T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2022/397 Esas - 2024/401 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/397
KARAR NO : 2024/401
...
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/07/2018
KARAR TARİHİ : 11/06/2024
G.K. YAZIM TARİHİ : 11/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat işiyle iştigal ettiği; bu iş çerçevesinde ...bölgesinde yapılacak inşaat işinde çalışacak personel ve gerekli ekipman bulması hizmetinin sunulması karşılığında ...'na ait 04/01/2018 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli, ... mersis nolu çeki keşide ederek davalıya verdiği; çekin teslim edilmesine rağmen davalı tarafından vadedilen hizmeti sunulmadığı; çekin vadesi olan 28/02/2018 tarihlinde edimlerin yerine getirilmediği; davalı tarafından bankaya ödeme yapılması için ibraz edilmediği; bu süreçte çekin kambiyo senedi vasfını yitirdiği; çekin müvekkiline iade edilmesinin istenmesine rağmen iade edilmediği; davalı tarafından çekin vadesinin 28/07/2018 olarak değiştirildiği; iradesi dışında çekte tahrifat yapıldığı; çekin vadesinde yapılan tahrifatla birlikte, günü geldiğinde veya gününden önce ilgililerin çeki tahsil için bankaya ibraz etmesi ihtimalinin yüksek olduğu; müvekkilinin olmayan bir borcun ödenmesinin mağduriyete sebebiyet vereceği beyan edilmiş olup; davanın kabulüne;...Şubesine ait, keşide yeri ... olan, 04/01/2018 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli, ... emrine yazılı çekin iptaline, müvekkilinin borcunun bulunmadığının tespitine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davasını, çekin vade tarihi olan 28/07/2018 gününden 3 gün önce 25/07/2018 günü açtığı; davacı tarafın çekteki tarihi bu şekilde yazdığı ve ödeme/ibraz gününün 3 gün sonra olduğunu bildiği; davacının çeki müvekkiline verdiği ancak tarihinin 28/02/2018 olduğunu aslında kabul ve beyan ettiği; ortadaki çekişmenin çekin tarihi olduğu; davacı tarafın çekten dolayı borcu olmadığını ispat külfeti altında olduğu; davacının müvekkiline, çeki bankaya ibraz ederse başının derde gireceği yönünde tedbir kararı ile korkutmuş olduğundan müvekkilinin çeki bankaya ibraz edemediği; müvekkilinin bu konuda İzmir ...soruşturma numaralı dosya ile suç duyurusunda bulunduğu; davacı tarafın tahrifat iddiasını ve borçlu olmadığını ispatla yükümlü olduğu beyan edilmiş olup; davanın reddine, müvekkili davalı lehine %40'dan az olmamak üzere tazminat takdirine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
III) DELİLLER :
...Tarafından Gönderilen 27/02/2024 Tarihli Cevabi Yazı.
Mahkememizce Alınan 08/12/2022 Tarihli Bilirkişi Raporu.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... ("davacı şirket" olarak anılacaktır) ile davalı ... ("davalı" olarak anılacaktır) arasındaki "Hizmet Alım Sözleşmesinden Kaynaklı Menfi Tespit Davası" olduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığın konusunun; taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca, ...bölgesinde yapılacak inşaat işinde çalışacak personel ve gerekli ekipman bulması hizmetinin karşılığında verildiği belirtilen ...'na ait 04/01/2018 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli, ... mersis nolu çek" ile ilgili olarak; davalı tarafından taahhüt edilen hizmetin verilmiş olup olmadığı ve bu doğrultuda "...'na ait 04/01/2018 keşide tarihli, 30.000,00 TL bedelli, ... mersis nolu çek" nedeniyle davacı tarafın borcu bulunup bulunmadığının tespiti hususlarından ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
b) Genel Hukuki Tasnif :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) ...
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) ..."
Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.
Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve gerekse 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında; Asliye Hukuk Mahkemeleri ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki görev sınırları, detaylı bir şekilde belirtilmiş olup; TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Açıklanan hususlar dikkate alınarak, Mahkememiz nezdinde açılan dava kapsamında yapılan incelemede; dava konusu ihtilafın, dava konusu çekin hukuki niteliğinden doğmaması; çekin istem dışı elden çıktığına veya zayi olduğuna dair bir iddia bulunmaması ve davanın 6102 Sayılı TTK.'nın 4/1. maddesi kapsamında sınırlı sayıda belirtilen diğer mutlak ticari davalardan da olmadığı anlaşılmakla; davalı tarafın "tacir sıfatının" bulunup bulunmadığı hususunda ilgili Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılmış ve İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan 22/02/2024 tarih ve 108287 sayılı cevabi yazı kapsamında, davalı ...'ın potansiyel (gelir getirici kazancı olmayan) mükellef olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.
Bu doğrultuda; Mahkememiz nezdinde açılan davada ihtilaf konusunun, TTK. 4/1. maddesinde (sınırlı sayıda) belirtilen mutlak ticari davalardan olmaması; bunun yanı sıra, İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından sunulan cevabi yazı uyarınca davalının, TTK.'nın 4/1. maddesi anlamında (1. sınıf veya 2. sınıf) "tacir sıfatının" bulunmadığının ve bu doğrultuda söz konusu davanın nispi ticari dava niteliğinin de bulunmadığının anlaşılması hususları birlikte değerlendirilerek; Mahkememizin görevsizliğine ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
2) Görevli Mahkemenin, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE,
3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle, kararın kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten; "süresi içinde kanun yoluna başvurulmakla birlikte, kanun yoluna başvurunun reddi kararı verilmesi" halinde, işbu kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulması halinde dosyanın, görevli olan Ankara Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
4) İşbu hükmün (3) no'lu bendi kapsamında belirtilen süreler içinde "Dosyanın Görevli Mahkemeye Gönderilmesi" talebinde bulunulmaması halinde; Mahkememizce re'sen "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği" hususunun, taraflara (Mahkememizce verilen gerekçeli kararın tebliği suretiyle) İHTARINA;
5) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda; gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ... Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. 11/06/2024
Katip ... Hâkim ...
¸ ¸
Gerekçeli Karar