T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
ANKARA
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
K A R A R
ESAS NO: 2016/593
KARAR NO: 2022/402
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : .....
VEKİLİ: Av. ... -..
DAVALI ...
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 24/06/2016
KARAR TARİHİ: 06/07/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/07/2022
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin davalı şirketle evvelki tarih olan 1 ve 2 nolu ocak olarak sözleşmelerde tanımlanan maden sahasında alt taşeron olarak çalışmakta olup, 26/05/2014 tarihinde imza edilmesine rağmen bir evvelki taşeron şirketin haklarını da devir almış olması sebebiyle geriye doğru 2013 yılının 12.ayı itibariyle sözleşme tarihine kadar fiilen, sözleşme sonrasında da ....numaralı maden ruhsatları ile 1 ve 2 nolu ocak işletmesi için taraflar arasında .... olarak isimlendirilen bölge için 21/04/2016 tarihli taşeron sözleşmesi imzalandığını, yine ....Haraçcıbaşı bölgesi için de taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket çalışmaları sürerken tüm sözlü taleplere ve iyi niyetli girişimlere rağmen ve protokolde belirtilen ancak, parasal değerleri yazılı olmayan ve tespit edilebilir nitelikteki bir takım değerlerin, müvekkili şirkete ödenmesi için yazılı protokol varken, müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerle 2016 yılı içerisinde işyerinin mühürlenmesi sonrasında, müvekkili şirketin maruz kaldığı masrafların davalı tarafından müvekkili şirkete iade edilmemesi ve öncesinde de 2014 yılının şubat - mart - nisan - mayıs aylarından başlayarak yapılan maden sahasının imalata hazırlanması için müvekkili şirketçe yapılan alt yapı yatırımları ve çalışmalar ve bu düzenleme için yapılan masrafların tümünün maden alanının taş imalatına hazırlık işlemleri için harcanan emek, makinelerin sahaya getirtilmesi için verilen nakliye ücretleri, makine kurulum ve montajı, saha hazırlığı, beton işleri, bunlar için müvekkili şirketçe ödenen araç kiralamaları, ödenen işçilik ücretleri, konveyör bantların alımı, üstlerin metalle kapatılması ve başkaca bir sürü iş ve işlemler dahil olmak üzere protokol gereğince ödenmesi kararlaştırılmışken ödenmediğini, davalı şirket aleyhine 07/06/2016 tarihinde .... esas sayılı dosyası ile takibe konan, müvekkili şirketin alacaklı olduğu, makine ve hizmet satım fatura bedellerinin yüksekliğine rağmen ödenmemesi sebebiyle talepte bulunulmuş olması üzerine 13/06/2016 tarihinden bu yana müvekkili şirket ve çalışanlarının ocaklara çalışma için davalı şirket tarafından sokulmadığını, maden sahasının müvekkili şirkete çalışma amaçlı olarak terk edilmesi ve çalışma koşullarının eskiye iadesi için ihtar çekildiğini, ancak ihtarın semeresiz kaldığını, sözleşme uyarınca müvekkili şirkete bir yükümlülük yüklenmemiş olmasına rağmen davalı işveren şirketin talebi üzerine, çalışma alanının üretime hazırlanması için davalı şirket lehine alt yapı yatırımları yapıldığını, alana kurulacak ve üretimde kullanılacak karşı tarafa ait makinelerin üretici şirketten getirtilmesi için nakliyeler dahil olmak üzere, makinelerin kurulumu için işçilik bedelleri de ödendiğini, şirketler arasında imzalanan anlaşmalar çerçevesinde iş ifası yapılırken, iş yerinin, işveren şirketin kusurları sebebiyle mühürlenmesi sonrasında maruz kaldıkları masrafların, işgücü ve kâr kayıpları ile ödemek zorunda kalınan işçilik ücretlerinin de zarar oluşturduğunu, hesaplanarak müvekkili şirkete iadesi protokole bağlanmışken iade edilmemesi ve öncesinde de 2014 yılının şubat - mart - nisan - mayıs aylarından başlayarak yapılan ve bu düzenleme için yapılan masrafların tümünün yapılacak keşifle ortaya çıkarılabileceğini, masrafların ödenmediği gibi tek yanlı taşeronluk sözleşmesinin feshi yoluna giden davalının, davacı şirketi de zararlarını, yatırımlarını, kiraladığı araçlara, kendi araçlarına, edebatlarına, imalat için kullandığı makine parça ve yedeklerine ulaşmadığı gibi bunların değerlerini ve oluşan zararı da belirleyemediğini, 09/06/2016 tarihinden bu yana işveren şirketin iyi niyet kurallarına aykırı olarak sözleşmenin feshi beyanı sebebiyle fiilen de taşeron olarak çalışma imkanlarının şirketçe engellenmesi sonrasında, sözleşmeden kaynaklanan ve yoksun kalınan kârlar ile uğranılan ve uğranılacak menfi ve müspet zararlarının tamamının tazmini sebepli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 400.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
