T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2021/347 Esas - 2025/614 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/347
KARAR NO : 2025/614
...
DAVA : İtirazın İptali (Paket Küspe Üretimi - Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/06/2021
KARAR TARİHİ : 16/09/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 07/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan; Paket Küspe Üretimi (Eser) Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) DAVA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 2019-2020 üretim dönemine ait Paket Küspe Üretimi Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin üstlendiği tüm sorumlulukları yerine getirdiği; hak edişlerini tahsil etmek için sözleşmede kararlaştırıldığı üzere davalı şirkete yaptığı işleri fatura ettiği; yapılan işlere ait faturaların tarafların isteği doğrultusunda e-posta kanalıyla (...) davalı şirket yetkilisine gönderildiği; icra takibine konu edilen 02/04/2020 tarihli ve 232.760,00.-TL bedelli e-arşiv faturanın 02/04/2020 tarihinde, 13/03/2020 tarihli ve 363.687,50.-TL bedelli e-arşiv faturanın ise 13/03/2020 tarihinde gönderildiği; TTK'nın 21. maddesine göre ticari işlerde faturalara sekiz gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturanın kabul edilmiş sayılacağı ve davalı şirketin söz konusu faturalara süresinde itiraz etmediği; ödenmeyen bu iki faturaya ilişkin olarak... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığı ancak davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz ettiği; davalının itiraz gerekçesinde paketlenen küspelerin hatalı olduğunu iddia etse de tutanakların tek yanlı tutulduğu ve müvekkili bulunan davacı şirkete bildirim yapılmadığı; TTK'nın 23. maddesi uyarınca ayıp ihbarı zorunluluğuna uyulmadığı; davalının faturaların tebliğ edilmediği iddiasının, taraflar arasındaki tüm e-arşiv faturaların aynı mail adresi üzerinden gönderilmiş olması ve ticari defterlerde kayıtlı olması nedeniyle gerçeği yansıtmadığı beyan edilmiş olup; davalı şirketin itirazının iptaline; davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce yürütülen yargılamanın ilerleyen sürecinde; "Davalı tarafından belirtilen ve yasal tebligat adresi olmadığı hususunda beyanda bulunulan ... mail adresine dava konusu faturaların düzenlenmesi öncesinde herhangi bir fatura bildiriminde bulunulup bulunulmadığı; bulunulmuş ise, bu faturanın davalı tarafından ödenmiş olup olmadığı hususlarında açıklama yapılması ve anılan hususları delillendirir mahiyette ve yeterlilikte belge sunulması" istenilmiş olup; davacı vekili tarafından sunulan açıklama beyanında, "Taraflar arasındaki ticari ilişkinin üzerinden zaman geçmesi nedeniyle tüm maillere ulaşılamadığı ancak arşivde bulunan ve ilgili mail adresi ile yapılan yazışmaların ekte sunulduğu; bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere icra takibine konu edilen ve aynı mail adresine gönderilen diğer faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu" hususlarının belirtildiği anlaşılmıştır.
II) CEVAP :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davacı tarafın faturaların e-posta yoluyla tebliğ edildiği ancak sözleşmelerde belirtilen tebligat adreslerinin geçerli olduğu ve e-posta kanalıyla tebligatın sözleşmeye uygun olmadığı; sözleşmede belirtilen resmi e-posta adresinin farklı olduğu; kontrol teşkilatının 12/03/2020 tarihinde yaptığı kontrol sonucunda 4.000 adet paketlemenin hatalı ve kusurlu olduğunun tespit edildiği ve tutanak düzenlendiği; davacı şirket ile sözlü mutabık kalınarak 6.250 adetinin daha fatura edilmesi sağlanarak hesabın kapatıldığı; davacının kötü niyetli şekilde hatalı paketlemeyi kabul etmediği; sözleşmenin eki şartnamede kontrol teşkilatının davalı şirket personellerinden oluşacağının belirlendiği; sözleşmenin 11. maddesinde hatalı ve kusurlu paketleme bedellerinin ödenmeyeceğinin açıkça belirtildiği ve bu maddede genel hükümlere atıf bulunmadığı; davacı şirket yetkilisi ile yüz yüze görüşülerek hata ve kusur durumunun bildirildiği ve mutabık kalındığı; davacının iddia ettiği 13/03/2020 tarihli faturanın ödendiği, 02/04/2020 tarihli faturanın ise davalı kayıtlarında bulunmadığı ve haksız düzenlendiği; davacı ile olan cari hesap ilişkisinde son aşamada kalan 17.434,78.-TL alacağın 19/02/2021 tarihinde ödendiği ve cari hesabın kapatıldığı beyan edilmiş olup; davanın reddine; icra inkar tazminatı talebinin reddine; davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
...Esas Sayılı Dosyası Sureti.
...Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
25/09/2019 Tarihli Paket Küspe Üretimi Sözleşmesi.
12/12/2019 Tarihli Sözleşme Fesih Protokolü.
28/11/2019 Tarihli Paket Küspe Üretim Sözleşmesi.
Yaş Pancar Posası Paketleme Teknik Şartnamesi.
12/03/2020 Tarihli Tutanak (Kontrol Teşkilatı Tarafından Düzenlenen).
13/03/2020 Tarihli Tutanak (Kontrol Teşkilatı Tarafından Düzenlenen).
Dava Konusu E-Arşiv Faturalar (13/03/2020 ve 02/04/2020 Tarihli).
Muhtelif E-Arşiv Faturalar.
E-Posta Yazışma Çıktıları.
....'ye Ait).
Stok Hareket Dökümleri.
Banka Dekontu (19/02/2021 Tarihli Ödeme).
Taahhütname (....'a Teslimat İle İlgili).
Tanık .... Beyanı (.... Talimat, 17/03/2022).
Tanık ... Talimat, 17/03/2022).
Tanık... Talimat, 17/03/2022).
Tanık... Talimat, 11/04/2022).
Tanık ... Talimat, 11/04/2022).
Tanık ... Talimat, 11/04/2022).
Tanık ... Talimat, 25/04/2022).
Tanık ...Talimat, 22/06/2022).
Tanık ... Talimat, 12/12/2022).
Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 28/10/2022 Tarihli Ön Bilirkişi Raporu.
Bilirkişiler ... Tarafından Düzenlenen 05/06/2023 Tarihli Bilirkişi Kurulu Raporu.
Bilirkişiler .... Tarafından Düzenlenen 17/12/2024 Tarihli Bilirkişi Kurulu Ek Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ..... ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından, davalı ... ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Paket Küspe Üretimi (Eser) Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan incelemede, taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan hususların; "taraflar arasında akdedilmiş 25/09/2019 tarihli Paket Küspe Üretimi Sözleşmesi bulunduğu ve daha sonra 12/12/2019 tarihli protokol ile feshedilerek 28/11/2019 tarihli Paket Küspe Üretimi Sözleşmesinin akdedildiği; davacı tarafından, davalıya ait fabrikada pancar posası paketleme işi yapıldığı; davacının kampanya döneminde (23 Eylül 2019 - 07 Ocak 2020 tarihleri arası) toplam 16.050 adet paket küspe ürettiği ve bu miktarın davalı şirketin envanterine girdiği; üretim sırasında düzenlenen 5.000 adet ve 800 adetlik paketleme bedellerine ilişkin faturaların davalı tarafından kabul edildiği ve ödendiği; davalı şirketin davacıdan araç kiraladığı, buna ilişkin kira bedelleri ile araca alınan akü ve tamir bedellerinin (fatura karşılığı) davacının cari hesabına alacak olarak kaydedildiği" hususlarından ibaret bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; dava konusu icra takibinde belirtilen 02/04/2020 tarihli faturanın davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği; davacı tarafından üretilen paketlerin bir kısmının (yaklaşık 4000 adet) hatalı/kusurlu olup olmadığı; davalı tarafından, ayıplı ifa iddiasına ilişkin olarak TTK 23. maddesi uyarınca süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı; tüm bu hususlar doğrultusunda, ... Esas sayılı dosyasında (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya,... Esas numarasını almıştır) başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedilen Paket Küspe Üretimi Sözleşmesi uyarınca davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 334.461,11.-TL (69.184,09.-TL bakiye cari hesap/fatura alacağı, 232.760,00.-TL fatura alacağı ve 32.517,02.-TL işlemiş faiz) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı; alacağın mevcut bulunmadığının tespiti halinde, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılamanın başında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı" hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, tarafların birlikte katılımıyla ve usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu; 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında "yetki" veya "tahkim" ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı şirket tarafından, taraflar arasındaki paket küspe üretim sözleşmesi uyarınca yüklenilen edimlerin ifa edildiği ve düzenlenen e-arşiv faturaların davalıya gönderildiği halde bedellerinin ödenmediği; bakiye cari hesap alacağı ve fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiği hususlarını beyanla; itirazın iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; davacı tarafından teslim edilen paketli küspelerin önemli bir kısmının ayıplı (yırtık/patlak) olduğu; sözleşmenin 11. maddesi uyarınca ayıplı mal bedelinin ödenmeyeceği; ayrıca dava konusu faturaların usulüne uygun tebliğ edilmediği ve şirketin ticari defterlerinde borç bulunmadığı hususlarını beyanla; davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
