T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/722 Esas - 2024/316
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/722
KARAR NO : 2024/316
...
DAVA : Tazminat/ Destekten Yoksun Kalma
DAVA TARİHİ : 27/12/2019
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
KARAR Y.TARİHİ : 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffanın ... garson olarak çalıştığını, 21/05/2019 günü iş yerine ait ... plakalı servis aracı ile dönüş yolunda oluşan trafik kazası sebebi ile hayatını kaybettiğini, kaza yapan servis aracının davalı sigorta şirketine kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, davacıların müteveffanın eşi ve çocukları olduğunu, davacı eşin ev hanımı olduğunu ve herhangi bir ekonomik güvencesi bulunmadığını, ayrıca davacı oğlun %65 engelli olduğunu beyan ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı iş ve oğlu ...için 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile tüm davacılar için 70.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı vekili talep arttırım dilekçesi ile; davacı eş ... yönünden 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 790.116,45 TL'ye davacı oğul İsa Karartı yönünden; 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 456.839,76 TL'ye olmak üzere toplam olmak üzere toplamda 1.246.956,21 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalının temerrüde düştüğü 02/07/2019 tarihinden itibaren avans faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini , davacılar lehine her bir davacı lehine 70.000,00 TL olmak üzere toplamda 280.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II-SAVUNMALAR
3. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacıların desteğinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı beyan edilmiş ise de, kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı ve bu sebeple müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, dava konusu kazanın oluşumunda sigortalının kusuru bulunmadığını, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, meydana gelen kazanın iş kazası olması sebebi ile SGK tarafından davacılara gelir bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasında bilinen ücretin belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücret olarak baz alınması gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
4. Davalının ... ve kasko sigortacısı olduğu aracın 21/05/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, davacıların desteği ...'nın vefatına neden olduğu, davalı sigorta şirketince teminat altına alınan rizikonun kazanın meydana geldiği tarihi kapsadığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
5. Uyuşmazlık; 21/05/2019 tarihinde meydana geldiğinden bahisle davacıların murisinin vefat ettiği kazada: kusur durumu, zararın doğup doğmadığı, doğmuşsa destekten yoksun kalma zararı tutarı ile zararın doğmasında veya artmasında müteveffanın müterafik kusurunun olup olmadığı, başvuru koşulunun yerine getirilip getirilmediği noktasında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
6. Hacettepe Üniversitesi Hastanesi tarafından İsa Karartı adına düzenlenen Durum Bildirir Sağlık Raporu'nun incelenmesinde; İsa Karartı'nın Baltarazd'a göre özür oranının %66 olarak hesaplandığı ve hastanın sürekli olarak bakıma muhtaç olmadığı bildirilmiştir.
7. Tazminatın belirlenmesine yönelik; Mahkememizce alınan aktüer bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle; 21/05/2019 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle ...'nın hayatını kaybetmesi nedeniyle kusur indirimi yapılmadan TRH-2010 yaşam tablosu kullanılarak bakiye ömür belirlendiği, 1,8 teknik faiz kullanılmadan, bilinmeyen devre gelirleri her yıl %10 arttırılıp %10 iskonto edilmek suretiyle, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapıldığı, dosya içerisinde bulunan belgelerden davacı ...'ya dava konusu kaza nedeniyle 228.852,51 TL peşin sermaye değeri hesaplandığı ve rücuya tabi olduğu, davalı sigorta şirketi ... açısından üçüncü kişi olarak kabul edileceğinden PSD değerinin %50'si oranında rücu yapılabileceği ve zarardan mahsup edilecek tutarın 114.426,26 TL olduğu, sonuç olarak ...'nın dava konusu trafik kazasında hayatını kaybetmesi sonucu; davacılar lehine toplam 1.246.956,21 TL tazminat hesaplandığı, poliçe limitleri nazara alındığında ...poliçesinden davacı ...'nın 228.108,99 TL, İsa Karartı'nın ise 131.891,01 TL, kasko poliçesinden ...'nın 562.007,46 TL, İsa Karartı'nın ise 324.948,57 TL talep edebileceği bildirilmiştir.