CEVAP: Davalıya tebligat yapılmış cevap dilekçesi sunulmamış, yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmiş olup, davalı vekili 26/01/2018 tarihli beyan dilekçesinde müvekkili şirkete yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, müvekkilinin huzurdaki davadan 22/01/2018 tarihinde haberdar olduğunu, açık kanun hükmü ve yerleşik yüksek mahkeme kararları gereğince tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 22/01/2018 tarihi olarak kabulüne karar verilmesi isteğinde bulunmuş, ayrıca esasa ilişkin olarak taraflar arasında 21/04/2016 tarihli .... sahasında ve .... bölgesi için taşeron sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 4.maddesinde tarafların hak ve sorumluluklarının düzenlendiğini, davacı şirketin 4.8 maddesinde yer alan sahada sürekli yetkili bir yönetici bulundurma yükümlülüğüne, 4.16 maddesinde yer alan iş akışı ve eylem planı verilmesine ilişkin yükümlülüğüne, 4.17.maddesinde yer alan nakliye güzergahı da dahil olmak üzere yeterli miktarda arazöz bulundurma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, davacının sözleşmeye aykırı hareket etmesi sebebiyle davalının fatura ve hakediş belgelerini davacıya teslim edemediğini, noter aracılığıyla göndermek zorunda kaldığını, 03/05/2016 - 14/05/2016 tarihleri arasında dava konusu ruhsat sahalarında davacı şirketin yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğinin tutanak tutulmak suretiyle sabit hale geldiğini, davacı şirketin müvekkiline karşı Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2016/11749 sayılı dosyası ile icra takibine geçtiğini ve hakkı olmayan bir meblağı talep etmesi nedeniyle sözleşmenin temelini oluşturan taraflar arasındaki güvenin ortadan kalktığını, bunun üzerine davalının sözleşmenin 5.maddesine dayanarak sözleşmeyi feshettiğini, davacının sözleşmeye aykırı davranışı nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını belirterek haksız davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
GEREKÇE: Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinin davalı işveren şirket tarafından haksız olarak feshedildiği iddiası ile müspet ve menfi zararların tahsili isteğine ilişkindir.
Davacı vekili 10/05/2017 tarihli dilekçe ile dava konusu taleplerine ilişkin açıklayıcı beyanlarını bildirir dilekçe sunmuş, bu dilekçesinde davalı şirketin, taşeron olarak iş yapan davacı şirkete verdiği zararların müspet ve menfi zararlar olduğunu, müspet zararın BK'nın 125.maddesi kapsamında borçlunun edayı gereği gibi vaktinde yerine getirse idi alacaklının mameleki ne durumda olacak ise bu durumla eylemli durum arasında fark olduğunu, kâr kaybının kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarar olduğunu, bu durumda başlangıçta 400.000,00 TL olarak gösterilen toplam zarardan sonradan artırım hakları saklı kalmak üzere 100.000,00 TL kısmını müspet zarar olarak ferdileştirdiklerini, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarar menfi zarar olup davalının işletme hakkına sahip olduğu maden sahasında üretimin yapılmasını sağlamak üzere davalı yararına yapılan alt yapı yatırımları ve fiziki saha hazırlama masraflarının bu cümleden masraflar olduğunu, sözleşmenin feshi sebebiyle bu yapılan yatırımların işgücü harcamaları ile birlikte maden sahasında kaldığını, başka bir şirketten kırma, eleme, yıkama makine siparişi yapılıp makinenin taşıttırıldığı, kurdurulduğu ve çalıştırıldığını, leasing yoluyla kırıcı ve taşıyıcı nitelikte paletli iş makineleri satın alındığını, bu iş makinelerinin de işsiz kalkıp gereksiz yatırım haline geldiğini, bu kalemde yer alan ve fatura edilen mal ve hizmetlerin de zarar oluşturduğunu, menfi zarar kapsamında da şimdilik olmak üzere 300.000,00 TL kısmını ferdileştirdiğini bildirmiştir.
