T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/96 Esas - 2024/298
T.C.
ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA
6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/96 Esas
KARAR NO : 2024/298
DAVA : Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti
DAVA TARİHİ : 08/02/2024
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA
Davacı vekili dilekçesinde özetle, davacı şirket ile karşı taraf İdare arasında 01.11.2023 tarihinde imzalanan 2023/951211 İKN'lı hemodiyaliz hasta taşıma sözleşmesinin davalı idare tarafından 07.02.2024 tarih ve E-46377048-934.99-873828 sayılı yazısı ile tek taraflı ve haksız yere sona erdirilmesi nedeniyle, yüklenici firma olarak müvekkil şirketin ... SİGORTA A.Ş.' den aldığı ve davalı idareye sunduğu 23.10.2023 tarih ve 100000184034097 nolu 191.400,00TL’lik (YüzdoksanbirbindörtyüzTürkLirası) tutarlı kesin teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitini talep ettiğini, davalı tarafça ‘’tek taraflı’’ tutulduğu açıkça belli olan tutanaklar gerekçe gösterilerek hizmet sözleşmesi haksız şekilde sonlandırılmak istendiğini. hiçbir yasal dayanağı olmadan tutulduğu iddia edilen ve müvekkile tebliğ edilmeyen ve hatta müvekkil şirket yetkilisinin savunması alınmayan tutanaklar ile hizmet akdinin fesih edildiğini, Tutanakların şirket yetkilileri ile birlikte düzenlenerek aksaklıkların giderilmesi gerekmekte iken davalı idare tarafından hiçbir diyalog yolu tercih edilmeden ve kötü niyetli olarak sözleşme fesih edildiğini, davanın kabulü ile sözleşmenin haksız yere feshinin tespiti ile teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili dilekçesinde özetle, Davacı firmanın Sözleşme Hükümlerini, Teknik ve İdari Şartnamedeki gerekli evrakları süresinde İdarelerine teslim etmediğini, davacı firmanın sözleşmeyi ifa ederken Üniversiteyi ve Üniversiteden hizmet alan hastaları zarara uğrattığını, Üniversite tarafından yapılan denetlemelerde Sözleşmeye, Teknik ve İdari Şartnameye uygun olmayan personel ve taşıt kullanıldığını, davacı firmanın Üniversiteden hizmet alan hastaları mağdur ettiğini ve sözleşmeyi tam ve zamanında ifa etmediğini, kimi zaman hiç ifa etmediğini, Üniversiteden hizmet alan hastalar tarafından davacı firma hakkında çokça şikayet bulunduğunu belirterek aksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; teminat mektubunun hükümsüzlüğüne ilişkin menfi tespit davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 3. Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)
(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.[8]
eldeki dava 01.09.2023 tarihinden sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir.
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca menfi tespit talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde;
Dava dilekçesi içeriğine göre, davacının talebi, kanunda düzenlenen menfi tespit talebi kapsamından kalmakta olup, davanın 7445 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/09/2023 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava açılmadan arabuluculuğa başvurulmadığı, bu durumunda açıkça dava dilekçesi içeriğinde belirtildiği anlaşıldığından HMK 114/2 maddesi yollaması, TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın TTK 5a ve HMK 115/2 gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 3.268,64-TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 2.841,04- TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.624,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22.05.2024