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
8. Dava, trafik kazası nedeniyle açılan uğranılan maddi (destekten yoksun kalma) ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
9. Davacılar, davalının sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada murislerinin vefat ettiğini iddia ederek, maddi zararlarını talep etmiş olduğu dava dilekçesi içeriği ve talep sonucundan anlaşılmaktadır. Ayrıca kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihini kapsar şekilde ... poliçesi ile ve kasko poliçesi ile davalı ..nezdinde sigortalı olup kaza tarihi itibari ile... poliçesi kapsamında ölüm ve sakatlık limiti 360.000,00 TL, kasko poliçesi kapsamında ... bedeni ve maddi zarar limiti 1.000.000,00 TL'dir.
10. Öncelikle taraflar arasındaki uluşmazlıklardan biri olan davacının talep içeriğine yönelik değerlendirme yapılması gerekmiştir. Davalı yan davacının yalnızca ... poliçesine dayalı olarak talepte bulunduğunu, bu bakımdan talepten fazlaya karar verilemeyeceğini ve ...yönünden talep olmadığından bu yönden karar verilemeyeceğini ileri sürmüş ancak dava dilekçesine vermiş olduğu cevapta davacının hem ...hem de ... yönünden talepte bulunduğunu değerlendirerek bu yönde cevap vermiştir. Esasen dava dilekçesinde de bu hususta tam bir açıklık bulunmamakta ise de, davacı vekili dava dilekçesi içeriğinde ... poliçesinden sözetmiş ve manevi zararların teminat altında olduğunu belirtmiştir. Bu anlamda davacının talebinin hem ... hem de ... yönünden olduğu değerlendirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
11. Bir insanın ölümü hukukî anlamda bir zarar olmamakla beraber, bu yüzden yine de bazı zararlar meydana gelmiş olabilir. İşte 6098 sayılı TBK’nın 53. maddesinin öngörmüş olduğu hal, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktadır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna “destekten yoksun (muinden mahrum) kalma tazminatı” denir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nın 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
12. Destekten yoksun kalanların zararlarının belirlenmesi unsurları talepte bulunanların destekten yoksun kalma koşullarının oluşup oluşmadığı, kazada müteveffa ile zarara neden olanların kusur oranları, müteveffanın geliri, peşin sermaye değeri ödemesinin bulunup bulunmadığı, evlenme ihtimali ile hak sahiplerine ödeme yapılıp yapılmadığı ile tazminatın belirlenmesinde esas alınacak hatır taşıması ve müterafik kusurun varlığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
13. Yargıtay'ın özellikle son içtihatlarında da belirttiği gibi trafik kazasına etki eden ve tarafların kusur durumlarının belirlenmesinde rol oynayabilecek olan araç hızlarının tespiti, aracın teknik özelliklerine göre kazanın oluş şeklinin belirlenmesinde zorunluluk bulunması vs. gibi bir durum yoksa, kazadaki kusur oranlarını belirlemenin teknik bilgiyi gerektiren bir yönü bulunmamaktadır ...
14. Buna göre dosya kapsamında yer alan KTT, ceza dosyası içeriği, ifadeler ve alınan ... raporu incelendiğinde yapılan değerlendirmede kazanın oluş şekline göre davalı sigorta şirketince teminat altına alınmış olan ve müteveffanın yolcusu olduğu dava dışı sürücünün % 100 kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır.
15. Müterafik kusurun varlığının tespitine ilişkin olarak ise, müteveffanın ölümünde müterafik kusur yönünden ...sayılı dosyasında verilen gerekçeli kararda ... sayılı raporu gereğince emniyet kemeri takmaması nedeni ile alt derecede tali kusurlu olduğunun değerlendirilmiştir.
16. Ancak, bir kazadaki kusur değerlendirmesi ancak kazaya etki eden etmenler bakımından sözkonusu olabilecektir. Bu anlamda müteveffanın kazanın oluşumuna etken bir eyleminin bulunduğu iddia ve ispat edilmiş olmadığına göre ancak zararın artmasına neden olduğu kabul edilebilecek kemer takmama kusur değerlendirmesinde dikkate alınamayacaktır.