Deliller toplanmış, davanın dayanağı sözleşmeye konu yerde keşfen bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere .... yazılmış, inşaat yüksek mühendisi ve maden mühendisi bilirkişi ön rapor sunmuş, ön raporda belirtilen belgelerin celbi için .... Genel Müdürlüğüne yazılar yazılmış, yazı cevapları geldikten sonra ve konu itibariyle heyete makine mühendisi ve elektrik mühendisi de dahil edilerek bilirkişilere yerinde inceleme yapması yetkisi de verilerek rapor alınması için Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, teknik bilirkişi heyeti 06/02/2019 havale tarihli maden işletmeciliği açısından, inşaat mühendisliği açısından, makine mühendisliği açısından, ve elektrik mühendisliği açısından teknik incelemelerine ilişkin raporlarını sunmuştur.
Dosya üzerinde ve taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bilirkişi heyeti 11/11/2019 tarihli raporlarında davacı şirketin incelenen 2014-2015 ve 2016 yılları ticari defterlerinden 2014 ve 2015 yılları defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığını, 2016 yılı ticari defterlerinin ise açılış tasdikinin zamanında yaptırılmış olup kapanış tasdikinin bulunmadığını, davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde davalının borç ve alacağının mahsubu sonucunda davacının davalıdan cari hesap alacağının 14.638.768,86 TL olduğunu, davalı şirkete ait ticari defter kayıtları incelenemediğinden davalı kayıtlarındaki davacı şirkete ait işlemlerin karşılaştırmasının yapılamadığını, davacı şirketin defter kayıtlarına göre 21/04/2016 - 30/06/2016 tarihleri arasında 2.632.273,24 TL kâr elde ettiğinin hesaplandığını, davacının Mayıs 2016 ve sözleşmenin feshedildiği 14/06/2016 tarihleri arasında hakediş faturası düzenlenmediğinden davalıya düzenlenen 30/06/2016 tarihli hakediş faturasının hesaplamaya dahil edilmediğini, sözleşmenin feshinden bitiş tarihine kadarki süre için brüt kâr kaybının 2.948.865,75 TL olarak hesaplandığını, fesih sebepleri dışındaki ihtilafın yüklenici tarafından kabul edildiğini, gerçekleştirilen fesihte davalı iş sahibinin kusurlu göründüğünü, davalı tarafından el konulan makine ve ekipmanın değerleri toplamının dava tarihi itibariyle KDV dahil 2.650.000,00 TL olduğunun anlaşıldığını, ticari defter kayıtlarında finansal kiralama yoluyla 2 adet makine bedelinin ilave aksamları hariç KDV hariç toplam 1.191.617,35 TL olarak kaydedildiğini, ticari defterlere göre bunun dışındaki demirbaş malzeme alım bedelinin 2015 defterinde 130.531,07 TL, 2016 yılında 10.338,98 TL olmak üzere 140.870,05 TL olduğunun belirtildiğini, davacının alt yapı harcamalarının tutarının toplam 161.715,96 TL olarak belirlendiğini, bu alt yapı tesislerinin 24 aylık iş süresi dikkate alınarak yapıldığını, taraflar arasındaki sözleşmeler işveren tarafından 53 gün sonra 14/06/2019 tarihinde feshedilmiş olup bu durumda sözleşmenin ifa edilmeyen bölümüne isabet eden altyapı tesisat vb. değerinin 149.974,94 TL olarak hesaplandığını, davacının talep edebileceği kâr kaybı tutarının 1.503.951,53 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir.
Tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesi ve davalı defterleri üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 11/06/2020 tarihli ek raporlarında; davalı şirketin incelenen 2014-2015-2016 yılları ticari defterlerinde 2014 yılında davacı ile ilgili herhangi bir kaydın mevcut olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2015 yılında başladığını, davalı defterlerinde davacıdan alacağın 593.800,83 TL olarak kayıtlı olduğunu, taraf kayıtlarının örtüşmediğini, faturalar yönünden karşılaştırıldığında davacı taraf defterlerinde toplam 15 adet fatura kayıtlı iken davalı defterlerinde 7 adet faturanın kayıtlı olduğunu, ödemeler yönünden karşılaştırıldığında davacı defterlerinde 70.000,00 TL, davalı defterlerinde 260.000,00 TL davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan ödemeler olduğunu, davalı ödemeleri yönünden karşılaştırıldığında davacı defterlerinde 241.455,00 TL, davalı defterlerinde 1.266.755,00 TL olarak kayıtlı olduğunu, davalı şirketin ticari defterlerine kaydederek davacı alacağından indirdiği fark 1.023.300,00 TL'nin çek ödemeleri olup, çeklerin davacı şirkete verildiğinin kanıtlanması gerektiğini, davacı itirazlarına yönelik kök raporundaki görüş ve kanaatlerinin değiştirilmesini gerektirecek bir husus bulunmadığını, davalı taraf ticari defterlerinin incelenmesi ve davacı taraf ticari defter kayıtları ile karşılaştırılması sonucu davalı şirketin davacıya cari hesap borcunun 431.499,17 TL olarak hesaplandığını bildirmiştir.
Daha önce sahaların bulunduğu yerde keşfen inceleme yapılmak üzere talimat yazılarak talimat mahkemesince seçilen teknik bilirkişiler ile inceleme yapıldığı, sonrasında mahkememizce ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, gelen yazı cevapları ve itirazlar da nazara alınarak mevcut bilirkişi heyetine, maden mühendisi, elektrik mühendisi, inşaat yüksek mühendisi ve makine mühendisi bilirkişi de katılarak bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup, bilirkişi heyeti 08/06/2021 tarihli raporlarında sonuç itibariyle taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça tek taraflı olarak 14/06/2016 tarihinde feshedildiğini, taraf ticari defter kayıtlarının incelenmesi ve karşılaştırılması sonucunda davalı şirketin davacıya 431.499,17 TL cari hesap borcunun hesaplandığını, davalı tarafça el konulan davacıya ait makine ve ekipman toplamının 2.650.000,00 TL olduğunu, davacının sözleşmenin ifa edilmeyen bölümüne isabet eden tutarın 219.529,73 TL olduğunu, kâr kaybı tutarının 1.503.921,53 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporunun 11.sayfasında belirtilen hali hazır harita kullanılarak kübaj hesaplaması yönünden harita mühendisi bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin ara karar oluşturularak dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, harita mühendisi bilirkişi 20/12/2021 tarama tarihli raporunu sunmuştur.
Mevcut bilirkişi heyetine, daha sonra seçilen harita mühendisi bilirkişinin de katılımıyla tüm bilirkişi heyetinden taraf vekillerinin itirazlarını da değerlendirir ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 22/04/2022 tarihli raporlarında itirazları değerlendirerek önceki raporlarında belirttikleri görüşlerinde değişiklik olmadığını belirterek cari hesap borcunun 431.499,17 TL, davalı tarafça el konulan davacıya ait makine ve ekipman toplamının 2.650.000,00 TL olduğunu, davacının sözleşmenin ifa edilmeyen bölümüne isabet eden tutarın 219.529,73 TL olduğunu, kâr kaybı tutarının 1.503.921,53 TL olarak hesaplandığını bildirmişlerdir.