d.1) Bilirkişi İncelemeleri :
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
... Tarafından Düzenlenen 28/10/2022 Tarihli Bilirkişi Raporu :
Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı şirketin mali müşaviri ile irtibata geçildiği, 2019 ve 2021 yılı defterlerinin hazır olduğunun belirtildiği, ancak 2020 yılı defterlerinin inceleme için başka bir Mahkemeye verildiğinin ifade edildiği; 2020 yılı defterlerinin hangi ilde ve hangi Mahkemede olduğu bilgisinin bilirkişiye ulaştırılmadığı; bu nedenle takibe konu faturaların 2020 tarihli olması ve cari hesap ilişkisi nedeniyle incelemenin bir bütün halinde yapılamadığı ve raporun düzenlenemediği hususları rapor edilmiştir.
28/10/2022 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından "bilirkişinin defterler hakkında özensiz araştırma yaptığı, defterlerin .... sayılı dosyasında olduğunun bildirildiği halde dikkate alınmadığı" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; davacı tarafın ticari defterlerinin teminine ve dosyanın yeni bir heyete tevdiine karar verilmiştir.
ii. Mali Müşavir Sema Kahramanoğlu ve Nitelikli Hesap Uzmanı...Tarafından Düzenlenen 05/06/2023 Tarihli Bilirkişi Raporu :
Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı şirketin 2019-2020 ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu; davalı şirketin e-defter beratlarının alındığı; davacının defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 301.944,09.-TL alacaklı olduğu; davalının defterlerine göre ise davacıya borcunun bulunmadığı (hatta 17.434,78.-TL alacağın 19/02/2021'de ödendiği); uyuşmazlığın, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan ve kusurlu olduğu iddia edilen mallara ilişkin faturalardan kaynaklandığı; davalı şirket tarafından tutulan tutanakların davacı şirket yokluğunda düzenlendiği ve TTK 23. maddesi uyarınca davacıya usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmadığı; icra takibine konu 13/03/2020 tarihli 363.687,50.-TL tutarlı faturanın her iki tarafın defterinde kayıtlı olduğu; ancak 02/04/2020 tarihli 232.760,00.-TL bedelli faturanın ise sadece davacı şirket defterinden kayıtlı olduğu, davalı şirket defterinde yer almadığı hususları rapor edilmiştir.
05/06/2023 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından "bilirkişi raporundaki aleyhe hususlara, özellikle davalının ticari defterlerine göre cari hesabın kapatıldığı yönündeki tespite itiraz ettikleri, davalının faturaları kaydetmemesinin kötü niyetli olduğu" gerekçeleriyle; davalı vekili tarafından ise "faturaların tebliğ edilmediği, tebligatın sözleşmeye uygun yapılmadığı, tutanakların usulüne uygun olduğu, sözleşmenin 11. maddesinin uygulanması gerektiği, davacı defterlerine göre yapılan alacak tespitinin hatalı olduğu" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; davalı vekilinin itirazlarının ayrıntılı değerlendirilmesi gerekçeleriyle ek rapor alınması cihetine gidilmiştir.
iii. Mali Müşavir ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... Tarafından Düzenlenen 17/12/2024 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu :
Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; davalının faturaların tebliğine ilişkin itirazlarının değerlendirildiği, davacının faturaları e-posta kanalıyla gönderdiği, her ne kadar sözleşmede tebligat adresi belirlenmiş olsa da diğer faturaların (kayıtlı olanların) da aynı yöntemle gönderildiği; tutanakların davacı yokluğunda düzenlendiği ve davacı yönünden bağlayıcılığı konusunda takdirin Mahkememizde olduğu; ayıplı ifa iddiasında sözleşmenin 11. maddesi hükmü bulunsa da ayıbın tespiti ve bildirimi konusunda genel hükümlere (TTK 23) göre değerlendirme yapılması gerektiği; sonuç olarak kök rapordaki tespit ve hesaplamaları değiştirecek bir husus bulunmadığı hususları rapor edilmiştir.
