T.C. ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/754 Esas - 2025/155
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA
ANKARAGEREKÇELİ KARAR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: ....
KARAR NO: ...
HAKİM: ...
KATİP:....
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ: Av....
Av. ....
DAVA: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat)
DAVA TARİHİ: 25/01/2022
KARAR TARİHİ: 26/02/2025
G.K.YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA
Davacı vekili dilekçesinde özetle, müvekkilinin dava dışı ... İnşaat Kerestecilik ... Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin ortağı olduğunu, diğer ortak ve temsile müşterek yetkili müdürlerden dava dışı ... tarafından davalı banka şubesine hitaben yazılmış nakit ödeme talimatlarında müşterek yetkili diğer şirket müdürü ...'ın imzası taklit edilerek şirket hesabından nakit para çekildiğinin bilirkişi raporu ile soruşturma kapsamında tespit edildiğini, çekilen paralar şirket hesaplarında olmadığı gibi şirket defterlerinde de kayıtlı bulunmadığını, çekildiği tarih itibarıyla yüksek meblağ içeren bir paranın talimatla istenilmesi halinde dışarıdan bir uzmanın yardımına başvurulabileceği gibi, mudiye de durumu telefon, faks gibi araçlarla duyurmak suretiyle davalının sahteciliği önleyici tedbirlere başvurabileceğini, davalının objektif özen görevini açıkça kötüye kullandığını, davalının çift imza ile temsil olan şirketin diğer imza yetkilisinin imzasını kontrol etmeden şirket hesabındaki paraları diğer müdürün şahsına ödemekle yasal sorumluluğunu ihlal ettiğini, müvekkilinin şirketin uğradığı zararın şirkete tazminini talep edebileceğini belirterek şimdilik 1.000,00 TL'nin zararın doğduğu tarihlerden itibaren, aksi durumda ise dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte dava dışı ... İnşaat Kerestecilik ... Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti'ne ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili dilekçesinde özetle, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle de reddi gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, davacının kendi kusurlu davranışlarından dolayı müvekkilini sorumlu tutamayacağını, haksız faiz talep edildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Mahkememizce verilen 27/04/2022 tarih, ... Esas,.... Karar sayılı ilam .... Esas, .... Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak yeniden görülmesi için Mahkememize gönderilmiş, Mahkememizde .... Esasına kaydı yapılmıştır.
BAM kaldırma kararında, Mahkemece karar gerekçesinde davanın davacı tarafından kendi adına açıldığı, dava dilekçesinin sonuç kısmında dava dışı şirket adına karar verilmesinin istenildiği, ileri sürülen sahtecilik işlemleri nedeniyle dava dışı ... İnşaat Kerestecilik ... Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin zarar gördüğü, davacının zarar gören şirket yerine geçerek dava ikame etmesinde aktif husumet ehliyeti bulunmadığı belirtilerek davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği belirtilmiştir.
Usule ilişkin anılan gerekçenin yanı sıra karar gerekçesinde davalının ticari hayatın hızı nedeniyle uygulamada faks talimatıyla işlem yaptığı, davalının görünüşte benzer nitelikli imza kontrolü yapmakla üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, sahtecilik eylemini gerçekleştirdiği belirtilen dava dışı ...'ın oluşan zarardan sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek esasa ilişkin davanın reddi gerekçeleri yazılmıştır. Bu durum ise kararın davanın hem usulden hem esastan reddine ilişkin gerekçe içermesi nedeniyle HMK'nun 297/2 maddesine aykırılık teşkil etmektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/7907 E. Ve 2022/2766 K. Sayılı kararında, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; davanın Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yapılan kaydın usulsüzlüğü ve bundan doğan zararın tazminine ilişkin olduğu, pay sahiplerinin tazminatı ancak şirkete ödenmek üzere talep edebileceği, davacının adına ödeme istemesinin yasaya uygun olmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Kararın onanmasına, şeklinde karar verilmiştir.
Eldeki davada zarar gören ... İnşaat Kereste ... Taah. San ve Tic. Ltd. Şti'dir. Zararın tazmininin şirket tüzel kişiliği tarafından talep edilmesi gerekirken, davacı özel kişi tarafından talep edildiği anlaşılmakla, aktif husumet yokluğu bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davanın usulden reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, 80,70 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 534,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca ..... bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.000,00 TL üzerinden takdir edilen 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26.02.2025
Katip.....
E-imzalıdır
Hakim ....
E-imzalıdır