Dosya kapsamından; taraflar arasında 21/04/2016 tarihli .... nolu ruhsata sahip maden sahasının 1 nolu taş ocağında çeşitli taşeronluk hizmetleri verilmesi ve bu hizmetler karşılığında....den hizmet alınması konulu ve yine aynı tarihli ....nolu ruhsata sahip maden sahasının 2 nolu taş ocağında çeşitli taşeronluk hizmetleri verilmesi ve hizmetler karşılığında Dore'den hizmet bedeli alınması konulu 2 adet taşeron sözleşmesi düzenlendiği, yüklenicinin davacı, işverenin davalı olduğu, işe başlama ve süresinin 3.maddede, imza tarihinde yürürlüğe girip 24 ay süre ile yürürlükte kalacağının belirtildiği, tarafların hak ve sorumluluklarının 4.maddede, sözleşmenin tasfiye edilmesinin 5.maddede düzenlendiği ve toplam 8'er maddeden ibaret oldukları anlaşılmıştır.
Davaya konu olayda davalı iş sahibinin taraflar arasında düzenlenen 21/04/2016 tarihli sözleşmeleri .... yevmiye nolu ihtarı ile tek taraflı olarak feshettiği hususu sabittir.
Davacı taraf, davalı tarafça yapılan feshin haksız olduğunu belirtmiş, feshin iptalini istememiş, davacı şirketin yaptığı ve ödeneceği protokole bağlanan ancak ödenmeyen iş sahasında sabit bulunan altyapı tesis ve tesisatlarının değerlerinin tespiti ile tespit edilen değerlere göre işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili, işyerinde davalı tarafça el konulan davacıya ait makine, ekipman, araç, alet edevat, avadanlıklar, konteynırlar, yedek malzemelerin, paletli ve lastik tekerlekli araçların iadesi, mümkün bulunmazsa değerlerinin tespiti ve dava tarihinden itibaren faizleri ile birlikte tahsili, sözleşmeden kaynaklanan yoksun kalınan kârlar ile menfi ve müspet zararların faizi ile birlikte davalıdan tahsili isteğinde bulunmakta, davalı taraf, davacının sözleşmelere aykırı hareket ettiği, taraflar arasındaki sözleşmenin temelini oluşturan güvenin ortadan kalktığı, sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği ve davacının sözleşmeye aykırı davranışı sebebiyle zarara uğradığı savunmasında bulunmaktadır.
Davada uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafça feshinin haklı olup olmadığı, fesih haksız ise davacının menfi ve müspet zarar taleplerinin yerinde olup olmadığı ve bu yönde zararlar varsa ne miktarda olduğu hususlarında toplanmaktadır.
Müspet zarar; sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile sözleşmeden dönülmüş olması durumu ile mevcut durum arasındaki farktır. Dönme ve fesihte kusursuz olan yüklenicinin kusurlu olan iş sahibinden olumlu zarar isteyebileceği kabul edilmekte ve yerleşik içtihat ve uygulamalarında kâr kaybının TBK'nın 480.maddesinin ikinci cümlesi kıyasen kesinti yöntemine göre hesaplama yapılacağı kabul edilmektedir. Buna göre hesaplamanın dönme zamanında yapılmayan - kalan iş bedeli ya da işe hiç başlanmamışsa iş bedelinin tamamından, işin yapılmaması veya tamamlanmaması nedeniyle yüklenicinin yapmaktan kurtulduğu işçilik, malzeme, vergi, sigorta, amortisman vs. giderleri ile kalan sürede başka bir iş yaparak kazandığı veya kazanmaktan bilerek kaçındığı yararların düşülmesi suretiyle yapılması gerekmektedir. (Örnek: .....)
Menfi zarar ise; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Bu husus TBK'nın 125/son maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmıştır. Menfi zarar kavramına, sözleşmenin yapılmasına ilişkin giderler, sözleşmenin yerine getirilmesi ve karşılıklı edanın kabulü için yapılan masraflar, sözleşmenin yerine getirilmemesi dolayısıyla uğranılan zarar, sözleşmenin geçerliliğine inanılarak başka bir sözleşme fırsatının kaçırılması dolayısıyla uğranılan zarar, gerçekleştirilen imalat bedeli, personel gideri vb. kalemler örnek olarak verilebilir.