17. Öte yandan müteveffanın bulunduğu aracın özelliklerine göre emniyet kemerinin bulunup bulunmadığı ile hem ölü muayene tutanağındaki belirlemelere göre ölüm nedeni olarak başına aldığı darbeler neticesi vefat etmediği, yine kazanın aracın takla atması sonucu tek taraflı meydana geldiği, kazanın oluş şekli ve aracın kaza neticesi uğramış olduğu hasar hali değerlendirildiğinde emniyet kemerini takmamış olmasının zararın sonucu üzerinde bir etkisinin varlığı söylenemeyeceği değerlendirilerek hesaplanan tazminata müterafik kusur indirimi uygulanmamıştır.
18. Destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının doğumunun diğer bir şartı da, davacının yani destekten yoksun kalanın bakım ihtiyacı içerisinde olmasıdır. Desteğin yardımı olmaksızın sosyal seviyesine uygun şekilde geçimini sağlayamayacak kişi, bakım ihtiyacı içinde sayılır. Destekten yoksun kalma tazminatı için, yardım gören kimsenin, devamlı ve gerçek bir ihtiyacı içinde bulunması gerekir. Eğer, bu kişi ölen desteğin devamlı ve düzenli bakım yardımlarına ihtiyaç duymuyor ise, destekten yoksunluk zararından söz edilemez.
19. Destekten yoksun kaldığını iddia eden kişinin bakım ihtiyacı içerisinde olması, sefalete düşmesini değil, sosyal durumuna uygun bir hayat sürebilme imkanından yoksun kalmasını ifade eder. Eğer, ölenin eylemli olarak baktığı kişi, ölüm yüzünden, bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa; ihtiyaç bulunmak koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, davacının ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir. Bakım ihtiyacının tespitinde, destekten yoksun kalanın içerisinde bulunduğu hayat standardı ölçü olarak alınır. Burada amaç, desteğin ölümü ile neticelenen eyleminin mali sonuçlarından destekten yoksun kalanı korumaktır. Yargıtay da, bakım ihtiyacının, davacının zaruret ve sefalete düşmesini değil, sosyal seviyesine uygun olan hayat tarzını devam ettirmek için gerekli imkanlardan yoksun kalmasını ifade ettiğine hükmetmiştir.
20. Destekten yoksun kaldığı iddiasıyla tazminat isteminde bulunan kişinin, zaruret haline düşmesi yerine, sosyal seviyesine uygun bir hayat sürememesi hususunun bakım ihtiyacının tespitinde esas alınması gerekirse de, bu tazminatla hiç bir zaman lüks bir hayatın sürdürülmesi de istenilemez.
21. Sözkonusu destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi hukuka yönelik bu açıklamalar yanında usul hukuku yönünden de bakım ihtiyacı olgusunun ispatı da gerekmektedir. HMK’nin 121/1. maddesi uyarınca davacı dava dilekçesinde gösterdiği ve elinde bulunan delilleri dava dilekçesi ekinde sunması, başka yerden gelecek belge ve dosyalar için ise getirilmesini sağlayacak açıklamanın yine dava dilekçesi ile birlikte gösterilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir.
22. Somut olayda davacılardan İsa Karartı bakımından alınan Hacettepe Üniversitesi Hastanesi Raporunda davacının yalnızca işitme engeli bulunduğu, bu durumun konuşma engeline de neden olduğu, bu nedenden ötürü özür oranının % 66 olduğu, ancak bakıma muhtaç olmadığı değerlendirilmiştir. Bu bakımdan salt işitme engeli bulunun bir kişinin bu engel nedeni ile bakıma muhtaç olduğu da ispat edilemediği nazara alındığında bakıma muhtaç olduğunun kabulü mümkün olmadığından davacı İsa Karartı yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
23. Davacı eşin destekten yoksun kalma zararının hesaplanması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup hükme esas alınan 06/07/2022 tarihli aktüer bilirkişi raporu ile; ... ve ... poliçe teminat limitleri birlikte değerlendirildiğinde ... poliçesinden davacı ... lehine 228.108,99.-TL kasko poliçesinden ise ... lehine 562.007,46.-TL, destekten yoksun kalma zararı hesaplanmıştır. Desteğin ölümüne sebebiyet veren ... plakalı araç, kaza tarihinde ... poliçesi ve kasko poliçesi ile davalı sigorta şirketine sigortalı olup, davalı sigorta şirketi, kazaya karışan aracın sigortacısı olması nedeniyle poliçe limiti dahilinde hesaplanan tazminattan müteselsilen sorumlu kabul edilerek, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı davasının davacılar vekilinin talepleri ile bağlı kalınarak kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi raporunun Yargıtay'ın destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin içtihatlarına uygun, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olup hükme esas almaya yeter olduğu değerlendirilmiştir.
