T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2021/487 Esas - 2025/665 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/487
KARAR NO : 2025/665
HÂKİM : ... ...
KATİP :...
...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/08/2021
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 08/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan; Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) DAVA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; davacı şirket tarafından davalıya 02/05/2019, 29/08/2019 ve 29/08/2019 tarihlerinde toplam 9.695,19.-TL bedelli inşaat malzemesi satılarak fatura düzenlendiği; söz konusu malların ve faturaların davalı tarafa teslim edildiği; davalı tarafın borcunu ödememesi üzerine ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı; davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiği ve takibin durduğu; fatura ve irsaliyelerde imzası bulunan ... ve ...'ın davalı şirketin şantiyesinde çalışan kişiler olduğu; ticari defterlerin ve faturaların alacağı doğruladığı beyan edilmiş olup; ...Esas sayılı dosyasında sunulan itirazın iptaline; alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) CEVAP :
Davalı şirket tarafından, yasal cevap süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla birlikte; müteakiben sunulan beyanlar kapsamında özetle; davacının aynı faturalara dayanarak önce ...mükerrer icra takibi başlattığı; müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığı; takibe konu faturalarda belirtilen malların müvekkili şirkete teslim edilmediği ve satın alınmadığı; ödeme emrine dayanak belgelerin tebliğ edilmediği beyan edilmiş olup; davanın reddine; davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
... Esas Sayılı Dosyası Sureti.
.... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası.
...Sayılı Cevabi Yazı.
,,,, Sayılı Cevabi Yazı.
...Tarafından Gönderilen 02/12/2021 Tarih ve... Sayılı Cevabi Yazı.
... Esas Sayılı Dosyası Sureti.
... Sayılı Cevabi Yazı.
.... Sayılı Cevabi Yazı.
.... Sayılı Cevabi Yazı.
Davacı ve Davalı Taraf Ticari Defter ve Kayıtlarının İncelenmesine Yönelik Bilirkişi Tarafından Düzenlenen Kök ve Ek Raporlar.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ....'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan "Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmıştır.
Uyuşmazlığın konusunun; taraflar arasında ticari bir satım sözleşmesinin akdedilmiş olup olmadığı; davacı tarafından düzenlenen 02/05/2019 ve 29/08/2019 tarihli toplam 3 adet faturaya konu malların davalı şirkete teslim edilip edilmediği; sevk irsaliyelerinde ve faturalarda "teslim alan" kısmında imzası bulunan ... ve ... isimli şahısların, teslim tarihinde davalı şirketin çalışanı/yetkilisi olup olmadıkları ve davalı adına imza yetkilerinin bulunup bulunmadığı ve tüm bu hususlar doğrultusunda .... Esas numarasını almıştır) sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen satım sözleşmesi uyarınca davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 12.379,99.-TL (asıl alacak ve işlemiş faiz) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı; alacağın mevcut bulunmadığının tespiti halinde, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı” hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu; 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalı tarafından, yasal cevap süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla, ilk itirazlar hususunda Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi :
İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır.
İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
(3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(4) ...
(5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
(6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır."
Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için:
a) İlamsız takip yapılmış olması,
b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması
yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir.
İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir.
İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır.
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer.
Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir.
d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davalıya satıldığı ve teslim edildiği belirtilen inşaat malzemelerinden kaynaklı alacakların ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu iddiasıyla; itirazın iptaline karar verilmesinin ve icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili tarafından yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamış olduğu anlaşılmakla birlikte, Mahkememize sunulan sair beyanlar kapsamında ise özetle; davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığı, faturalara konu malların teslim alınmadığı, mükerrer takip yapıldığı ve ödeme emrine belge eklenmediği iddialarıyla; davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
d.1) Bilirkişi İncelemeleri :
Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir.
i. Bankacı, Mali Müşavir Bilirkişi ... Tarafından Düzenlenen 07/02/2022 Tarihli Bilirkişi Raporu :
Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacının ticari defterlerinde 2019 yılı sonu itibariyle davalıdan 9.695,19.-TL alacaklı göründüğü; davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ancak davaya konu faturaların ve davacının kaydının davalı defterlerinde yer almadığı; faturaların KDV hariç tutarları 5.000,00.-TL'nin altında olduğundan BA/BS formlarında yer almadığı; fatura ve sevk irsaliyelerinde teslim alan kısmında "..." ve "..." isimli şahısların imzalarının bulunduğu; bu şahısların davalı çalışanı olup olmadığının tespitinin önem arz ettiği; faturaların tebliğ edilmiş ve malların teslim edilmiş olduğunun tespiti halinde, davacının takip tarihi itibariyle 9.695,19.-TL asıl alacak ve 2.330,80.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.025,99.-TL alacaklı olabileceği; bu durumda davacının faiz talebinde 354,00.-TL'lik fazlalık olduğu hususları rapor edilmiştir.