Anılan bilirkişi raporuna yönelik davacı vekili tarafından itiraz sunulmadığı; davalı vekili tarafından ise 27/12/2024 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "Raporun denetime elverişli olmadığı, davacının alacağını ispatlayamadığı, fatura tebliğinin usulsüz olduğu, ispat yükünün ters çevrildiği, ayıp ihbarının değerlendirilmesinde hata yapıldığı" gerekçeleriyle itiraz edildiği anlaşılmıştır.
iv. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları İle İlgili Nihai Değerlendirme:
Bilirkişi heyeti tarafından sunulan kök ve ek raporlara yönelik, taraflarca sunulan itiraz beyanları ile ilgili olarak Mahkememizce yapılan değerlendirmede; gerek davacı vekili ve gerekse davalı vekili tarafından sunulan itiraz beyanlarının hukuki değerlendirme kapsamında bulunduğu ve bu doğrultuda Mahkememiz tarafından verilecek nihai karar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; Bilirkişi Heyetinin kök ve ek raporları ile ilgili olarak sair hususlarda Mahkememizce yapılan değerlendirmede ise, raporların çelişki barındırmadığı; Sözleşme maddelerinin yorumlanması veya Sözleşme kapsamındaki verilerin bilirkişi raporuna aktarılması hususlarında herhangi bir hata ve/veya tutarsızlık bulunmadığı; sözleşme tarihlerinin (25/09/2019 ve 28/11/2019), fesih protokolünün ve ilgili maddelerin (Madde 11), dosya içeriğiyle uyumlu şekilde raporlara aktarıldığı; bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen işbu kök ve ek raporların yeterli tespit içerdiği; tarafların ticari defterlerinin detaylı olarak incelemiş bulunduğu; uyuşmazlığın kaynağının (kayıt dışı bırakılan faturalar ve ayıp iddiası) net bir şekilde ortaya konulduğu ve hukuki nitelendirmenin (ayıp ihbarı süreleri, tebligat usulleri vb.) Mahkememizin takdirine bırakılması suretiyle teknik hesaplamaların eksiksiz olarak yapıldığı; davalı tarafın "sözleşmenin 11. maddesine dayalı beyanı" ile davacının "ayıp ihbarı yapılmadığı" yönündeki beyanı arasındaki teknik bağlantının (defter kayıtlarının ve tutanakların dikkate alınması suretiyle) net bir şekilde irdelenmiş bulunduğu anlaşılmakla; anılan raporların ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılarak, ek/yeni rapor alınması cihetine gidilmemiştir.
d.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme :
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, tanık beyanları ve alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın, taraflar arasındaki paket küspe üretim sözleşmesi kapsamında edimini ifa ettiği, buna karşılık düzenlediği fatura bedellerinin ödenmediği iddiasıyla başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın temelini; davacı tarafından ifa edilen hizmetin/teslim edilen malın ayıplı olup olmadığı ve davalının bu ayıbı süresinde ihbar edip etmediği hususları oluşturmaktadır. Zira davalı taraf; teslim alınan ürünlerin bir kısmının (yaklaşık 4.000 adet) ayıplı (yırtık/patlak) olduğunu, bu nedenle sözleşmenin 11. maddesi gereğince ödeme yapılmayacağını belirtmiş ve buna ilişkin 12/03/2020 ve 13/03/2020 tarihli tutanakları sunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde; davalı tarafın tacir olduğu, malların ayıplı olduğu hususundaki tutanakların, davacının yokluğunda tek taraflı olarak tanzim edilmiş olduğu ve bu doğrultuda davalı tarafından TTK 23/1 (c) maddesinde belirtilen "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür..." hükmüne uygun ihbarda bulunulmadığı (bulunulduğuna dair delil sunulmadığı) anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı tanıkları tarafından, malların ayıplı olduğuna dair beyanda bulunulmuş ise de; ayıbın ihbarı külfetinin, davalı tarafından yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
Bu noktada, davalı tarafından ileri sürülen "Sözleşmenin 11. maddesinin" de irdelenmesi gerekirse; taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde belirtilen "Sorumluluğun Yükleniciye ait olduğu anlaşılan hatalı ve kusurlu paketleme ve yükleme bedelleri ödenmez." hükmünde, ayıplı mal bedelinin ödenmeyeceğini düzenlemekle birlikte; ayıbın tespiti ve ihbarı konusunda herhangi bir düzenleme belirtilmemekte ve ihbar hususunda yasal külfetlerin ortadan kaldırıldığına dair bir düzenleme de bulunmamaktadır. Dolayısıyla TTK m.23/1 (c) uyarınca; süresinde ayıp ihbarında bulunmayan davalının, teslim edilen malı/hizmeti, mevcut haliyle kabul etmiş sayılacağı aşikardır.