24. Davacıların manevi tazminat istemleri yönünden, Türk Borçlar Kanunu'nun 56/II. maddesi uyarınca Hakim, ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir. Buna göre haksız fiil sonucu ölüm halinde ölenin yakınlarına hakimin adalete uygun, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek, zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesini sağlayacak oranda, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar manevi tazminata hükmetmelidir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
25. Somut olayda davacılar müteveffanın eşi ve çocukları olup davacıların her biri için ayrı ayrı 70.000,00.-TL manevi tazminat talep edilmiştir. Meydana gelen trafik kazasında müteveffanın kusurunun bulunmaması, davacıların ve davalının ekonomik ve sosyal durumları, olayın meydana geliş şekli, müteveffa ile davacıların yakınlığı göz önüne alındığında davacıların her biri için ayrı ayrı 70.000,00.-TL hükmedilmesinin hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu değerlendirilmiştir.
26. Yapılan açıklamalar neticesinde davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerine yönelik olarak maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, manevi tazminat istemlerinin ise kabulüne aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
Davacıların Davasının KISMEN KABULÜNE,
A-Maddi Tazminat İstemleri Bakımından;
1-Davacı ...yönünden davanın kabulü ile 790.116,45.-TL (228.108,99.-TL ...Poliçesi limitinden; 562.007,46.-TL ... Poliçesi limitinden olmak üzere) tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacı İsa Karartı yönünden maddi tazminat davasının REDDİNE,
B-Manevi Tazminat İstemleri Bakımından;
Davacılar ... için ayrı ayrı 70.000,00.-TL olmak üzere toplam 280.000,00.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
Karar ve İlam Harcı
3-Maddi tazminat yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 53.972,85.-TL harçtan peşin alınan ve yargılamanın devamı aşamasında yatırılan 4.289,16.-TL harcın mahsubu ile bakiye 49.683,69.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.126,80-TL harçtan peşin alınan 4.781,70.-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.345,10.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
5-Davacı taraflarca maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı ve ıslah harcı toplam 9.123,06.-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
6-Davacı tarafından maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik yargılama boyunca yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 961,85.-TL, bilirkişi ücreti olarak 2.000,00.-TL yapılan toplam 2.961,85.-TL yargılama giderinin red/kabul oranına göre 1.865,96-TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin yargılama giderinin red/kabul oranına göre 831,60.-TL’nin davalıdan, 488,40.-TL'sinin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-HMK'nun 333. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE
Vekalet Ücreti
9-Kabul edilen maddi tazminat istemlerine yönelik davacı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki kabul edilen tutarlar üzerinden AAÜT 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 116.616,30.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine,
10-Maddi tazminat istemlerinin reddedilen kısmına yönelik üzerinden hesaplanan 69.957,57,-TL vekalet ücretinin davacı İsa Karartı'dan alınarak davalıya ödenmesine,
11-Manevi tazminat istemlerine yönelik davacı taraflar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT 3, 10 ve 13. maddeleri gereğince hesaplanan takdiren davacı eş ...için 17.900,00.-TL, müşterek çocuklar ... için ayrı ayrı 17.900,00.-TL olmak üzere toplam 71.600,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan adı geçen davacılara ödenmesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile... istinaf yasa yolu açık olmak üzere 09/05/2024 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/05/2024
...
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"