Somut olayda davalı taraf, davacının sözleşmenin 4.8 maddesinde yazılı sahada sürekli olarak yetkili bir yönetici bulundurma yükümlülüğüne, 4.16 maddesinde yer alan iş akışı ve eylem planı verilmesine ilişkin yükümlülüğüne, 4.17.maddesinde yer alan nakliye güzergahı da dahil olmak üzere yeterli miktarda arazöz bulundurma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, 03/05/2016 - 14/05/2016 tarihleri arasında ruhsat sahasında davacının yükümlülüklerine aykırı hareket ettiğinin tutanak altına alınması ile sabit hale geldiğini beyan etmiş ise de, davacının imzasının taşımayan tutanaklara dosya kapsamı da nazara alınarak itibar edilemeyeceği, davacı taşerona akdin feshini içeren 14/06/2016 tarihli ihtara kadar edimlerini yerine getirmesine ilişkin olarak TBK'nın 123.maddesine göre mehil verdiğine ilişkin bir ihtarın bulunmadığı, sözleşmenin 5.maddesinde sözleşmenin herhangi bir sebebe dayanmaksızın süresinden önce feshedilmek istenmesi durumunda taşerona 3 ay öncesinden bilgi vermekle yükümlü olunduğunun belirtilmiş olmasına karşın bu yönde davacıya bilgi verildiğine ilişkin bir ihbar ve ihtara dosyada rastlanamadığı, davalı şirket aleyhine icra takibine geçilmiş olmasının güven ilişkisinin ortadan kalktığı gerekçesi olarak belirtilmiş ise de icra kovuşturması yapılmasının güven ilişkisini ortadan kaldırıcı nitelikte sayılamayacağı, fesih gerekçesi olamayacağı, programa uygun olarak yeterli miktarda veya kalitede taşın çıkartılmadığı, ekonomik şartlarının ortadan kalkması nedeniyle bildirimsiz olarak feshedildiği beyan edilmiş ise de bu hususların dosya kapsamından kanıtlanamadığı, fesihte davalının haklı olmadığı, gerçekleştirilen fesihte davalı iş sahibinin kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacı taraf şimdilik kaydıyla 400.000,00 TL üzerinden açtığı davada talebinin 100.000,00 TL'lik kısmını müspet zarara, 300.000,00 TL'lik kısmını menfi zarara hasretmiş olup, müspet zarar kapsamında davalının haksız feshi nedeniyle uğranılan kâr kaybının denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda 1.503.921,53 TL olarak hesaplandığı, menfi zarar kapsamında davacıya ait ve davalı tarafça el konulan makine, malzeme, ekipman vesairenin değerinin 2.650.000,00 TL olarak belirlendiği, davacının iş sahasında sabit bulunan alt yapı tesis ve tesisatlarının değerinden davacının sözleşmenin ifa edilmeyen bölümüne isabet eden tutarın 219.529,73 TL olarak belirlendiği, sözleşme kapsamında yapılan işlerden kaynaklı alacağın 431.499,17 TL olduğu, talep kalemleri de nazara alındığında talebe konu miktar alacağın her halükarda bulunduğu anlaşılmakla talep de nazara alınarak davanın 400.000,00 TL üzerinden kabulü ile alacağa talep ve tarafların vasfı da nazara alınarak dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davanın kabulü ile 400.000,00 TL'nin 24/06/2016 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Alınması gerekli 27.324,00 TL harçtan peşin alınan 6.831,00 TL'nin mahsubu ile kalan 20.493,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir yazılmasına
Davacı tarafından yapılan aşağıda dökümü yazılı 26.302,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davacı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup 36.450,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde .....Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine,
Dair oybirliği ile verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.
06/07/2022
Başkan ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Üye ...
¸e-imzalıdır.
Katip ...
¸e-imzalıdır.
Yargılama Gideri Dökümü
Davacı
Posta Gideri : 607,45 TL
Vekalet Harcı : 12,80 TL
Bilirkişi Ücreti : 18.600,00 TL
Başvurma Harcı : 29,20 TL
Peşin Harç : 6.831,00 TL
Keşif Harcı : 221,80 TL
+
TOPLAM 26.302,25 TL
¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır. ¸e-imzalıdır.