Öte yandan, davalı tarafın "faturaların kendisine tebliğ edilmediği" yönündeki beyanları ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede ise; taraflar arasındaki ticari ilişkide faturaların e-posta yoluyla gönderilmesinin bir "uygulama" halini almış olduğu; davalı tarafın, aynı e-posta adresine gönderilen diğer faturaları ticari defterlerine kaydederek bu usulü zımnen benimsemiş bulunduğu; bu noktada tacir olan davalının, sadece dava konusu faturaları tebliğ almadığını iddia etmesinin, TMK m.2'de düzenlenen dürüstlük kuralına da aykırı nitelikte olacağı kanaatine varılmıştır.
Neticeten Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davalı tarafından sunulan ayıp ve usulsüz tebligat beyanları yerinde görülmeyerek, 4.000 adet paketlemeye ilişkin 232.760,00.-TL'lik alacak talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının, 69.184,09.-TL tutarındaki bakiye alacak talebi yönünden ise, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere her iki tarafın usulüne uygun ticari defterlerinin birbiriyle çelişmekte olduğu; HMK m. 222 uyarınca bu defterler sahipleri lehine delil teşkil etmediğinden, ispat yükünün davacı tarafta olduğu ve davacı tarafın; kendi defter kaydı haricinde, davalının defter kayıtlarının aksini ispatlayacak, taraflarca imzalanmış bir cari hesap mutabakatı gibi kesin bir delil sunamadığı anlaşılmış ve bu alacak kaleminin ispatlanamamış olduğu kanaatine varılmıştır. Bunun yanı sıra; dava konusu alacak miktarının, bu haliyle likit ve muayyen nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacı lehine kabul edilen toplam alacak (asıl alacak ve işlemiş faiz) üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının yukarıda hesaplanan miktar yönünden iptaline, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine dair hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM :
1) Davanın KISMEN KABULÜNE,
Bu doğrultuda;
.... Esas sayılı (ilgili İcra Dairesinin kapatılması akabinde dosya, ...Esas numarasını almıştır) icra takibine yapılan itirazın 257.223,71.-TL'lik (asıl alacak ve işlemiş faiz) kısmının iptaline,
232.760,00.-TL asıl alacak ve 24.463,71.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 257.223,71.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek (icra takip tarihi ile 31/12/2021 tarihleri arasında %13,75; 31/12/2021 tarihinden sonra ise avans faizi ile) icra takibinin devamına,
2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3) Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 51.444,75.-TL icra inkar tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
4) Davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin REDDİNE;
5) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 17.570,95.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 4.039,45.-TL. harcın mahsubu ile bakiye kalan 13.531,50.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 4.039,45.-TL peşin harç, 59,30.-TL başvuru harcı ve 8,50.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.107,25.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
6) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 6.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 693,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 6.693,00.-TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 5.147,38.-TL'nin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 1.545,62.-TL yargılama giderinin ise davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
b) Davalı tarafından yatırılmış bulunan 4.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 20,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 4.020,00.-TL yargılama giderinden; red/talep oranına göre hesaplanan 928,34.-TL'nin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 3.091,66.-TL yargılama giderinin ise davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
c) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca ... bütçesinden karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 1.015,17.-TL.'nin davalıdan tahsili; 304,83.-TL.'nin ise davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
d) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
7) Vekâlet Ücreti :
a) Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 257.223,71.-TL. üzerinden) takdir edilen 41.155,79.-TL. vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
b) Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen miktar olan 77.237,40.-TL. üzerinden) takdir edilen 30.000,00.-TL. vekalet ücretinin, davacı taraftan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca... Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 16/09/2025
...
Gerekçeli Karar