandığı, kazanın meydana gelmesinde06 BS 9461 plakalı aracın tamamen %100 oranında kusurlu olduğu, aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMSS(trafik sigortası) kapsamında sigortalı bulunduğu, poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğu görülmüştür.
Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; dava dışı sigortalının kusuruyla meydana gelen zarardan davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yukarıda anlatılan ilkelere uygun olarak hasarlanan malzemeler yönünden zararın 64.695,98 TL olarak hesaplandığı, zararın giderimi için davalı tarafından özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadığından işçilik giderlerinin talep edilemeyeceği, yine haksız fiilden dolayı işlemiş faizin KDV'sinin talep edilemeyeceği bu itibarla takip tarihi itibariyle davacının 64.695,98 TL asıl alacak ve 1.260,24 TL işlemiş faiz alacağının bulunduğu anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca tespit edilen hasar bedeli ve takip tarihi itibariyle hesaplanan işlemiş faiz tutarları üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, dava konusu alacağın haksız eylem sonucu meydana gelmesi ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle, alacağın likit olduğundan söz edilemeyeceğinden, koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.(İcra inkar tazm. hususunda bkz. Y. 4. HD. 2014/10428 E., 2015/7741 K.) Yine, davacının takipte kötüniyetli olduğu ispat edilmediğinden, reddedilen kısım yönünden kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... .... .... Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin 64.695,98 TL asıl alacak, 1.260,24 TL işlemiş faiz olmakla toplam 65.956,22 TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gereken 4.505,47-TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 826,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.679,17-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca ve 13/2. Maddesi nazara alınarak 2.460,04-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 826,30-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.253,90TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 7.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 67,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.067,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 6.812,89-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Arabuluculuk ücreti olarak suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.600-TL'nin davanın kabul oranına göre 3.470,55-TL'sinin davalıdan tahsili ile, bakiye 129,45-TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına,
10-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025