07/02/2022 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından "tanıkların dinlenmesi ve imzaların şirket çalışanlarına ait olduğunun tespiti gerektiği, bu tespit yapıldığında alacağın sabit olacağı"; davalı vekili tarafından ise "faturaların tebliğ edilmediği, malların teslim alınmadığı, borcun bulunmadığı, raporda tespit yapılamadığı" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; tanık ...'nin dinlenmesi ve fatura/irsaliye altındaki imzaların değerlendirilmesi gerekçeleriyle ek rapor alınması cihetine gidilmiştir.
ii. Bankacı, Mali Müşavir Bilirkişi .... Tarafından Düzenlenen 30/10/2023 Tarihli Bilirkişi Ek Raporu :
Anılan bilirkişi ek raporu kapsamında; 01/11/2022 tarihli duruşmada dinlenen tanık ...'nin, fatura ve irsaliyelerdeki imzaların kendisine ait olduğunu, o tarihte davalı şirketin şantiyesinde bekçi olarak çalıştığını ve malları teslim aldığını beyan ettiği; bu beyan doğrultusunda malların tamamının davalı şirkete teslim edildiğinin kabulü halinde kök rapordaki hesaplamanın geçerli olacağı; buna göre davacının 9.695,19.-TL asıl alacak ve 2.330,80.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.025,99.-TL alacaklı olduğunun kabul edilebileceği hususları rapor edilmiştir.
30/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından itiraz sunulmadığı; davalı vekili tarafından ise 10/11/2023 tarihinde sunulan dilekçe kapsamında "faturaların tebliğ edilmediği, malların teslim edilmediği, imzası bulunan kişilerin müvekkili şirket çalışanı olmadığı" gerekçeleriyle itiraz edilmiştir.
Bilirkişi ek raporuna yönelik davalı vekili tarafından sunulan itiraz beyanlarının, hukuki değerlendirme kapsamında bulunduğu ve bu doğrultuda Mahkememiz tarafından verilecek nihai karar kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, ek/yeni rapor alınmasına lüzum görülmemiştir.
iii. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları İle İlgili Nihai Değerlendirme:
Bilirkişi kök ve ek raporları üzerinde Mahkememizce yapılan incelemede; raporların, gerek kendi kapsamlarında ve gerekse birbirleri arasında herhangi bir çelişki barındırmadığı; kök rapor kapsamında, teslim olgusunun ispatı için imza sahiplerinin durumunun netleşmesi gerektiğinin belirtildiği; ek rapor kapsamında ise tanık beyanı üzerine yapılan varsayımsal değerlendirme neticesinde, kök rapor kapsamında belirtilen hesaplamanın korunmuş olduğu; anılan kök ve ek raporların, teknik hesaplama ve defter incelemesi yönünden detaylı olduğu ve takdir yetkisinin Mahkememize bırakılması suretiyle, tanık beyanının kabulü halindeki matematiksel sonucun doğru bir şekilde ortaya konulduğu ve neticeten tüm bu hususlar doğrultusunda anılan raporların, ayrıntılı ve denetime elverişli nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
d.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme :
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, taraf ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirket tarafından, davalıya satılıp teslim edildiği belirtilen inşaat malzemelerine ilişkin alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatılmış olduğu ve davalının itirazı üzerine işbu itirazın iptali davasının ikame edildiği anlaşılmıştır.
İspat yükü; taraflar arasında akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini iddia eden davacı üzerindedir. Davalı taraf; ticari defterlerinde dava konusu faturaların kayıtlı olmadığını ve malları teslim almadığını beyan etmiştir. Bilirkişi incelemesinde de; faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Davacı taraf; teslim olgusunu ispatlamak amacıyla fatura ve irsaliyelerdeki imzalara ve tanık deliline dayanmıştır. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanığı ..., irsaliyelerdeki imzaların kendisine ait olduğunu ve malları teslim aldığını beyan etmiş ise de; ... kayıtları incelendiğinde, ...'nin dava konusu dönemde davalı şirkette sigortalı çalışmadığı anlaşılmıştır. Bunun yanı sıra diğer tanık ...'ın da; "davalı şirket çalışanı" olduğu hususu, ... kayıtlarıyla doğrulanamamış ve (davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan ancak davalının defterlerinde yer almayan) "dava konusu faturaların tebliğ edildiği ve içeriğindeki malların davalıya teslim edildiği" hususlarının, davacı tarafından, usulüne uygun olarak ispatlanamamış olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda belirtilen hususlara ek olarak; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında "yemin deliline" başvurulduğu anlaşılmakla, davacı tarafa "yemin teklif etme" hakkının bulunduğu hatırlatılmış ise de; davacı vekili tarafından 30/09/2025 tarihli duruşmada verilen beyan kapsamında açıkça, "yemin deliline başvurulmadığının" belirtilmiş olduğu dikkate alınarak; ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
2004 Sayılı İİK'nın 67/2. maddesinde belirtilen "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir." hükmü uyarınca yapılan değerlendirmede; davacı şirket tarafından başlatılan icra takibinin "kötü niyetli" olarak başlatıldığı hususunda yeterli kanaate varılamadığından; davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Davanın REDDİNE,
2) Davacı vekili tarafından sunulan, icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3) Şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
4) Karar ve İlâm Harcı :
a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40.-TL. Peşin maktu harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 149,52.-TL. harcın mahsubu ile bakiye kalan 465,88.-TL. peşin harcın; davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 149,52.-TL peşin harç, 59,30.-TL başvurma harcı ve 8,50.-TL. vekalet harcı olmak üzere toplam 217,32.-TL harcın; davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı :
a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan yargılama giderlerinin, davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde; HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
6) Vekâlet Ücreti :
Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 12.379,99.-TL üzerinden) takdir edilen 12.379,99.-TL. vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 30/09/2025
Katip ... Hâkim ...
¸ ¸
Gerekçeli Karar